Frantz Fanon – Seçme Yazılar (2017)

Frantz Fanon’un postkolonyalizmden eleştirel kurama ve Marksizme pek çok alanı derinlemesine etkileyen ‘Yeryüzünün Lanetlileri’ adlı kült eseri,

sömürgeciliğin üçüncü dünyadaki psikolojik, politik ve kültürel sonuçlarını analiz etmesiyle çığır açmıştı.

Azzedine Haddour’un hazırladığı elimizdeki nitelikli çalışma ise, Fanon’un seçme yazılarını bir araya getirmesiyle düşünürün külliyatına önemli bir katkı sunuyor.

Fanon burada, sömürgeciliğin tarihsel etkilerinin bir analizi bağlamında,

  • Sömürgeciliğin bireysel, kültürel ve siyasi etkilerini,
  • Yüzyıllara yayılan bir geçmişe ve kurumsallaşmaya dayanmasıyla silinmez izler bırakan sömürgeciliğe karşı nasıl mücadele edilebileceğini,
  • Bu mücadelede şiddetin ve demokratik siyasetin hangi roller üstlenebileceğine,
  • Ve bunun gibi ilgi çekici konulara odaklanıyor.

Kitabı özgün kılan bir husus da, Azzedine Haddour’un Fanon’un düşünsel ve siyasi etkilerini analiz ettiği kapsamlı bir önsöz sunması.

Üçüncü dünyada sömürgecilik bütün pervasızlığıyla sürüyor.

Bu gerçek düşünüldüğünde, analizleri, yorumları ve önerileriyle Fanon’un halen güncelliğini koruduğu bariz bir gerçek olarak karşımızda duruyor.

  • Künye: Frantz Fanon – Seçme Yazılar, hazırlayan: Azzedine Haddour, çeviren: Utku Özmakas, Dipnot Yayınları, siyaset, 314 sayfa

Eugene E. Harris – Soyağacımızdaki Maymun: İnsan Evriminin Yeni Bilimi (2017)

İnsanın evrimleşmiş olduğunu nereden anlıyoruz?

Moleküler antropoloji alanında çalışan Profesör Eugene E. Harris’in ‘Soyağacımızdaki Maymun’u, evrim kuramının buna getirdiği perspektifi ayrıntılı bir şekilde açıklamasıyla alan için nitelikli bir rehber.

Evrimi, bize en yakın tür olan maymunlarla aramızdaki benzerlik ve farklılıklar üzerinden izleyen kitap, sorularla ilerleyerek buna dair merak edilenleri aydınlatıyor.

Çalışma,

  • Geçmişte popülasyonların çöküşünün nedenlerini,
  • İnsanlarla maymunların tür olarak ayrılmaya başladığı süreci,
  • İnsan türünün bu kadar gelişmişliğine karşın maymunların neden yerinde saydığını,
  • Genomların bize insan olmaya dair neler söylediğini,
  • Modern insanın genomdaki kökenlerini,
  • Antik genomların türümüze dair sunduğu ipuçlarını,

Ve buna benzer pek çok ilgi çekici konuyu irdeliyor.

  • Künye: Eugene E. Harris – Soyağacımızdaki Maymun: İnsan Evriminin Yeni Bilimi, çeviren: Begüm Kovulmaz, Koç Üniversitesi Yayınları, bilim, 251 sayfa

Sevim Ak – Uçurtmam Bulut Şimdi (2017)

Sevim Ak’ın çocuk yazınına katkıları anlatmakla bitmez.

Şu ana kadar sayısız kitabı yayımlanmış Ak’ın ilk çocuk kitabı, bundan otuz yıl önce yayımlanan ‘Uçurtmam Bulut Şimdi’ydi.

Bu ilk kitap, otuzuncu yılı anısına, Behiç Ak’ın usta çizimleri eşliğinde özel bir baskıyla tekrar raflardaki yerini aldı.

Bu kitapta yer alan on dört öykü, babasının yaptığı uçurtmayı elinden kaçıran oğlandan yağmurun gizini bulmaya çalışan küçük kıza, elişi resim yapmaya çalışan kızın şaşkınlığından meyve vermeyen dut ağacını korkutan çocuğa, annesinin çalıştırdığı dersten geçer not almayan öğrenciden yaşlılar haftasında bir teyzenin ağır filesini taşımaya kalkan küçük çocuğa, hayal gücünden ve neşesinden hiçbir şey kaybetmeyen çocukların yaşadıklarını anlatıyor.

Okurlarıyla en iyi iletişim kuran yazarlardan olan Sevim Ak’ın özel baskıyla sunulan bu kitabı, bu yazarla büyümüş pek çok okuru duygulandıracak ve mutlu edecek türden.

  • Künye: Sevim Ak – Uçurtmam Bulut Şimdi, resimleyen: Behiç Ak, Can Yayınları, çocuk, 94 sayfa

Roger-Pol Droit – Filozoflar Nasıl Yürür? (2017)

Roger-Pol Droit’in ‘Filozoflar Nasıl Yürür?’ü, ilginç hikâyeler eşliğinde felsefe tarihinde keyifli bir yolculuk vaat ediyor.

Felsefeye yeni başlayanlar kadar alanla içli dışlı olan okurlara da hitap eden çalışma, Antik Yunan’dan günümüze felsefenin kat ettiği uzun yolun iyi bir özet ve yorumunu sunmasıyla önemli.

Droit kitabını, farklı yollara ve temalara açılan bir yürüyüş şeklinde düzenlemiş.

Yürüyüşün ilk durağı Antik Çağ, son durağı da modern düşünce.

Empedokles,

Platon,

Aristo,

Buda,

Lao Zi,

Konfüçyüs,

Hillel,

Montaigne,

Descartes,

Rousseau,

Kant,

Hegel,

Marx,

Thoreau,

Nietzsche…

Felsefe tarihine yön vermiş bu ve bunun gibi pek çok ismi karşımıza çıkaran kitap, aynı zamanda felsefi düşünme tarzları ile yürüme arasındaki ilişkiyi de sorguluyor.

Bilgilendirici ve eğlendirici bir kılavuz kitap.

  • Künye: Roger-Pol Droit – Filozoflar Nasıl Yürür?, çeviren: Yavuz Baran, Hep Kitap, felsefe, 202 sayfa

Cemal Kafadar – Kendine Ait Bir Roma (2017)

Cemal Kafadar’ın daha önce yayımlanan ‘Kim Var İmiş Biz Burada Yoğ İken’i büyük beğeniyle karşılanmıştı.

Yazar, söz konusu kitabında yeniçeri, derviş, tüccar ve hatun gibi Osmanlı dönemi karakterlerinin izinde Osmanlı’da birey olmayı çarpıcı ayrıntılarla ortaya koymuştu.

Kafadar şimdi de, tarihte Osmanlı himayesine girmiş, bu süreçte dönüştükleri gibi İmparatorluğu dönüştürmüş halkların izlerine odaklanıyor.

‘Kendine Ait Bir Roma’ bunu yaparken de, incelemesinin merkezine ağırlıklı olarak diyar-ı Rum ve Rumîlik olarak tanımlanan olguları alıyor.

  • Diyar-ı Rum neresidir?
  • Rumîlik tam olarak kimleri tanımlar?
  • Tarihte kimlere Rumî denmiştir?
  • Rumîliğin Roma kimliği veya kültürüyle ilişkisi nedir?
  • Bu tanımlar, Bizans İmparatorluğu’nun mirasıyla ne kadar ilişkilidir?

Kafadar, ilgi çekici hikâyeler ve önemli ayrıntılar eşliğinde bu soruların yanıtını ararken, aynı zamanda bu topraklarda geçmişte varlık göstermiş farklı yerelliklere dair bilinmeyenleri de aydınlatıyor.

  • Künye: Cemal Kafadar – Kendine Ait Bir Roma, Metis Yayınları, tarih, 144 sayfa

Gulam Hüseyin Sâedi – Top (2017)

İran edebiyatının önde gelen yazarlarından Gulam Hüseyin Sâedi’nin, İran’ın yakın tarihini bir baştan ötekine kuşatan görkemli romanı.

Yirminci yüzyıl başında İran’da Meşrutiyet’e geçiş sürecinde yaşanan çatışma ve çelişkieri anlatan ‘Top’, ülke içinde iktidarı ele geçirmeye çalışan farklı güç odaklarının mücadeleleri üzerinden ilerliyor.

İran toplumunun nitelikli bir panoramasını sunan roman, hikâye boyunca farklı anlarda karşımıza çıkan bir topun etrafında dönüyor.

Top, her tarihsel anda karşımıza çıkacak ve bu esnada da okurunu her şeyden habersiz, masum halkın dünyasıyla onu ezerek iktidarını kaim kılmaya çalışan “Hoca”nın ceberut, kötücül zihni arasında gidip gelecektir.

Sâedi’nin psikolojik temalar barındıran romanı, İran toplumunun zihin yapısını anlamak için de pek çok ipucu barındırıyor.

Okunması elzem romanlardan.

  • Künye: Gulam Hüseyin Sâedi – Top, çeviren: Makbule Aras ve Farhad Eivazi, Yapı Kredi Yayınları, roman, 156 Sayfa

Kolektif – Kadınsız Kentler (2017)

Kamu politikaları ve bütçe yapımında, toplumsal cinsiyet ne derece dikkate alınıyor?

Elimizdeki önemli çalışma, bu sorunun yanıtını Türkiye’nin bazı kentlerini merkeze alarak yanıtlıyor.

Kitap için, Birleşmiş Milletler Ortak Programı, Kadın Dostu Kent Projesi kapsamında Kars, Şanlıurfa, Nevşehir, İzmir ve Samsun, ayrıca bu kapsama girmeyen Erzurum, Diyarbakır, Kayseri, Manisa ve Ordu’nun belediye plan ve programları, toplumsal cinsiyet perspektifi esas alınarak incelenmiş.

Araştırma, Türkiye’de kamu politikalarının sürekli olarak erkeğin lehine güç ve iktidar ilişkilerini ürettiğini, kadınları hem iktisadi kaynaklara hem de kamusal alana erişimden uzak tuttuğunu gözler önüne seriyor.

Çalışma, yalnızca var olan sorunları kapsamlı bir şekilde saptamakla kalmıyor, aynı zamanda toplumsal cinsiyete duyarlı bütçelemenin nasıl yapılabileceğini de ayrıntılarıyla anlatıyor.

Kitabın yazarları da şöyle: Yelda Yücel, Gülay Günlük-Şenesen, Ayşegül Yakar Önal, Nuray Ergüneş ve Burcu Yakut Çakar.

  • Künye: Kolektif – Kadınsız Kentler, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, kadın, 427 sayfa

Friedrich Wilhelm Joseph von Schelling – İnsan Özgürlüğünün Özü Üzerine (2017)

Friedrich Wilhelm Joseph von Schelling, Alman İdealizminin Fichte ve Hegel’le birlikte en önemli filozoflarından biri.

Düşünür, 1809 yılında yayımlanmış elimizdeki önemli yapıtında, insan özgürlüğü ile Mutlak arasındaki ilişkiye odaklanıyor.

Martin Heidegger’in “Schelling’in en büyük eseri ve aynı zamanda Alman, dolayısıyla Batı felsefesinin en derin çalışmalarından biri” olarak selamladığı kitap, insanın özgür iradesiyle yasak meyveyi yediği için cennetten kovulması meselinden yola çıkıyor.

Düşünür, bu meselden üzerinden şu sorulara yanıt arıyor.

  • Tanrı mutlak iyi, mutlak kudretli ve mutlak iradeye sahipse neden insanın kötü olmasına izin vermiştir?
  • Ve eğer Tanrı kötülüğe yalnızca izin veriyorsa ve aslında her şey Tanrı’nın öngörüsüyle gerçekleşiyorsa, burada gerçek anlamıyla bir özgürlükten bahsedebilir miyiz?

Bu sorulara radikal bir alternatif sunan düşünür, iyilik ile kötülük arasındaki ilişkiyi salt insana özgü bir seçim ya da irade sorunu olmaktan çıkarıp, onu bizzat Tanrı’nın kendini tecelli etme sürecinin bir parçası olarak yorumluyor.

Schelling yine bu bağlamda, Tanrı’nın ilahi adaletinin kötülüğe izin verdiğini ya da insanı sınadığını savunan görüşlerle de hesaplaşmakta.

Nietzsche ve Heidegger’i etkilemiş bu klasik metin, Alman İdealizmini daha iyi kavramak açısından çok önemli.

  • Künye: Friedrich Wilhelm Joseph von Schelling – İnsan Özgürlüğünün Özü Üzerine, çeviren: Mehmet Barış Albayrak, Ayrıntı Yayınları, felsefe, 112 sayfa

Normand Baillargeon – Aklın ve Bilimin Işığında Eleştirel Düşünme Kılavuzu (2017)

Eleştirel düşünme, kuşkusuz şahsi bir yetenek.

Fakat bu yeteneğin ortaya çıkıp gelişmesi, demokrasi ile doğrudan ilişkili.

Zira demokratik toplumlarda insanlar düşüncelerini daha rahat, hiçbir baskı altında kalmadan ifade etme özgürlüğüne sahiptir.

Baskının olmadığı yerde birey de kendini daha rahat hisseder ve böylece düşüncesi eleştirel, ilerici bir nitelik kazanır.

Normand Baillargeon’un elimizdeki bu önemli kitabı, bize nasıl eleştirel düşünebileceğimizi adım adım anlatıyor.

Kitabın nitelikli oluşunu sağlayan başlıca husus, öncelikle bizi iktidarın ve medyanın manipülasyonlarından korunma yol ve yordamlarını göstermesi.

Yazar, köprü başını tutmuş, her yere sinmiş bu iki çıkar odağının, bizi yönlendirdikleri ve manipüle ettiklerini anlamak için hangi soruları soracağımızı adım adım açıklıyor.

Dil, mantık, görüntü ve ideolojilerin bizi nasıl tuzağa düşürdüğünü daha iyi kavramak ve ussal yöntemlerle bu engelleri nasıl alt edebileceğimizi görmek isteyenler için tam bir başucu kılavuzu.

  • Künye: Normand Baillargeon – Aklın ve Bilimin Işığında Eleştirel Düşünme Kılavuzu, çeviren: İbrahim Yıldız, Dipnot Yayınları, siyaset, 280 sayfa

 

Yonca Güneş Yücel – Gardiyanlar: Kilidin Öte Tarafı (2017)

Bilenler bilir, bizde infaz ve koruma memurlarını konu alan çok sayıda film bulunuyor.

Zira ülkenin durumu, ortada.

Yonca Güneş Yücel de bu kitabında, gardiyanların mesleki deneyimlerinin ve toplumla ilişkilerinin kapsamlı bir incelemesini yapıyor.

Kitabı benzer çalışmalardan ayıran en önemli yön, infaz ve koruma memurlarının mesleki deneyim pratiklerini yalnızca cezaeviyle tanımlı bir ilişkilenme olarak değil, onların toplumsal ilişkiler içindeki yerleriyle ele alması.

Çalışmada ele alınan belli başlı konular şöyle:

  • İnfaz ve koruma memurluğunun mevzuattaki tanımı,
  • Mesleğin tercih edilme nedenleri,
  • İnfaz ve koruma memurlarının cezaevindeki gündelik pratiği,
  • Sosyo-ekonomik hakların yetersizliği,
  • Yönetimle ilişkiler,
  • İnfaz ve koruma memurlarının kendi aralarındaki ilişkileri,
  • Dernekleşme ve dayanışma deneyimleri,
  • Tutuklu ve hükümlülerle kurulan ilişkilerdeki taktik ve motivasyonları.

Kitap, bu alanda çalışan uzmanlara da, gardiyanların dünyasını merak eden okurlara da fazlasıyla hitap edecek nitelikte.

  • Künye: Yonca Güneş Yücel – Gardiyanlar: Kilidin Öte Tarafı, İletişim Yayınları, inceleme, 296 sayfa