Madeleine Thien – Bundan Sonra Her Şey Biziz (2017)

Dünya değişiyor, geçmiş yeni bir gözle, yeniden yorumlanıyor.

Son zamanlarda Çin’in Kültür Devrimi’nde yaşananlar, edebiyatın sıklıkla konusu olmaya başladı.

Bu konuyu en çok işleyenler de eski yazarlardan ziyade genç yazarlar.

1974 doğumlu Madeleine Thien de, bu yazarlardan biri.

Roman, başkahramanı 11 yaşındaki kız çocuğunun yaşadıkları ekseninde, iki Çinli ailenin tarihine açılıyor.

Bu iki aileden gelen bireyler, Mao Zedung’un Kültür Devrimi’ni bizzat yaşamış ve bunun yarattığı sorunları birebir deneyimlemiş insanlar olarak karşımıza çıkıyor.

  • Tiananmen Meydanı’ndaki öğrenci protestosunda yaşanan kıyım,
  • Parçalanan aileler, parçalanan hayatlar,
  • İktidarın gittikçe gaddarlaşması karşısında, çareyi başka ülkelere göç etmekte bulan insanlar,
  • Yarım kalmış aşklar,
  • Ve gerçekleşmemiş hayaller…

Thien, ailenin dört kuşağından bireyler üzerinden bu sürecin izini sürerek hem trajik hem de etkileyici bir roman ortaya koymuş.

En çok renkli karakterleri ve üslubuyla kendini fark ettiren romanın, Scotiabank Giller Ödülü kazandığını, ayrıca 2016 Man Booker ve Governor General Edebiyat ödüllerinin finalisti olduğunu da belirtelim.

‘Bundan Sonra Her Şey Biziz’, 14 Nisan’da raflardaki yerini alacak.

  • Künye: Madeleine Thien – Bundan Sonra Her Şey Biziz, çeviren: Özlem Yüksel, Hep Kitap, roman, 480 sayfa

Theodor W. Adorno – Metafizik (2017)

Frankfurt Okulu’nun en ünlü düşünürlerinden Adorno’nun metafizik üzerine verdiği dersler, konuyla ilgilenenler için adeta mücevher değerindedir.

Ve uzun zamandır Türkçeye çevrilmeyi bekleyen Adorno’nun söz konusu ders notları, İsmail Serin’in ince işçiliğiyle şimdi dilimize kazandırıldı.

Kitap, Mart ayında raflardaki yerini aldı.

Adorno burada, ilk olarak Aristoteles düşüncesine odaklanıyor ve ardından:

  • Metafiziğin kavramsal karakteri,
  • Olgucu felsefe tarihinde teoloji ve metafizik,
  • İlk neden öğretisi,
  • Kavramın tarihi,
  • Aristoteles metafiziği,
  • Platon’un İdeler öğretisi,
  • Heidegger’in, Aristoteles’in metafizik yaklaşımına dair düşünceleri,
  • Biçim ve madde,
  • Değişmezlik öğretisi,
  • Auschwitz’den sonra metafizik,
  • Benliğin tasfiyesi,
  • Ve olumsuzluğun bilinci gibi, metafizik felsefeye içkin önemli kavramları tartışıyor.

Ders notları, II. Dünya Savaşı’nda yaşananların Adorno’nun diğer alanlardaki fikirlerinde olduğu kadar, metafizik düşüncesinde de ne denli büyük dönüşümler yarattığını ortaya koymalarıyla da dikkat çekiyor.

  • Künye: Theodor W. Adorno – Metafizik, çeviren: İsmail Serin, İthaki Yayınları, felsefe, 256 sayfa

Funda Şenol Cantek (der.) – İcad Edilmiş Şehir: Ankara (2017)

Başkentin geçmişten günümüze yaşadığı dönüşümü kapsamlı bir biçimde ortaya koyan bir çalışma.

En başta Ankaralının, ama bu şehir üzerinden ülkenin yakın uzak tarihi ile siyasal ve toplumsal anlamda geçirdiği dönüşümleri daha iyi kavramak isteyen her okurun aydınlanacağı nitelikli bir kitap.

  • Frigler zamanında Ankara,
  • Ankara’da çok dinli geçmişin izleri,
  • Mustafa Kemal döneminde Ankara’nın imarı,
  • Cumhuriyet’in ilk yıllarında Ankara’nın ticaret merkezî yapısı,
  • Ankara’nın kentsel gelişimi,
  • Edebiyatta Ankara,
  • 1960’ların Ankara’sında sanat rüzgârı,
  • Başkent gazeteciliği,
  • Ankara Radyosu’nda radyo tiyatrosu dönemi,
  • Ankara sinemaları,
  • Ankara futbolunun gözbebeği Gençlerbirliği ve Ankaragücü,
  • Behzat Ç. ve Ankara…

Kitapta bu ve bunun gibi, Ankara’ya dair merak edilen neredeyse her konu ve ayrıntı yer alıyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Sevgi Gülalp, Suna Güven, Suavi Aydın, Elif Ekin Akşit. Güven Arif Sargın, Bülent Duru, Aykut Kansu, Mehmet Tunçer, Güven Tunç, Yalçın Ergir, Uğur Biryol, Zeynep Kezer, Ali Y. Baltacıoğlu, Şengül İnce, Ayşe Kulin, Şükran Yiğit, Birhan Keskin, Hakan Kaynar, Sevgi Soysal, Levent Cantek, Funda Şenol Cantek, Eser Köker, Kudret Emiroğlu, Turan Tanyer, Meltem Ahıska, Özden Cankaya, Nejat Ulusay, Tanıl Bora, K. Emre Demir, Selda Tuncer, Murat Sevinç, Emrah Serbes, Fatma Şule Balcı, Derya Bengi, Can Arpaç ve Burcu Şimşek.

  • Künye: Kolektif – İcad Edilmiş Şehir: Ankara, derleyen: Funda Şenol Cantek, İletişim Yayınları, şehir, 527 sayfa

Demir Özlü ve Ferit Edgü – Özyurdunda Yabancı Olmak (2017)

Sel Yayınları, 2010 yılında Tezer Özlü ve Ferit Edgü’nün mektuplaşmalarını yayımlamıştı.

Hatırlanacağı gibi zengin ve önemli ayrıntılar barındıran söz konusu mektuplar hem edebiyat dünyasınca hem de Özlü ve Edgü okurlarınca büyük ilgi ve heyecanla karşılanmıştı.

Yayınevi şimdi de, Ferit Edgü ile Demir Özlü’nün, diğer bir deyişle 1950 kuşağının önde gelen iki yazarının mektuplaşmalarını sunuyor.

Burada yer alan 139 mektup, hem Özlü’nün hem de Edgü’nün kişisel yaşamları, edebi anlayışları, eserlerini yazma süreçleri ve topluma, dünyaya ve politikaya nasıl baktıklarına dair önemli ayrıntılar sunuyor.

Mektuplar aracılığıyla tanık olduğumuz bir olgu da, yaşadığı Türkiye toplumunda sürekli engellenmenin ve yalnızlaştırılmanın, bu ülke aydının makûs talihi olduğu gerçeğidir.

Bir döneme, bir kuşağa ve bir ülkeye ışık tutan mektuplar…

  • Künye: Demir Özlü ve Ferit Edgü – Özyurdunda Yabancı Olmak, yayına hazırlayan: Mısra Gökyıldız, Sel Yayıncılık, mektup, 284 sayfa

Joseph Roth – Sonsuz Kaçış (2017)

Alman edebiyatının önde gelen simalarından Joseph Roth’tan, 1. Dünya Savaşı’nda geçen, başkahramanı Franz Tunda’nın maceralar ve ruhsal dönüşümlerle örülü hikâyesi.

Tunda, Joseph Roth’un neredeyse bütün romanlarında gördüğümüz, kendini hiçbir yere ait hissedemeyen karakterlere iyi örneklerden.

Avusturya-Macaristan ordusuna bağlı bir teğmen olarak Rus cephesine gönderilen Tunda, burada ölümün çerçevelediği birbirinden heyecanlı maceralar yaşamaya başlar.

Burada savaşırken Ruslara esir düşen Tunda, bir yolunu bulup tutulduğu kamptan kaçar.

Fakat her şey daha yeni başlamıştır: Zira bundan sonra Tunda’nın hayatı daha da karmaşık bir hal alır:

Devrimci bir grupla tanışma,

Grubun lideri Nataşa Aleksandrova ile yaşanan aşk,

Görev için Bakü’ye gidiş ve burada yapılan evlilik,

Viyana’ya geri dönüş,

Viyana’dan Berlin ve Paris’e uzanan yıllar…

Franz Tunda, Avrupa’da savaşın yıkıntıları üstüne yükselen yeni insana da tanık olur.

Fakat bu yeni insan da, kahramanımıza hiçbir heyecan vermez.

Zira Tunda, bu abartılan yeni bireyin içinin boş olduğunu, sadece bir mitten ibaret olduğunu fark eder.

Franz Tunda belki maceralarıyla değil, ama hayata ve siyasete dair takındığı muhalif tavrıyla, Joseph Roth’un bizzat kendisidir diyebiliriz.

  • Künye: Joseph Roth – Sonsuz Kaçış, çeviren: Ahmet Arpad, Ayrıntı Yayınları, roman, 160 sayfa

Aydemir Balkan – Tanıdığım Eşsiz İnsanlar (2017)

Atatürk, Nâzım Hikmet ve Yaşar Kemal…

Bu yılın Şubat ayında aramızdan ayrılan yazar, diplomat ve mimar Aydemir Balkan, hayatından geçmiş bu üç isme dair anılarını paylaşıyor.

Kitabın ilk bölümünde, Aydemir’in henüz çocuk yaşlarında Atatürk’e duyduğu hayranlığın nasıl gelişip serpildiği anlatılıyor.

Kitabın ikinci bölümü Nâzım Hikmet’e dair:

Balkan’ın babası Doktor Yusuf’ Balkan’ın Nâzım Hikmet’e düşkünlüğü,

Balkan’ın Paris’teki evinde Nâzım’ı konuk etmesi,

Ve Globe Kitabevi’ndeki imza günlerinde Nâzım’a gösterilen ilgi, bu bölümde yer alan başlıca anılar.

Balkan üçüncü bölümü de, 27 Mayıs darbesine ayırmış. Bu bölümde, darbe dönemde yaşanan 14’ler olayı; 14’lerin çok partili düzene geçmeden önce alınmasını istedikleri önlemler ve İsmet İnönü, Bülent Ecevit ile Metin Toker’in bu dönemdeki tutumları ele alınıyor.

Kitabın son bölümü ise, tümüyle Yaşar Kemal’e ayrılmış ve ünlü yazarımıza dair pek çok bilinmeyen barındırmasıyla dikkat çekiyor.

Yaşar Kemal’in yaşamında az bırakan olaylar,

Askerlikte gördüğü işkenceler,

Doktor Yusuf Balkan’ın onu önce hastaneye, sonra da evine alarak koruması,

Kemal Yaşar’ın, Aydemir’in kız kardeşine olan aşkı,

Yoksulluk yılları,

Cumhuriyet gazetesinde çalışmaya başlaması,

İnce Memed’in yayımlanmasından sonra hızla meşhur oluşu,

Yaşar Kemal’in Nobel Ödülü’ne adaylık sürecinde yaşadıkları…

  • Künye: Aydemir Balkan – Tanıdığım Eşsiz İnsanlar, Tarihçi Kitabevi, anı, 192 sayfa

Robert Maggiori – Bir Hayvan, Bir Filozof (2017)

Filozofların hayvanlara dair tasvir, tanım ya da değerlendirmeleri meşhurdur.

Ayrıca önemlidir de.

Zira filozoflar, kendilerine has düşünüş biçimleriyle, hayvanlar konusunda da dikkat çekici saptamalar, ufuk açıcı tanımlamalar yapmıştır.

Bu kitap, hem gerçek hem de sembolik hayvanlar ile filozoflar arasındaki kadim ilişkinin izini sürerken, okurunu felsefe tarihinde keyifli bir yolculuğa çıkarıyor.

Robert Maggiori, MÖ 4. yüzyılda Çin’de yaşamış Taoist felsefeci Zhuangzi’nin, rüyasında kelebek olduğunu anlattığı meşhur meseliyle başlayarak,

Aristoteles’in tavuğa,

Derrida’nın kediye,

Descartes’ın saksağana,

Kant’ın file,

Nietzsche’nin aslana,

Rousseau’nun orangutana dair fikirlerini izliyor.

Özgün bir çalışma…

  • Künye: Robert Maggiori – Bir Hayvan, Bir Filozof, çeviren: Devrim Çetinkasap, 1984 Yayınevi, felsefe, 144 sayfa

Etgar Keret – Uzun Yeleli Kedi Çocuk (2017)

Romanları ve öyküleriyle dünya çapında övgü kazanmış Etgar Keret’ten bir çocuk hikâyesi.

‘Uzun Yeleli Kediçocuk’ bir baba-oğul ilişkisi üzerinden ilerleyen bir kitap.

Hikâyenin asıl özgünlüğü, olayları çocuk anlatıcısının gözünden vermesi.

Yazar bunu yaparken de, çocukların kendilerine has akıl yürütmelerini ve sınırsız hayal güçlerini yetkin bir üslupla yansıtıyor.

Çok çalışan, her zaman meşgul babası ile ilişkisini sorgulamaya başlayan çocuk, kendi hayal âleminde Uzun Yeleli Kediçocuk adında, bambaşka bir karakter yaratmaya başlar.

Kahramanımız, bu yeni karakterin kişiliği ve davranışları üzerine araştırmalar yapmaya koyulur.

İşin ilginci, bu karakter bir zaman sonra, çocuk ile babası arasındaki ilişkide çok yapıcı bir rol üstlenecektir.

Keret’in eserlerinde kara mizah öne çıkarken ‘Uzun Yeleli Kediçocuk’a muzip ve keyifli bir tarz egemen.

Aviel Basil’in özgün resimleri de, hikâyeye zengin bir boyut katmakta.

  • Künye: Etgar Keret – Uzun Yeleli Kedi Çocuk, resimleyen: Aviel Basil, çeviren: Mahir Ünsal Eriş, Can Yayınları, çocuk, 120 sayfa

Ender Arat – Türklere Güvendiler (2017)‏

Tarihte, ülkelerindeki baskılardan kaçıp Türkiye’ye sığınan pek çok kişi, cemaat ve halk oldu.

Bizde daha çok İspanya’daki din baskısından kaçarak Osmanlı’ya sığınan Yahudiler ile Nazi zulmünden kaçan hocalar bilinse de, gerçekte diğer ülkelerden buraya sığınmış insanların sayısı çok daha fazla.

Emekli diplomat Ender Arat’ın ilk baskısı 2016 yılı başında yapılan bu kitabı da konu hakkında öğretici ve zengin bir çalışma.

Arat burada,

Macarlardan Almanlara,

Musevilerden Ezidilere,

Avusturyalılardan Fransızlara,

İtalyanlardan İspanyollara,

Ruslardan Arnavutlara,

Çerkeslerden Tatarlara,

Azerilerden Gürcülere, tarih boyunca Türkiye’ye yapılan göçlerin kapsamlı bir haritasını çıkarıyor.

Yazar, göçe zorlanmış bu halkları anlatmakla yetinmiyor.

Göçe sebep olan siyasal, toplumsal etkenleri de irdeleyen yazar, meslekleri, çalıştıkları yerler ve Türkiye’ye bıraktıkları izleriyle göç edenlere dair önemli biyografik bilgiler de veriyor.

  • Künye: Ender Arat – Türklere Güvendiler, Tarihçi Kitabevi, tarih, 456 sayfa

David Priestland – Kızıl Bayrak (2017)

Bilhassa Sovyet ve Çin deneyimlerine bakıldığında, komünizmin tarihsel olarak başarısızlığa uğradığı söylenebilir.

Ama sadece şimdilik…

Zira komünist idealler ve tasavvurlar dünya çapında yaşamaya, güçlü bir alternatif olarak kendini hatırlatmaya devam ediyor.

Oxford Üniversitesi’nde modern tarih dersleri veren ve uzun yıllardır özellikle Rusya, komünizm ve neoliberalizm üzerine çalışan Profesör Priestland, tarihten günümüze uzanarak komünist pratik ve ideallerin küresel bir hikâyesini sunuyor.

Kapsamı ve barındırdığı ayrıntılarla dikkat çeken kitap, Marx, Engels, Lenin, Stalin, Troçki, Mao, Castro, Che ve Tito gibi komünist siyasetin önde gelen isimlerine daha yakından baktığı gibi, komünizm tarihine içkin pek çok konuyu da irdeliyor.

Fransız Devrimi,

Marksist partilerin kuruluşu,

Ekim Devrimi,

Gerilla hareketleri,

Komünist ülkelerin kuruluşu,

Bu ülkelerdeki siyaset yapış dinamikleri…

Kapsamlı ve nitelikli bir komünizm tarihi incelemesi arayanlar kesinlikle kaçırmasın deriz.

  • Künye: David Priestland – Kızıl Bayrak, çeviren: Egemen Yılgür ve Ali Çakıroğlu, İletişim Yayınları, tarih, 624 sayfa