Kolektif – Cumhuriyetin Müzik Politikaları (2018)

Çoğunluk Türkiye’de müziğin modernleşme sürecini Cumhuriyetle ilişkilendirir.

Bu doğru, fakat eksik bir tanımdır.

Zira “Klasik Batı Müziği” çalışmaları, Osmanlı saltanatının son döneminde zaten başlamıştı,  Cumhuriyet döneminde ise bu çalışmalar daha çok sahiplenilip geliştirildi.

İşte bu kitap, tam da bu konu üzerine, Cumhuriyetin müzik politikaları ve bunun sonuçları üzerine derinlemesine bir sorgulama.

Kitapta şu soruların yanıtları aranıyor:

  • Ulus inşasında müziğin rolü nedir?
  • Ulusal müziğin halk cephesindeki kaynakları nelerdir?
  • O dönemde yoğun şekilde yürütülen derleme çalışmalarının bilimsel niteliği neydi?
  • Köy Enstitüleri ve Halkevleri gibi girişimlerin sonuçları ne oldu?
  • Bu kurumların kapatılması müzikte ufkumuzu açtı mı?
  • “Köçekçe”ye klasik Batı müziği aşısı tuttu mu?
  • “Klasik Türk Musikisi” yasağı ulusal bir müziğin oluşumuna zemin ve zaman kazandırdı mı?
  • Türküleri etnik kimliğinden arındırmak onları ulusal kıldı mı?
  • Bugün dinlediğimiz müzikle bu politikaların ne gibi ilişkisi var?

Kitaptaki makaleler, farklı disiplinlerin verilerinden de yola çıkarak bu ve bunun gibi soruların yanıtlarını arıyor ve bizde müzik adına yapılanları, bunların anlamını ve en önemlisi de bu uygulamaların ne gibi sonuçlar yarattığını derinlemesine sorguluyor.

  • Künye: Kolektif – Cumhuriyetin Müzik Politikaları, derleyen: Fırat Kutluk, h2O Kitap, müzik, 272 sayfa, 2018

Nihan Kaya – İyi Aile Yoktur (2018)

Nihan Kaya’nın ‘İyi Aile Yoktur’ adlı bu önemli çalışması, çocuklukta aldığımız yaralar üzerine derinlemesine bir analiz.

Çocukluğun, bizzat çocukluklarından yaralar taşıyan ebeveynler tarafından nasıl bir cehenneme dönüştürüldüğünü ortaya koyan Kaya, bu sorunun aşılması için öncelikle ebeveynlerin kendi çocukluk deneyimleriyle sahici bir şekilde yüzleşmelerinin neden önemli olduğunu anlatıyor.

Yazar burada, “iyi aile” kavramıyla, kurumsallaştırılan, kutsallaştırılan aile kavramını ve bunun etrafında örülen kalıp ve ezberleri kastediyor.

Yazara göre iyi aile, “iyi aile yoktur” diyebilen ailedir.

Çünkü her ebeveyn kaçınılmaz olarak çocuğuna zarar verir ve iyi bir ebeveyn olmak da ancak ve ancak bu kaçınılmaz gerçeği kabullenmek ve bu kusuru aşmakta yatar.

Ailenin kutsallaştırılmasının çocuğa verilen zararı örtbas etmede önemli rol üstlendiğini söyleyen Kaya, bunun hangi yollardan gerçekleştiğini açıklıyor ve yalnızca ebeveynlere değil, her okura, çocuğun yaşadığı dramı görmeye, çocukların bu cehennemi aşmalarına yardımcı olmaya ve böylece yaratıcı, sağlıklı ve kendine güvenen kuşakların yetişmesine vesile olmaya davet ediyor.

  • Künye: Nihan Kaya – İyi Aile Yoktur, İthaki Yayınları, psikoloji, 300 sayfa, 2018

Leo Strauss – Platon’un Politik Felsefesi: Devlet (2018)

Leo Strauss’un bu eseri, Platon’un siyaset felsefesi alanında en çok başvurulan kaynakların başında gelen ‘Devlet’ diyaloğu üzerine şimdiye kadar yapılmış en sıkı okumalardan.

Kitap esasında, Strauss’un Chicago Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümünde 1957 bahar döneminde verdiği seminerin dökümü.

Strauss, burada yalnızca Platon’un ünlü mağara imgesinden yola çıkarak felsefe ve politika konularını tarihsel ve güncel bir sorgulamaya tabi tutmakla yetinmiyor, aynı zamanda felsefe yapmanın yollarını ve zorluklarını da derinlemesine irdeliyor.

Yazar, Platonik bir diyaloğun nasıl okunması gerektiğinden ‘Devlet’in merkezi zirvesi olarak felsefeye, pek çok konuyu tartışıyor.

  • Künye: Leo Strauss – Platon’un Politik Felsefesi: Devlet, editör: Peter Ahrensdorf, çeviren: Özgüç Orhan, Pinhan Yayıncılık, siyaset, 432 sayfa, 2018

John Urry – Mekânları Tüketmek (2018)

Sosyoloji profesörü John Urry’nin bundan tam yirmi yıl önce Türkçeye çevrilmiş bu çalışması, kente bakışımıza yeni bir boyut kazandıran, kent sosyolojisi alanında güncelliğini bugün de koruyan eserlerden.

Kitap şimdi, nihayet yeni bir baskıyla raflardaki yerini aldı.

Urry burada, sanayileşmeyle birlikte kentlerde gelişen doğadan kopuk yeni yaşam tarzının izini sürüyor ve bu tarzın hem kentsel alanda ve banliyölerde hem de kırsal alanda yarattığı muazzam değişimi gözler önüne seriyor.

Urry bunu yaparken, ortaya dört tez koyuyor.

Bunlar, özetle şöyle:

  • Yerler artan bir biçimde, malların ve hizmetlerin karşılaştırıldığı, değerlendirildiği, satın alındığı ve kullanıldığı tüketim merkezleri olarak yeniden yapılandırılmaktadır.
  • Yerlerin kendileri bir anlamda, özellikle görsel açıdan tüketilmektedir. Burada önemli olan, hem ziyaretçiler hem de yerel insanlara yönelik çeşitli tüketici hizmetlerinin sağlanmasıdır.
  • Yerler kelimenin gerçek anlamında tüketilebilmektedir; insanların bir yere ilişkin anlamlı buldukları şey (endüstri, tarih, binalar, yazın, çevre) zaman içinde kullanılarak azalmakta, bitirilmekte veya tüketilmektedir.
  • Yerelliklerin bazı kimlikleri tüketmesi de olasıdır; sonuçta böylesi yerler, gerçekten de neredeyse her şeyin tüketildiği yerlere dönüşürler. Bu tüketim ziyaretçiler veya yerel insanlar ya da her ikisi açısından da geçerli olabilir.

Ayrıca yerin değişen çözümlemesiyle, özellikle 1970’lerin sonu ve 1980’lerde ekonomik açıdan neredeyse her yerin olağanüstü dönüşümüyle de ilgilenen Urry, görsel açıdan yer tüketimi üzerinde de duruyor; mal ve hizmet tüketimi çözümlemesindeki kimi nosyonlarla yer tüketimini birleştiriyor.

  • Künye: John Urry – Mekânları Tüketmek, çeviri: Rahmi G. Öğdül, Ayrıntı Yayınları, sosyoloji, 384 sayfa, 2018

 

Levon Ter Petrosyan – 12.-13. Yüzyılda Kilikya Ermenileri Kültüründe Asurilerin Rolü (2018)

Tarihçi ve Ermenistan’ın eski devlet başkanı Levon Ter Petrosyan’ın bu ince ama değerli çalışması, Ermeni-Asuri ilişkilerinin tarihi konusunda öncü bir eser.

Özellikle bu konuda tarihte bırakılmış sınırlı kaynaklara bakıldığında, orijinal bilgi ve belgeler barındıran bu çalışmanın önemi daha iyi anlaşılıyor.

Petrosyan burada, ortaçağda Ermenilerin kültürel ve toplumsal durumunu ortaya koyduğu gibi, Asurilerin o dönemde Ermeni kültürünü hangi yollardan etkilediğini ayrıntılı olarak ortaya koyuyor.

Şimdiye kadar Doğu Ermenice ve Fransızca özeti dışında henüz başka dillere çevrilmemiş olan kitap, özellikle bu alanda araştırma yapacaklar için iyi bir başvuru kılavuzu.

  • Künye: Levon Ter Petrosyan – 12.-13. Yüzyılda Kilikya Ermenileri Kültüründe Asurilerin Rolü, çeviren: Yıldız Deveci Bozkuş, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, tarih, 58 sayfa, 2018

Ulaş Töre Sivrioğlu – İslam Sanatında Antik Figürler (2018)

İslam sanatı erken dönemlerinde mozaik, fresk, kitap resmi, kabartma ve heykel gibi Yunan-Roma ve Eski Önasya kültürlerine özgü sanat biçimlerine sıklıkla başvurmuştu.

Bu, bilmeyenler açısından oldukça şaşırtıcı bir durumdur.

Zira İslam sanatı denilince akla doğal olarak ebru, tezhip, minyatür ve hat gibi geleneksel dallar gelir.

Öte yandan İslam sanatındaki antik etkiler, arkeologlar tarafından ilk keşfedildiğinde de şaşkınlıkla karşılanmıştı.

Örneğin, arkeolojinin bir disiplin olarak doğduğu dönemlerde, mozaiklerle, erotik temalı duvar resimleriyle ya da Hellenistik üslupta heykellerle bezeli Emevi sarayları keşfedildiğinde, kimse bunların Müslümanlar tarafından inşa edildiğine inanmamıştı.

İşte Ulaş Töre Sivrioğlu’nun bu değerli çalışması, Erken İslam sanatında yaygın olan, fakat bugün unutulmuşluğa terk edilen söz konusu sanatsal ve estetik tavrı ayrıntılı bir şekilde ortaya koyuyor.

Sivrioğlu kitabında, bu etkiyi gözler önüne sermekle kalmıyor, aynı zamanda bu etkiyi doğuran siyasi ve sosyal etkenleri de çözümlüyor.

Hellenistik ve antik dönem kültür, felsefe ve edebiyatının İslam dünyası üzerindeki etkileri hakkında yapılmış muhtelif çalışmalar bulunuyor.

Sivrioğlu’nun eserini özgün kılan bir diğer husus ise, Hellenistik ve antik kültürün İslam kültür ve medeniyeti üzerindeki maddi etkilerini açıklaması.

Kitap, bu konuda aydınlanmak isteyenlerin fazlasıyla ilgisini çekecektir diye düşünüyoruz.

  • Künye: Ulaş Töre Sivrioğlu – İslam Sanatında Antik Figürler, Arkeoloji ve Sanat Yayınları, sanat tarihi, 99 sayfa, 2018

Kolektif – Yunankarası (2018)

İlk örnekleri 1913’e tarihlenen, daha sonra adım adım gelişen, asıl atılımını ise 1990’larda yapan Yunan polisiye yazını, bugün dünya polisiye literatürü içinde özgün bir yere sahip.

Ne yazık ki, kimi tarihsel ve siyasi nedenler, Türkiyeli okurun bu eserlere ulaşmasının önündeki en önemli engellerden biri olmaya devam ediyor.

İşte bu kitapta, on bir çağdaş Yunan polisiye yazarının öyküleri yer yer alıyor.

Kitabın asıl özgünlüğü, bu eserlerin sadece Türkiyeli okurlar için kaleme alınmış olması ve dünyada ilk kez Türkçede yayınlanıyor olması.

Yunan polisiye edebiyatının ve genel olarak Yunan edebiyatının kapısını aralamak için çok iyi fırsat diyebileceğimiz; gizem, suç ve ceza öykülerinden güzel bir derleme ile karşı karşıyayız.

Kitapta öyküleri yer alan isimler ise şöyle:

İeronimos Lykaris, Tefkros Michailidis, Marilena Politopoulou, Kostas Kalfopoulos, Hilda Papadimitriou, Thanos Dragoumis, Andreas Apostolidis, Kostas Mouzourakis, Filippos Filippou, Vassilis Danellis ve Neoklis Galanopoulos.

  • Künye: Kolektif – Yunankarası: Yunanistan’dan 11 Çağdaş Polisiye Öykü, editör: Vassilis Danellis ve Damla Demirözü, İstos Yayın, öykü, 224 sayfa, 2018

Claude Lévi-Strauss – Günümüzde Totemizm (2018)

Claude Lévi-Strauss’un ‘Günümüzde Totemizm’i ilk olarak 1962’de yayınlandı ve eser bugün, totemizm çalışmaları alanında tam bir klasik.

Lévi-Strauss, şöyle diyor:

“Totemizm histeriye benzer. Bazı olguların gelişigüzel yalıtılıp, bir hastalığın veya nesnel bir kurumun tanılayıcı işaretleri olarak gruplandırılabileceğinden kuşku duymaya bir kez ikna olunca, bu işaretlerin kendileri ya ortadan kaybolur ya da herhangi bir tektipleştirici yoruma direnç gösterecek şekilde ortaya çıkar.”

Lévi-Strauss burada, totemizmin ilkel kabilelerden günümüze uzanan seyrini kapsamlı bir şekilde ortaya koyuyor ve bunu yaparken, totemizmin bugün hangi kılıklar ve şekiller altında hayatına devam ettiğini ayrıntılı bir şekilde ortaya koyuyor.

Kitabın en önemli özgünlüklerinden bir diğeri ise, antropoloji ile evrim kuramının yetkin bir bireşimini sunması.

Lévi-Strauss, bu çalışmasıyla, evrimci yaklaşımdan yola çıkarak, antropolojide yeni bir yapısalcı paradigmanın oluşumuna öncülük etmişti.

  • Künye: Claude Lévi-Strauss – Günümüzde Totemizm, çeviren: Kasım Akbaş, Nora Kitap, antropoloji, 144 sayfa, 2018

Mustafa Durmuş – Büyük Değişim (2018)

Son yıllarda bütün dünyada sağın yükselişine tanık oluyoruz.

Bu aynı zamanda otoriterleşmenin artışıyla da paralel gittiği için, demokratik siyaset kanallarının tıkanmasıyla karşı karşıya bulunuyoruz.

Mustafa Durmuş’un elimizdeki kitabı da, bu büyük değişimi kayda almasıyla önemli bir rol üstleniyor.

Yazar, Türkiye’de tanık olduğumuz muazzam gerilemeyi de, küresel çaptaki daha büyük bir krizin yerel bir yansıması olarak irdeliyor.

Durmuş’un analizinde, dünya çapında büyük etkiler yaratmış 2008 ekonomik krizinin önemli yeri var.

Zira yazara göre, bugünü anlamak için 2008 krizinden öğreneceğimiz çok şey var.

Durmuş, 2008 krizi sonrasında uygulanan politikaların, dünya ekonomisinin gidişatını iyileştirmek yerine, onu daha da içinden çıkılmaz bir hale getirdiğini, dolayısıyla bugün yaşadığımız sorunların kökeninde de bu politikaların bulunduğunu belirtiyor.

  • Künye: Mustafa Durmuş – Büyük Değişim: Popülist Otoriterleşme, İmge Kitabevi, siyaset, 265 sayfa, 2018

Edhem Eldem – Mitler, Gerçekler ve Yöntem (2018)

Tarih meraklıları bilir:

1994’ten beri yayınlanan Toplumsal Tarih dergisi, ülkenin kültür hayatına önemli katkılarda bulundu ve bulunmaya da devam ediyor.

Şimdi Tarih Vakfı Yurt Yayınları, bu önemli yayında yer almış makalelerden yapılan bir derlemeye dayalı yeni bir diziye başlıyor.

Dizinin adı, “Tarihçilerin Mutfağı: Toplumsal Tarih Kitapları”.

İşte bu dizinin ilk kitabı da, önde gelen tarihçilerimizden Edhem Eldem’in ‘Mitler, Gerçekler ve Yöntem’ adlı çalışması.

Eldem burada, bir Osmanlı bürokratının kişisel dünyasından Yeniçerilerin mezarlarının akıbetine, 19. yüzyılda ilginç bir intihal davasından bir resim hakkında genel kabul görmüş yorumlara pek çok ilgi çekici konuyu tartışıyor.

Kitap aynı zamanda, Edhem Eldem’in Collège de France’a uzanan tarihçilik kariyeri hakkında kapsamlı bir söyleşiyi de okurlara sunmasıyla önemli.

  • Künye: Edhem Eldem – Mitler, Gerçekler ve Yöntem: Osmanlı Tarihinde Aklıma Takılanlar, yayına hazırlayan: Ömer Turan ve Y. Doğan Çetinkaya, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, tarih, 354 sayfa, 2018