Behrooz Ghamari – Tahran 1979: Ekber’i Hatırlamak (2020)

“1981’de tutuklandığında Mecid on altı yaşındaydı. İdam edilmeyi beklediğimiz koğuşta, bıyıklarının terlemesine ve tüylerin daha sonra gürleşip simsiyah bıyıklara dönüşmesine tanık olmuştum.”

1979 İran devriminin hemen ardından yaşananlar, Karl Georg Büchner’in Fransız Devrimi için söylediği “Devrim kendi evlatlarını yer” sözünün haklılığına verilebilecek en iyi örneklerdendir.

Sosyoloji ve tarih profesörü Behrooz Ghamari de bu kitabında, İran Devrimi’nin ardından, Tahran’daki korkunç Ev Hapishanesi’nde, koğuşlarında idam edilmeyi bekleyen siyasi mahkûmların çarpıcı öykülerini sunuyor.

Ghamari burada, Nasrullah, Ekber, Hüseyin Dayı, Ferhat, Erjeng ve Behram gibi, burada tutulan kişilerin yaşamlarından yola çıkarak siyasi mahkûmlar arasındaki ilişkileri, onların hatıralarını ve iç dünyalarını bize aktarıyor.

‘Ekber’i Hatırlamak’, hem sunduğu sıra dışı insan hikâyeleri hem de barındırdığı önemli bilgilerle, İran yakın tarihi açısından altın değerinde bir kaynak.

  • Künye: Behrooz Ghamari – Tahran 1979: Ekber’i Hatırlamak, çeviren: Kıvanç Dündar, Ayrıntı Yayınları, siyaset, 304 sayfa, 2020

Ted Gioia – Caz Standartları (2020)

Caz tarihine yön vermiş ünlü besteler üzerine usta işi bir repertuar çalışması.

Caz tarihçisi Ted Gioia ‘Caz Standartları’nda, iki yüz elliden fazla caz bestesini karşımıza çıkarıyor.

Yazar, bu besteleri tanıtmakla yetinmiyor, her bir bestenin söz yazarını, kimlerin kaydettiğini ve caz tarihindeki yerini ayrıntılı bir şekilde açıklıyor.

Özellikle caz tutkunlarının severek okuyacağı çalışma, anekdotlar ve uzman yorumlarıyla da zenginleşmiş.

  • Künye: Ted Gioia – Caz Standartları: Bir Repertuar Rehberi, çeviren: Meltem Kılıçcı, Alfa Yayınları, müzik, 648 sayfa, 2020

Jesse J. Prinz – İçteki Ses (2020)

Duygularımız hayati derecede önemlidir.

Öyle ki, akıl yürütme, eylem ve amaçlarımıza yön verirler.

Jesse Prinz, kapsamıyla da dikkat çeken bu çalışmasında, özgün bir duygu kuramıyla karşımızda.

Prinz’in duygu kuramını benzerlerinden farklı kılan asıl husus, bilişsel ve bilişsel olmayan kuramlar ile biyolojik indirgemeci ve sosyal inşacı kuramlar arasındaki boşluğu kapatması.

Duyguların ahlak ve bunun gibi yüce alanları kavrayışımızda merkezi konumda olduklarını söyleyen kitap, içimizdeki çarpıntıların, sızıların ve sancıların nasıl bu türden roller oynayabildiklerini aydınlatmasıyla bilhassa öne çıkıyor.

Kitapta, duygu ve bilişten temsiller olarak duygulara, duyguya özgü fizyolojiden duyguların içsel sebeplerine, duygular ve doğadan duygular ve yetişmeye ve duygusal bilinçten duyuşsal durumların tipolojisine pek çok konu tartışılıyor.

  • Künye: Jesse J. Prinz – İçteki Ses: Algısal Bir Duygu Kuramı, çeviren: Berk Yaylım, Fol Kitap, felsefe, 406 sayfa, 2020

Kolektif – Modern Türkiye’de Siyasi Düşünce Cilt 10: Feminizm (2020)

Ne mutlu ki, dünden bugüne her geçen gün kadın hareketi, kadın dayanışması güçleniyor, mücadele pratikleri artıyor, çeşitleniyor.

Bu kitap ise, bu topraklarda feminizmle ilgili olarak kadınların politik ve ideolojik açıdan ne biriktirdikleri, ne düşündükleri, hangi izleklerden gelerek buluştukları ya da ayrıldıkları üzerine 880 sayfalık çok önemli bir çalışma.

Yayınevinin başvuru niteliğindeki ‘Modern Türkiye’de Siyasi Düşünce’ başlıklı dizisinin onuncu cildi olarak yayımlanan kitap, 19. yüzyıldan itibaren feminizme dair üretilen fikirleri ve bu fikriyatın nasıl, kimler tarafından ve hangi tarihsel koşullar içerisinde üretildiğini ele alıyor.

Müslüman Osmanlı kadınları ve feminizmden dergicilik üzerinden feminizm tartışmalarına, 1980 sonrası kadın hareketinde gözlemlenen kurumsallaşmadan Türkiye’de İslâmi feminizm tartışmalarına, Kürt kadın hareketinin feminist hareketle ilişkisinden feminist hareketin erkek şiddetiyle mücadelesine kadar pek çok farklı konunun karşımıza çıktığı çalışma, bizdeki feminist fikriyat ve feminist mücadele külliyatına muazzam katkı sunuyor.

  • Künye: Kolektif – Modern Türkiye’de Siyasi Düşünce Cilt 10: Feminizm, İletişim Yayınları, editör: Feryal Saygılıgil ve Nacide Berber, İletişim Yayınları, feminizm, 880 sayfa, 2020

Scott O. Lilienfeld, Steven Jay Lynn, John Ruscio ve Barry L. Beyerstein – Popüler Psikolojide 50 Büyük Mit (2020)

Psikoloji gündelik yaşamımızı tümüyle doldurduğu halde, onunla ilgili bize aktarılanların pek çok safsatadan ibarettir.

Dört yazarın ortak katkılarıyla ortaya çıkan bu çalışma da, bu safsata ve mitlerden en bilinen 50 tanesini otopsi masasına yatırıyor.

Kitap, psikoloji söz konusu olduğunda, bilimle uyuşmayan inançların ne denli yaygın olduğunu ortaya koyduğu gibi, doğru gibi görünen birçok mite karşı tartışılmaz kanıtlar sunuyor.

Bunu yaparken, insanların böyle yalan yanlış bilgilerin pençesine düşmelerinin nedenlerini de açıklayan yazarlar, insan zihni ile davranışı hakkında, özellikle bu mitleri sorgusuz sualsiz eden kişileri rahatsız edecek gerçekleri ortaya koyuyor.

‘Popüler Psikolojide 50 Büyük Mit’, yalnızca uydurma bilgilere ve yanlış inanışlara toplu bir eleştiri getirmesiyle değil, aynı zamanda insan zihni ve işleyişiyle ilgili gerçeklerin ne kadar büyülü olabileceğini göstermesiyle de çok önemli.

  • Künye: Scott O. Lilienfeld, Steven Jay Lynn, John Ruscio ve Barry L. Beyerstein – Popüler Psikolojide 50 Büyük Mit: İnsan Davranışı Hakkındaki Yerleşik Yanılgıları Yıkmak, çeviren: Zehra Cunillera, Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi, bilim, 349 sayfa, 2020

Thor Hanson – Arıların Bildikleri ve Dünyamızdaki Yaşam İçin Önemleri (2020)

Her üç lokmamızdan birini arılara borçluyuz.

Onlar olmasaydı, onların taşıdığı polenler sayesinde yetişen meyve, sebze ve tahılların birçoğu da olmazdı.

Doğabilimci Thor Hanson’un bu değerli çalışması, bizi bu olağanüstü varlıkların dünyasına daha yakından bakmaya çağırıyor.

‘Arıların Bildikleri ve Dünyamızdaki Yaşam İçin Önemleri’, okuruna arıların büyüleyici mikrokozmosundan birçok aydınlatıcı bilgi veriyor.

Bizim kategorileştirmemizde daha çok bal arıları, eşekarıları ve yabanarıları öne çıkar.

Oysa Hanson’un da ortaya koyduğu gibi, kazıcılar, madenciler, duvarcılar, yaprak kesenler ve hatta üçkâğıtçı guguk arıları gibi, birbirinden ilginç özelliklere sahip pek çok arı çeşidi bulunuyor.

Kitapta, arıların nasıl ortaya çıkıp farklılaştığı, çiçeklerle birlikte nasıl evrim geçirdikleri, insanın evrimindeki hayati rolleri, bugün arıları tehdit eden faktörleri, arıların azalmasının insanlar ve dünya ekosistemi açısından ne gibi büyük felaketlere sebep olacağı ve nihayet, arıları korumamız için neler yapmamız gerektiği gibi pek çok konu ele alınıyor.

Varlığımızda hayati bir rol üstlenen bu canlıların tarihini ve biyolojik yapısını öğrenmek için harika bir fırsat.

  • Künye: Thor Hanson – Arıların Bildikleri ve Dünyamızdaki Yaşam İçin Önemleri, çeviren: Kemal Güleç, Metis Yayınları, bilim, 296 sayfa, 2020

Aditya Adhikari – Silah ve Seçim Sandığı (2020)

Nepal’de Maoistler, 1996 ile 2006 yılları arasında yürüttükleri silahlı mücadelede başarıya ulaşmıştı.

Peki, Maoist hareketin kitlesel büyük bölümü, tarihsel olarak ötekileştirilmiş olan kastlara ve etnik gruplara dâhil olduğu halde, başlıca üyeleri üst kastlardan olan bu hareketin başarıya ulaşmasını sağlayan dinamikler tam olarak neydi?

Ağırlıklı olarak Nepal’deki siyasal gelişmeler üzerinde duran gazeteci ve danışman Aditya Adhikari, Maoistlerin silahlı mücadelen sandığa uzanan süreçte başarılı olmalarını sağlayan etkenleri çok yönlü bir bakışla ortaya koyuyor.

Adhikari burada, farklı kastların ve etnik grupların Maoist hareketi neden desteklediğini, Maoistlerin, ülkedeki farklı güçler arasındaki çelişkilerden nasıl ustaca yararlandığını ve Maoist önderlerin, sınıf mücadelesiyle etnik dava arasındaki gerilimi nasıl çözdüğünü irdeliyor.

  • Künye: Aditya Adhikari – Silah ve Seçim Sandığı: Nepal’deki Maoist Devrimin Öyküsü, çeviren: Cemre Şenesen, Yordam Kitap, siyaset, 368 sayfa, 2020

Kolektif – Klinik Felsefe (2020)

‘Klinik Felsefe’, psikoterapi ile felsefe arasında köprüler kuran, alanında uzman isimlerin katkıda bulunduğu bir çalışma.

Aslında eski çağlarda felsefe, insanın ruhsal sağlığıyla da yakından ilgileniyordu.

Fakat ruh sağlığımız ile ilgili tasarruf hakkı Orta Çağda din adamlarına ve daha sonra da, özellikle 19. yüzyılın sonlarından itibaren de psikoloji ve psikoterapiye geçmeye başladı.

İşte bu derleme, psikoterapi ile felsefe arasındaki derin tarihsel bağı çok yönlü bir bakışla ortaya koyduğu gibi, bu bağın günümüzde insan ruhunun içinde bulunduğu bunalıma nasıl yanıt verebileceğini de tartışıyor.

Kitaba katkıda bulunan yazarlar ise şöyle: Alper Hasanoğlu, Bergen Coşkun, Chryssi Sidiripoulu, Çiğdem Dürüşken, Halûk Sunat, Kemal Sayar, M. Bilgin Saydam, Özlem Bayoğlu, Kwm (Bill) Fuldord ve Giovanni Stangellini.

  • Künye: Kolektif – Klinik Felsefe, editör: Alper Hasanoğlu ve Özlem Bayoğlu, Pinhan Yayıncılık, felsefe, 184 sayfa, 2020

Evald Vasilyeviç İlyenkov – İdealin Diyalektiği, Etkinlik ve Zihnin Kuruluşu (2020)

Evald Vasilyeviç İlyenkov, Sovyetler Birliği’nde “yaratıcı Marksizm” ve Marksist felsefenin en önemli temsilcisidir.

Marksist materyalist diyalektiği geliştirmeye yönelik çalışmalarda bulunmuş İlyenkov, özellikle “somut evrensel”, “ideal” kavramı, “kavram”, Marx’ın soyuttan somuta yükselme yöntemi ve diyalektik mantıktan felsefi psikolojiye, çocuk gelişiminden zihnin yapısı, eğitim ve bilgi kuramına kadar önemli konularla ilgili özgün ve derinlikli birçok çalışmaya imza attı.

Yazarın seçme metinlerini bir araya getiren bu kitap ise, hem İlyenkov’un düşünce dünyasının kapsamının genişliğini, kuramsal derinliğini ve zenginliğini gözler önüne seriyor hem de kendisinin materyalist diyalektik yöntem aracılığıyla apayrı, hatta ilgisiz görünen alanların nasıl da insanın özgül tarihsel-toplumsal etkinliği temelinde bir bütün oluşturduğunu büyük bir maharetle ortaya koyduğunu gösteriyor.

Kavramların “oluşumsal köklerini” ve kavramsal düşünmenin somut gerçekliğini Marx’ın insan etkinliği kavramını merkeze alarak gösteren İlyenkov’un çalışması, Marksist diyalektik ve felsefeyle ilgilenenlerin severek okuyacağı bir kitap.

  • Künye: Evald Vasilyeviç İlyenkov – İdealin Diyalektiği, Etkinlik ve Zihnin Kuruluşu, çeviren: Siyaveş Azeri, Yordam Kitap, felsefe, 320 sayfa, 2020

Lewis Dartnell – Kökenler (2020)

Hep insanlığın dünyaya nasıl yön verdiği söylenegelir, oysa yeryüzünün bizzat kendisi kaderimizle kelimenin tam anlamıyla iç içedir.

Lewis Dartnell bu jeoloji harikasında, yeryüzünün insan uygarlığına nasıl yön verdiğini çarpıcı şekilde açıklıyor.

‘Kökenler’de,

  • Gezegenimizdeki ani iklim değişikliklerinin göçebe toplumdan tarım toplumuna geçişi nasıl tetiklediği,
  • Dağlık arazi özelliğinin Yunanistan’da demokrasinin gelişmesine nasıl yol açtığı,
  • Atmosfer dolaşımının yapısının coğrafi keşiflere, sömürgeleştirmeye ve ticaretin ilerlemesine nasıl yön verdiği,
  • Bugün bile ABD’nin güneydoğusunun siyasi haritasının nihayetinde antik bir denizin 75 milyon yıllık tortuları tarafından biçimlendirilmeye nasıl devam ettiği,
  • Ve bunun gibi birbirinden ilginç konuları ele alınıyor.

Kitap, her yerde gezegenin insan üzerindeki derin izlerini görünür kılıyor ve bunu da ilk ekinlerin yetiştirilmesinden modern devletlerin kuruluşuna kadar uzanan geniş bir zaman diliminde izliyor.

  • Künye: Lewis Dartnell – Kökenler, çeviren: Cüneyt Kural, Tellekt Kitap, jeoloji, 352 sayfa, 2020