Stephen Fry – Mitos (2021)

Yunan tanrı ve tanrıçaları, uygarlığın kökenini oluşturur.

Aşkı, savaşı, ihtirası ve aldatmaları, hiç kimse onlar kadar yürekli ve hayranlık verici şekilde yaşayamamıştır.

Stephen Fry da bu özenli kitabında, Yunan mitlerini kendine has bir üslupla anlatıyor.

Kitap Khaos’la başlıyor ve oradan Gaia’nın doğuşuna uzanıyor.

Daha sonra Titanlar’ı ve Zeus’un yeni bir ırk yaratmaya karar verişine geçiyor.

Kitapta, Pandora’nın kutusundan Prometheus’un ateşine uzanan bir kadim öykü anlatılıyor ki, böylece biz okurlara Olymposluların maceralarla dolu cezbedici dünyasının kapıları açılıyor.

Yunan mitleriyle ilgilenenlerin severek okuyacağı bir çalışma.

  • Künye: Stephen Fry – Mitos: Yunan Mitleri – 1, çeviren: Can Başaçek, Alfa Yayınları, mitoloji, 478 sayfa, 2021

Ioan James – Büyük Biyologlar (2021)

Lamarck, Humboldt, Darwin, Galton, Mendell…

Oxford Üniversitesi matematik profesörlüğünden emekli olan Ioan James, bugünden 400 yıl geriye uzanarak bilim tarihinde devrim yaratmış otuz sekiz büyük biyoloğun biyografilerini sunuyor.

James, biyologların bilimsel başarılarının yanı sıra her biri oldukça merak uyandırıcı yaşam öyküleri üzerinde de titizlikle duruyor.

Kronolojik olarak düzenlenmiş biyografilerle, biyolojinin yıllar içinde hangi toplumsal koşullarda geliştiğine dair çarpıcı bir tablo sunan, bilimsel ve biyolojik teknik ayrıntıları asgaride tutan kitap, konuya ilgi duyan bütün okurları modern gelişmeleri kolayca izlemeye davet ediyor.

Aralarında Sloane, Linnaeus, Banks, Lamarck, Humboldt, Hooker, Owen, Aggassiz, Darwin, Galton, Mendel, Wallace, Huxley ve Crick gibi pek çok büyük biyoloğa ait ilginç hayat hikâyelerinin yer aldığı çalışma, bir yandan da modern tıp ve genetik biliminin bugünkü birikimine nasıl kavuştuğunu gözler önüne seriyor.

  • Künye: Ioan James – Büyük Biyologlar, çeviren: Cumhur Öztürk, İş Kültür Yayınları, bilim, 312 sayfa, 2021

Kolektif – Pandemi, Neoliberalizm, Medya (2021)

Covid-19 pandemisi, bize alternatif medyanın ne kadar önemli bir görevi yerine getirdiğini bir kez daha hatırlattı.

Zira halkın yanında olması gereken ana akım medya kurumlarının bu süreçte habercilik yapmaktan ziyade kendilerine verilen bilgileri haberleştirmekle yetindiklerine yakından tanık olduk.

Bu usta işi derleme de, pandeminin ağırlıklı olarak medyaya yansımalarını farklı açılardan irdeliyor.

Kitapta,

  • Pandemi döneminde iletişim ve medyanın nasıl bir işlev üstlendiği,
  • Medyada nasıl bir pandemi anlatısı kurulduğu,
  • Pandemi sürecinde yeni medyanın ve kamusal iletişimin rolü,
  • Pandemide yalan haberin etkileri ve bu süreçte doğru bilgiye erişimin hayati önemi,
  • İzolasyon ve şiddet sarmalında pandemide kadın ve çocuk olmanın ne anlama geldiği,
  • Ve Amerikan medyasının koronavirüs ile nasıl bir sınav verdiği gibi ilgi çekici konular tartışılıyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Yasemin İnceoğlu, Savaş Çoban, Faruk Bildirici, Bermal Aydın, Can Ertuna, İsmail H. Polat, Şevket Uyanık, Sarphan Uzunoğlu, Tirşe Erbaysal Filibeli, Elgiz Yılmaz Altuntaş, Tuğçe Duygu Köksal, Gülin Çavuş, Mert Can Yılmaz, Sinan Aşçı, Sevgi Kesim Güven, Menekşe Tokyay ve Aslı Tunç.

  • Künye: Kolektif – Pandemi, Neoliberalizm, Medya, derleyen: Yasemin İnceoğlu ve Savaş Çoban, Ayrıntı Yayınları, medya, 336 sayfa, 2021

Émile Boutroux – William James Kimdir? (2021)

William James, yalnızca Amerikan felsefesinin klasik döneminin en önemli figürlerinden biri değil, aynı zamanda ilk özgün Amerikan felsefesi diye tarif edilen pragmatizmin de önemli temsilcilerindendir.

Modern felsefe alanında uzun yıllar çalışmış Émile Boutroux’nun bu özenli incelemesi ise, fizyoloji, anatomi, psikoloji ve felsefe alanlarında dersler vermiş bu önemli ismin fikirlerine çok iyi bir giriş.

Boutroux çalışmasına, James’in yaşamı ve kişiliğini kısaca anlatarak başlıyor ve devamında da, William James’in felsefe, psikoloji, dini psikoloji, pragmatizm, metafizik ve pedagoji alanlarındaki çalışmalarını ayrıntılı bir şekilde açıklıyor.

Temel kavramları üzerinden James’in mirasının sistematik bir envanterini okura sunan iyi bir kitap.

  • Künye: Émile Boutroux – William James Kimdir?, çeviren: Sadık Altan, Fol Kitap, inceleme, 88 sayfa, 2021

Bayram Koca – “Kürtler Aslında…” (2021)

1945-1980 yılları arasında uç sağın Kürt meselesine bakışı üzerine çok yönlü bir inceleme.

Bayram Koca uç sağ kavramıyla Türk sağı (milliyetçilik, muhafazakârlık ve İslâmcılık) içerisinde merkez sağ-muhafazakârlık dışında kalan İslâmcılık ve milliyetçilik akımları kastediliyor.

Koca, bu alanda yapılmış ilk inceleme olan çalışmasında, Soğuk Savaş sürecinde “güvenlik”, “kimlik” ve “kalkınma” kavramları ekseninde, doğrudan Kürt meselesine odaklanmak yerine uç sağın Kürt meselesine dair söylemini irdeliyor.

Uç sağın Soğuk Savaş sürecinde Kürt meselesini genel olarak “güvenlik”, “kimlik” ve “kalkınma” çerçevesinde tartıştığını belirten Koca’nın çalışması, Kürtlere yaklaşım konusunda uç sağın içinde hem milliyetçi ve İslâmcı cenahlar arasında ortaklıkları ve farklılıkları ortaya koymasıyla önemli.

Kitabın sunduğu bir diğer ilgi çekici katkı ise, Türkiye’de İslâmcıların Soğuk Savaş sürecinde ana akım İslâmcılar ve Radikal İslâmcılar şeklinde ikiye bölünmesinde, Kürt meselesine yaklaşımlarının önemli bir etken olduğunu ortaya koyması.

  • Künye: Bayram Koca – “Kürtler Aslında…”: Uç Sağın Kürtlere Bakışı, İletişim Yayınları, siyaset, 310 sayfa, 2021

Atilla Özsever – Mesele Teslim Olmamakta (2021)

Türkiye’nin yakın tarihi, devrimci serüveni, darbeler tarihi, dalgalı siyaseti ve gazetecilik dünyası üzerine çok iyi bir tanıklık.

12 Mart döneminde piyade üsteğmeni iken siyasi görüşleri nedeniyle re’sen emekliye sevk edilmiş, 2.5 yıl cezaevinde kalmış, 68 kuşağından gazeteci ve akademisyen Atilla Özsever hocaya kulak veriyoruz.

Kitabın ilk bölümü, Özsever’in askerlik ve 12 Mart dönemi üzerine anılarından oluşuyor.

Kitabın devamı ise Özsever’in gazetecilik yılları ve akademik yaşamına dair tanıklığını sunuyor.

Özsever kitabında, Devrimci Subaylar Örgütü, askeri okullarda eğitim, Mahir Çayan ve Sinan Cemgil gibi dönemin öne çıkan devrimci kişilikleri, OYAK bildirisi, Ziverbey Köşkü’nde işkence, Deniz’lerin idamı, cezaevi yılları, TRT’ye giriş ve TRT’den atılma, sendika uzmanlığı, kanlı 1977 Mayıs’ı, 12 Eylül Darbesi’nde yaşananlar, Hürriyet’te Çetin Emeç ve Ertuğrul Özkök çekişmesi, öğretim üyeliği yılları, üniversitelerde sözleşme sorunu, Gezi direnişi ve 15 Temmuz darbe girişimi gibi, hem kişisel hayatında, hem de Türkiye yakın tarihinde iz bırakmış pek çok kişi ve olayı anlatılıyor.

  • Künye: Atilla Özsever – Mesele Teslim Olmamakta: Asker Kökenli Bir 68’linin 12 Mart, Gazetecilik ve Akademisyenlik Anıları, Ayrıntı Yayınları, anı, 320 sayfa, 2021

Douglas R. Hofstadter ve Daniel C. Dennett – Aklın G’özü (2021)

Bilişsel bilim profesörü Douglas R. Hofstadter ile felsefe profesörü Daniel C. Dennett’in kaleme aldığı ‘Aklın G’özü’nde, benlik, ruh, hayaller ve düşünceler, kapsamlı bir şekilde irdeleniyor.

“Ben kimim?”,

“Zihin nedir?”,

“Madde düşünebilir ya da hissedebilir mi?”, gibi huzur kaçıran soruların yanıtlarını arayan yazarlar, akıl, yapay zekâ, zihin-beden ilişkisi konularındaki felsefi ve bilimsel düşünceleri tartışıyor.

İkilinin bu tartışmayı, edebiyattan bilime, felsefeden bilim-kurguya, evrim kuramından psikolojiye uzanan farklı disiplinler aracılığıyla yapması ise, eseri nitelikli kılan unsurların başında geliyor.

“Elinizdeki kitabı bu zihin karışıklıklarını ortaya çıkarma ve belirginleştirme girişimi olarak tasarladık,” diyen yazarlar, bu doğrultuda benlik, bilinç, başkası gibi konuları farklı metinlere başvurarak, çok yönlü ve disiplinlerarası bir yaklaşımla ortaya koyuyorlar.

‘Aklın G’özü’, Jorge Luis Borges’ten Alan Turing’e, Stanislaw Lem’den Richard Dawkins’e, John Searle’e, Thomas Nagel’e uzanan geniş bir yazar yelpazesinin önemli metinlerini de barındırıyor.

  • Künye: Douglas R. Hofstadter ve Daniel C. Dennett – Aklın G’özü: Benlik ve Ruh Üzerine Hayaller ve Düşünceler, çeviren: Füsun Doruker, Alfa Yayınları, bilim, 600 sayfa, 2021

Adem Yavuz Elveren – Askerî Harcamalar ve Ekonomi (2021)

Askeri harcamaların iktisadi etkilerine Marksist, liberal ve neoklasik perspektiflerden bakan önemli bir inceleme.

Adem Yavuz Elveren, kapitalist devletin şiddet aygıtlarının başında gelen ordunun kapitalizmin hayatiyeti ile ilişkisine yoğunlaşıyor, askerî harcamanın büyümedeki rolü hakkında sıkı bir analize girişiyor.

Kitapta, askeri harcamaların tarihi, askeri harcamaların iktisadi etkileri, Marksist kuramlarda askeri harcamaların kârlılık üzerindeki etkileri, askeri harcamalar ve kâr oranı bağıntısı, Türkiye’de askeri harcamaların ekonomiye etkileri askeri harcamalar ile gelir eşitsizliği arasındaki ilişki gibi önemli konular tartışılıyor.

Kapitalizm savaşlara, savaşlar düşmanlara ve düşmanlar (hep daha üstün) silahlara ihtiyaç duyar.

Bu kitap da, bu eski önermeye odaklanması, ampirik bir yaklaşımla bunu yeniden sorgulamasıyla dikkat çekici.

  • Künye: Adem Yavuz Elveren – Askerî Harcamalar ve Ekonomi: Eleştirel Bir Yaklaşım, çeviren: Çağdaş Sümer, İletişim Yayınları, iktisat, 277 sayfa, 2021

Kolektif – Black Mirror (2021)

Dünya çapında yankı uyandıran Black Mirror dizisi, geleceği konu alırken aslında bugünün endişelerinden besleniyordu.

Bu güzel derleme de, ünlü diziyi farklı açılardan okuyor.

Kitapta, bu diziden hareketle teknolojinin nelere olanak tanıdığı ve nelere engel oluşturduğu, geleceğimizi nasıl etkileyeceği ve dizideki gelecek kurgularının bize neler söyleyebileceği gibi konular irdeleniyor.

Kitaba yazılarıyla katkıda bulunan isimler de şöyle: Birsen Çeken, Emine Kılıçaslan, Emrah Özdemir, Emre Aşılıoğlu, Gonca Küçük, Hande Kozok, İsmail Uğur Aksoy, Kansu Özden, Kübra Çiçekli, Mehmet Işık, Mehmet Kayın, Naci Akdemir, Serhat Madsar, Serkan Yenal, Sezer Ahmet Kına ve Şefik Özcan.

  • Künye: Kolektif – Black Mirror: Aynadan Yansıyanlar, editör: Sezer Ahmet Kına ve Emre Aşılıoğlu, Nika Yayınevi, inceleme, 296 sayfa, 2021

Sermet Muhtar Alus – İstanbul’un Geçmiş Günlerinde Yeme İçme (2021)

 

Sermet Muhtar Alus’un 20. yüzyıl başındaki İstanbul’u gündelik hayatı, yemekleri, türküleri, sokakları, ünlü simaları ve bütün bunları da binlerce zengin ayrıntıyla anlattığı yazıları eşsizdir.

Alus’un çoğu ilk defa kitaplaşan buradaki yazıları da eski İstanbul’un yeme içme kültürü üzerine arşivlik bir eser.

Kitap, Alus’un mizah yönü ağır basan rehberliğinde, önce İstanbul’un meşhur lokantaları, meyhane âlemleri, Yıldız Sarayı’ndaki iftarlar, mesire yerleri ve börekçileri gibi mekânlarını ziyaret ederek açılıyor.

Kitabın devamında da karşımıza boğaz insanları, kayıplara karışan satıcılar, eski bekriler, yemekler, et ve süt ürünleri, balıklar ve deniz ürünleri, sebzeler ve meyveler, sular ve tatlılar ve bunun gibi şehrin gündelik hayatına sirayet etmiş pek çok konu çıkıyor.

Bir Cumhuriyet aydını olan Alus’un kitabı, Cumhuriyet’in “mirası”na farklı bir gözle bakmamıza da olanak sağlıyor.

  • Künye: Sermet Muhtar Alus – İstanbul’un Geçmiş Günlerinde Yeme İçme, derleyen ve yayına hazırlayan: Tuncay Birkan, Can Yayınları, kültür, 440 sayfa, 2021