Seyhan Kurt – Haneden Ev Haline (2021)

İster bir apartmanda yaşayalım, ister dağ evinde, farkında olarak veya olmayarak aslında bir dünya inşa ederiz.

Seyhan Kurt da bu güzel çalışmasında, evin edebiyattaki yansımalarından da yola çıkarak evin barınaktan neden çok daha fazlası anlamına geldiğini ortaya koyuyor.

‘Haneden Ev Haline’, “geleneksel Türk evi” denen imgenin sabit bir mimari form olmadığını, gündelik hayat pratiğiyle iç içe geçerek sürekli ve sürekli dönüştüğünü gözler önüne seriyor.

Evimizde mutfak, oturma odası, yahut balkonu nasıl kullanırız?

İşte Seyhan Kurt, evin ve işlevlerinin tarihsel değişimini çok yönlü bir bakışla izleyerek ev yaşamının bizim yapıp etme biçimimizle olan sıkı ilişkisini irdeliyor.

Geleneksel ev halinde mimari, tarih ve gündelik pratikler, mutfak odasının ve oturma odasının bizde neden çok önemli olduğu, evin bir anlamda kamusal alana dönüştüğü düğün ve cenaze gelenekleri, ev düzeninde “iktisat yapma” stratejileri, kentsel yaşamın evlerimize yansıma biçimleri ve daha fazlası ‘Haneden Ev Haline’de…

  • Künye: Seyhan Kurt – Haneden Ev Haline: “Türk Evi”nde Mimari, Düzenleme, Pratik, İletişim Yayınları, inceleme, 248 sayfa, 2021

Kolektif – Pandeminin Düşürdüğü Maskeler (2021)

Tek yapabileceği hayal satmak olanlar, hakikatten nefret eder!

‘Pandeminin Düşürdüğü Maskeler’, üzerinden tamı tamına bir yılın geçtiği pandemide yalan söyleyenlerin karşısında hakikati savunmaktan geri adım atmayan Türk Tabipleri Birliği’nin çatısı altında çalışan insanların sözüne yer veriyor.

Covid-19 salgınını ile salgının Türkiye’deki seyrinin sağlam bir fotoğrafını çekerek açılan kitapta, pandemide Sağlık Bakanlığı ve Bilim Kurulu’nun ne gibi bir işlev üstlendiğini, pandemide çöken sosyal güvenlik sistemini, hekim meslek örgütlerinin bu süreçteki çalışma ve mücadelesini ve Covid-19’un sağlık çalışanları üzerindeki büyük yıkımı anlatıyor.

Osman Elbek ve Kayıhan Pala’nın, Türk Tabipleri Birliği’nin bilimsel birikim ve alan deneyimini yansıtarak hazırladıkları derlemeye, bu iki hekim-yazarın yanı sıra Özlem Kurt Azap, Eriş Bilaloğlu, Ergün Demir, Güray Kılıç, Yücel Demirer, Ümit Kartoğlu, Feride Aksu Tanık ve Cavit Işık Yavuz da makaleleriyle katkıda bulunmuş.

  • Künye: Kolektif – Pandeminin Düşürdüğü Maskeler: COVID-19 Salgınının Muhasebesi, derleyen: Osman Elbek ve Kayıhan Pala, İletişim Yayınları, sağlık, 271 sayfa, 2021

Ahmed Şevket – Aşçı Mektebi (2021)

Ahmed Şevket, daha önce yayımlanmış Osmanlıca yemek kitaplarında yer almamış pek çok yerli yemek tarifi veriyor.

Yarma çorbasından oğmaça, kuyu kebabından lüfer küllemesine, kuru fasulye sahan musakkasından testi bamyasına ve kestaneli yahniye tam 914 tarif barındıran kitabın bir diğer önemi de tarifleri oldukça detaylı şekilde vermesi.

Kitap, Türkiye mutfak tarihi alanında önemli çalışmaları bulunan Priscilla Mary Işın tarafından yayına hazırlanmış.

Kitaba eklenen Sözlük bölümünde de, Fransızca terimlerden başka, günümüzde yaygın kullanılmayan Arapça sözcükler ve az bilinen bazı malzemelerle ilgili açıklamalar bulunuyor.

  • Künye: Ahmed Şevket – Aşçı Mektebi: İstanbul’un birinci sınıf aşçıbaşılarının muavenetiyle, 1920, hazırlayan: Priscilla Mary Işın, Kitap Yayınevi, yemek, 344 sayfa, 2021

Evangelinos Misailidis – Tamaşa-yi Dünyâ ve Cefakâr u Cefakeş (2021)

Her şeyden önce eşsiz bir dil hazinesi olan ‘Tamaşa-yi Dünyâ ve Cefakâr u Cefakeş’, Türkçenin ilk romanlarından.

Daha da önemlisi, Karamanlı Türkçesinin en büyük abidelerinden biri olan roman, aynı zamanda yazıldığı dönemin kozmopolit hayatını çarpıcı bir şekilde yansıtıyor.

Evangelinos Misailidis’in 1872 yılında yayımladığı romanı, başkahramanı Aleko Favini’nin İstanbul’da başlayıp Romanya, Rusya, İtalya, İngiltere ve Fransa’da devam ettikten sonra Yunanistan’da son bulan ve yıllar boyu bin bir türlü macera ile oradan oraya savrulmakla geçen fırtınalı hayatını kendine has üslubuyla anlatıyor.

Roman, geçtiği ülkelerin o devirdeki halleri, türlü türlü âdetleri, bazıları hâlâ yaşayan önyargıları ve boş inançları hakkında barındırdığı birbirinden ilginç bilgilerle de nadide bir kaynak.

Latin alfabesiyle ilk defa 1987 yılında Robert Anhegger ve Vedat Günyol tarafından kısmen sadeleştirilmiş ve bazı kısımları çıkarılmış halde yayımlanan roman, Peri Efe’nin titiz çalışması sonucu bugün açıklamalı tam metin olarak okurla yeniden buluşuyor.

  • Künye: Evangelinos Misailidis – Tamaşa-yi Dünyâ ve Cefakâr u Cefakeş, hazırlayan: Robert Anhegger, Vedat Günyol ve Peri Efe, Yapı Kredi Yayınları, roman, 808 sayfa, 2021

Rosi Braidotti – İnsan Sonrası Bilgi (2021)

‘Hakikat sonrası’ popülist liderlerin paranoyak ve ırkçı retoriğine karşı, olumlayıcı etik ve politik pratikleri inşa etmek için birlikte nasıl emek verebiliriz?

Şu ana kadar çok önemli çalışmalara imza atmış Rosi Braidotti, insan sonrası dönem için bir yol haritası çiziyor.

Temellendirilmiş, hesap verebilir ve aktif bir ‘biz’ oluşturarak işe başlamamız gerektiğini belirten Braidotti, yaratıcı bir direnişi toplumsal olarak nasıl inşa edebileceğimizi, beşeri bilimlerdeki akademisyenlerin mevcut durumda insan sonrası zorluklara cevap olacak şekilde bilgi alanlarını nasıl yeniden şekillendireceklerini, nihilizme direnmek, tüketici bireycilikten kaçınmak ve yabancı düşmanlığına karşı bağışıklık kazanmak için hangi araç gereçleri kullanabileceğimizi irdeliyor.

Braidotti’ye göre insan sonrası yaklaşım bütün canlı yaşamı, ekolojiyi ve teknolojiyi bir süreklilik olarak gören; duygulanıma, ilişkiselliğe ve çapraz üretkenliğe odaklanan, farklılıklardan beslenen, olumlayıcı etiği kendine rehber edinen, materyalist ve eleştirel, neşeli, tutkulu ve yaratıcı bir yaklaşımdır.

‘İnsan Sonrası Bilgi’, Dördüncü Endüstri Devrimi ile Altıncı Yok Oluş’un kesişiminde yaşadığımız insan sonrası dönemde beşeri bilimlerin dönüştürücü potansiyelini gerçekleştirmeye yönelik bir çağrı niteliğinde.

  • Künye: Rosi Braidotti – İnsan Sonrası Bilgi, çeviren: Seyran Sam ve Eda Çaça, Kolektif Kitap, siyaset, 232 sayfa, 2021

Jan Patočka – Sorunsallıkta Yaşamak (2021)

Diktatörlüklerin baskıları nedeniyle evinde misafir ettiği öğrencilere verdiği felsefe dersleriyle hatırda kalan önde gelen Çek filozof Jan Patočka’nın bizde yayımlanmış hiçbir kitabı bulunmuyor.

Bu boşluğu bir nebze de olsa dolduran ‘Sorunsallıkta Yaşamak’, düşünürün farklı dönemlerine ait metinlerini bir araya getiriyor.

Patočka buradaki metinlerinde Platonculuk ve politika, yenilgi, felsefenin dünyevi ve dünya ötesi konumu, ideoloji, dengede yaşam ve aydın sorunu gibi konuları tartışıyor.

Patočka’ya göre felsefi olarak düşünmek ve politik olarak eylemek insanın “ne olduğu” sorusunu sormak anlamına gelir.

Politika öncelikle özgürlük meselesidir.

Yine düşünüre göre filozof, ruhunu beslemeye, öğrenmeye, bütünü anlamaya çalışan kişidir.

O, fedakârlık yapmanın anlamını ve önemini kavradığı için fedakârlık yapmaktan korkmayan kişidir.

Filozof, sürekli olarak olumsuzlukta ve sorunsallıkta yaşayan kişidir.

Bu yüzden de eksikliklerini yüzüne vurduğu toplumla zorunlu ve sürekli bir çatışma hâlindedir.

Yine de filozofun görevi, bu uyanışı yaymak ve geliştirmektir.

Felsefenin amacı da, sorunsallıkta yaşayan felsefi kahramanlar ortaya çıkarmaktır.

  • Künye: Jan Patočka – Sorunsallıkta Yaşamak, çeviren: Ahmet Kaan Ketboğa, Fol Kitap, felsefe, 2021

Rosa Luxemburg – Rus Devrimi (2021)

Rosa Luxemburg’un kaleminden, Rus Devrimi’nin önemi ve Bolşevik deneyim evrensele nasıl taşınacağı üzerine önemli bir metin.

Luxemburg, erken ve trajik ölümü nedeniyle son haline getiremediği bu notlarında ayrıca, Bolşeviklerin toprak politikası, diktatörlük sorunu, demokrasi ve diktatörlük, gelişmiş kapitalist ülkelerde devrimci mücadelenin Rusya’daki devrimci mücadeleden nasıl farklı dinamiklere sahip olduğu konularını da tartışıyor.

Büyük bir düşünür ve eylemcinin bu “devrim notları” muhakkak okunmalı.

Kitabın bu baskısı ayrıca, Mesut Odman tarafından kaleme alınan “Devrimci Rosa’dan Büyük Ekim Devrimi için notlar” bölümü ile Luxemburg’un devrimci yaşamının dünyadaki ve Almanya’daki gelişmelerle karşılaştırmalı ele alındığı bir kronolojiyle de zenginleşmiş.

  • Künye: Rosa Luxemburg – Rus Devrimi, çeviren: Cangül Örnek, Yazılama Yayınları, siyaset, 86 sayfa, 2021

Anonim – Homerosçu İlahiler (2021)

‘Homerosçu İlahiler’, eski Yunan dini ve mitolojisi konusunda eşsiz bir kaynaktır.

Burada, her biri Yunan tanrılarına yönelik “heksametron” veznindeki otuz üç “hymnos”tan (ilahi/neşide) oluşan bir külliyat yer alıyor.

Bunların Homerosçu ilahiler olarak tanımlanmasının nedeni de Homeros’a atfedilmeleri.

Hepsi tanrılara yönelik bir çağrıyla başlayan ve bir elvedayla tanrıyı uğurlayarak sonlanan ilahiler Yunan dini ve mitolojisi kadar, mitsel coğrafya tasavvuru ve ayrıca Homeros çağından itibaren sürdürülen icra geleneğine dair kilit önemde olması.

İlahiler, Erman Güran’ın özenli çevirisi ve zengin notlarıyla Türkçeye çevrilmiş.

  • Künye: Anonim – Homerosçu İlahiler, çeviren: Erman Gören, Yapı Kredi Yayınları, şiir, 144 sayfa, 2021

Serdar Korucu – Sancak Düştü (2021)

Fransız idaresi altındaki İskenderun Sancağı’nın 1939’da Türkiye’ye iltihakı sırasında Türkiye basınında yayımlanan ve Ermenileri merkeze alan haberlere, makalelere ve röportajlara odaklanan önemli bir çalışma.

Serdar Korucu, gazetelerden yansıyanları anılar, döneme ve bölgeye dair akademik çalışmalar ve arşiv belgeleriyle birleştirerek çalışmasını bir anlamda bütünlüklü bir anlatıya dönüştürmüş.

Özellikle de Ermenilere odaklanarak.

Bu tercihin ne kadar yerinde olduğu da görülüyor.

Zira görüleceği gibi bu dönemde, Türkiye basını için Ermenilerle ilgili her şeyin tartışma konusu, spekülasyon alanı olmuştu.

Kitap bu yönüyle, sadece Hatay meselesini değil, Cumhuriyet’in ilk dönemini anlamak için de değerli bir kaynak.

  • Künye: Serdar Korucu – Sancak Düştü: İskenderun Sancağı’ndan Hatay’a “Ermeni Meselesi”, Aras Yayıncılık, tarih, 224 sayfa, 2021

Ben Fine – Mikroiktisat (2021)

Kelimenin gerçek anlamıyla kırk yıllık iktisat profesörü Ben Fine, mikroiktisat hakkında nitelikli bir kitapla karşımızda.

Fine, yedi bölümden oluşan kitabında, mikroiktisadın iktisat tarihindeki yerinden tüketici ve talep kuramına, üretim ve maliyet fonksiyonlarından tekel ve oligopole, toplulaştırılmış üretim fonksiyonundan içgücü piyasalarına pek çok konuyu aydınlatıyor.

Kitap, mikroekonomik modellerin kavramsal içeriklerini ve metodolojilerini eleştirel bir biçimde gözler önüne sermekle yetinmiyor, aynı zamanda konunun teknik yapısı ve mimarisini de göz ardı etmeden okurlarını bilgilendiriyor.

Bu kitabı alanlara, Ben Fine’ın Ourania Dimakou ile birlikte kaleme aldığı ve yine Yordam Kitap’tan çıkan ‘Makroiktisat’ kitabını da tamamlayıcı eser olarak tavsiye ediyoruz.

  • Künye: Ben Fine – Mikroiktisat: Eleştirel Bir Kılavuz, çeviren: Benan Eres, Cansu Başak, Gürsan Şenalp ve İlker Haza, Yordam Kitap, iktisat, 176 sayfa, 2021