Zeynep Direk – Çağdaş Kıta Felsefesi (2021)

Yirminci yüzyıl Kıta Avrupa felsefesinin başlıca aktörleri, ana güzergâhları, önemli kavramları ve savları hakkında çok iyi bir giriş.

Zeynep Direk’in güncellenmiş ve genişletilmiş bir baskıyla yeniden okurun karşısına çıkan kitabı, özellikle alanın temel metinleriyle ilişki kurmak isteyen okurların işini kolaylaştıracak türden.

2000’li yıllardan bu yana Kıta Avrupa felsefesi dersleri veren Direk’in çalışması, çağdaş felsefe okumak isteyen ve Bergson, Husserl, Heidegger, Arendt, Sartre, Simone de Beauvoir, Merleau-Ponty, Levinas, Derrida ve Deleuze gibi düşünürlerle tanışmak ve felsefi bir ilişki kurmak isteyen okurlara faydalı olacaktır.

  • Künye: Zeynep Direk – Çağdaş Kıta Felsefesi: Bergson’dan Derrida’ya, Fol Kitap, felsefe, 304 sayfa, 2021

Demet Sayınta – OHAL Sonrası Akademik Özgürlük İhlallerini İzleme Raporu (2021)

Üniversiteler OHAL döneminde de, sonrasında da, bugün de en çok bedel ödeyen kurumların başında geliyor.

13 ilde gerçekleştirilen 422 yüz yüze anket ve görüşmelerle oluşturulmuş bu kitap ise, OHAL ve sonrası dönemde yaşanan akademik hak ihlallerini kayıt altına alıyor.

Gezi sonrasında üniversitelerdeki akademisyenlere yönelik akademik hak ihlalleri ve akademisyenlere karşı basında başlatılan karalama kampanyalarının şiddeti ve niceliği, 11 Ocak 2016’da kamuoyuna açıklanan Barış için Akademisyenler inisiyatifinin

“Bu Suça Ortak Olmayacağız” başlıklı bildirisinden sonra giderek arttı.

OHAL öncesinde basına yansıyan açık tehdit ve hedef göstermeler, disiplin soruşturmaları, açığa almalar, 20 Temmuz 2016’da ilan edilen OHAL’den sonra binlerce akademisyenin, hak ihlallerinin aracı kılınan KHK’larla görevlerinden ihraç edilmeleri, kamu ya da özel herhangi bir kurumda çalışmalarının engellenmesi, akademisyenler hakkında açılan adli ve idari soruşturmalar, yargılamalar, yurt dışına çıkışlarının yasaklanması, can güvenliklerine yönelik tehditler ve bütün bu baskı atmosferinin neden olduğu travmalarla devam etti.

Raporun en dikkat çekici kısmı ise ‘akademinin yeni tabuları’ olarak değerlendirilen AKP eleştirisi ve Türkiye örnekleri başlıklı bölüm.

Raporda şu ifadelere yer verilmiş:

“Kürt sorunu, azınlıklar ya da LGBTİQ+’larla ilgili çalışma konularının yanı sıra AKP döneminin toplumsal, siyasal ya da iktisadi eleştirisini yapmak OHAL dönemi ve sonrasının yeni tabusu haline gelmiştir. Söz konusu çalışma alanlarını kapsayan tezlerin başlıklarının, YÖK kurullarının dikkatini çekmeyecek biçimde değiştirilmesi, derslerde Türkiye üzerine örnek vermekten kaçınma ve tartışma konularını yurtdışından örneklere yönlendirme, OHAL sonrasının en sık yaşanan sansür, oto-sansür uygulamalarındandır.”

Kitap şu linkten, ücretsiz temin edilebiliyor: https://bit.ly/2Z25AHa

  • Künye: Demet Sayınta – OHAL Sonrası Akademik Özgürlük İhlallerini İzleme Raporu, İnsan Hakları Okulu Yayınları, siyaset, 80 sayfa, 2021

Yücel Bulut – Türk Sosyolojisinin Kısa Tarihi (2021)

Türkiye’de sosyolojinin 150 yıllık serüveni üzerine çok iyi bir giriş.

Yücel Bulut, Osmanlı’da sosyolojik yöntemi ilk kullananlardan olan Sabahattin Bey’den alandaki tartışmalara yeni boyutlar kazandıran Şerif Mardin’in çalışmalarına uzanarak konuyu geniş bir çerçeveden irdeliyor.

Bulut devamında, Osmanlı devletinin kurtuluşu için Durkheim’ın sosyolojik yaklaşımından mülhem yeni bir millî kimlik üretme çabasına girişen Ziya Gökalp’in kavramlarını ve toplum kuramını ve Darulfünûn, İstanbul Üniversitesi ve DTCF bünyesindeki sosyoloji çalışmalarını ele alıyor.

Yazar bu bağlamda Necmeddin Sadak, Mehmet İzzet, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, Gerhard Kessler, Ziyaeddin Fındıkoğlu, Hilmi Ziya Ülken, Niyazi Berkes, Mübeccel Kıray ve Baykan Sezer gibi pek çok ismin yaklaşımlarını ve çalışmalarını da izliyor.

  • Künye: Yücel Bulut – Türk Sosyolojisinin Kısa Tarihi, Alfa Yayınları, sosyoloji, 296 sayfa, 2021

Wendy Brown – Neoliberalizmin Harabelerinde (2021)

Dünya çapında aşırı sağcı, faşist güçler iktidara geliyor.

Daha önce, ‘Tarihten Çıkan Siyaset’, ‘Yükselen Duvarlar, Zayıflayan Egemenlik’ ve özellikle de ‘Halkın Çözülüşü’ gibi ufuk açıcı kitaplara imza atmış Wendy Brown, şimdi de neoliberalizmin başka ülkelerde yarattığı siyasal ve toplumsal tahribatı tartışıyor.

Şimdiye kadar neoliberalizmin ekonomik sonuçları üzerine yapılmış pek çok çalışma bulunuyor, fakat neoliberalizmin yol açtığı siyasi sonuçlar ve sorunları derinlemesine ele alan eserler yok denecek kadar az.

Sırf bu nedenle dahi okunmayı fazlasıyla hak eden çalışmasında Brown, özellikle Amerika’da Trumpizmin yükselişini merkeze alarak ırkçı, homofobik, Yahudi karşıtı, nefret ve kavgaya susamışlığın sokaklarda, internette ve siyasetteki artışının ardındaki dinamiklere odaklanıyor.

Sadece 2008’deki küresel finans krizi düşünüldüğünde, sağın, özellikle de popülist sağın büyük çöküş yaşaması gerekirdi.

Peki, aşırı sağcılar, her seçimde kendilerini de şok eden bu başarıyı nasıl olup da yakalayabiliyor?

İşte Brown’ın çalışması hem buna neden olan etkenleri gözler önüne sermesi, hem de bu durumdan sol adına ne gibi dersler çıkarabileceğimizi tartışmasıyla çok önemli.

  • Künye: Wendy Brown – Neoliberalizmin Harabelerinde: Batı’da Antidemokratik Siyasetin Yükselişi, çeviren: Bülent O. Doğan, Metis Yayınları, siyaset, 216 sayfa, 2021

Hüseyin Kırmızı – Yasa’dan Buyruk’a (2021)

Aleviliğin tarihsel deneyimi üzerinden hak kuramlarına bakan özgün bir çalışma.

Hüseyin Kırmızı, Buyruk yazmalarından, Alevilikteki cem, pirlik, mürşitlik, dedelik kurumlarına, oradan Alevilikte yasa ihlalinin cezası olarak “düşkünlük” olgusuna uzanarak konuyu geniş bir bağlamda tartışıyor.

Çalışma, özellikle iki açıdan sunduğu katkı ile dikkat çekiyor:

Birincisi, insan hakları disiplininin temel kimi kavramlarını ve kabullerini, ilgisizmiş gibi görülebilecek bir başka alandan, Alevilikten hareketle tartışması.

İkincisi ise, Alevi toplulukların dünyasını insan hakları disiplininin sağladığı olanakları da kullanarak yeniden anlamlandırmaya girişmesi.

  • Künye: Hüseyin Kırmızı – Yasa’dan Buyruk’a: Hak Kuramları ve Aleviler, İletişim Yayınları, siyaset, 158 sayfa, 2021

Zeynep Bostan – Osmanlı Hariciyesinin Modern Temelleri (2021)

Osmanlı modernleşme sürecinde diplomasiye nasıl bir yatırım yaptı?

Zeynep Bostan bu özenli çalışmasında, Osmanlı hariciyesinin modernleşme serüvenini, merkez ve dış yapılanmasını ele alıyor.

Diplomasiyle bürokrasinin kesişim noktasında Osmanlı hariciyesinin modernleşme serüvenini, II. Abdülhamid dönemindeki dönüşümün hariciyeye yansımasını, modernleşme sürecindeki farklılıklar ve devamlılıklar bakımından irdeliyor.

İkinci Abdülhamid dönemini kapsayan yıllar boyunca (1876-1909) Hariciye Nezaretinin gelişimini, merkez ve yurtdışı teşkilatıyla ilgili yasal düzenlemeleri, dönemin değişen uluslararası dengeleri ve devletin dış politika amaçları doğrultusunda açılan ve faal olan elçilik ve şehbenderlikleri, statüsü değiştirilen elçilikleri, yeni elçilik projelerini, misyonlara tayin edilen diplomatların seçimindeki amaç ve kriterleri, elçilik kadrolarıyla elçi ve şehbenderlerin görev alanlarını inceleyen çalışma, Osmanlı Devleti’nin modernleşme döneminde diplomasiye yaptığı yatırımı ve diplomatik ilgi alanlarının boyutlarını çok yönlü bir bakışla ortaya koyuyor.

Türkiye’de modern diplomasinin kullanılması ve hariciye teşkilatının geliştirmesine ilgi duyanların edinmek isteyeceği bir çalışma.

  • Künye: Zeynep Bostan – Osmanlı Hariciyesinin Modern Temelleri: II. Abdülhamid Döneminde Diplomasi, Kitap Yayınevi, tarih, 318 sayfa, 2021

Ertuğrul Zengin – Akıncılar Hareketi (2021)

Türkiye’de İslamcı gençlik hareketinde önemli yeri olan Akıncılar hareketi, 1975 Aralık ayında resmen kurulan Akıncılar Derneği bünyesinde 1976-1980 arasında örgütlenmişti.

Ertuğrul Zengin de bu çalışmasında, Akıncılar hareketinin oluşum ve eylemini geniş bir pencereden izliyor.

Zengin’e göre, 1976-1980 arasında İslamcı gençlik hareketi, dönemin hâkim İslamcı aktörü olan Milli Selamet Partisi’nin yanında ve hem siyasi sisteme, hem de sosyalist ve Ülkücü gençlik hareketleri karşısında bir siyasi özneydi ve buna bağlı olarak bir eylemlilik içindeydi.

Yazar bu hipotezini de, İslamcı gençlik hareketinin teşkilatlanma, ideolojik yapılanma, siyasi farklılaşma ve toplumsal mobilizasyon kapasite ve etkinliğini değerlendirerek tartışmaya açıyor.

Bu amaçla, o dönemde yayımlanmış İslamcı gazeteler, Akıncılar hareketine katılmış aktivistlerle yapılmış derinlemesine görüşmeler ve İslamcı aktörlerin hatıralarından yararlanan Zengin, kitabının ilk bölümünde, Türkiye İslamcılığının entelektüel köklerini irdeliyor.

Kitabın ikinci bölümü, Türkiye’de İslamcı toplumsal-siyasal hareketin doğuşunu, üçüncü bölüm de, Akıncılar hareketinin doğuşu, örgütlenişi, siyasi ve ideolojik yapılanmasını ele alıyor.

Kitabın dördüncü bölümü, Akıncılar hareketinin mücadele ve özneleşme sürecindeki faaliyetlerini, beşinci ve son bölüm ise, Akıncılar hareketinin toplumsal mobilizasyonunu irdeliyor.

  • Künye: Ertuğrul Zengin – Akıncılar Hareketi: 1970’lerde İslâmcı Gençliğin Oluşumu ve Eylemi, İletişim Yayınları, siyaset, 350 sayfa, 2021

Marcus Chown – Bilimin Sihirbazları (2021)

Bize varlığından haberdar dahi olmadığımız dünyaların kapılarını açmış büyük bilimsel keşifler üzerine çok iyi bir kitap.

Marcus Chown, Einstein’ın dördüncü boyut kuramından Pauli’nin nötrinoları öngörmesine kadar pek çok ilgi çekici konuyu aydınlatıyor.

Kitapta, matematiği kullanarak, daha önce bilinmeyen gezegenlerden, görünmez kuvvet çizgilerine, varlıklarından habersiz olduğumuz atom altı parçacıklardan, hatta karşı-parçacıklardan uzayzamandaki dalgalanmalara kadar önceden farkında olmadığımız pek çok gizemi aydınlatan bilim sihirbazlarının çalışmaları ustaca özetleniyor.

Kitapta açıklanan kimi konular şöyle:

  • Urbain Le Verrier’nin bilinmeyen bir gezegenin varlığını öngörüşü,
  • Maxwell’in ışığın bir elektrik ve manyetizma dalgası olduğu şeklindeki çarpıcı farkındalığa ulaşması,
  • İngiliz fizikçi Paul Dirac’ın o güne dek varlığına dair bir şüphenin bile olmadığı “karşı-madde” evrenini ortaya çıkarması,
  • Einstein’ın ışığın parçacıklardan oluştuğunu ispatlamakla kalmayıp, zamanın dördüncü boyut olduğunu göstererek uzayzaman kavramını ve genel kütleçekim kuramını bize kazandırışı,
  • Wolfgang Pauli’nin varlığı yıllar sonra kanıtlanacak nötrinoları öngörüşü,
  • Robert Brout, François Englert ve Higgs’in, bütün evreni kaplayan bir alan olması gerektiğini öne sürdükleri tezlerinin 50 yıl sonra kanıtlanabilmesi…

Kitapta bu ve bunun gibi, bilimin merkezindeki sihri gözler önüne seren onlarca insanın öyküleri ve bilimsel başarıları yer alıyor.

  • Künye: Marcus Chown – Bilimin Sihirbazları: Dâhiler ve Bilimin Merkezindeki Mucize, çeviren: Ozan Karakaş, Alfa Yayınları, bilim, 285 sayfa, 2021

Canan Özcan Eliaçık – Barbarın Tarihi, Ezilenin Dini (2021)

Türkiye siyasi düşünce tarihinin ve sosyalist hareketinin en önemli düşünürlerinden biri olan Dr. Hikmet Kıvılcımlı’nın tarih tezi ve dine yaklaşımı üzerine çok yönlü bir inceleme.

Canan Özcan Eliaçık, Kıvılcımlı’nın barbarlık-uygarlık gerilimini, tarihsel akışın bir motor gücü olarak düşündüğünü, “din aleyhtarlığını” anlamsız bulduğunu, dinsel anlatıları, gerçek hayatın bütün sorunlarını yansıtan bir kaynak olarak yorumladığını belirtiyor.

Kitapta, Kıvılcımlı’nın entelektüel olarak adlandırılıp adlandırılamayacağı sorusu da, kendisinin devletle ve bir dönem üyesi olduğu Türkiye Komünist Partisi ile olan ilişkisi, tarih ve din konularında yaptığı teorik üretimlerin niteliği bağlamında tartışılıyor.

Özcan Eliaçık ayrıca, Kıvılcımlı’nın sosyalist teoriye katkılarını, Türkiye sosyalist hareketi içerisindeki yerini ve sosyalist hareketin onu nerede konumlandırdığını da irdeliyor.

Kıvılcımlı’nın temel argümanlarının neler olduğunun yanı sıra, onun yaşadığı dönemin güncel konularına ve sorunlarına nasıl tepki verdiği de kitapta ele alınan bir diğer konu.

  • Künye: Canan Özcan Eliaçık – Barbarın Tarihi, Ezilenin Dini: Hikmet Kıvılcımlı’da Tarih ve Din, İletişim Yayınları, siyaset, 342 sayfa, 2021

Sheila Jasanoff – Teknoloji ve İnsanın Geleceği (2021)

Teknolojinin potansiyel riskleri ve vaatleri nedir?

Sheila Jasanoff, bilgi teknolojilerinden gen araştırmalarına uzanarak ve teknoloji ile politika ve ahlak arasındaki ilişkiyi tartışarak bu soruya çarpıcı yanıtlar veriyor.

“İcatlarımız dünyayı değiştiriyor, icatlarımızla değişen dünya da bizleri.”  diyen Jasanoff, teknolojik sistemlerin karmaşıklığını çok yönlü bir şekilde aydınlattığı gibi, bu sistemleri denetleme iddiasında olan etik ve hukuki alanın belirsizliklerine de işaret ediyor.

Jasanoff’a göre, teknolojinin politika ve ahlaktan bağımsız bir güç olduğu yönündeki varsayımlar gerçek dışıdır ve teknolojinin riskleri kadar vaatlerini de daha iyi değerlendirebilmek için kamusal demokratik alanın canlandırılması gerekmektedir.

  • Künye: Sheila Jasanoff – Teknoloji ve İnsanın Geleceği: İcatların Etiği, Bgst Yayınları, inceleme, 214 sayfa, 2021