Kolektif – Ekoloji: Bir Arada Yaşamın Geleceği (2022)

Ekolojik yıkım ve tahribat gezegenimizin en kritik, öncelikli ve acil sorunu. Kitlesel hayvan ölümleri, türlerin kaybı, biyoçeşitliliğin azalması ve kirlilik her geçen gün hızlanıyor.

Yerküreyle ilişkimizi gözden geçirmemiz, iktisat politikalarına, üretim modellerine, tüketim alışkanlıklarımıza acilen müdahale etmemiz gerekiyor.

Çünkü gezegenimiz yanıyor.

İşte bu kaygılarla ortaya çıkan ‘Ekoloji: Bir Arada Yaşamın Geleceği’, “geri dönüşü olmayan noktaya bir adım kala” ekolojik yıkımı çok boyutlu dinamikleriyle ele alıyor, sadece kolektif evimiz olan Dünya’yla ilişkimize değil; aynı zamanda Gaia’nın, canlı ve cansız varlıkların, gezegenin dününe, bugününe ve geleceğine bakıyor.

Derlemeye katkıda bulunan yazarlar uzmanlık alanlarının çerçevesinden gerek bireysel ve toplumsal hayatlarımızda gerekse küresel örgütler ve devletler bazında değişmek zorunda oluşumuzun bilimsel ve felsefi gerekçelerini sunuyor, canlı ve cansız tüm varlıklarla yeryüzünün bir bütün olduğunu hatırlamak, hatırlatmak amacını taşıyor.

  • Künye: Kolektif – Ekoloji: Bir Arada Yaşamın Geleceği, derleyen: Didem Bayındır ve Mine Yıldırım, Tellekt Kitap, ekoloji, 560 sayfa, 2022

 

Costas Douzinas – Yasanın Arzusu (2022)

Eleştirel hukuk teorisi literatürüne yaptığı katkı bakımından temel kaynak niteliğinde bir kitap.

Pozitivist bilimin ve hukuk felsefesinin ruhsuz soğuk bir kurallar dizisi olarak sunduğu yasanın estetik boyutunu yeniden açığa çıkaran Costas Douzinas, yasayı edebiyat olarak ve sanat olarak okuyor.

Klasik Atina ve Roma’da ve 17. Yüzyılın sonuna kadar Ortaçağ’da hukuk çalışması klasik triviumun (gramer, mantık, retorik) ve özellikle retoriğin parçasıydı.

Antik dönemin hatipleri yasanın ruha ilham vermesi ve toplumsal bağı desteklemesi için, onun sadece bir iktidar ve baskı dili olarak değil aynı zamanda adaleti teşvik eden estetik ve ahlaki bir bütün olarak tezahür etmek zorunda olduğunu bilirdi.

Yasanın bu estetik boyutu Homeros’tan erken modern döneme kadar hukuk kaynaklarında aşikardır.

Gelgelelim, bu durum pozitivist hukuk tarafından gizlenmiştir.

Kafka bir arkadaşına mektubunda “hukuk kitapları okumak insana talaş tadı verir” diye yazmıştı.

Hukukla bu kitaplar üzerinden ilişkilenen herkes bu odunsu tadı hissetmiştir.

Elinizdeki kitap hukukun felsefesini ve nomos’u “kalın kafalı” hukuk ders kitaplarının sunumundan kurtarıyor.

Pozitivist bilimin ve hukuk felsefesinin ruhsuz soğuk bir kurallar dizisi olarak sunduğu yasanın estetik boyutunu yeniden açığa çıkarıyor.

Yasayı edebiyat olarak ve sanat olarak okuyarak yapıyor bunu.

Adalet ve güzellik arasındaki ilişkiyi vurguluyor; nizamın ve sosyal yeniden üretimin esaslarını taşıyan hukuk dilinin hem aklı ikna etme hem de duygular üzerinde tesir gösterme ödevine dikkat çekiyor.

Adaletin güzel bir dil ve tutkulu bir pratik olabileceğini gösteriyor.

Tüm bunları psikanalitik yaklaşımın verimini katarak bina ediyor.

  • Künye: Costas Douzinas – Yasanın Arzusu: Estetik Etik Piskanaliz, çeviren: Ezgi Duman ve İbrahim Şahin Ateş, Dipnot Yayınları, hukuk, 158 sayfa, 2022

Richard Sugg – Periler (2022)

Birçok film ve animasyonda izlediğimiz periler gerçekten sevimli miydi?

On yedinci yüzyıl Avrupası’nda yaşayan insanlar için kesinlikle değildi.

Dünyayı yok etme gücüne sahip olduğuna inanılan periler, musallat olduğuna inanılan evlerin terk edilmesine, insanların öldürülmesine yol açtı.

Hayaletler, cadılar, kara büyüler gibi periler de 20. yüzyıla kadar insanların en büyük korkusu oldu.

Edebiyatta ve sanatta korku nedeni olan perilerin 20. yüzyıldan itibaren sevimli kahramanlara dönüşünü tarihsel bir çerçevede inceleyen Richard Sugg, akıcı üslubuyla bizi, bugünün kahramanlarının karanlık geçmişine bakmaya davet ediyor.

Kitaptan bir alıntı:

“Periler, şölen ve dansa kadar insan yaşamının neredeyse her yönünü taklit etme eğilimleriyle çoğumuzun aşina olduğu daha ruhani hayaletlere pek de benzemezler. Bu, kısmen hayalet perinin yalnızca belirli bir tür peri olduğu gerçeğiyle açıklanabilir. Perilerin bizzat ölülerin ruhları olduğu meselesi de kesinlikle karmaşıktır. Bazıları için mesele sadece ölü olmak değil; ne zaman, nerede ve nasıl ölündüğü meselesiydi.”

  • Künye: Richard Sugg – Periler: Tehlikeli Bir Tarih, çeviren: Cemal Can Tarımcıoğlu, Fol Kitap, inceleme, 288 sayfa, 2022

İlbey C. N. Özdemirci – Fötr Şapkalı Şıh (2022)

Kitap adını, erken Cumhuriyet döneminde tekkesine “karışılmaması” için şapkayla gezen bir şıhtan alıyor: Fötr Şapkalı Şıh.

Bu, o dönemde resmen yasaklı olan dinî pratiklerin, muhtelif taktiklerle pekâlâ sürdürülmüş olduğuna da işaret ediyor.

İlbey Özdemirci, çalışmasında, Cumhuriyet’in sekülerleşme siyasetinin hem örgütsel yetersizliği bakımından hayata geçirilemediğini; hem de asıl önemlisi, taşrada çeşitli uyarlama, oyalama veya deyim yerindeyse “çalıyı dolanma” taktikleriyle geçiştirildiğini anlatıyor.

Özdemirci, erken Cumhuriyet’in sekülerleşme deneyiminin, “Kemalist iktidar” ile “dindar halk kesimleri” arasında, veya “merkez” ile “çevre” arasında uzlaşmaz bir çelişki kalıbıyla anlaşılamayacağı kanısında.

‘Fötr Şapkalı Şıh’, devlet-toplum ilişkilerine taşradan bakmanın analitik olanaklarını ortaya koyması bakımından da önemli.

Taşrayı tamamen tabî konumda, taşradaki aktörleri tamamen pasif ve güçsüz olarak tasavvur etmenin yanlışlığını gösteriyor.

Keza, sekülerleşme bağlamının dışında, genel olarak, popüler gündelik direniş stratejilerine dair değerli bir malzeme sunuyor.

Kitaptan bir alıntı:

“İktidardan gelen yekpare… ve… sistematik bir dışlama olmadığı gibi, iktidarın kendi değerleriyle örtüşmeyen tüm halk kesimlerine karşı ürettiği politikalarını tam anlamıyla uygulama kudreti bulunmuyordu. Ancak eski rejimden gelen ayrıcalıklarını koruyan ve taşradan uzak yaşamakta olan önde gelen mütedeyyin kişiler de, tıpkı Kemalist iktidar gibi, taşraya baktıklarında halkın kendi yaşam tarzını muhafaza etmeye dönük teşebbüslerini görmez ya da göremez.”

  • Künye: İlbey C. N. Özdemirci – Fötr Şapkalı Şıh: Cumhuriyet Sekülerleşmesi ve Taşra, İletişim Yayınları, inceleme, 264 sayfa, 2022

Lawrence Freedman – Savaşın Geleceği (2022)

Ödüllü bir askeri tarihçi, profesör ve siyasi danışman olan Lawrence Freedman bu benzersiz insani şiddet biçimini neyin yönlendirdiğini ve sürdürdüğünü göstererek savaşın hikâyesini tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.

Savaşın geleceği ile ilgili sorular siyasi tartışmaların, stratejik analizlerin ve popüler kurgunun özelliğidir.

  • Yeni tehlikeleri nerede aramalıyız?
  • Bir saldırganın aklında hangi kurnaz planlar olabilir?
  • En iyi savunma biçimleri nelerdir?
  • Barış nasıl korunabilir?

Freedman 1870’te Fransa’nın Sedan’da yaşadığı yenilgiden, Afganistan ve Irak savaşlarına kadar çoğu savaşta savaşın geleceğine yönelik tahminlerde bulunanların nasıl yanıldıklarını anlatırken aynı zamanda 1990’lardan itibaren sayıları artan iç savaşlara yeterince ilgi gösterilmediğini ve barış ile savaş, ordu ile sivil arasındaki ayrımların nasıl bulanıklaştığını da açıklıyor.

  • Künye: Lawrence Freedman – Savaşın Geleceği: Strateji Savaşın Geleceğini Nasıl Etkileyecek?, çeviren: Yavuz Alogan, Say Yayınları, siyaset, 488 sayfa, 2022

Walter Feldman – Osmanlı’da Mevleviliğin Kültürel Tarihi (2022)

Mevleviliğin kültürel tarihi, Osmanlı öncesi Anadolu’nun ve Osmanlı İmparatorluğu’nun sosyal hayatını anlamamızda önemli kapıları aralıyor. Yüzyılları aşındıran Mevlevilik tarihi, mistik bağlamda edebî ve müzikal zenginliğiyle geniş coğrafyaların kültürel kökenlerini yakından tanımamızı sağlıyor.

Bugün hâlâ kültür hayatımızda önemli bir yere sahip olan Mevlevi kültürüne bakış, geçmişi olduğu gibi bugünü de gözler önüne seriyor.

Müziği ve edebiyatı bedensel performanslarla harmanlayan Mevlevi törenlerini ve yaşayış pratiklerini anlatan bu eser, Osmanlı’nın kültür tarihini çeşitli yönleriyle bize sunuyor.

Bunu yaparken dinî olanı, mistik olandan ayırarak tasavvuf inancının ruhta ve bedende nasıl tezahür ettiğini gösteriyor.

Üstelik bu kültürün gelişimine öncülük eden isimler, Walter Feldman’ın değerli anlatımıyla kültürel yolculuğumuza refakat ediyor.

  • Künye: Walter Feldman – Osmanlı’da Mevleviliğin Kültürel Tarihi: Osmanlı İmparatorluğu’nda Şiir, Müzik ve Tasavvuf, çeviren: Orhan Düz, Fol Kitap, tarih, 320 sayfa, 2022

Ceren Ağın Gözükızıl – Kentsel Dönüşüm ve Devingen Gruplar (2022)

‘Kentsel Dönüşüm ve Devingen Gruplar’, 21. yüzyıl Türkiye’sinin kentleşme pratiklerinde önemli bir yere sahip olan kentsel dönüşüm pratikleri ve bu pratiklerin uygulanma noktalarının başında gelen gecekondu alanlarında yol açtığı yeni devingenlik gruplarını konu edinmektedir.

On yıllarca süregelen göç hareketlerinin kentlerde ortaya çıkardığı göçle oluşmuş yoksul alanlardaki, bir başka söylemle gecekondu alanlarındaki devingenlik kanallarının zorunlu müdahalelerle kırıldığı aşikârdır.

Çalışma, dönüşüm müdahalelerinin ortaya çıkardığı üç farklı devingenlik grubu tanımlıyor ve bu grupları “Ötelenenler”, “Kabullenenler” ve “Ayrılanlar” olarak nitelendiriyor.

  • Künye: Ceren Ağın Gözükızıl – Kentsel Dönüşüm ve Devingen Gruplar: Ötelenenler, Kabullenenler, Ayrılanlar, Akademisyen Kitabevi, kent çalışmaları, 174 sayfa, 2022

Kolektif – İktidar Tohumları (2022)

Geniş topraklara yayılmış Osmanlı İmparatorluğu’nun tarihi araştırılırken ihmal edilen alanların belki de en başında çevre tarihi geliyor.

Onur İnal ve Yavuz Köse’nin derledikleri ‘İktidar Tohumları: Osmanlı Çevre Tarihi Üzerine İncelemeler’, alanında yetkin birçok ismin katkılarıyla değerli bir kaynak sağlamayı hedefliyor.

Uzun süre hüküm sürmüş Osmanlı İmparatorluğu’nun çevre tarihine birçok farklı açıdan, kapsayıcı bir anlayışla bakıyor.

Osmanlıların doğayla ilişkisini, bu alanda yaptığı düzenlemeleri, “doğayla başa çıkabilmek” için çıkardığı mevzuatları inceliyor; “insanla insan olmayanın” birbirine olan bağımlılıklarını mercek altına alıyor.

Osmanlı İmparatorluğu’nun çevre tarihi açısından bütünlüklü ve tutarlı bir incelemesini sunan eser, kuşkusuz Osmanlı ve çevre tarihçileri için, ancak yalnızca onlar değil, erken modern dönem, 19. yüzyıl tarihi, bilim tarihi ve Ortadoğu ve İslâm tarihi çalışanlar için de çok büyük bir değer taşıyor.

  • Künye: Kolektif – İktidar Tohumları: Osmanlı Çevre Tarihi Üzerine İncelemeler, derleyen: Onur İnal ve Yavuz Köse, İletişim Yayınları, tarih, 360 sayfa, 2022

Brian Clegg – Kuantum Bilgisayarları (2022)

Bilgisayar teknolojisi son elli yıl boyunca çok hızlı gelişti.

Fakat öyle görünüyor ki mühendisler bir çipin üzerine artık daha fazla transistör sığdıramayacaklar.

Umudumuz, kuantum fiziğini elektroniğe daha yaratıcı biçimde uygulamakta.

Elektrik almadığı zaman bile bilgi saklayabilen yeni tip bellekler ya da eski yavaş bilgisayarınızı uçuran yeni tip (SSD) hard diskler ileride olacakların habercisi gibi.

Gücünü transistör sayısından değil kuantum garipliklerinden alan kuantum bilgisayarı bilgi arama veya güvenlik duvarlarını aşma işini çok hızlandıracak.

Ancak, bir kuantum bilgisayarı yapmak çok zor.

Tüm dünyada yüzlerce laboratuvar bu iş üzerinde çalışıyor olsa da, kuantum bilgisayarı geleneksel bilgisayarın performansını geçeceği noktaya daha yeni yeni yaklaşıyor.

Bu kolay okunan ve anlaşılan kitapta Brian Clegg kuantum bilgisayarı yapmak için kuantum fiziğinin hangi özelliklerinden faydalanmak gerektiğini ortaya koyuyor.

  • Künye: Brian Clegg – Kuantum Bilgisayarları: Süper Hızlı Bilgisayarlar Nasıl İnşa Edilecek?, çeviren: Gizem Gül, Say Yayınları, bilim, 144 sayfa, 2022

Arthur Rosenberg – Bolşevizm Tarihi (2022)

Bolşevizm tarihi üzerine yapılmış onlarca çalışma içinde, Bolşevizmi Marx’tan başlatıp, Stalinizme varışına dek tarihsel olarak mercek altına alışıyla, Rosenberg’in çalışması özgünlüğünü ve önemini hâlâ koruyor.

Bolşevik ve komünist hareketi Marx zamanından ilk Beş Yıllık Planlara kadar açıklayan Rosenberg’in kitabı, konuya ilgi duyan bütün okurlara hitap ediyor.

Kitap, Marx ve yoldaşlarının fikirlerinin yorumuyla başlıyor.

Kitabın devamında, Enternasyonal sürecinde Lenin’in fikirlerine karşı diğer görüşler ele alınıyor.

Rosenberg ardından da Stalin dönemini ve Rus sanayi üretimini önemli ölçüde artıran Birinci Beş Yıllık Planı ele alıyor.

  • Künye: Arthur Rosenberg – Bolşevizm Tarihi, çeviren: Aydın Emeç, Telgrafhane Yayınları, tarih, 280 sayfa, 2022