Doğan Gürpınar – Nostalji Cumhuriyeti (2023)

Eski filmler, eski şarkılar, eski ramazanlar, altın yıllar, o masum zamanlar, kayıplara karışmış masal dünyaları…

Şimdiki zamanın gadrine uğramamış, ama yaşanırken kıymeti bilinmemiş mazi Türkiye’de daimi bir arzunun ve özlemin nesnesi oldu.

Nostalji aynı anda hem kapsayıcı hem de kültürel-sınıfsal bir cemaati çağırdığından dışlayıcı bir “biz”e de dairdir.

“Bugün” kimliğini yitirmiş, özünden kopmuş, değerleri tanınmaz haldeyken, “Geçmiş” adeta bir çocukluk saflığında, Türk’ün henüz başına geleceklerden habersiz tecrübe ettiği kayıp bir cennettir.

‘Nostalji Cumhuriyeti’, geçmişi romantize eden kronik bir tavrın çözümlemesini sunuyor.

Şimdiyi geçmişten radikal bir kopuş olarak kuran anlatıların nasıl işlediğini, zamanı nasıl eğip büktüğünü ele alıyor.

Mekanlar ve insanlar etrafında, siyasetten popüler kültüre Türkiye’de nostalji ve melankolinin yarattığı zamansallıkları ve zaman siyasetlerini haritalıyor.

Bilgi, bilme biçimleri, mekan-insan ilişkileri, sosyal ilişkiler dönüşürken geçmişle bağımız da dönüşüyor.

Kitabın farklı bölümlerinde İstanbul bostanlarına, Anadolu liselerine, İstanbul semtlerine, ansiklopedilere, yiten taşraya, futbola ve hatta mahalle kabadayılarına duyulan nostaljilerin izi sürülüyor.

Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılında girişilen biz inşalarının meydana getirdiği ‘Türk’lük tarihlerinin bir çetelesini sunan bu kitap, mazi cennetinin hayaline dalmaktan ‘şimdi’yi ıskalayan bir kamusal kültüre itiraz ediyor.

Yaşadığımız anın biteviye kıymetsizleşmesine bir son vermek ancak bu zaman rejiminin bir eleştirisiyle mümkün.

‘Nostalji Cumhuriyeti’, ölmüş kuşakların yaşadığı vehmedilen geçmişlerin, yaşayanların zihinleri üzerine kâbus gibi çökmesine mani olmaya teşebbüs ediyor.

  • Künye: Doğan Gürpınar – Nostalji Cumhuriyeti: Mazi Peşinde Silinen ‘Türk’ün Melankolisi, Telemak Kitap, inceleme, 435 sayfa, 2023

Mark Abrahamson – Kent Sosyolojisi (2023)

Dünya şehirlerinin siyasi ve iktisadi gelişimine ve kültürel etkilerine odaklanan ‘Kent Sosyolojisi’, modern (endüstriyel) dönemden post-modern (post-endüstriyel) döneme geçişi ve bu geçişin gelişmiş ve gelişmekte olan küresel şehirler üzerindeki etkisini inceliyor.

Kent teorisi ve araştırmalarının temel kavramlarına ilişkin argümanları örnek olay incelemeleri ile destekleyen Mark Abrahamson, Lagos’tan Los Angeles’a, Paris’ten Pekin’e ve İstanbul’a çağdaş küresel kentleri mercek altına alıyor.

Örnek olay incelemeleri, özet, ek okuma önerileri ve terimler sözlüğü ile zenginleştirilmiş bu çalışma, kavramlarla somut mekânlar arası bağlantı kurmada ve çağdaş kentsel gelişmenin küresel doğasını kavramada yol gösterici bir ders kitabı niteliği taşıyor.

  • Künye: Mark Abrahamson – Kent Sosyolojisi: Küresel Bir Giriş, çeviren: Tuba Kara, Küre Yayınları, sosyoloji, 295 sayfa, 2023

Augustinus – Mutlu Yaşam Üzerine (2023)

Batı düşüncesinin oluşumundaki en etkili ve önemli figürlerden biri olan Hippolu Augustinus’un kaleminden yaşamın nasıl olmasına dair bir eser: ‘Mutlu Yaşam Üzerine’ (‘De Beata Vita’).

Bu kısa ancak uzamları geniş eser Augustinus’un felsefi düşüncelerini yansıtmasının yanı sıra bu önemli filozofun yaşama anlam katmak üzerine tavsiyelerini de sunuyor.

‘Mutlu Yaşam Üzerine’de Augustinus annesi, kardeşi, oğlu ve arkadaşlarıyla birlikte otuz ikinci doğum gününü, mutluluğun doğası üzerine bir şölen yaparak kutlar.

Burada yemekler yenir, içecekler içilir ve antik felsefi düşüncenin en önemli sorunlarından mutluluğun ne olduğu ve ona nasıl ulaşılacağı hakkında derinlemesine bir sohbet yürütülür.

Eserin en temelinde ise bilgelik arayışı ile mutluluk arayışı arasındaki bağlantı irdelenir.

Mutluluğun kaynağını ve ona nasıl ulaşılacağını sorgulayan Augustinus, gerçek mutluluğu arama sürecine odaklanır ve okurlarını insanın iç dünyasının keşfine doğru bir yolculuğa çıkarıyor.

‘De Beata Vita’, Augustinus’un döneminin toplumsal ve ahlaki sorunlarına ışık tutmakla birlikte günümüz için de geçerli birçok tespitte bulunuyor.

Türkçede ilk defa yayınlanan ‘Mutlu Yaşam Üzerine’, hem Augustinus’un düşünce dünyasına aralanan bir kapı hem de mutlu yaşama erişmek için bir kılavuz.

  • Künye: Augustinus – Mutlu Yaşam Üzerine, çeviren: Fırat Çelebi, Kronik Kitap, anlatı, 128 sayfa, 2023

Levi Roach – Normanlar (2023)

Viking akınlarından Akdeniz’in hakimiyetine uzanan Normanlar, Orta Çağ Avrupası’nın egemen ve göz kamaştıran gücüydü.

Levi Roach, Normanların inanılmaz hikâyesini ustalıkla anlatıyor.

Elinizdeki bu kitap, hırslı maceracıların, azılı yağmacıların, kazanılan ve kaybedilen servetlerin hikâyesi.

14 Ekim 1066.

İngiltere’nin son Anglo-Sakson kralı II. Harold Sussex’te ölürken, Normandiya Dükü beklenmedik zaferini kutluyordu.

Artık İngiliz tahtında Anglo-Saksonlar veya Vikingler oturmayacaktı; artık çağ, Normanların çağıydı.

Viking akıncılarından gelen mütevazı köklerinden paralı askerler, fatihler ve hükümdarlar çıkaran Normanlar, Avrupa’yı tabiri caizse şekillendirirken Küçük Asya topraklarında da adım atmadık yer bırakmadılar.

Uyum sağlama, yenilikçilik ve katı kararlılıklarıyla dünyaya damga vurdular.

Roach, İskandinavya’dan Kutsal Topraklara dek Normanların izini sürüyor ve okurları da bu yolculukta peşinden sürüklüyor.

Alana hakimiyeti ve başarılı araştırmasıyla Norman İmparatorluğu’nu karakterize eden siyasî entrikalar, askerî deha ve kültürel asimilasyonun karmaşık dokusunu gözler önüne seriyor.

Normanlar, yalnızca bir fetih kroniğinden çok daha fazlası.

Yazar Roach fetihlerin yanında modern hukuk sisteminin temellerinin nasıl atıldığından Avrupa’nın Orta Çağ kimliğini şekillendiren farklı kültürlerin kaynaşmasına kadar Norman yönetiminin geniş kapsamlı sonuçlarını ustalıkla inceliyor.

Normanlar, Kuzey Fransa’daki Viking yağmacılarının torunlarının Avrupa, Akdeniz ve Orta Doğu siyasetine hâkim oluşlarının olağanüstü hikâyesini anlatıyor.

Roach’ın usta tarih yazıcılığı ve titiz araştırmaları, bu olağanüstü hanedana yeniden hayat vererek etkilerinin hatırlanmasını sağlıyor.

  • Künye: Levi Roach – Normanlar: Avrupa’nın Kurucuları, Asyanın Fatihleri, çeviren: Bekir Çelikcan, Kronik Kitap, tarih, 368 sayfa, 2023

Michael N. Forster – Herder’in Felsefesi (2023)

Johann Gottfried von Herder (1744-1803), Aydınlanma çağının büyük filozoflarından olduğu gibi, dilbilim ile antropoloji, zihin felsefesi gibi alanların doğuşunda da önemli role sahiptir.

Amerikalı ünlü felsefe tarihçisi Michael N. Forster bu çalışmada modern Batı düşüncesinin en önemli isimlerinden Herder’i (1744-1803) ve onun olağanüstü entelektüel mirasını inceliyor.

Aydınlanma Çağının bu büyük filozofunun tarih felsefesi, din felsefesi, etik, estetik, dil felsefesi ve siyaset felsefesi gibi alanlarda Alman İdealizmine ve Romantizme zemin hazırlayan fikirleri, Schelling, Hegel, Schleiermacher, Goethe, Humboldt Kardeşler, Schlegel Kardeşler, Grimm Kardeşler, Nietzsche ve Dilthey gibi önemli isimlerin çalışmalarını birinci dereceden etkiledi.

Herder’in dilbilim, çeviribilim, yorumbilim, folklor, karşılaştırmalı edebiyat, Kitab-ı Mukaddes araştırmaları, kültür antropolojisi ve milliyetçilik çalışmaları gibi birçok sosyal bilim disiplininin öncüsü olarak görülmesini mümkün kılan zengin düşünce dünyası, Forster’ın akıcı anlatımıyla ilk kez bu kitapla Türkiye’deki okurların dikkatine sunuluyor.

  • Künye: Michael N. Forster – Herder’in Felsefesi, çeviren: Hasan Aksakal, Beyoğlu Kitabevi, felsefe, 140 sayfa, 2023

Peter Bellwood – Beş Milyon Yıl (2023)

5 milyon yıl önce primatlar arasında insansı soyları ortaya çıktı.

Bu soylar 2,5 milyon yıl önce Homo soyuna, sonra Homo sapiens adlı türe evrildi.

Sapiens tüm dünyaya yayıldı.

Ölü gömme, süs eşyaları imal etme, resim ve heykel yapma gibi sapiens kültürünün ilk işaretleri belirdi; bunları tarım ve hayvancılık sayesinde uygarlık kurma aşaması izledi.

Peter Bellwood insanın evrim yolculuğunu bize en son bulgular, en yeni bilgiler ışığında anlatıyor.

‘Beş Milyon Yıl’, insanın evrim gerçeği hakkında özellikle arkeolojik, biyolojik, antropolojik ve linguistik kanıtlara dayalı bilgi sahibi olmak isteyenler için birebir.

  • Künye: Peter Bellwood – Beş Milyon Yıl: Maymundan Tarıma Uzun ve Maceralı Bir Yolculuk, çeviren: Pelin Su Ünal, Say Yayınları, bilim, 448 sayfa, 2023

Kolektif – Felsefe Nedir? (2023)

Duncan Pritchard’ın editörlüğünü yaptığı ‘Felsefe Nedir?’de, yetkin isimler felsefenin temel konularını –disiplinin muhakemeye dayalı özelliğiyle uyumlu bir biçimde– soru odaklı bir yaklaşımla irdeliyorlar.

Michael Brady, Berit Brogaard, Thom Brooks, Axel Gelfert, Tim Mawson, Thaddeus Metz, Kristie Miller, Duncan Pritchard ve Kathleen Stock felsefe disiplininin etik, metafizik, siyaset felsefesi, bilim felsefesi, estetik, din felsefesi, epistemoloji ve zihin felsefesi gibi ana meselelerini titizlikle ele alıyorlar.

Her bir bölümü açıklama kutuları, bölüm özeti, çalışma soruları, giriş ve ileri okuma önerileri ve internet kaynakları gibi detaylarla zenginleştirilmiş bu kitap, felsefeye yeni başlayan öğrenciler için temel ders kitabı olma özelliğini taşıyor.

  • Künye: Kolektif – Felsefe Nedir?, editör: Duncan Pritchard, Küre Yayınları, felsefe, 479 sayfa, 2023

Terry Eagleton – İngiliz Romanı (2023)

Çağımızın önde gelen edebiyat teorisyenlerinden Terry Eagleton, İngiliz Romanı’nda İngiliz edebiyatında romanın ortaya çıkışı, gelişimi, temaları ve problemlerini titiz bir inceleme ve özgün bir yaklaşımla ortaya koyuyor.

Daniel Defoe’dan Jonathan Swift’e, Laurence Sterne’den Charles Dickens’a, George Eliot’tan Henry James’e, James Joyce’dan Virginia Woolf’a belli başlı İngiliz romancılarını gerek roman sanatına yaptıkları nadide katkılar gerek kendi devirlerine özgü düşünüş, davranış biçimleri ve egemen ideolojilerle olan bağlantıları ışığında ele alan Eagleton, İngiliz edebiyatının oldukça uzun bir dönemine dair son derece yetkin bir inceleme sunuyor.

Eagleton’ın kendine has leziz anlatımıyla geniş bir edebiyat coğrafyasını keşfe çıkan ‘İngiliz Romanı’, hem İngiliz edebiyatı öğrencileri ve araştırmacıları hem de genel edebiyat okuru için eşsiz bir başvuru kaynağı.

Kitap, gözden geçirilmiş, yeni çevirisiyle raflarda.

  • Künye: Terry Eagleton – İngiliz Romanı, çeviren: Barış Özkul, İletişim Yayınları, inceleme, 432 sayfa, 2023

Kolektif – Dışarıdan Düşünmek (2023)

Acılı topraklarda yaşıyoruz, ölüm mahalleden kapı komşumuz oldu; hastanelere barış pankartlarında yaralılar taşınıyor, ölüm severlik kurumsallaşıyor ve kitleselleşiyor…

Artık kabul edelim: Devlet ve hükümet arasına sıkışmış olan bir politika yapma tarzı “nekropolitika”yı tek seçenek olarak yeniden ve yeniden üretiyor.

Düşündüklerini bağırarak dikte ettiren kaşarlanmış siyasetçiler akan kanı durdurma yeteneklerini çoktan yitirmiş durumdalar.

“Dinsel, milliyetçi sağ”ın ve “devletsi örgütlenmelerle iktidarı ele geçirmeye talip olan sol”un düşünce biçimlerinde sorun var!

Hem de çok!

‘Dışarıdan Düşünmek’ bu durumu saptayan, daha ötesi kimi önerilerde bulunan makalelerden oluşuyor.

Bu topraklarda hemen hiç girişilmeyen bir çabaya, “düşünce”nin kendisini sorunsallaştırmaya girişiyor.

Dolaylı ifadelerden kaçınarak, şairce, “Göte göt denir hâkim bey!” cüretkârlığında ve sarihliğinde yapıyor bunu.

Zihnimizi, bedenimizi ve duygularımızı kendisine hapseden düşünceden beslenen “temsil”in her seferinde yeniden üretilen “haysiyetsiz (= özsaygı yoksunu)” boyutunu deşifre ediyor.

Hatip’in, kürsüde bağırdığından daha az; Şair’in, kuytuda fısıldadığından daha çok olduğuna dikkat çekiyor.

Dünyaya giriş aracı olarak kullandığımız dil’in yalana kayıtlı olduğunu belirtiyor.

“Emirlerden müteşekkil bir grameri zihnimize kim ve neden işledi?” gibi sahih sorularla meşgul oluyor.

“Emir yukarıdan gelir ama aşağıdan yukarıya yeniden üretilir!” benzeri saptamalarda bulunuyor.

“Hâkim anlamların ve kurulmuş düzenin” parçası olan yazı’yı sorgulamaktan ve “devlet-dışı” olduğunu iddia eden yazar’ın ona ihanet de etmesi gerekliliğinden söz ediyor.

Yasaya boyun eğen, grameri kusursuz kullanan, terbiyeli, steril ve düzenli normal bireyin iktidarın kara kutusu olduğunu, Aşk’ı bile devletleştirdiğini örneklerle gösteriyor.

Ve “yenme-yenilme” ikileminde işleyen düşünce biçiminin tüm bu sorunların kaynağını oluşturduğuna, Gezi Parkı Şenliği’nin bu topraklardaki en “haysiyetli (= özsaygılı)” kitlesel hareket olduğuna işaret ederken; T.C.’nin 100 yıllık geçmişine Gezi Parkı Şenliği’nin 10. yıldönümünden bakmayı deniyor.

“Düşünmek (= yaratmak) temsilden çıkmaktır” diyen bir “devlet-dışı” düşünce arayışına girişmeye cesareti olanlar için.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Ali Akay, Çetin Balanuye, Melih Başaran, Can Batuhan, Cengiz Başsoy, Sercan Çalcı, Mustafa Demirtaş, Fahrettin Ege, Süreyyya Evren, Ömer Faruk, İlke Karadağ, Onur Eylül Kara, Oğuz Karayemiş, Sinem Özer, John Protezi, Emre Sünter, Daniel W. Smith ve Levent Şentürk.

  • Künye: Kolektif – Dışarıdan Düşünmek: Deleuze ve Guattari Perspektifinden Felsefe, Siyaset ve Sanat Yazıları, editör: Ömer Faruk, Yeni İnsan Yayınevi, siyaset, 584 sayfa, 2023

Cemal Bâli Akal ve Yalçın Tosun – Sözün İkiz Çocukları (2023)

Bu kitap, tükenmiş olan ‘Edebiyat, Hukuk ve Sair Tuhaflıklar’ adlı derlemede Cemal Bâli Akal ve Yalçın Tosun’a ait olanlardan ve onlara eklenmiş altı yazıdan oluşuyor.

Edebiyat ve hukuk, “Sözün İkiz Çocukları” onlar…

Aralarındaki ilişki yüzyıllar öncesinden bu yana araştırılıyor, üzerine düşünülüp eserler veriliyor.

Bazen düşman kesiliyorlar birbirlerine, anlayamıyorlar.

Bazense beklenmedik bir yakınlık duyuyorlar, kan çekmesi misali.

Sonra geçiyor ama.

Çünkü ne kadar yakın bir kaynaktan doğmuş olurlarsa olsunlar, hatta benzeyen yönlerinin altı sıklıkla çizilse de bir çekişme olduğu gerçek aralarında.

  • Hangisi önce doğmuştur mesela, hangisinin sözü daha çok geçer, hangisi daha fazla ciddiye alınır ya da önemser ciddiye alınmayı?
  • Hangisi ebeveynlerinin göz bebeğidir?
  • Hangisi kendiyle dalga geçmeyi bilir, hangisi asık suratlı hangisi meraklı gözlerle bakar dünyaya?
  • Peki siz hangi kardeşin yanında dururdunuz, zorunda kalsaydınız?

Künye: Cemal Bali Akal ve Yalçın Tosun – Sözün İkiz Çocukları: Edebiyat ve Hukuk İlişkisi, Zoe Kitap, inceleme, 152 sayfa, 2023