Kolektif – Eğitim, Devlet, İnsan (2024)

‘Eğitim, Devlet, İnsan’, 100 yılın Türkiye eğitim gerçekliğini ve birikimini, Türkiye’deki kapitalizmin ayrımcı ve eşitsiz eğitim pratiklerini, sorun yumaklarını, bu birikimin toplumsal, tarihsel dinamiklerini analitik ve tarihsel süreç içinde anlaşılır kılmaya çalışıyor.

Kitaptaki yazılar, Türkiye’de eğitim düzeninin önemli alt alan ve boyutlarını ve bunlarla ilgili eğitim politikalarını toplumdaki egemenlik ve güç ilişkilerinin karmaşık yapısı içinde ve sınıflar ve egemenlik ilişkileri ile olan yakın bağlarını açığa çıkararak irdeleyen ve tartışan makalelerdir.

Toplumu şekillendirmekte önemli rol oynadığını kabul ettiğimiz eğitim alanında nelerin hayata geçirilip, nelerin hiç yapılmadığını, ihmal edildiğini görebilmek, yani uygulanan eğitim politikalarını deşifre etmek için eğitim konularını derinliğine anlamak akademi dünyası için olduğu kadar, eğitim düzenini hak temelli anlamak, eşitlik ve dönüştürme mücadelesi için de hayati önemdedir.

Bu kitabın sistemin nasıl işlediğinin anlaşılması ve dönüştürülmesi mücadelesine katkıda bulunmasını diliyoruz.

  • Künye: Kolektif – Eğitim, Devlet, İnsan, derleyen: Fatma Gök, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, eğitim, 714 sayfa, 2024

Suraiya Faroqhi – Osmanlılar ve Bâbürlüler (2024)

Birbirinden binlerce kilometre uzak mesafede iki büyük imparatorluk… Osmanlı ve Bâbürlü İmparatorlukları, erken modern dünyada geniş toprakları, çok kültürlü yapıları ve güçlü ordularıyla dünya tarihine damgasını vurdular.

Fatih Sultan Mehmet’ten Bâbür Şah’a, Kanuni Sultan Süleyman’dan Ekber Şah’a birçok önemli hükümdar tarafından yönetildiler, Sultan Ahmet Camii’nden Tac Mahal’e benzersiz mimarileriyle ön plana çıktılar.

  • Osmanlı ve Bâbürlü İmparatorlukları nasıl bu kadar uzun süre hüküm sürdü?
  • Osmanlı ve Bâbürlü sultanlarının benzerlikleri ve farklılıkları nelerdi?
  • Osmanlılar ve Bâbürlüler birbirlerine nasıl bakıyordu?
  • Bu büyük medeniyetlerin halkları hangi sosyal ve ekonomik koşullar altında yaşadı? gibi soruların ve daha fazlasının cevabı bu kitapta.

Suraiya Faroqhi, titizlikle kaleme aldığı ‘Osmanlılar ve Bâbürlüler’de bu iki büyük imparatorluğun sosyal yapılarını, yönetim biçimlerini ve kültürel etkileşimlerini derinlemesine inceliyor.

Faroqhi; Osmanlı ve Bâbürlü İmparatorluklarının idari yapıları, merkeziyetçi politikaları, askeri güçleri ve bürokratik sistemlerinin karşılaştırmalı bir analizini sunarken imparatorlukların ekonomik altyapılarını, ticaret ağlarını ve vergi sistemlerini detaylandırılarak, bu yapıların halkın günlük yaşamına nasıl etki ettiğini ortaya koyuyor.

Kitapta, Osmanlı ve Bâbürlü saraylarında gelişen mimari, edebi ve sanatsal faaliyetler ile bu kültürel unsurların toplum üzerindeki etkileri geniş bir perspektiften anlatılırken Osmanlı ve Bâbürlü İmparatorluklarının birbirlerine bakış açıları ve aralarındaki diplomatik ilişkiler de mercek altına alınıyor.

Faroqhi, bu büyük medeniyetlerin inceliklerini ve nüanslarını anlamak için gerekli olan arka planı ve derinliği sunarak, okuyucuları tarihî bir yolculuğa çıkarıyor.

‘Osmanlılar ve Bâbürlüler’, Osmanlı ve Bâbürlü tarihine ilgi duyan herkes için eşsiz bir rehber olacak.

Suraiya Faroqhi’nın usta kaleminden bu iki büyük imparatorluğun tarihine dair yeni bakış açıları ve yorumlar bulacaksınız.

  • Künye: Suraiya Faroqhi – Osmanlılar ve Bâbürlüler, çeviren: Zeynep Yıldırım, Kronik Kitap, tarih, 560 sayfa, 2024

Nicholas Dent – Rousseau Sözlüğü (2024)

Filozofların terminolojilerini bilmek, sistemlerini ve tartıştıkları sorunlara yaklaşımlarını doğru anlamak için anahtar görevi görür.

‘Rousseau Sözlüğü’, 18. yüzyıl felsefesini ve aydınlanma düşüncesini derinden etkilemiş olan Fransız filozof Jean-Jacques Rousseau için bu görevi layıkıyla yerine getiriyor.

Tanınmış Rousseau yorumcularından Nicholas Dent’in kaleme aldığı eser siyaset, iktisat ve eğitim gibi birçok alanda eserler vermiş filozofun temel kavramlarını analiz ediyor.

Dent hazırladığı sözlükle sadece Rousseau düşüncesinin doğru anlaşılmasına katkıda bulunmuyor, aynı zamanda her bir maddeyi başka maddelere bağlayarak filozofun zihnindeki kavram ağını da ortaya çıkarıyor.

Sıra dışı hayatının özetlendiği bir girişle açılan çalışmada Rousseau’nun eserleri ve Rousseau hakkındaki çalışmaları içeren kapsamlı bir bibliyografya da bulunuyor.

  • Künye: Nicholas Dent – Rousseau Sözlüğü, çeviren: Ahmet Ayhan Çitil, Aliye Kovanlıkaya, Hasan Bülent Gözkân, Tarık Necati Ilgıcıoğlu, Vakıfbank Kültür Yayınları, felsefe, 288 sayfa, 2024

İbrahim Çiçek – İttihat ve Terakki (2024)

1889 yılında kurulan İttihat ve Terakki Fırkası, Türk demokrasi tarihinin ilk siyasi partisiydi; II. Meşrutiyet’in ilanına önayak oldu ve 1908-1918 yılları arasında kısa kesintilerle devleti yönetti.

Yapılan ilk seçimlerde özgürlükleri genişletmeyi vaat ederek iktidara geldi.

Ancak parti mensupları geçmişe oranla çok daha fazla tahammülsüz ve eleştiriye kapalı bir tutum sergiledi.

Baskı rejimine karşı çıkarak taraftar bulan ve bu sayede iktidara gelen fırka, baskı yapmaya başladı.

Genç ve idealist bir kadroya sahip olan İttihat ve Terakki Fırkası, parçalanmakta olan Osmanlı İmparatorluğu’nu kurtarmak için yola çıksa da, devlet yönetimi konusundaki deneyimsizliği ve dönemindeki iç ve dış sorunlar nedeniyle devletin yıkılışını hızlandırdı.

Yıllardır bu dönemi çalışan İbrahim Çiçek, kapsamlı bir giriş yapmak isteyen okurlar için yazdı.

  • Künye: İbrahim Çiçek – İttihat ve Terakki: İhtilaller, Cinayetler, Darbeler ve Toplumsal Olaylar (1908-1918), Alfa Yayınları, tarih, 408 sayfa, 2024

Christopher Chabris, Daniel Simons – Külyutmaz (2024)

Kimlik avı dolandırıcılığından saadet zincirlerine, sahte bilimden sanat sahteciliğine, satranç hilecilerinden kripto dolandırıcılarına ve pazarlamacılardan sihirbazlara kadar dünyamız aldatmacalarla dolu.

Külyutmaz’da çok satan kitapların yazarları psikolog Daniel Simons ve Christopher Chabris bize kandırılmaktan nasıl kaçınacağımızı gösteriyor.

Ayrıca, gördüğümüzü kabul etme ve kesinlik ile tutarlılığa aşırı değer verme eğilimimiz gibi, çoğu zaman işimize yarayan ancak bizi savunmasız kılan temel düşünme ve akıl yürütme alışkanlıklarını da tanımlıyor.

Yazarların kandırılma psikolojisi üzerine yeni bakış açılarını sundukları her bölümde, daha önce hiç duymadığınız dolandırıcılıklarla karşılaşacak ve bunlarla nasıl başa çıkacağınızı öğreneceksiniz.

Bilgilendirici ve aydınlatıcı bu kitap bizi her türlü şarlatandan koruyacak ve kendimizi düzenbazlıklara karşı çok daha güven de hissetmemizi sağlayacak.

  • Künye: Christopher Chabris, Daniel Simons – Külyutmaz: Neden Kandırılırız ve Kandırılmamak İçin Ne Yapabiliriz?, çeviren: Menekşe Arık, Say Yayınları, psikoloji, 264 sayfa, 2024

Alessandro Iannace – Dünya’nın Tarihi (2024)

Yaşadığımız gezegen neye benziyor ve biz onunla nasıl tanıştık?

Elinizdeki kitap, kayaları, depremleri, onları inceleyen insanları, keşifleri, mitleri ve hayalleri anlatan bir Dünya tarihi kitabı ama aynı zamanda ve hepsinden önemlisi, insanların yaşadığımız gezegende meydana gelen harikulade olayları ve felaketleri gözlemlerken kendilerine sordukları büyük sorulara da yer veriyor.

Doğa ve insanı bir arada tutan kapsamlı bir yaklaşımla bu kitap bizi sadece gezegenimizin oluşumundan günümüze kadarki uzun yolculuğa çıkarmakla kalmıyor; Dünya’nın şekliyle ilgili ilk kavrayışımızdan bugün okyanus tabanına dair son keşiflere kadar onu nasıl anlamaya ve açıklamaya çalıştığımızı da gösteriyor.

‘Dünya’nın Tarihi’, jeolog olmayanlar için de jeoloji kitabı olarak herkese hitap ediyor.

  • Künye: Alessandro Iannace – Dünya’nın Tarihi, çeviren: Mina Çetin, Lejand Yayınları, tarih, 334 sayfa, 2024

Emma Goldman – Antoloji, 1. Cilt: Anarşi Düşüncesi Etrafında (2024)

Emma Goldman, anarşizm ve kadın mücadelesinin tarihsel peyzajında yıldızı hiç sönmeden parlamaya halen devam ediyor.

Bu kitap, “Kızıl Emma”nın “Anarşi Düşüncesi Etrafında” başlığı altında toplanan seçilmiş yazılarından oluşuyor.

Kitap, Goldman’ın kaleminin üzerine yoğunlaştığı beş ana teorik-politik tema etrafında düzenlenmiş: “Anarşi Düşüncesi Etrafında”, “Etiko-Politik Çerçevede Madunlar”, “Politik Şiddet ve Militarizm”, “Kadınların Özgürleşimi”, “Bolşevizm Mitine Dair”.

  • Künye: Emma Goldman – Antoloji, 1. Cilt: Anarşi Düşüncesi Etrafında, hazırlayan: Güney Çeğin, Soner Torlak, Hayalci Hücre Yayınları, siyaset, 318 sayfa, 2024

Luciano Floridi – Dördüncü Devrim (2024)

Biz kimiz ve birbirimizle nasıl ilişki kuruyoruz?

Çağdaş felsefenin önde gelen isimlerinden Luciano Floridi, Bilgi ve İletişim Teknolojilerindeki (ICTs) gelişmelerin bu temel insani soruların yanıtını değiştirdiğini savunuyor.

Çevrimiçi, çevrimdışı yaşam arasındaki sınırlar yıkıldıkça, birbirimize sorunsuzca bağlandıkça ve akıllı, duyarlı nesnelerle çevrelendikçe, hepimiz bir “infosfer”e entegre oluyoruz.

Örneğin sosyal medyada benimsediğimiz kişilikler, Floridi’nin deyimiyle “onlife” yaşamaya başlamamız için “gerçek” hayatlarımızı besliyor.

“Onlife” günlük faaliyetlerimizin giderek daha fazlasını tanımlıyor ve BİT’ler yaşamın her alanında gerçeklerimizi dönüştüren çevresel güçler hâline gelmiş durumda.

  • Bunların faydalarından yararlanmamızı nasıl sağlayabiliriz?
  • Örtük riskler nelerdir?
  • Teknolojilerimiz bizi etkinleştirecek ve güçlendirecek mi, yoksa kısıtlayacak mı?

Luciano Floridi, kaleme aldığı ‘Dördüncü Devrim’ ile ekolojik ve etik yaklaşımımızı hem doğal hem de insan yapımı gerçeklikleri kapsayacak şekilde genişletmemiz gerektiğini savunurken dijital teknolojilerimiz ve bilgi toplumumuzun ortaya koyduğu yeni zorluklarla başarılı bir şekilde başa çıkabilmenin yollarını sunuyor.

  • Künye: Luciano Floridi – Dördüncü Devrim: Bilgiküre İnsan Hakikatini Nasıl Yeniden Şekillendiriyor?, çeviren: Orhan Önder, Albaraka Yayınları, felsefe, 296 sayfa, 2024

Noel Malcolm – İmparatorluğun Ajanları (2024)

Osmanlı İmparatorluğu’nun Balkanlar’daki fetihleri uzun yıllardır bu bölgede menfaatleri bulunan Venedik Cumhuriyeti’ni rahatsız etmeye başlamıştı.

Osmanlı’nın Arnavutluk’un kıyı şeridindeki şehirlerini alması, Akdeniz’de faaliyetler yürütmesi Venediklileri büyük bir çöküşe sürüklüyordu.

Bir yandan da Papalık Türklerin ilerleyişi karşısında durmak adına birlikler kurmaya, ordu toplamaya çabalıyordu.

Bütün bu karmaşıklığın ortasında korsanlar, casuslar, din adamları, tercümanlar, şövalyeler ve tacirler görevlerini yerine getirmeye, hassas dengeler üzerinde işlerini görmeye çalışıyorlardı.

Peki nasıl ve ne pahasına?

Usta tarihçi Noel Malcolm bu kitabında, Balkanlar ve Akdeniz havzasındaki güç mücadelesinin 1550’lerden Uzun Türk Savaşı’na (1593-1606) kadarki dönemine odaklanıyor.

Sebep oldukları büyük etkilerin farkında olmaksızın casuslar, silahşorlar, din adamları, yağma yapan korsanlar, padişahın huzuruna çıkan dragomanlar ve daha nicesi 16. yüzyılın iktidar savaşında büyük roller oynadılar.

Bazen Osmanlı İmparatorluğu’na bazen Avrupalı güçlere bazense iki tarafa da aynı anda çalıştılar.

Malcolm titiz ve mahir kalemiyle bu insanların kendi küçük hayatlarını, ufak hesaplarını, hırslarını ve büyük resme etkilerini ele alıyor.

‘İmparatorluğun Ajanları’, imparatorluklar, kültürler ve dinler arasındaki belirsiz sınırlar üzerindeki küçük yaşamların Osmanlı ve Hıristiyan dünyalarına düşürdükleri gölgeleri büyük bir ustalıkla inceliyor.

Yıllar süren arşiv dedektifliğinin ürünü olan ‘İmparatorluğun Ajanları: 16. Yüzyıl Akdeniz Dünyasında Şövalyeler, Korsanlar, Cizvitler ve Casuslar’ pek çok tarihsel klişeye karşı panzehir görevi görerek sizleri, kişisel bağlılıkların ve dini koalisyonların sürekli değiştiği, ulus devletlerden çok önceki bir döneme götürecek.

  • Künye: Noel Malcolm – İmparatorluğun Ajanları: 16. Yüzyıl Akdeniz Dünyasında Şövalyeler, Korsanlar, Cizvitler ve Casuslar, çeviren: Okan Güven, Kronik Kitap, tarih, 720 sayfa, 2024

Mieke Bal – Anlatıbilim (2024)

Ödüllü kültür teorisyeni Mieke Bal’ın kaleme aldığı ‘Anlatıbilim’, 1985 yılında İngilizcede ilk yayımlanışından bu yana uluslararası çapta anlatı metinleri kuramına klasik bir giriş hâline gelmiştir.

Anlatı tekniklerine, yöntemlerine ve bunların aktarımına, alımlamasına ilişkin sistematik bir açıklama olan ‘Anlatıbilim’, Bal’ın edebî eserleri anlama şekillerimiz üzerine yıllarca süren çalışmalarını damıttığı bir eser.

Mieke Bal, kitabı son baskısında; edebî anlatılara daha fazla odaklanacak şekilde güncellerken bugüne kadarki en okunabilir ve öğrenci dostu baskı hâline getirmek için dilini keskinleştiriyor ve sıkılaştırıyor.

Edebî nüanslar ve yöntemlerin derinlemesine analiziyle anlatı kavramlarını net bir şekilde sunuyor.

Yazar, anlatıların nasıl işlediğini, oluştuğunu ve sonunda okuyucu tarafından nasıl yorumlandığını daha iyi açıklamak için sistematik bir çerçeve kullanıyor; aynı zamanda dilin yüzeysel algısı, algılanan anlatı dünyası, bakış açısı ve karakterizasyona ilişkin kapsamlı bir çalışma sunuyor.

‘Anlatıbilim’, herhangi bir dil, dönem ve bölgenin anlatılarını açık, sistematik ve güvenilir kavramlarla analiz etmek isteyenler için bir rehber niteliği taşıyor.

  • Künye: Mieke Bal – Anlatıbilim: Anlatı Kuramına Giriş, çeviren: Uğur Gezen, Albaraka Yayınları, inceleme, 264 sayfa, 2024