Klaus P. Fischer – Nazi Almanyası (2020)

Naziler üzerine tam 880 sayfalık, konuyla ilgilenen herkesin kitaplığında muhakkak bulunması gereken bir çalışma.

Klaus Fischer, 19. yüzyıldan başlayarak Hitler’in iktidarı ele geçirmesinden Yahudilerin soykırıma tabi tutuluşuna, 2. Dünya Savaşı’ndan Almanya’nın savaştaki mağlubiyetine uzanarak konuyu derinlemesine izliyor.

O dönemde kitlelerin neden Hitler’in peşinden sürüklendiğini de irdeleyen çalışma, Üçüncü Reich’ın ekonomik, politik, askeri, diplomatik, uluslararası, dini ve kültürel bileşenlerini çok yönlü bir şekilde ele alıyor.

‘Nazi Almanyası’nın bir diğer büyük katkısı ise, anılar ve fotoğraflardan da yararlanarak Holokost gerçeğini ve Avrupalı Yahudilerin yaşadıklarını bütün açıklığıyla ortaya koyması.

Künye: Klaus P. Fischer – Nazi Almanyası: Yeni Bir Tarih, çeviren: Yavuz Alogan, Alfa Yayınları, tarih, 880 sayfa, 2020

Filiz Bingölçe – Kadın Argosu Sözlüğü (2020)

Filiz Bingölçe’nin daha önce iki cilt halinde yayımlanan ‘Kadın Argosu Sözlüğü’, şimdi yeni baskısıyla ve tek cilt olarak karşımızda.

Hazırladığı ünlü argo sözlüğü ile bildiğimiz Hulki Aktunç, “Argo en mazlum olduğu anda en saldırgan olabilendir,” demişti.

Bingölçe’nin uzun süren bir derlemenin, 2 bin 500’ü aşkın kadınla temas sonucu hazırladığı bu sözlüğü de, kadınlara has argonun en yetkin örneklerinden biri.

“Abarot göt”ten “Badem”e, “Camcama”dan “Çanak Anten”e,”Dantelacı”dan “El Feneri”ne pek çok maddenin yer aldığı sözlük, halk dilinin ne kadar zengin ve yaratıcı olduğunu gözler önüne seriyor.

Bingölçe’nin bu özenli sözlüğü, aynı zamanda okuruna argo olan nedir, küfür nedir, kaba dil nedir ve teklifsiz dil nedir gibi konular üzerine düşünme fırsatı da veriyor.

  • Künye: Filiz Bingölçe – Kadın Argosu Sözlüğü, Alfa Yayınları, sözlük, 364 sayfa, 2020

Edna O’Brien – James Joyce (2020)

Dünya edebiyatının en sıra dışı isimlerinden olan James Joyce hakkında, tam da onu en iyi anlayabilecek İrlandalı yazar Edna O’Brian tarafından yazılmış şahane bir biyografi.

Edna O’Brien’ın çalışmasını benzer biyografi eserlerinden ayıran asıl husus, kendine has hikâye anlatma tarzı ve samimiyeti.

O’Brien, Joyce’un çocukluğunu, yetiştiği çevreyi, sıra dışı yaşamını, uğruna ailesini, sağlığını, dostlarını ve hatta görme yetisini feda ettiği sanatına olan tutkusunu, sürgün yaşamını ve eserlerini yazma sürecini ayrıntılı bir şekilde izliyor.

Joyce’un dünyasına ve yazarlık serüvenine yakından bakmak için çok iyi bir fırsat.

  • Künye: Edna O’Brien – James Joyce, çeviren: Zeynep Çiftçi, Alfa Yayınları, biyografi, 232 sayfa, 2020

Malcolm Bowie – Lacan (2020)

Jacques Lacan’ın temel kavramları ve felsefesi üzerine iyi bir çalışma arayanlar, bu kitabı muhakkak edinsin.

Malcolm Bowie, entelektüel bir şölen eşliğinde, Lacan’ın fikirlerini ayrıntılı bir şekilde ortaya koyuyor.

Yirminci yüzyılın en etkili düşünürlerinden biri olan Lacan, özellikle İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra, Fransız psikanalizinin en özgün ve en çok tartışılan figürlerinden biri olarak ortaya çıktı.

1950’lerin Paris entelektüel dirilişinin yol göstericisi olarak Freud’un çalışmalarını, dil üzerine yapısalcı kuramlar temelinde yeniden yorumlamak için çalışmaya başlayan Lacan, bu çalışmalar ışığında, dil ve arzu arasındaki ilişkinin ayrıntılı ve sistematik bir analizini geliştirerek, dilsel ve toplumsal açıdan insan öznesine odaklandı.

Bowie’nin kitabı da, Lacan’ın düşüncesini açıklamakla kalmıyor, aynı zamanda onun yaşadığı dönemi ve etkilerini serimliyor; Lacan’ın geleneksel kuramla giriştiği ayrıntılı kavganın bir değerlendirmesini sunuyor.

Bugün de tartışılan bir entelektüel figür olarak Batı düşünce sahnesindeki ağırlığını koruyan Lacan üzerine yayınlanmış özellikli monografilerden biri.

  • Künye: Malcolm Bowie – Lacan, çeviren: Vahide Şener, Alfa Yayınları, psikanaliz, 252 sayfa, 2020

Philip Morris Glass – Müziksiz Sözler (2016)

Philip Morris Glass, yaptığı opera ve senfoni besteleriyle dünya çapında haklı bir üne kavuşmuş; yirminci yüzyılın en önemli bestecilerinden biri olarak kabul edilen bir isim.

Glass’ın bu otobiyografisi, hem müzisyenin yetiştiği çevre hem ailesi hem de müzik kariyeri ve kaynakları konularında önemli ayrıntılar sunmakta.

  • Künye: Philip Morris Glass – Müziksiz Sözler, çeviren: Volkan Atmaca, Alfa Yayınları

Sten Nadolny – Selim (2016)

Almanya’da 19 yaşındaki öğrenci Alexander ile 21 yaşındaki Türk işçi ve güreşçi Selim’in arkadaşlığı üzerinden ülkenin 1965-1988 arası yıllarının tablosunu çizen bir roman.

Selim, serbest konuşma kadar sıkıntısını çektiği hiçbir şey olmadığı halde ne pahasına olursa olsun büyük bir hatip olmak istiyor.

Alexander , bir sürü arkadaşının arasında tasasız, kaygısız bir hayatın hayallerini kuruyor.

Rosenheimlı on dokuz yaşındaki öğrenci Alexander’i ve yirmi bir yaşındaki, Güney Anadolulu Türk işçi ve güreşçi Selim’i birbirine bağlayan hiçbir şey yok: Ta ki, Alexander, Selim’in doğuştan bir hikâye anlatıcısı, hatip ve muhtemelen bir öğretmen olduğunu keşfedene kadar…

  • Künye: Sten Nadolny – Selim ya da Konuşma Yeteneği, çeviren: Veysel Atayman, Alfa Yayınları

Kolektif – Klasik Müzik Kitabı (2019)

Her ne kadar trajik bir dönem geçiriyor olsak da, bahar geliyor bütün neşesiyle.

Bizi müzik neşelendirir ve kuşkusuz bunun en asil yollarından biri de klasik müziktir.

Bu rehber kitap, ilk operanın yazılışından nota sisteminin nasıl ortaya çıktığına, klasik müzik hakkında bilinmesi gereken pek çok önemli ayrıntıyı bize sunuyor.

Pek çok ismin katkılarıyla ortaya çıkan, görsel zenginliğiyle de göz dolduran kitap, Batı klasik müziğinin gelişimi ve bu süreçte rol oynamış türler ve aktörleri derinlemesine analiz ediyor.

Efsanevi bestecilere ait olanlar kadar pek kimsenin bilmediği bestecilerin doksanı aşkın eserinin incelendiği çalışma, ayrıca klasik müziğin bestelenmesi ve anlaşılmasıyla ilgili temel kavramları da açıklıyor.

Klasik müziğe iyi bir giriş yapmak isteyenler kadar, bu alanda çalışanların da keyifle okuyacakları bir eser.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Steve Collisson, Levon Chilingirian, Matthew O’Donovan, George Hall, Malcolm Hayes, Michael Lankester, Karl Lutchmayer, Keith McGowan, Kumi Ogano, Sophie Rashbrook, Christina L. Reitz, Tim Rutherford-Johnson, Hugo Shirley ve Katie Derham-Foreword.

  • Künye: Kolektif – Klasik Müzik Kitabı, çeviren: Tufan Göbekçin, Alfa Yayınları, müzik, 352 sayfa, 2019

Erling Kagge – Gürültü Çağında Sessizlik (2020)

Sessizlik nedir?

Sessizliğe nasıl ulaşabiliriz?

Norveçli kâşif Erling Kagge, sessizlik üzerine büyüleyici bir anlatıyla karşımızda.

‘Gürültü Çağında Sessizlik’, şehrin gürültüsünden, kalabalıklardan, teknolojiyle çevrelenmiş hayatlarımızdan ve yorulmak nedir bilmeyen zihinlerimizden sıyrılıp sessizliğe nasıl sığınabileceğimizi anlatıyor.

Kitabında “Sessizlik nedir?”, “Nerede, nasıl bulunur?” ve “Neden önemlidir?” gibi soruların yanıtlarını arayan Kagge, bizzat kendi deneyimlerinden yola çıkarak bizlere dünyaya dışarıda bırakmanın keyfine nasıl varabileceğimizi, sessizliğin gücünü nasıl hissedebileceğimizi açıklıyor.

Kagge, “Gürültü hayat kalitesini azaltan bir huzursuzluk kaynağıdır ve böyle kalmaya devam edecektir.” diyor.

Kitaptan bir alıntı daha:

“Bütün insanlığın mutsuzluğunun kaynağı yalnızca tek bir şeyde yatmaktadır ki bu, insanın bir odada kendi kendine, sakin bir şekilde oturmayı becerememesidir.” – Blaise Pascal

  • Künye: Erling Kagge – Gürültü Çağında Sessizlik: Dünyayı Dışarıda Bırakmanın Keyfi, çeviren: Nezihat Bakar Langeland, Alfa Yayınları, anlatı, 124 sayfa, 2020

Kolektif – Dinler Kitabı (2014)

Yazarlarının çoğunluğunu din görevlileri ile İbrani, Yahudi, Tevrat ve dinsel araştırmalar alanlarında çalışanların oluşturduğu bu çalışma, ilk inançlardan modern dinlere din olgusunun gelişimini irdeliyor.

Kitapta, erken toplumlarda animizm, M. Ö. 3000’lerden itibaren ortaya çıkmış kadim ve klasik inançlarda iyi ile kötü arasındaki mücadele, Hinduizm’de fiziksel ve zihinsel dönüşüm, Budizm’de ritüel ve tekrar, Musevilik’te mistisizm ve Kabala, İslamiyet’te imanın temel amelleri ve tamamen eşitlikçi olan; ırk, sınıf ya da cinsiyet ayrımcılığından kurtulmuş Sihizm’in davranış kodları gibi ilgi çekici konular ele alıyor.

  • Künye: Kolektif – Dinler Kitabı, proje editörleri: Gareth Jones ve Georgina Palffy, çeviren: Ahmet Fethi Yıldırım, Alfa Yayınları, din, 352 sayfa

Oğuz Akay – Bu Sofrada Ben Varım (2010)

Oğuz Akay ‘Bu Sofrada Ben Varım’da, Atatürk’ün sofra geleneğini, sofrada yaşanan anılar ekseninde anlatıyor.

Atatürk’ün bu sofraları, bazıları tarafından bir eğlence, bir rakı sofrası olarak tanımlanmıştı.

Akay ise, Salih Bozok, Celal Bayar, Falih Rıfkı Atay ve Yakup Kadri Karaosmanoğlu gibi, bizzat o sofrada bulunmuş isimlerin anlatımlarına dayanarak bu teze karşı çıkıyor.

“Bu sofra, bir yeme, içme ve eğlence sofrası değil; bir iradenin ve bir devrimin sofrası idi.” diyen Akay, 1899-1938 yılları arasında kırk yıl boyunca sürmüş sofranın hikâyesini sunuyor.

Kapsamlı bir çalışmanın ürünü olan kitap, Atatürk’e yakın birçok ismin gözlem, değerlendirme ve anılarını bir araya getiriyor; Atatürk’te sofra geleneğinin nasıl oluşup yerleştiğini, sofrada nasıl eğlenildiğini ve burada konuşulan, tartışılan konuları araştırıyor.

  • Künye: Oğuz Akay – Bu Sofrada Ben Varım, Alfa Yayınları, tarih, 716 sayfa