Kolektif – Huzursuz Bir Ruhun Panoraması (2022)

Yakup Kadri Karaosmanoğlu, geç dönem Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan düşünce ve siyaset tarihimizin, edebiyat dünyası içerisindeki en önemli simalarındandır.

Bu usta işi derleme de, Yakup Kadri’yi ve edebiyatını zengin bir pencereden izliyor.

‘Huzursuz Bir Ruhun Panoraması’, Cumhuriyet döneminin kanonik yazarlarından Karaosmanoğlu’nun o verimli huzursuzluğuna aynalar tutuyor.

Onun aşka, inkılâba, Batı’ya, kadınlara, mekâna, millete, siyasete, Atatürk’e, dine, Bektaşiliğe ve daha birçok şeye -mesela can sıkıntısına- bakışına tutulan aynalar, bunlar.

Bu geniş bakış, cumhuriyet tarihinin zihniyet dünyasında kapsamlı bir keşif turu anlamına geliyor.

Kitapta,

  • Yakup Kadri’nin Batı görüşü,
  • Yakup Kadri’nin Fransız edebiyatıyla ilişkisi,
  • Yakup Kadri’nin toplum tasavvuru,
  • Yakup Kadri edebiyatında kadınlık,
  • Yakup Kadri romanlarında Birinci Dünya Savaşı,
  • Yakup Kadri’nin hikâyelerinde azınlıklar,
  • Yakup Kadri’de Atatürk ve İnönü ayrımı,
  • Bektaşi aynasında Yakup Kadri Karaosmanoğlu,
  • Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun romanlarında mekânın politiği,
  • Yakup Kadri’nin ‘Hüküm Gecesi’nde İttihatçılar ve İttihatçılık,
  • Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun romanlarında modernleşmenin ataerkil dili,
  • Yakup Kadri’nin romanlarında pozitivist söylem,
  • Ve Yakup Kadri’nin romanlarında nesil çatışmasının mekân üzerinden okunması gibi ilgi çekici konular tartışılıyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Yalçın Çakmak, Özge Dikmen, Başak Acınan, Demo Ahmet Aslan, Esra Dicle Başbuğ, Emre Bayın, Murat Belge, Tanıl Bora, Murat Cankara, Funda Şenol Cantek, Hasan Cuşa, Yavuz Çobanoğlu, Deniz Depe, Hakan Kaynar, Erol Köroğlu, Haluk Öner, Mehmet Özden, Barış Özkul, Can Şahin, Burcu Şahin, İbrahim Şahin, Zeynep Uysal, Gaye Belkız Yeter Şahin, Sabanur Yılmaz ve Gül Mete Yuva.

  • Künye: Kolektif – Huzursuz Bir Ruhun Panoraması: Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun Edebiyat ve Düşünce Dünyası, derleyen: Yalçın Çakmak ve Özge Dikmen, İletişim Yayınları, inceleme, 495 sayfa, 2022

Oğuz Akay – Bu Sofrada Ben Varım (2010)

Oğuz Akay ‘Bu Sofrada Ben Varım’da, Atatürk’ün sofra geleneğini, sofrada yaşanan anılar ekseninde anlatıyor.

Atatürk’ün bu sofraları, bazıları tarafından bir eğlence, bir rakı sofrası olarak tanımlanmıştı.

Akay ise, Salih Bozok, Celal Bayar, Falih Rıfkı Atay ve Yakup Kadri Karaosmanoğlu gibi, bizzat o sofrada bulunmuş isimlerin anlatımlarına dayanarak bu teze karşı çıkıyor.

“Bu sofra, bir yeme, içme ve eğlence sofrası değil; bir iradenin ve bir devrimin sofrası idi.” diyen Akay, 1899-1938 yılları arasında kırk yıl boyunca sürmüş sofranın hikâyesini sunuyor.

Kapsamlı bir çalışmanın ürünü olan kitap, Atatürk’e yakın birçok ismin gözlem, değerlendirme ve anılarını bir araya getiriyor; Atatürk’te sofra geleneğinin nasıl oluşup yerleştiğini, sofrada nasıl eğlenildiğini ve burada konuşulan, tartışılan konuları araştırıyor.

  • Künye: Oğuz Akay – Bu Sofrada Ben Varım, Alfa Yayınları, tarih, 716 sayfa

Yakup Kadri Karaosmanoğlu – Ergenekon (2010)

İlk baskısı 1929 yılında yapılan ‘Ergenekon’, Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun Milli Mücadele dönemi yazılarını bir araya getiriyor.

Milli Mücadele sıralarında, İkdam gazetesinde yayınlanmış makalelerden, yazarın kendisinin yaptığı bir seçkiye dayanan kitap, Türkiye halklarının 1920 yılından 1923’e kadar geçirdiği sıkıntılı dönemi adım adım tasvir ediyor.

Bu kitaptaki yazılarını “kendi irademin üstünde bir kuvvetin” verdiği güçle yazmış olduğunu söyleyen Karaosmanoğlu, Türkiye’nin farklı coğrafyalarında verilen mücadelenin nabzını tutuyor.

Ayrıca, ülkenin içinde bulunduğu zor şartlardan kurtulabilmek için yapılması gerekenleri irdeleyen yazılar, iyimser bir üslupla kaleme alınmış.

  • Künye: Yakup Kadri Karaosmanoğlu – Ergenekon, İletişim Yayınları, siyaset, 272 sayfa

Bahar Gökpınar – Ayşe Leman Karaosmanoğlu (2015)

Ayşe Leman Karaosmanoğlu, Cumhuriyet döneminde önemli roller üstlenmiş kişilerle yakın ilişkileri olmuş bir isim.

Kendisi bir paşa kızı, siyasetçi kardeşi ve yazar Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun eşi.

Bahar Gökpınar da bu nitelikli çalışmasında, feminist bir bakış açısını merkeze alarak, Karaosmanoğlu’nun hayatı üzerinden sosyo-kültürel tarihimize bir ayna tutuyor.

  • Künye: Bahar Gökpınar – Ayşe Leman Karaosmanoğlu: Müphem Bir Kadının Feminist Biyografi ile Kurgulanışı, İletişim Yayınları

Süha Oğuzertem – Eleştirirken (2018)

Süha Oğuzertem’in 1990 ile 2014 arasında yayımlanan, on yazar hakkındaki on altı incelemesini sunan bu kitap, nitelikli edebiyat eleştirisinin nasıl yapılacağı konusunda çok öğretici.

Oğuzertem, bir yandan söz konusu yazar ve yapıtlara dair verili kabulleri veya klişeleri sorgularken, aynı zamanda ele aldığı konuyu psikanaliz ve etik başta olmak üzere feminizm, ekoeleştiri, Marksizm ve postmodernizme uzanan kuramsal bir çerçeveyle zenginleştiriyor.

“Edebiyat, hayatlarımız üzerine düşünmemize katkıda bulunursa misyonunu yerine getirmiş demektir.” diyen Oğuzertem’in kitabında tartıştığı kimi konular şöyle:

  • Sait Faik’in ütopyacı poetikası ve Türkçe kurmacanın lirik dönüşümü,
  • Leyla Erbil’in özgünlüğü,
  • ‘Sodom ve Gomore’de aşk, ahlak ve millilik,
  • Türkçe yazında kadın yazarlığı,
  • Modern romanımızın çerçevesi ve Ödipal anlatının sınırları,
  • Modern edebiyat bağlamında Abdülhak Şinasi Hisar’ın sözlü yazı serüveni,
  • Ahmet Hamdi Tanpınar’ın öykülerinde metafizik ve psikoseksüel çatışmalar…

Bahtin, Booth, Cohn, Frye, Hamburger, Havelock, Genette, Kernberg, Ong gibi isimlerin metinlerini Türkçeye kazandırmış isimlerden biri olan Oğuzertem’in klişeleşmiş yargılarla hesaplaşan bu metinlerini, bilhassa edebiyat incelemelerine ilgi duyanlar severek okuyacaktır.

  • Künye: Süha Oğuzertem – Eleştirirken: Modern Türkçe Edebiyat Üzerine Yazılar, İletişim Yayınları, edebiyat inceleme, 399 sayfa, 2018

Tamer Erdoğan – Türk Romanında Mütareke İstanbul’u (2012)

  • TÜRK ROMANINDA MÜTAREKE İSTANBUL’U, Tamer Erdoğan, Everest Yayınları, inceleme, 212 sayfa

 

Tamer Erdoğan, yeni bir baskıyla yayımlanan elimizdeki çalışmasında, bir yandan İstanbul’un işgal edildiği, öte yandan Anadolu’da Kurtuluş Savaşı’nın başladığı Mütareke döneminde, Türk romanında İstanbul’un nasıl işlendiğini inceliyor. Beş yıl boyunca sürmüş bu işgalin, o dönemi deneyimlemiş yazarların eserlerine nasıl yansıdığı, çalışmanın odak noktasını oluşturuyor. Ercüment Ekrem Talu, Halide Edip Adıvar, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Âgah Sırrı Levend, Mehmet Rauf, Peyami Safa, Şükûfe Nihal, Hilmi Ziya Ülken, Ahmet Hamdi Tanpınar, Cevdet Kudret Solok ve Kemal Tahir, bu bağlamda ele alınan yazarlardan birkaçı.