Vitruvius – Mimarlık Üzerine (2019)

Vitruvius’un ‘De Architectura’ adlı bu eseri, mimarlık üzerine yazılmış en eski ve en kapsamlı eserlerdendir.

Roma dönemindeki mimarlık sanatının teorisi ve pratiği konusunda tam bir hazine olan ve Çiğdem Dürüşken’in usta işi çevirisiyle Türkçeye kazandırılmış on kitaplık bu külliyat, yeni baskısıyla raflardaki yerini aldı.

Batı mimarlık tarihinin antikçağdan günümüze kalan tek kitabı olan ‘Mimarlık Üzerine’, o dönemde mimarlık mühendisliği de içerdiğinden mühendislik tarihinin de tek eseri olarak kabul ediliyor.

Kitapta,

  • Mimarın eğitimi,
  • Mimarlığın temel ilkeleri,
  • Kent arazisinin özellikleri,
  • Kentsel dönüşüm,
  • Kent duvarlarının yapımında dikkat edilmesi gerekenler,
  • Sokakların yönleri,
  • Kamu yapılarının arazileri,
  • Konutun kökeni,
  • Yapıda kullanılacak tuğla, kum, taş ve kereste gibi malzemelerin seçimi,
  • Duvar örme yöntemleri,
  • Tapınaklar, hamamlar ve tersaneler gibi yapıların tasarımı, temelleri ve altyapılarının oluşturulması,
  • Konut yapımında iklimin etkisi,
  • Odaların doğru cephelerinin nasıl bulunacağı,
  • Yağmur sularının doğru şekilde kullanımı,
  • Ve bunun gibi pek çok konu açıklanıyor.

Künye: Vitruvius – Mimarlık Üzerine, çeviren: Çiğdem Dürüşken, Alfa Yayınları, mimari, 456 sayfa, 2019

David Woodruff Smith – Husserl (2019)

Edmund Husserl elbette ki fenomenolojinin kurucusu olarak bilinir.

Bununla birlikte, Husserl’in sisteminin mevcut yorumunda fenomenoloji, sistemin tek temeli olarak yalnız başına değildir; mantık, ontolojisi gibi başka ilkelerle karşılıklı ilişki içindedir.

İşte David Woodruff Smith’in bu enfes çalışması da, Husserl’in fenomenolojisinin gelişimini mantık, ontoloji, epistemoloji ve etik teorileriyle ilişkili olarak sunan, tüm felsefi sistemi üzerine yapılan derinlemesine bir çalışma.

Woodruf kitabına, insani yönüyle Husserl’i, onun yaşamını, eserlerini ve önemini tanıtarak başlıyor.

Kitabın devam eden bölümlerinde ise,

  • Husserl’in felsefi sisteminin temel bölümleri ve bunların birbirleriyle nasıl çalıştıkları,
  • Husserl’in “saf mantık” anlayışının, özellikle daha sonra semantik ve meta-matematik olarak adlandırılan alanlara yönelik öngörüsü,
  • Husserl’in ontoloji hakkındaki görüşleri,
  • Husserl’in fenomenoloji formülasyonu,
  • Husserl’in bilgi teorisiyle, genelleştirilmiş “görü” veya apaçıklığa dayalı deneyim öğretisi,
  • Husserl’in fenomenolojisi ve ona eşlik eden öğretileri kadar iyi bilinmeyen etiğin temeli hakkındaki görüşleri,
  • Ve Husserl’in 20. yüzyıl felsefesindeki rolü ele alınıyor.

Künye: David Woodruff Smith – Husserl, çeviren: Seçim Bayazit, Alfa Yayınları, felsefe, 610 sayfa, 2019

Nurdoğan K. Gülen – Şuppiluliuma (2010)

Nurdoğan K. Gülen’in tarihi denemelerini bir araya getiren ‘Şuppiluliuma’, Hititlerin ünlü kralının izini sürerek, okurunu tarih içinde bir yolculuğa çıkarıyor.

Tarihi bir karakter üzerinden insan doğasını irdeleyen yazar, Şuppiluliuma’nın Anadolu’da verdiği savaşı, Anadolu ve Ortadoğu’da savaşlarla yol almaya çalışan medeniyetleri, kraliçe ve prenses evliliklerini, Mısır’da tek tanrılı dinin ortaya çıkışını, saraylardaki entrikaları ve köleleştirilen halkları anlatıyor.

Tarih yazmak yerine, Anadolu’nun en eski dönemlerinden birine insanın doğasını merkeze alarak yaklaşmayı tercih eden Gülen’in çalışması, tarihi kaynakları yorumlayarak, dönemin sosyal dokusunun ve insan düşüncesinin izini sürüyor.

  • Künye: Nurdoğan K. Gülen – Şuppiluliuma, Alfa Yayınları, deneme, 349 sayfa

Philip Wilkinson – Kökenleri ve Anlamlarıyla Efsaneler ve Mitler (2010)

Philip Wilkinson’ın kaleme aldığı ‘Kökenleri ve Anlamlarıyla Efsaneler & Mitler’, dünyanın her tarafından geniş bir mitolojik seçkiyi barındırıyor.

Asırlar öncesinden günümüze kadar gelen hikâyelerin yer aldığı kitapta Avrupa, Asya, Afrika, Okyanusya ve Amerika kıtasına özgü çok sayıda mit ve efsane yer alıyor.

Ele aldığı konuyu tablolar, resimler, heykeller ve semboller eşliğinde anlatan Wilkinson, bu kapsamlı çalışmasıyla, konuya dair rehber nitelikte bir çalışmaya imza atmış.

Ciltli, renkli resimli ve kuşe kâğıda basılmış kitap, dünyanın en ünlü efsane ve mitlerini merak edenler için biçilmiş kaftan.

  • Künye: Philip Wilkinson – Kökenleri ve Anlamlarıyla Efsaneler & Mitler, çeviren: Emel Lakşe, Alfa Yayınları, mitoloji, 352 sayfa

Federico Garcia Lorca – Kanlı Düğün / Yerma (2016)

Dünyaca ünlü İspanyol şair Federico Garcia Lorca’nın bütün oyunlarının ilk cildi.

Burada, yazarın 1933 tarihli Kanlı Düğün’ü ile 1934’te yazdığı Yerma adlı oyunları yer alıyor.

Kanlı Düğün, Lorca’nın en bilinen ve en şiirsel oyunu.

Endülüslü bir çiftin gerçek hikâyesine dayanıyor.

Yerma ise, küçük bir köyde hayatın ne kadar iç kapayıcı olacağına dair sert bir hikâye.

Lorca oyunlarının özgünlüğü, İspanyol köy hayatını derinlemesine işlemesi ve geleneksel oyun tekniğini modern dramatik tekniklerle kaynaştırması.

Ve bu kitapta bir araya getirilen oyunlar da, Lorca’nın yeteneğine ve dehasına bir kez daha tanık olmak için çok iyi fırsat.

  • Künye: Federico Garcia Lorca – Kanlı Düğün / Yerma, çeviren: Pınar Savaş, Alfa Yayınları, oyun, 175 sayfa, 2016

Steven Nadler – Mümkün Dünyaların En İyisi (2016)

Leibniz, Arnauld ve Melebranche…

On yedinci yüzyılda yolları kesişen üç filozofun, günah, iyilik, kötülük, adalet ve Tanrı konularını kapsayan tartışması.

Üç düşünürün dört asır önce Tanrı ve kötülük üzerine sordukları soru hâlâ yanıtını bekliyor: Tanrı adilse, iyi insanların başına neden kötü şeyler geliyor?

Bu üç filozofun kötülük üzerine sordukları sorular ve verdikleri yanıtlar, hem felsefe hem de din açısından bugün de geçerliliğini koruyor.

Steven Nadler, roman tadında ilerleyen kitabı, Tanrı ve yaşadığımız dünya üzerine düşünmek için iyi bir fırsat.

  • Künye: Steven Nadler – Mümkün Dünyaların En İyisi, çeviren: Abdullah Yılmaz, Alfa Yayınları, felsefe, 366 sayfa, 2016

William Sheridan Allen – Naziler İktidarı Nasıl Ele Geçirdi? (2016)

Weimar Cumhuriyeti’nin son yıllarında, 3. Reich’ın ilk yıllarında Nordheim adlı küçük ve durgun bir Alman şehrinde olup bitenler, nasıl oldu da Dünya’daki bütün taşları yerinden oynattı?

William Sheridan Allen bu kitabında, Nazilerin demokrasiyi bir araç olarak kullanıp ardından bunu nasıl demokrasiyi adım adım ortadan kaldırdıklarının sıkı bir incelemesini sunuyor.

Yasal kayıtlar ve birincil kaynaklarla yapılan röportajlara dayanan kitap, 20. yüzyılın en büyük ikilemlerinden birini ele alırken diktatörlüğün demokrasiyi nasıl sinsice ortadan kaldırdığını ve Nazilerin iktidarı ele geçirip nasıl kötüye kullandıklarını gösteriyor.

  • Künye: William Sheridan Allen – Naziler İktidarı Nasıl Ele Geçirdi?, çeviren: Zarife Biliz, Alfa Yayınları, tarih, 465 sayfa, 2016

Michael Walzer – Haklı Savaş Haksız Savaş (2017)

Milliyetçilik, savaş ve ırkçılık üzerine eserler kaleme almış Michael Walzer, ‘Haklı Savaş Haksız Savaş’ta, saldırganlık, tarafsızlık, teslimiyet, siviller, misilleme gibi kavramlar üzerinden savaş ve ahlakın ana meselelerini irdeliyor.

Ele aldığı konuyu, Atinalıların Melos saldırısından ABD’nin Vietnam’daki katliamına kadar birçok örnek üzerinden inceleyen Walzer, savaşların, insanların yüzleşebileceği en ciddi ahlak sınavları olduğunu gözler önüne seriyor.

Yazarın, ele aldığı konuyu özellikle ahlaki bir çerçeveye oturtması ve çağdaş felsefeciler ile ilahiyatçılara sık sık ithafta bulunması, çalışmayı ayrıca sahici kılan unsurlardan.

Kitap, adil savaş fikrine dair modern çalışmaların en önemlilerinden biri.

  • Künye: Michael Walzer – Haklı Savaş Haksız Savaş: Tarihten Örneklerle Desteklenmiş Ahlaki Bir Tez, çeviren: Mehmet Doğan, Alfa Yayınları, siyaset, 440 sayfa, 2017

Meltem İdiğ Çamuroğlu – Yaralı Ruhlar, Yaralı Bedenler (2016)

Karmaşık bir davranış olan kendine zarar verme konusunda, hasta yakınlarına olduğu kadar uzmanlara da hitap eden kapsamlı bir rehber.

Kendine yönelik şiddetin nelerden kaynaklandığına ve terapistlerin bu insanlara nasıl yardım edebileceğine dair, teorik bilgilerle olduğu kadar terapi öyküleriyle de zenginleşen bir çalışma.

Aslında bu tür kişilerin kendilerine zarar verirken bize bir şeyler anlatmaya çalıştıklarını belirten Meltem İdiğ Çamuroğlu, doğal eğilim olan acıdan kaçma prensibinin tersine bedenlerine kasten zarar verip canlarını acıtan bu insanların davranışlarının nelerden kaynaklandığını açıklıyor.

Yazar, intihar dinamikleri bilinen bir olgu olmakla birlikte bunun intihar sayılamayacağını, bunun göstergesinin de bu kişilerin kendine zarar vermekle birlikte aslında ölmek istememeleri olduğunu belirtiyor.

  • Künye: Meltem İdiğ Çamuroğlu – Yaralı Ruhlar, Yaralı Bedenler, Alfa Yayınları, psikoloji, 250 sayfa, 2016

Gandhi – Bir Özyaşam (2016)

Hindistan bağımsızlık hareketinin ruhani ve siyasi lideri, kendine özgü sivil itaatsizlik yaklaşımı ile toplumsal eylemciliğin temellerini atmış Mohandas Karamçand Gandhi’nin kendi kaleminden hayatı.

Kitap, Gandhi’nin çocukluğundan yetişkinliğine, kişisel ve politik gelişiminin dönüm noktalarına daha yakından bakmak için çok iyi fırsat.

  • Künye: Gandhi – Bir Özyaşam, çeviren: Vedat Günyol, Alfa Yayınları