Aziz Yalap – Bizim Köyün Papazıdır (2011)

  • BİZİM KÖYÜN PAPAZIDIR, Aziz Yalap, yayına hazırlayan: Antoni Yalap, İletişim Yayınları, anı, 344 sayfa

 

‘Bizim Köyün Papazıdır’, Türkiye’de Süryanı adı ile bilinen Asuri-Keldani halkının hikâyesi. Anıların sahibi Aziz Yalap, uzun yıllar Hakkari’nin Şırnak iline bağlı Uludere ilçesindeki bir Keldani köyünde papazlık yaptı. Buradaki anılar, Türkiye Cumhuriyeti’nin en karışık ve en tatsız dönemlerinden biri olan 1975-85 arasını kapsıyor. Bilindiği gibi bu dönemde, gayrimüslim vatandaşlar hem devlet hem de bölge Kürtleri tarafından ezildiler. İşte Aziz Yalap’ın anıları, gayrimüslim vatandaşların yaşadıklarını kayıt altına aldığı kadar, ülkenin yakın tarihine dair detaylar barındırmasıyla da önemli. Kitabın önsözü, Baskın Oran imzasını taşıyor.

Handan Çağlayan – Analar, Yoldaşlar, Tanrıçalar (2007)

  • ANALAR, YOLDAŞLAR, TANRIÇALAR, Handan Çağlayan, İletişim Yayınları, kadın, 278 sayfa

 

Handan Çağlayan’ın ‘Analar, Yoldaşlar, Tanrıçalar’ı, Kürt hareketinde kadınlar ve kadın kimliğinin oluşumuna odaklanıyor. Kitap, ekler dışında, Kürt kadınının günümüzdeki konumunu, erken dönem milliyetçi ideolojide kadınların yerini, yeni bir kimlik inşa süreci olarak 1980 sonrası Kürt kadın hareketinin gelişmesi, yasal partilerde kadınlar ve politikacı kadın kimliği ve nihayet Kürt kadın kimliğinin oluşumu, bileşenleri ve dinamikleri gibi konular yer alıyor. Çağlayan’ın çalışması, kadınların siyasette özne olup olmadıkları sorusuna, ortaya koyduğu önemli bulgularla sağlam bir yanıt veriyor.

Georges Corm – Avrupa ve Batı Miti (2011)

  • AVRUPA VE BATI MİTİ, Georges Corm, çeviren: Melike Işık Durmaz, İletişim Yayınları, tarih, 364 sayfa

 

Ekonomist ve tarihçi Georges Corm ‘Avrupa ve Batı Miti’nde, farklı halklara ve kültürlere ev sahipliği yapan Avrupa’nın, kapsayıcı, metafizik ve jeopolitik Batı kavramını neden ve nasıl ürettiğini araştırıyor. Batı kavramının nasıl doğduğuyla çalışmasına başlayan Corm, tarihsel-antropolojik düşünce oyunlarıyla radikal biçimde birbirine karşıt olarak konumlandırılmaya çalışılan Doğu ve Batı kavramlarını da ele alıyor. Yazar devamında da, Avrupa’nın özgünlüğüne vurgu yapan tarihsel ve felsefi söylemleri, Ortaçağ’a uzanarak inceliyor; ayrıca Avrupa’nın son iki yüzyılın çalkantılı tarihinden aldığı farklı Avrupa dinamiklerini değerlendiriyor.

Jorge Luis Borges – Yaratan (2011)

  • YARATAN, Jorge Luis Borges, çeviren: Peral Bayaz Charum ve Ayşe Nihal Akbulut, İletişim Yayınları, anlatı, 98 sayfa

 

‘Yaratan’da, sadece Arjantin’in değil, dünya edebiyatının meşhur ismi Jorge Luis Borges’in şiir ve düzyazı türündeki metinleri yer alıyor.

Bu kitabı için, “Baskıya verdiğim bütün kitaplar arasında sanırım hiçbiri bu küçük koleksiyon kadar kişisel ve düzensiz değil,” diyen Borges, okurlarına, kendi yazım kaynakları konusunda önemli ipuçları veriyor.

Bununla birlikte kitap, yalnızca edebi ustalığıyla değil, barındırdığı şiirleri ve felsefi halesiyle de dikkat çeken bir metinler bütünü.

Borges’in ince işçiliğinin egemen olduğu kitabın, yazarın kişisel dünyasına inmek isteyenler için kaçırılmayacak bir fırsat olduğunu söyleyebiliriz.

Tom Regan – Kafesler Boşalsın (2007)

  • KAFESLER BOŞALSIN, Tom Regan, çeviren: Serpil Çağlayan, İletişim Yayınları, hayvan hakları, 316 sayfa

Tom Regan’ın ‘Kafesler Boşalsın’ı, hayvan haklarına odaklanan bir çalışma. Hayvan hakları hareketinin önde gelen felsefi sözcülerinden biri olarak kabul edilen Regan bu çalışmasında, hayvan haklarının nasıl anlaşıldığı ve aslında nasıl anlaşılması gerektiğini ortaya koymayı amaçlıyor. Tom Regan, hayvan haklarının daha önce, “Asıl soru, ‘Akıl yürütebiliyorlar mı?’, ya da ‘Konuşabiliyorlar mı?’ değil, ‘Acı çekebiliyorlar mı?” cümlesiyle formüle edildiğini, fakat şimdi, asıl önemli olanın, hayvanların bir yaşamın öznesi olup olmadıkları olduğunu vurguluyor.

Niyazi Kızılyürek – Glafkos Klerides (2007)

  • GLAFKOS KLERİDES, Niyazi Kızılyürek, İletişim Yayınları, biyografi, 262 sayfa

Niyazi Kızılyürek’in ‘Glafkos Klerides’i, ilk etapta, Kıbrıs’ın Rum kesiminin önemli bir figürü olan Klerides’in biyografisi olarak düşünülse bile, adanın yakın tarihine dair önemli ayrıntıları barındırmasıyla dikkate değer. Kitap, Kızılyürek’in, Kıbrıs’ta Enosis’i gerçekleştirmek için kurulan EOKA örgütünün genç avukatı olarak başladığı siyaseti, önemli görevler üstlenerek devam ettirmiş, en son da, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı olarak on yıl görev yapmıştı. Kızılyürek’in kitabı, adanın bu önemli aktörüyle tarih, siyaset ve Kıbrıs eksenli sohbetlerden oluşuyor.

Bertolt Brecht – Beş Paralık Roman (2011)

  • BEŞ PARALIK ROMAN, Bertolt Brecht, çeviren: Sevgi Soysal, İletişim Yayınları, roman, 359 sayfa

‘Üç Kuruşluk Opera’nın meşhur yazarı Bertolt Brecht, usta kalemlerimizden Sevgi Soysal’ın Türkçeye kazandırdığı ‘Beş Paralık Roman’da, para hırsının olmadık işler yaptırdığı karakterlerinin hikâyesini anlatıyor. Brecht’in epik tiyatrosunun roman türüne uyarlanması olarak düşünülebilecek kitap, aynı zamanda onun devrimci eğilimlerini en belirgin biçimde ortaya koyduğu metinlerden. Brecht, Walter Benjamin’in sonsözüyle yayımlanan satirik romanında, kendine özgü tarzıyla, paranın iktidarının hüküm sürdüğü; havasız ofislerden, rutubetli hamamlardan ve sisli sokaklardan oluşan bir atmosferde, gün geçtikçe çıkarları için çürüyen ve kirlenen insanlığı anlatıyor.

Jean-François Pérouse – İstanbul’la Yüzleşme Denemeleri (2011)

Jean-Françoise Perouse ‘İstanbul’la Yüzleşme Denemeleri’nde, “çeperler” olarak kavramsallaştırdığı, İstanbul’un birbirinden koparılmış, belli gruplarca sahiplenilmiş bölgelerini, kentin gündelik yaşamını ve kent sakinlerinin kentsel politikalara müdahalelerini ele alıyor.

Yeniden canlanan deprem korkusunun, yeni korunaklı sitelerin pazarlanması ve kentsel dönüşüm uygulamalarının hızlandırılmasının güçlü bir gerekçesi haline geldiğini savunan Perouse, kitabının ilk bölümünde, İstanbul’un kaderinin ve merkezin dinamiklerinin anlaşılabilmesini sağlayan çevre semtleri inceliyor.

Kitabın ikinci bölümünde, “korku kenti” teması ve İstanbul’un, kapalı ve belli kişilere ayrılmış olan karmaşık yaşam alanları inceleniyor; son bölümde ise, “kent hareketliliği” bölgesel, ulusal ve uluslararası ölçeklerde değerlendiriliyor.

  • Künye: Jean-François Pérouse  – İstanbul’la Yüzleşme Denemeleri, İletişim Yayınları, sosyoloji, 394 sayfa

Dan Diner – Karşıt Hafızalar (2011)

  • KARŞIT HAFIZALAR, Dan Diner, çeviren: Hulki Demirel, İletişim Yayınları, siyaset, 112 sayfa

Tarihçi Dan Diner ‘Karşıt Hafızalar’da, Batı’nın, Yahudi soykırımıyla hesaplaşmak konusunda gecikmesinin nedenlerini araştırıyor. Holokostun, derin yarıklarla parçalanmış 20. yüzyılın hafızalardaki simgesi haline geldiğini belirten Diner, soykırımın, Batı medeniyetinin ve kültürünün asli temellerini kökünden salladığını söylüyor. Soykırımın, 1950’li yıllardan itibaren unutulmaya terk edildiğini ve ancak 1990’lı yılların başlamasıyla, giderek artan bir şekilde çağın olumsuz simgesi olarak bilinçlerdeki yerini aldığını gözler önüne seren Diner, bu gecikmenin nedeni olarak öne sürülen 2. Dünya Savaşı ile Soğuk Savaş’ı, ayrı ayrı analiz ediyor.

Uğur Biryol – Gurbet Pastası (2007)

  • GURBET PASTASI, Uğur Biryol, İletişim Yayınları, tarih, 207 sayfa

‘Gurbet Pastası’nın alt başlığı, ‘Hemşinliler, Göç ve Pastacılık’. Biryol’un sözlü tarih çalışmasına dayanan bu kitabı, geçtiğimiz yüzyılda Rusya’ya gidip ekmek ve pasta yapımını öğrenen Hemşinliler’in Türkiye’ye dönüşte bu alanda sergiledikleri öncülüğe odaklanıyor. Hemşinliler Rusya’dan döndükten sonra, orada öğrendikleri fırıncılığı ve pastacılığı neredeyse Türkiye’nin tüm taraflarına yaymak gibi bir rol üstlendiler. Biryol’un, Hemşinliler’in uzun süren göçleri ve Türkiye’de fırıncılık, ekmekçilik ve pastacılık alanındaki öncülüklerini hikâye ettiği çalışması sözlü tarihe iyi bir örnek.