Jacques Rancière – Nasıl Bir Zamanda Yaşıyoruz? (2018)

Filozof Jacques Rancière ile yayıncı ve aktivist Eric Hazan arasında demokrasi ve demokrasinin geleceği üzerine ufuk açıcı bir tartışma.

Kısa, fakat oldukça yoğun bu kitap, verili demokrasiyi, onun temsiliyet kabiliyetini ve demokrasiyi yozlaştıran ve içini boşaltan bir olgu olarak popülizmi tartışıyor ve bütün bu tartışmayı da sınıf mücadelesi ve tahakküm gibi kavramlara dönük derin bir sorgulama bağlamında yürütüyorlar.

Rancière ve Hazan bunun yanı sıra, devlet ve şirketlerin tahakküm ve dayatmalarına karşı son on yıl içinde dünya çapında ortaya çıkmış halk hareketlerini de masaya yatırıyor.

İkili, bu isyanların başarılı veya başarısız olduğu yönleri irdelerken, bunların geleceğin muhalefeti açısından ne gibi potansiyel imkânlar barındırdıklarını da tartışıyor.

Demokrasinin güncel sorunları kadar, geleceğin demokrasi deneyiminin neye benzemesi gerektiği üzerine kafa yormak isteyenlerin de muhakkak okumak isteyeceği bir söyleşi.

Kitaptan birkaç alıntı:

“Demokrasi temsilcilerin seçilmesi değil, iktidarı icra etme vasfı olmayanların iktidarıdır.”

“Hâkim kanı, temsili aşağıdan gelen bir hareket olarak sunar: Halk bu tasavvurda kendisine temsilci seçen kolektif bir gövde gibidir. Ama siyasal bir halk önceden var olan bir veri değil, bir sonuçtur.”

“Özgürleşme, zamanın normal düzeni içinde bir başka zaman yaratmanın bir biçimi, duyumsanabilir dünyada ortaklaşa ikamet etmenin başka bir tarzı olmuştur daima.”

“Gelecek için çalışılmaz, şimdi içinde kazıp bir mesafe yaratmak, bir saban izi bırakmak için, başka bir var olma tarzının deneyimini yoğunlaştırmak için çalışılır.”

“Bugün en başta gelen sorun daha ileri gitmeyi denemek değil, hâkim hareketin akıntısına karşı kulaç atmaktır.”

“(Bilim) Eylemin üstüne fazla büyük bir elbise biçer ve kendisini felç eden ayrıntı bolluğu içinde kaybolur.”

  • Künye: Jacques Rancière – Nasıl Bir Zamanda Yaşıyoruz?, söyleşi: Eric Hazan, çeviren: Murat Erşen, Metis Yayınları, siyaset, 64 sayfa, 2018

 

Nick Hewlett – Badiou, Balibar, Rancière (2018)

Nick Hewlett’in bu nitelikli çalışması, Louis Althusser’in üç öğrencisinin, Étienne Balibar, Jacques Rancière ve Alain Badiou’nun fikirlerini siyaset felsefesindeki özgürleşme geleneği bağlamında tartışmaya açıyor.

Bir yönüyle, Balibar, Rancière ve Badiou’nun felsefi sistemlerine yetkin bir eleştirel giriş olarak okunabilecek çalışma, öte yandan hem bu üç ismin fikirlerinin bugünün şartlarına uyarlamanın imkânlarını sorguluyor hem da onların yaklaşımlarındaki eksik ve sorunlu yanları ortaya koyuyor.

Bu düşünürlerin gelecek öngörülerini de tartışan Hewlett, özgür ve eşit bir şekilde yaşamanın koşullarını nasıl yaratabileceğimizi ve yarının dünyasının neye benzeyeceği üzerine bizi düşünmeye davet ediyor.

Kitapta, Louis Althusser’in felsefi mirası; Badiou’nun siyaset kuramındaki çelişkiler; Rancière’in tanımladığı şekliyle demokrasi, siyaset ve eşitlik ve Balibar’a göre siyasal olan, müphemlik ve siyasi şiddet gibi önemli konular tartışılıyor.

  • Künye: Nick Hewlett – Badiou, Balibar, Rancière: Özgürleşmeyi Yeniden Düşünmek, çeviren: H. İlksen Mavituna, Metropolis Kitap, felsefe, 216 sayfa, 2018

Efe Baştürk – İçkinlik Demokrasisi (2018)

Gilles Deleuze’ün politik felsefesinin kaynakları, gelişimi ve etkileri hakkında sağlam bir inceleme.

“Deleuze’e başvurmadan politik felsefe mümkün müdür?” sorusunun yanıtını arayan Efe Baştürk, öncelikle Deleuze’ün Platon ve Hegel’e yaklaşımını analiz ederek kitabına başlıyor ve yine burada, Deleuze’ün “molar-felsefe” ve “diyalektik aklın olumsuzlayıcı işlevi” kavramlarını tartışıyor.

Baştürk, kitabının ikinci bölümünde ise, Louis Althusser, Jacques Rancière ve Jean-Luc Nancy gibi Deleuze’ün çağdaşı filozoflar ile Deleuze arasındaki etkileşimi irdeliyor.

  • Künye: Efe Baştürk – İçkinlik Demokrasisi: Deleuze ve Politik Felsefe, Norgunk Yayıncılık, felsefe, 174 sayfa, 2018

Kolektif – Siyasalın Düzenekleri (2017)

Hatırlanacağı gibi ‘Yapılar, Sistemler, Süreçler’ ile ‘Toplumsala Bakmak’, ‘Çağdaş Marksist Kuramda Tartışmalar’ adlı bu önemli dizisinin daha önce yayımlanmış kitaplarıydı.

Serinin elimizdeki üçüncü kitabında ise, 19. yüzyıldaki köklerine bakıldığında daha çok ekonomi-politik vurgularıyla öne çıkmış Marksist düşüncelerin siyasal sonuçlarını kapsamlı bir bakışla irdeliyor.

Marx’ın geliştirdiği metodolojiden yola çıkarak Marksist bir siyaset teorisi kuran kitapta,

  • Ekonomik yaşamın siyasal içeriği ve siyasal yaşamın ekonomik içeriği,
  • 90’lı yıllardaki siyasal gerilemenin ardındaki etkenler,
  • Devlet ve hukuk ilişkisi,
  • Çağdaş siyasetin özgül karakteri,
  • Bugünün özgürleşme süreçleri,
  • Ve tarihin yeni özneleri gibi konular tartışılıyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Álvaro García Linera, Antonio Negri, Chantal Mouffe, Peter Hallward, Jodi Dean, Jacques Rancière, Claus Peter Ortlieb, Aaron Benanav ve John Clegg.

  • Künye: Kolektif – Siyasalın Düzenekleri, hazırlayan: Andrew Pendakis, Jeff Diamanti, Nicholas Brown, Josh Robinson ve Imre Szeman, çeviren: Sercan Çalcı, Dipnot Yayınları, siyaset, 236 sayfa, 2017

Jason Read – Sermayenin Mikropolitikası (2014)

Bugünün kapitalist üretim tarzı ile öznelliğin üretimi arasında ne gibi bir ilişki var?

Jason Read bu önemli çalışmasında, hem Marx’ın kavramlarında öznelliğin üretimine ilişkin ipuçlarını arıyor hem de Michel Foucault, Étienne Balibar, Jacques Rancière, Antonio Negri, Mario Tronti, Paolo Virno ve Maurizio Lazzarato’nun kışkırtıcı metinlerinde bunun nasıl boyutlandırılıp geliştirildiğini araştırıyor.

  • Künye: Jason Read – Sermayenin Mikropolitikası, çeviren: Ayşe Deniz Temiz, Metis Yayınları

Jacques Rancière – Cahil Hoca (2014)

Jacques Rancière, Flamanlara Fransızca öğreten Joseph Jacotot’nun sıra dışı eğitim yönteminden yola çıkarak zekâların eşitsizliğini ve bilgi hiyerarşisine dayanan toplumsal eşitsizlik yaklaşımlarını eleştiriyor.

Jacotot öğrencilere Fenélon’un ‘Telemak’ eserini okutarak, onların kendi kendilerine Fransızca öğrenmelerini sağlamıştı.

  • Künye: Jacques Rancière – Cahil Hoca, çeviren: Savaş Kılıç, Metis Yayınları

Jacques Rancière – Siyasalın Kıyısında (2007)

  • SİYASALIN KIYISINDA, Jacques Rancière, çeviren: Aziz Ufuk Kılıç, Metis Yayınları, siyaset, 163 sayfa

 

Jacques Rancière ‘Siyasalın Kıyısında’da, Atina’da icat edilen siyaset ve demokrasi kavramlarının izini sürerek, günümüzdeki “siyasalın dönüşü” tartışmalarına kadar uzanıyor. Son dönem sol Fransız düşünürleri arasında öne çıkan aktörlerden biri olan Rancière, özellikle siyaset-demokrasi ilişkisi, entelektüellerin rolü ve tarih felsefesi alanında yazdıklarıyla çok tartışılan bir isim. Düşünürün ilk Fransızca baskısı 1990 yılında yapılan bu kitabı, Halk kavramının görmüş olduğu bozguncu işleve atıfta bulunarak, köleler, kadınlar ve proleterler gibi, halkın “sayılmayan”, “esamisi okunmayan” kesimlerinin verdikleri mücadelelerle nasıl “sayılanlar” arasına katıldıklarını göstermeyi amaçlıyor. Kitabın bu çevirisinde, çalışmanın Fransızca ilk basımında ve İngilizce çevirisinde bulunmayan yazıların da yer aldığını özellikle belirtmiş olalım.

Jacques Rancière – Tarihin Adları (2011)

  • TARİHİN ADLARI, Jacques Rancière, çeviren: Cemal Yardımcı, Metis Yayınları, felsefe, 139 sayfa

‘Tarihin Adları’, tarih söyleminin siyasi, bilimsel ve edebi durumuna ilişkin bir deneme olarak düşünülebilir. Jacques Rancière’in, bir seminere sunulmak üzere hazırladığı deneme, tarih araştırması ve tarih yazmanın politikasını konu alıyor; tarihçilerin ortak araştırma nesnesi saydıkları “tarihi” nasıl kavramsallaştırdıklarına, bu “tarih” üzerine nasıl konuşup yazdıklarına ve bu konuda yazarken siyasi anlam taşıyan birtakım yöntemlerle bu “tarihi” nasıl fiilen kurduklarına odaklanıyor. Rancière bunu yaparken de, Jules Michelet, Fernand Braudel ve Annales Okulu mensupları ile E. P. Thompson gibi tarihçilerin tekniklerini, siyaset ve bilim felsefeleri açısından inceliyor ve tarihçiliğin dil ve edebiyatla ilişkisini irdeliyor. Kitap bilhassa, tarihyazımı ve tarih felsefesiyle ilgilenenler için iyi bir kaynak.