Kolektif — Tekno-Feodalizm (2026)

Dijital ağların, veri merkezlerinin ve platform ekonomilerinin şekillendirdiği çağda iktidarın doğası yeniden değişiyor. ‘Tekno-Feodalizm’, yalnızca teknolojik dönüşümü anlatan bir çalışma değil; günümüz dünyasında sermaye, emek, gözetim ve iktidar ilişkilerinin nasıl yeni bir biçime büründüğünü tartışmaya açan kapsamlı bir düşünce derlemesi sunuyor.

Kitap, klasik kapitalizmin hâlâ geçerli olup olmadığı ya da yerini daha farklı, daha merkezi ve daha denetleyici bir düzene bırakıp bırakmadığı sorusunu merkeze yerleştiriyor. Dijital platformların ekonomik olduğu kadar siyasal ve kültürel alanları da belirlemeye başladığı bir dönemde, “teknofeodalizm” kavramı bu yeni gerçekliği anlamak için güçlü bir çerçeve olarak öne çıkıyor.

Derlemede yer alan metinler, teknoloji şirketlerinin yalnızca piyasa aktörü olmadığını; giderek altyapıları, iletişimi, gündelik yaşamı ve hatta kamusal alanı kontrol eden yeni güç merkezlerine dönüştüğünü gösteriyor. Yanis Varoufakis, veri ve platformların yeni bir “bulut sermayesi” yarattığını savunurken; Evgeny Morozov, dijital çağın düşünme biçimlerini ve iktidar mantığını eleştirel bir gözle inceliyor. Geert Lovink platform ekonomisinin krizlerini ve çöküş eğilimlerini tartışırken, Cédric Durand teknoloji devlerinin devlet yapılarıyla kurduğu karmaşık ilişkileri analiz ediyor. Jodi Dean ise tüm bu dönüşümlerin gerçekten kapitalizmin ötesine mi geçtiğini, yoksa kapitalizmin yeni bir yüzüyle mi karşı karşıya olduğumuzu sorguluyor.

Kitap boyunca dijitalleşmenin yalnızca teknik bir gelişme olmadığı; çalışma hayatından siyasete, bireysel özgürlüklerden toplumsal eşitsizliklere kadar geniş bir alanı yeniden biçimlendirdiği gösteriliyor. Algoritmaların görünmez yönetimi, platform bağımlılığı, veri sömürüsü, gözetim kültürü ve teknoloji şirketlerinin devlet benzeri gücü, çağımızın temel meseleleri olarak ele alınıyor. Bu yönüyle eser, Silikon Vadisi merkezli teknoloji anlatılarının vaat ettiği “özgürleşme” fikrini sorgulayarak, dijital dünyanın yeni tahakküm biçimlerini görünür kılıyor.

‘Tekno-Feodalizm’, yalnızca bir kavram tartışması yürütmüyor; aynı zamanda geleceğin nasıl bir toplumsal düzene doğru evrildiğine dair kritik sorular ortaya koyuyor. Kapitalizmin dönüşüp dönüşmediği, dijital platformların yeni derebeyliklere dönüşüp dönüşmediği ve dijital çağda özgürlüğün nasıl savunulabileceği gibi meseleleri disiplinlerarası bir perspektifle ele alıyor. Bu nedenle kitap, teknoloji, siyaset, ekonomi ve çağdaş toplum teorisiyle ilgilenen okurlar için, dijital çağın karanlık ve çelişkili yapısını anlamaya çalışan önemli bir düşünsel harita sunuyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Öznur Karakaş, Koray Kırmızısakal, Ege Çoban, Yanis Varoufakis, Geert Lovink, Evgeny Morozov, Cédric Durand, Jodi Dean ve Susan Watkins.

Kolektif — Tekno-Feodalizm
Derleyen: Ege Çoban, Öznur Karakaş, Koray Kırmızısakal
• Telemak Kitap
İnceleme • 168 sayfa • 2026

Jodi Dean – Yoldaş (2021)

Yoldaşlık çoktan öldü.

İnsanlar oldukça çıkarcı ve birbirinin kuyusunu kazmanın peşinde.

Jodi Dean ise, yoldaşı siyasi mücadelenin aynı safında yer alan eşitler şeklinde, bir siyasi aidiyet olarak yeniden kuramsallaştırıyor.

Yirminci yüzyılda dünyanın dört bir yanında milyonlarca insan birbirine “yoldaş” diye hitap etti.

Şimdiyse solda daha yaygın olarak “müttefik”lerden bahsediliyor.

‘Yoldaş’’ta Dean, işte bu değişimin çağdaş solun temel sorununa işaret ettiğini söylüyor: inşa edilip sürdürülmesi, savunulması gereken bir siyasi aidiyet ilişkisinin yerine siyasi kimliklerin geçmesine…

Dean bir yoldaşlık kuramı ortaya koyuyor.

Yoldaşlar bir siyasi mücadelenin aynı safında yer alan eşitlerdir.

Adalet mücadelesi için gönüllü olarak bir araya gelen yoldaşların ilişkisi, disiplinin, sevincin, cesaretin ve coşkunun damgasını taşır.

Dean, yoldaşlığın eşitlikçiliğini ırk ve cinsiyet farklılıkları ışığında değerlendirirken Harry Haywood, C.L.R. James, Alexandra Kollontay ve Doris Lessing gibi pek çok tarihi ve edebi ismin deneyimlerine başvuruyor.

Ve eğer “Sol” olacaksak, yoldaş olmamız gerektiğini savunuyor.

Dean’in yoldaşlık tanımı şöyle:

“Yoldaş ayakta kalmayı bilen bir mücadeleciden de, müttefikten de fazlasıdır. Yoldaşlar, özgür ve eşitlikçi bir dünya için verilen mücadelede aynı safta duran insanlardır.”

  • Künye: Jodi Dean – Yoldaş: Siyasi Aidiyet Üzerine Bir Deneme, çeviren: Ali Karatay, Minotor Kitap, siyaset, 192 sayfa, 2021

Kolektif – Dijital Nesneler, Dijital Özneler (2021)

Bugün hayatımızda büyük yer kaplayan “Büyük Veri”, “Dijital Emek” ve “Dijital Siyaset” gibi konulara odaklanan nitelikli bir derleme.

‘Dijital Nesneler, Dijital Özneler’, söz konusu kavramları emek, kapitalizm ve siyaset bağlamında tartışıyor.

Kitapta,

  • Büyük veri kapitalizmi,
  • Büyük veri kapitalizmi çağında Karl Marx,
  • İnsan sonrası bilgi ve siborglar,
  • Posthümanizm,
  • Yeniden üretim merceğinden kültür ve ekonominin kesişiminde emek ve mücadele,
  • Dijitalleştirilmiş işyerinde etkin güvencesizlik, denetim ve direniş,
  • Dijital nesnelerle alternatif özneler oluşturmak,
  • Büyük veri çağında siyasi örgütlenmenin dönüşümü,
  • Ve sabit sermayenin temellükü gibi ilgi çekici konular tartışılıyor.

Kitabın özgün yönlerinden biri de, her bir yazarın makalesine karşılık, başka bir yazarın söz konusu makaleyi değerlendirdiği bir yazının da olması.

Dijital yeni dünyayı kavramak açısından aydınlatıcı bilgiler barındıran çalışmaya yazılarıyla katkıda bulunan isimler ise şöyle: Christian Fuchs, David Chandler, Paul Rekret, Robert Cowley, Kylie Jarrett, Joanna Boehnert, Phoebe V. Moore, Elisabeth Brighi, Jack Linchuan Qiu, Peter Goodwin, Jodi Dean, Paulina Tambakaki, Paolo Gerbaudo, Anastasia Kavada ve Antonio Negri.

  • Künye: Kolektif – Dijital Nesneler, Dijital Özneler: Büyük Veri Çağında Kapitalizm, Emek ve Siyaset Üzerine Disiplinlerarası Yaklaşımlar, editör: Christian Fuchs ve David Chandler, çeviren: Gamze Boztepe, Nota Bene Yayınları, siyaset, 312 sayfa, 2021

Kolektif – Radikal Demokrasi (2016)

Kendi kendine organize olup demokratik katılım sağlayan Arap Baharı, İspanyol Indignados, Yunan Aganaktismenoi ve Occupy gibi hareketleri post-Marksizmin analitik araçlarını kullanarak mercek altına alan, onların demokratik potansiyellerini tartışan sağlam bir çalışma.

Kitap, bu hareketler bağlamında, son dönemdeki eylemler etrafında gelişen yenilikçi pratikleri ve fikirleri detaylı bir şekilde inceleyip bunların demokrasiyi yeniden canlandırma potansiyellerini tartışıyor.

Kitapta,

  • Günümüzde radikal demokrasi ve kolektif hareketlerin karakteristik özellikleri,
  • Olağan post-Marksist paradigmanın dışında siyaset yapmanın dinamikleri,
  • Occupy’da temsil olunan özerk siyasi yaşam,
  • Genelleştirilmiş karşıtlık ve Laclau ile Negri arasındaki tartışmada siyasal ontoloji,
  • Laclau’da ve Hardt ve Negri’de temsil ve siyasal mekân,
  • Ve bunun gibi konular ele alınıyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Alexandros Kioupkiolis, Giorgos Katsambekis, Benjamin Arditi, Richard J.F. Day, Nick Montgomery, Jodi Dean, Saul Newman, Yannis Stavrakakis, Paul Rekret, Andy Knott, Marina Prentoulis ve Lasse Thomassen.

  • Künye: Kolektif – Radikal Demokrasi: Kitlenin Biyopolitikası, Halkın Hegemonyası, derleyen: Alexandros Kioupkiolis ve Giorgos Katsambekis, çeviren: Hayrullah Doğan, Koç Üniversitesi Yayınları, siyaset, 356 sayfa, 2016

Kolektif – Komünizm: Yeni Bir Başlangıç (2015)

Dünya çapındaki isyanları küresel kapitalizmin bütünlüğü içinde konumlandıran ve bu ortamda komünizmin nasıl bir perspektif sunacağını irdeleyen makaleler.

2010 Berlin Konferansı’na sunulan makalelerden oluşan ve daha önce yine Metis tarafından yayınlanmış, ayrıca burada de yer verdiğimiz ‘Komünizm Fikri’, komünist eylem ve pratiğinde gerçleştirilmesi gereken reformlardan küresel kapitalizme karşı mücadele etmek isteyenler açısından komünizmin bugün ne anlama gelebileceğine kadar pek çok konu tartışılmıştı.

Söz konusu serinin ikincisi olan elimizdeki kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Slavoj Žižek, Alain Badiou, Étienne Balibar, Bruno Bosteels, Susan Buck-Morss, Jodi Dean, Adrian Johnston, Frank Ruda ve Emmanuel Terray.

Kitapta, özellikle Alain Badiou ve Emmanuel Terray imzalı makalelerin dikkat çekici perspektifler sunduğunu söylemeliyiz.

  • Künye: Kolektif – Komünizm: Yeni Bir Başlangıç (Komünizm Fikri 2), hazırlayan: Slavoj Žižek, çeviren: Nil Pınar Arın, Arda Çiltepe ve Anıl Aşkın, Metis Yayınları

Kolektif – Siyasalın Düzenekleri (2017)

Hatırlanacağı gibi ‘Yapılar, Sistemler, Süreçler’ ile ‘Toplumsala Bakmak’, ‘Çağdaş Marksist Kuramda Tartışmalar’ adlı bu önemli dizisinin daha önce yayımlanmış kitaplarıydı.

Serinin elimizdeki üçüncü kitabında ise, 19. yüzyıldaki köklerine bakıldığında daha çok ekonomi-politik vurgularıyla öne çıkmış Marksist düşüncelerin siyasal sonuçlarını kapsamlı bir bakışla irdeliyor.

Marx’ın geliştirdiği metodolojiden yola çıkarak Marksist bir siyaset teorisi kuran kitapta,

  • Ekonomik yaşamın siyasal içeriği ve siyasal yaşamın ekonomik içeriği,
  • 90’lı yıllardaki siyasal gerilemenin ardındaki etkenler,
  • Devlet ve hukuk ilişkisi,
  • Çağdaş siyasetin özgül karakteri,
  • Bugünün özgürleşme süreçleri,
  • Ve tarihin yeni özneleri gibi konular tartışılıyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Álvaro García Linera, Antonio Negri, Chantal Mouffe, Peter Hallward, Jodi Dean, Jacques Rancière, Claus Peter Ortlieb, Aaron Benanav ve John Clegg.

  • Künye: Kolektif – Siyasalın Düzenekleri, hazırlayan: Andrew Pendakis, Jeff Diamanti, Nicholas Brown, Josh Robinson ve Imre Szeman, çeviren: Sercan Çalcı, Dipnot Yayınları, siyaset, 236 sayfa, 2017