Kolektif – Büyük Tarih (2025)

‘Büyük Tarih’ (‘Big History’), evrenin başlangıcından insanlığın geleceğine kadar uzanan geniş bir zaman çizelgesini bütüncül biçimde ele alıyor. Yazarlar, bilimi, tarihi ve felsefeyi bir araya getirerek “büyük tarih” adını verdikleri yaklaşımda evrenin, yaşamın ve insan toplumlarının gelişimini tek bir anlatı içinde birleştiriyor. Kitap, kozmik ölçekteki dönüşümlerle insanlık tarihindeki toplumsal ve teknolojik değişimleri birbirine bağlayarak, evrendeki karmaşık düzenin nasıl ortaya çıktığını açıklamaya çalışıyor.

Anlatı, sekiz “eşik” üzerinden ilerliyor: Büyük Patlama’dan yıldızların oluşumuna, yaşamın evriminden tarım devrimine ve modern teknolojik çağa kadar her aşama, artan enerji yoğunluğu ve karmaşıklık düzeyiyle tanımlanıyor. Bu yapı sayesinde kitap, yalnızca geçmişi anlatmakla kalmıyor; geleceğe dair olası senaryolar da sunuyor. İnsan türünün çevresini dönüştürme gücü, gezegenin ekolojik sınırları ve yapay zekâ gibi yeni dönüm noktaları, tarihsel süreklilik içinde tartışılıyor.

Yazarlar, geleneksel tarih anlayışının insan merkezli sınırlarını aşarak, insanı evrensel bir bağlamda konumlandırıyor. Ancak bu yaklaşım, bazı tarihçilerce aşırı soyut ve bilimsel indirgemeci bulunuyor. Yine de ‘Büyük Tarih’, farklı disiplinleri birleştiren açıklıkta yazılmış nadir eserlerden biri olarak, insanlığın yerini evrendeki büyük hikâyeye bağlayan etkileyici bir sentez sunuyor.

  • Künye: Kolektif – Büyük Tarih: Big Bang’den İnsanlığın Geleceğine Disiplinlerarası Bir Bakış, editör: David Christian, William H. McNeill, Jerry H. Bentley, Ralph C. Croizier, J. R. McNeill, Heidi Roupp, Judith P. Zinsser, Brett Bowden, çeviren: Ozan Karakaş, Alfa Yayınları, tarih, 328 sayfa, 2025

John Gribbin – Zaman Üzerine Dokuz Düşünce (2024)

Zamanda yolculuk bilimkurgunun çok kullanılan bir temasıdır, ama gerçekten mümkün müdür?

Şaşırtıcı bir şekilde, zaman yolculuğu fizik yasaları tarafından yasaklanmamıştır ve John Gribbin, eğer imkânsız değilse o zaman mümkün olması gerektiğini savunuyor.

‘Zaman Üzerine Dokuz Düşünce’, Einstein’ın görelilik teorileri, kara delikler, kuantum fiziği ve çoklu evrenler gibi bilimkurgudan tanıdık temaları gerçek dünyadaki bilimsel karşılıklarıyla karşılaştırarak, Robert Heinlein, Larry Niven, Carl Sagan ve diğerlerinin hikayelerinden örneklerle aydınlatarak zaman yolculuğunun olasılıklarını zekice gösteriyor.

Sonuç olarak bu kitap, zamanın gerçekten geçip geçmediğini ve eğer geçiyorsa, ileri mi yoksa geri mi hareket ettiğimizi merak etmenize neden olabilecek, Evrenin bazı derin gizemlerine eğlenceli bir rehberdir.

Bilimkurgu hayranları ve derin bilimle ilgilenen herkes için okunması gereken bir kitap.

  • Künye: John Gribbin – Zaman Üzerine Dokuz Düşünce: Bilimkurgu, Bilimsel Gerçek ve Zaman Yolculuğuna Dair Doğrular, çeviren: Ozan Karakaş, Alfa Yayınları, bilim, 144 sayfa, 2024

Mark Changizi – Doğayı Dizginlemek (2024)

Dil ve müziğin kökenlerine üzerine çok iyi bir inceleme.

Mark Changizi, Changizi’nin, dil ve müziğin evrimsel dinamiklerini açıklayarak bizi kuyruksuz maymunlardan ayıran şeyin ne olduğunu gözler önüne seriyor.

Bilimsel fikir birliği, insan konuşmasını anlama yeteneğimizin yüzbinlerce yılda geliştiği yönündedir.

Daha yürümeden konuşmaları anlamayı öğreniyoruz ve çok büyük miktarda bilgiyi sadece duyarak sorunsuz bir şekilde özümseyebiliyoruz.

Çocuklar okumayı çok küçük yaşta öğrenirler ve bilgileri, işittiklerinden çok daha hızlı bir şekilde okuyarak özümseyebilirler.

Oysa okumak için gelişmediğimizi biliyoruz çünkü yazı sadece birkaç bin yaşında.

Mark Changizi, insan konuşmasının çok özel olarak doğanın seslerini kullanmak için “tasarlandığını” gösteriyor; bu sesler, kolayca anlamak için milyonlarca yıl boyunca evrimleştirdiğimiz seslerdir.

Hangi dil olursa olsun, konuşmamız çok açık bir şekilde doğanın seslerine dayanmaktadır.

  • Künye: Mark Changizi – Doğayı Dizginlemek: Dil ve Müzik Nasıl Doğayı Taklit Ederek Kuyruksuz Maymunu İnsana Dönüştürdü? çeviren: Ozan Karakaş, Alfa Yayınları, bilim, 264 sayfa, 2024

Charles Darwin – Beagle Yolculuğu (2023)

Güney Amerika (Brezilya, Arjantin, Şili, Peru, Ekvator…), Galapagos Takımadaları, Havai, Yeni Zelenda, Avustralya gibi dünyanın birçok bölgesini dolaşarak bitki ve hayvanları toplamak, onları değerlendirerek gözlemlerini teorik bir çerçeveye oturtmak 22 yaşındaki Charles Darwin’in temel amacıydı.

Bugünün koşullarında kolaymış gibi görünen bu gezi, o günlerde büyük bir özveri gerektiriyordu.

Beş yıl süren bu gezi sırasında genç Darwin deniz tutması dahil bir dizi hastalığa katlanmak zorunda kalmıştı.

Bir yanda daha önce görmediği olağanüstü canlılarla tanışıp onları Doğa Tarihi Müzesi’nin en önemli koleksiyonu olarak derlerken, diğer yanda İspanyol işgalcilerin yerli halklar üzerindeki baskı ve katliamlarına, köleliğin iğrenç yüzüne tanık olur.

Darwin’in eserleri Türkçede ilk kez bir arada basılıyor.

Ayrıntı Yayınları, iki Pulitzer ödüllü Edward O. Wilson’un derleyerek illüstrasyonlarla zenginleştirdiği ‘Beagle Yolculuğu’ndan (1845) sonra ‘Türlerin Kökeni’ (1859), ‘İnsanın Türeyişi’ (1871) ve ‘İnsan ve Hayvanlarda Duyuların İfadesi’ (1872) kitaplarını da yayımlayarak külliyatı tamamlayıp tek bir kutu içinde okurlarla buluşturacak.

Ölümünden 123 yıl sonra büyük bilim insanına, Charles Darwin’in anısına saygıyla.

  • Künye: Charles Darwin – Beagle Yolculuğu, çeviren: Çağatay Turhan, Ozan Karakaş ve Şeyma Eren, Ayrıntı Yayınları, bilim, 400 sayfa, 2023

John Gribbin ve Mary Gribbin – Evrimin Kökeni (2022)

Genetik ve biyokimyasal evrim, farklı toplumlarda nasıl dönüşümler geçirdi?

John Gribbin ve Mary Gribbin, evrim kuramının tarihsel serüveni hakkında harika bir çalışmaya imza atmış.

Doğal seçilim yoluyla evrim süreci, canlıların üremesini, kendilerinin kopyalarını üretmesini, fakat kopyaların pek de mükemmel olmamasını ve böylelikle de sonraki nesilde çeşitliliğin var olmasını gerektirir.

Eğer bu çeşitlilik, her ne sebeple olursa olsun o yavrulardan bazılarını diğerlerinden daha başarılı kılarsa bunları daha başarılı kılan ayırt edici özellikler de sonraki nesiller arasında yayılacaktır ve onlar “seçilecektir.”

Bu kuram sadece Charles Darwin’in zihninde bir anda belirmedi, aksine, binlerce yıldır dünya çapındaki filozoflar tarafından incelendi ve tartışıldı.

İşte bu kitap, evrim fikrinin evriminin izini sürmekte, zaman içinde farklı toplumlar tarafından nasıl değiştiğini ve değiştirildiğini gösteriyor.

Yazarlar Darwin’in Tehlikeli Fikrini uygun bağlamına yerleştirecek genetik ve biyokimyasal evrimi inceliyor ve kuramın daha önce olanlar üzerine nasıl inşa edildiğini ve yirminci yüzyılda nasıl geliştirildiğini ortaya koyuyorlar.

Bunların hiçbiri, Darwin’in evrimin bireyler ve türler düzeyinde nasıl işlediğini algılamadaki başarısını azaltmıyor, tersine Darwin’in katkısının antik çağa uzanan ve bugün hâlâ oluşturulmakta olan bir zincirin en önemli halkalarından biri olduğunu gösteriyor.

  • Künye: John Gribbin ve Mary Gribbin – Evrimin Kökeni: Aristoteles’ten DNA’ya “Darwin’in Tehlikeli Fikri”nin Peşinde, çeviren: Ozan Karakaş, Alfa Yayınları, bilim, 280 sayfa, 2022

Alice Calaprice, Daniel Kennefick ve Robert Schulmann – Einstein Ansiklopedisi (2022)

Bu özenli çalışma, büyük fizikçi Einstein’ı daha iyi anlamak açısından tam bir hazine.

Üç Einstein akademisyeni, Einstein’ın bilimsel, kamusal ve özel hayatlarını en ince ayrıntısına kadar ele alıyor ve hem meslekten olmayanlar hem de uzmanlar için çok hoş bir ansiklopedik referans çalışması yazmış.

Bu eser, Einstein’ın kişisel, bilimsel, manevi, etik, düşünsel ve sosyopolitik yönünü gözler önüne seren bir kaynak kitap niteliğinde, yalnızca bilim insanlarını değil, kamuoyunu da ilgilendirecek konuları da kapsıyor.

Einstein’ın yaşamının ve önemli başarılarının kronolojisiyle başlayan kitap, dâhi bilim insanının felsefi ve politik görüşlerinin özetiyle devam ediyor.

Kişisel ve ailevi yaşantısından bilimsel başarılarına kadar Einstein hakkında bilinmesi gereken hemen her şeyi kapsayan bu temel eser aynı zamanda tarihsel ortamı da yansıtıyor.

Bir bilim insanı, siyasal figür ya da hümanist olarak Einstein’la ilgilenen herkes için büyüleyici ve olağanüstü okunabilir bir referans kitabı olan bu eserde yazarlar, Albert Einstein hakkında bildiklerimizi nasıl öğrendiğimizi de açıkça ortaya koyuyorlar.

  • Künye: Alice Calaprice, Daniel Kennefick ve Robert Schulmann – Einstein Ansiklopedisi, çeviren: Ozan Karakaş, Alfa Yayınları, ansiklopedi, 456 sayfa, 2022

Marcus Chown – Bilimin Sihirbazları (2021)

Bize varlığından haberdar dahi olmadığımız dünyaların kapılarını açmış büyük bilimsel keşifler üzerine çok iyi bir kitap.

Marcus Chown, Einstein’ın dördüncü boyut kuramından Pauli’nin nötrinoları öngörmesine kadar pek çok ilgi çekici konuyu aydınlatıyor.

Kitapta, matematiği kullanarak, daha önce bilinmeyen gezegenlerden, görünmez kuvvet çizgilerine, varlıklarından habersiz olduğumuz atom altı parçacıklardan, hatta karşı-parçacıklardan uzayzamandaki dalgalanmalara kadar önceden farkında olmadığımız pek çok gizemi aydınlatan bilim sihirbazlarının çalışmaları ustaca özetleniyor.

Kitapta açıklanan kimi konular şöyle:

  • Urbain Le Verrier’nin bilinmeyen bir gezegenin varlığını öngörüşü,
  • Maxwell’in ışığın bir elektrik ve manyetizma dalgası olduğu şeklindeki çarpıcı farkındalığa ulaşması,
  • İngiliz fizikçi Paul Dirac’ın o güne dek varlığına dair bir şüphenin bile olmadığı “karşı-madde” evrenini ortaya çıkarması,
  • Einstein’ın ışığın parçacıklardan oluştuğunu ispatlamakla kalmayıp, zamanın dördüncü boyut olduğunu göstererek uzayzaman kavramını ve genel kütleçekim kuramını bize kazandırışı,
  • Wolfgang Pauli’nin varlığı yıllar sonra kanıtlanacak nötrinoları öngörüşü,
  • Robert Brout, François Englert ve Higgs’in, bütün evreni kaplayan bir alan olması gerektiğini öne sürdükleri tezlerinin 50 yıl sonra kanıtlanabilmesi…

Kitapta bu ve bunun gibi, bilimin merkezindeki sihri gözler önüne seren onlarca insanın öyküleri ve bilimsel başarıları yer alıyor.

  • Künye: Marcus Chown – Bilimin Sihirbazları: Dâhiler ve Bilimin Merkezindeki Mucize, çeviren: Ozan Karakaş, Alfa Yayınları, bilim, 285 sayfa, 2021

James C. Scott – Devlet Gibi Görmek (2020)

Uzun bir tarihi olan devletçi planlama, neden başarısız oldu?

Anarşist düşünür James Scott, dünyanın farklı bölgelerindeki devlet merkezli kent ve köy planlaması deneyimlerini irdeleyerek, devletçi planlama ve benzeri toplum mühendisliklerinin neden felaketle sonuçlandığını tartışıyor.

Bir anlamda modern devletin gelişiminin eleştirel bir analizi olarak okunabilecek kitabında Scott, Fransa’dan Brezilya’ya, Sovyetler Birliği’nden Tanzanya’ya uzanarak hakikati kendi vizyonlarına uydurmaya çalışan tek adamları ve masa başında plan yapıp plana uymayan her şeyi yok sayan memurların sebep olduğu olumsuzlukları aydınlatıyor.

Gerçekliği şekillendirecek bir nesne olarak gören despotluğun otoriter modernizmin ayrılmaz bir parçası olduğunu düşünen Scott, devletten gelen “planlama”nın neden gerçek toplumsal dokuyla uyuşmaz olduğunu gözler önüne seriyor.

Devlet projelerinin doğası ve uzamı, yüksek modernist şehir vizyonlarının yarattığı hayal kırıklıkları, kırsal yerleşim ve üretimin toplum mühendisliğine tabi tutulması, Sovyet kolektivizasyonunda kapitalist hayaller, Tanzanya’da zorunlu köylüleştirme girişimleri ve doğayı ehlileştirme çalışmaları, kitapta karşımıza çıkan ilgi çekici konular.

  • Künye: James C. Scott – Devlet Gibi Görmek: Bazı Toplumsal Kalkınma Planlarının Başarısızlık Hikâyeleri, çeviren: Ozan Karakaş, Koç Üniversitesi Yayınları, siyaset, 424 sayfa, 2020

John H. Holland – Karmaşıklık (2020)

“Karmaşıklık” kuramının temel unsurları ve kavramsal çerçevesi hakkında usta işi bir çalışma.

Büyük bilim insanı Stephen Hawking, karmaşıklık kuramını 21. yüzyılın bilimi olarak nitelemişti.

Karmaşıklık biliminde genetik algoritma araştırmalarına öncülük etmiş John Holland da, karmaşıklık biliminin altında yatan bilimsel ve matematiksel ilkeleri ayrıntılı bir bakışla açıklıyor.

Holland bununla da yetinmeyerek, doğadaki pek çok sürecin karmaşıklık kullanılarak anlaşılabileceğini gözler önüne seriyor.

Böylece kitap, akışkan akımı ve hava tahminlerinin zorluğu gibi karmaşık fiziksel sistemlerden yağmur ormanlarının çok çeşitli ve birbirine bağlı ekosistemleri gibi karmaşık uyarlanım sistemlerine kadar uzanıyor.

Holland bunu yaparken, Adam Smith’in toplu iğne fabrikası, Darwin’in kuyrukluyıldız orkidesi ve Herbert Simon’ın “saatçi”si gibi basit, iyi bilinen örnekleri karmaşıklık kuramının yaklaşımlarına ilişkin anlatıyla da birleştiriyor.

  • Künye: John H. Holland – Karmaşıklık: Karmaşık Sistemlere Kısa Bir Giriş, çeviren: Ozan Karakaş, Ginko Bilim Yayınları, bilim, 100 sayfa, 2020

Tim Powers – Son Çağrı (2018)

Amerikalı yazar Tim Powers Türkiye’de pek tanınmasa da, kendisi bilimkurgu ve fantazi edebiyatın önemli isimlerinden.

Powers Türkçeye yeni çevrilen ‘Son Çağrı’ ve ‘Declare’ adlı iki romanıyla Dünya Fantazi Ödülü’nü kazanmıştı.

Yazarın, 1987 tarihli ‘Gizemli Denizlerde’ adlı romanının Karayip Korsanları’na uyarlandığını da belirtelim.

Powers’ın elimizdeki ‘Son Çağrı’ romanı ise, tek gözlü kumarbaz Scott Crane’in kumar ile inişli çıkışlı ilişkisini hikâye eden bir nevi kara roman.

Crane, yıllar önce tuhaf bir poker oyununda ruhunu kaybetmiştir, üstelik uzun yıllardır oynadığı kumarda neredeyse hiç başarılı olamamıştır.

Şimdi Crane, heba ettiği hayatını geri kazanabilmek için daha büyük bir kumar oynamaya karar vermiştir.

Kahramanımız bu son oyunu kazanırsa, sadece para değil, kaybettiği ruhunu ve onurunu da geri kazanacaktır.

Bu güzel roman, hem sürükleyici ve sürprizlerle dolu kurgusu hem de derinlikli ve tarihsel karakterleriyle dikkat çekiyor.

Tavsiye edilir.

  • Künye: Tim Powers – Son Çağrı, çeviren: Ozan Karakaş, Alfa Yayınları, roman, 680 sayfa, 2018