Barbaros Altuğ (haz.) – Yazarların İstanbul’u (2007)

  • YAZARLARIN İSTANBUL’U, edisyon, hazırlayan: Barbaros Altuğ, Merkez Kitaplar, şehir, 181 sayfa

‘Yazarların İstanbul’u’, İstanbul’un Türkiye yazın dünyasının on iki isminin hayal dünyasından nasıl göründüğüne odaklanıyor. Kitap, Ayşe Kulin, Perihan Mağden, Mehmet Murat Somer, İnci Aral, Buket Uzuner, Latife Tekin, Kürşad Başar, Aslı Erdoğan, Naim Dilmener ve Celil Oker’den oluşan bu yazarlardan her birinin İstanbul’un bir semtini ele alan yazılarından oluşuyor. Çengelköy, Bebek, Şişhane, Galata, Teşvikiye, Heybeliada, Kapalıçarşı, Sultanahmet ve Moda kitapta karşımıza çıkacak bölgeler. İstanbul’un gecekonduları, sokak kızları ve şarkılarda İstanbul gibi, daha çok şehrin sosyal-kültürel tarihine dahil edilebilecek konular da, kitabın diğer başlıkları.

Şener Özmen – Travma ve Islahat (2007)

  • TRAVMA VE ISLAHAT, Şener Özmen, Lîs Yayınları, sanat, 253 sayfa

 

Şener Özmen’in ‘Travma ve Islahat’ı, yazarın güncel sanat üzerine kaleme aldığı yazılarından oluşuyor. Yazarın genç yaşı düşünüldüğünde, kitapta yer alan yazıların, Türkiye’nin özellikle 1990’lı yıllardan sonraki sanat ortamına dair önemli ipuçları sunduğunu vurgulamak gerekiyor. Özmen’in yazılarının ilgi çekici yanlarından biri, yazarın Kürt sorunu konusundaki tartışmaların sanatsal ayağını oluşturmasıdır denebilir. Kitap, Özmen’in sergi katalogları, gazete yazıları, sanatçı okumaları gibi farklı yazılardan ortaya çıkmış. Güncel sanata değerli bir katkı sunan çalışma, genç bir sanat eleştirmeninin, genç sanata ve kendinden önceki kuşağın sanatına nasıl baktığını merak edenlere de önerilir.

Gilles Deleuze – Kritik ve Klinik (2007)

  • KRİTİK VE KLİNİK, Gilles Deleuze, çeviren: İnci Uysal, Norgunk Yayıncılık, felsefe, 189 sayfa

 

‘Kritik ve Klinik’, Gilles Deleuze’ün edebiyat felsefesine odaklanan metinlerinden oluşuyor. Deleuze, kitabı için, “yazı meselesi etrafında dönen metinlerden oluşuyor” diyor. Deleuze, “yazı meselesi”ni merkeze alırken, bu meseleyi, Lewis Carrol, Louis Wolfson, Nietzsche, Aziz Pavlus, Walt Whitman, Herman Melville, T. E. Lawrence, Platon ve Spinoza gibi isimlerden örnekler vererek ayrıntılandırıyor. Deleuze, yazmanın kişisel bir mesele olmaktan çok, hep yeniden icat edilen bir Tarihin ve bir coğrafyanın yapıtaşlarını oluşturduğunu belirtiyor. Kitap, bu yeniden icat sürecinde, yazma ediminin, Deleuze’ün deyimiyle “sabuklama”, yani “klinik” boyutunu ele alıyor.

Amélie Nothomb – Açlığın Biyografisi (2007)

  • AÇLIĞIN BİYOGRAFİSİ, Amélie Nothomb, çeviren: Nihal Önol, Doğan Kitapçılık, roman, 155 sayfa

 

‘Açlığın Biyografisi’, Türkiye’de de hatırı sayılır bir okuyucu kitlesine ulaşan genç ve yetenekli Fransız yazarı Amélie Nothomb’un son romanı. Nothomb’un bu kurgusu temelde, yaşamaya, hayata duyulan önü alınamaz iştahı hikâye ediyor. Romanın aynı zamanda anlatıcı olan kahramanı, hayatının ilk yirmi yılında, sadece yiyeceklere değil, içeceklere, aşka, kitaplara, yazı yazmaya ve keşfetme tutkusuna duyduğu açlıkla yaşam biçimini şekillendiren ve kişiliğini bulma yolunda ilerleyen bir genç kızdır. Nothomb’un romanı, bu genç kızın hayat karşısında doymak bilmeyen iştahını hikâye ederken, kahramanın birçok yaşanmışlık ve olayla çerçevelenen biyografisini de sunuyor.

Peter Ackroyd – Poe: Kısacık Bir Hayat (2011)

  • POE: KISACIK BİR HAYAT, Peter Ackroyd, çeviren: Esin Eşkinat, Yapı Kredi Yayınları, biyografi, 138 sayfa

 

Korku, gerilim ve polisiye türlerinin öncüsü olan Edgar Allan Poe, yaşarken değeri bilinmeyen yazarlardan. Poe’nun hayatı da, karakterlerininki gibi trajik bir sona sahiptir. O da, henüz kırk yaşındayken gizemli bir şekilde ölmüş ve yalnızca dört kişinin katıldığı bir cenaze töreniyle defnedilmişti. İşte yazar ve edebiyat eleştirmeni Peter Ackroyd elimizdeki kitabında, Poe’nun kısacık yaşamındaki dönüm noktalarının izini sürüyor. William Blake, Thomas More, Charles Dickens ve T.S. Eliot gibi isimleri, çağları ve çevreleriyle birlikte ele aldığı biyografileriyle de tanınan Ackroyd burada, Poe’nun çocukluğunu, yetim kalışını, öğrencilik yıllarını, askerliğini, gazeteciliğini, yazarlığını, dergi editörlüğünü, hayatına giren kadınları, yaşadığı skandalları ve hâlâ tam olarak aydınlatılamamış garip ölümünü anlatıyor.

Mithat Yılmaztürk – Sağlık ve Uzun Ömür El Kitabı (2011)

  • SAĞLIK VE UZUN ÖMÜR EL KİTABI, Mithat Yılmaztürk, Doğan Kitap, sağlık, 286 sayfa

 

Modern yaşamın, beraberinde aşırı toksik kirlenmeyi getirdiği biliniyor. Asıl tehlike de, bu sorunun yenilen besinler ve egzersizlerle aşılamayacak denli büyük olması. İşte İstanbul Anti-Aging Derneği’nin de kurucusu olan Prof. Dr. Mithat Yılmaztürk’ün elimizdeki kitabı, bu büyük tehlike konusunda sunduğu önlemlerle dikkat çekiyor. Yılmaztürk burada, sağlıklı ve uzun ömürlü olmanın koşullarını, bunun için alınabilecek önlemleri öğretmeyi amaçlıyor. Anti-aging, stresle başa çıkma, sağlıklı beslenme, hormonlar, detoks, cilt ve saç bakımı, egzersiz, dinlenme ve uyku, kalp sağlığının korunması, kitapta ele alınan konulardan birkaçı. Genetik ve yaşam biçiminin sağlığı ve ömür süresini belirleyen iki ana etmen olduğunu belirten yazar, vücuttaki zararlı olayların nasıl gerçekleştiği konusunda da okurunu bilgilendiriyor.

Roy Armes – Üçüncü Dünya Sineması ve Batı (2011)

  • ÜÇÜNCÜ DÜNYA SİNEMASI VE BATI, Roy Armes, çeviren ve yayıma hazırlayan: Zahit Atam, Doruk Yayınları, sinema, 612 sayfa

 

Roy Armes, nitelikli kitabı ‘Üçüncü Dünya Sineması ve Batı’da, Üçüncü Dünya’da film yapımına odaklanıyor. Konuyu irdelerken, Üçüncü Dünya kuramcılarının ve eleştirmenlerinin çalışmalarına verdiği zengin referanslarla da öne çıkan kitap, bu sinemanın ortaya çıkmasını sağlayan toplumsal, kültürel ve ekonomik bağlamı ele alarak açılıyor. Çalışmanın devamında da, Üçüncü Dünya’da film yönetimi ve yapımının teori ve pratiği; ayrıca Hindistan Yarımadası, Doğu ve Güneydoğu Asya, Latin Amerika, Ortadoğu ve Afrika gibi ulusal film endüstrileri irdeleniyor. Zahit Atam’ın kapsamlı bir önsözle katkıda bulunduğu kitabın son bölümünde ise, Yılmaz Güney, Satyajit Ray, Yusuf Şahin, Glauber Rocha, Ousmane Sembene ve Jorge Sanjinés gibi Üçüncü Dünya ülkelerinin dünya sinemasına armağan ettiği yönetmenlerin üretimleri ele alınıyor.

Jacqueline Russ – Avrupa Düşüncesinin Serüveni (2011)

  • AVRUPA DÜŞÜNCESİNİN SERÜVENİ, Jacqueline Russ, çeviren: Özcan Doğan, Doğu Batı Yayınları, inceleme, 422 sayfa

 

Fransız yazar ve felsefe profesörü Jacqueline Russ ‘Avrupa Düşüncesinin Serüveni’nde, Antik çağlardan günümüze Batı düşüncesinin izini sürüyor. Avrupa bilindiği gibi, uzun süreden beri evrensel nitelikte temel düşüncelerin ortaya çıktığı bir medeniyet birliğini oluşturuyor. Russ’un çalışması, bu evrenselliği Kitab-ı Mukaddes ve Eski Yunan’dan başlayıp günümüze uzanarak ele alıyor. Yunan, Helenik ve Roma gibi Batı’nın kurucu düşünceleri; Ortaçağ düşüncesi; Rönesans, Hümanizm ve Aydınlanma düşüncesi; devrimler yüzyılındaki ahlaki, politik düşünceler ve bunalımlarıyla öne çıkan 20. yüzyıl Batı düşüncesi, kitapta karşımıza çıkan konulardan birkaçı. Russ’ın kitabı, politik olarak hiçbir zaman birlik haline gelememiş, fakat ortak düşünsel mirasıyla bütünleşmiş Avrupa düşüncesini kapsamlı bir analize tabi tutuyor.

Murat Eriç – Mimarlığın Seyir Defteri (2011)

  • MİMARLIĞIN SEYİR DEFTERİ, Murat Eriç, Literatür Yayınları, mimari, 378 sayfa

 

Mimarlığın teknik yönlerine ya da mimarlık sanatının temel kavramlarına odaklanan çalışmaların sayısı epeyi fazla. Murat Eriç’in elimizdeki çalışmasını özgün kılan hususlardan biri, mimarlığın daha farklı boyutlarına, yani mimari yaratıcılığa ve mimari tasarım süreçlerine odaklanması. Eriç burada, kültür ve yaratıcılığın tasarım sürecindeki etkilerini araştırıyor ve mimarlık tasarımında karşılaşılan yaratıcılık aşamalarını detaylı bir biçimde inceliyor. Bir Yüksek Mimar olarak uzun yıllar çalışmış olan Eriç’in mesleki deneyimleriyle de zenginleştirilmiş kitap, mimarlık öğrencilerine, eğitimcilere ve bu mesleği icra edenlere önerilir.

Hatice Aynur ve Aslı Niyazioğlu (der.) – Âşık Çelebi ve Şairler Tezkiresi Üzerine Yazılar (2011)

  • ÂŞIK ÇELEBİ VE ŞAİRLER TEZKİRESİ ÜZERİNE YAZILAR, kolektif, derleyen: Hatice Aynur ve Aslı Niyazioğlu, Koç Üniversitesi Yayınları, inceleme, 191 sayfa

 

Bilindiği gibi Âşık Çelebi, 1568’de tamamladığı ünlü tezkiresini, II. Selim’e sunmuştu. Âşık Çelebi, özellikle Osmanlı dönemi edebiyatına yoğunlaşanların başvurduğu en önemli kaynaklardan biri olan bu tezkiresinde, yaşadığı dönemin dünyasını, kültürünü, edebiyatını ve İstanbul’unu canlı bir üslupla tasvir etmişti. İşte, sempozyuma sunulan bildirilerden oluşan elimizdeki kitap, tezkirede vurgulanan konuları, yani Âşık Çelebi’nin aktarmaya çalıştığı dünyayı irdeliyor. Kitaba makaleleriyle katılan isimler şöyle: Hatice Aynur, Aslı Niyazoğlu, Filiz Kılıç, Helga Anetshofer, Jan Schmidt, Zeynep Altok, Tûba İsen-Durmuş ve Ali Emre Özyıldırım.