Kaan Arslanoğlu – Sessizlik Kuleleri 2084 (2007)

  • SESSİZLİK KULELERİ 2084, Kaan Arslanoğlu, İthaki Yayınları, roman, 124 sayfa

Kaan Arslanoğlu’nun ‘Sessizlik Kuleleri 2084’ isimli bu romanında, fantastik, ütopik yönler ağır basıyor. Arslanoğlu’nun kurgusu, George Orwell’ın kara ütopyası olan ‘Bin Dokuz Yüz Seksen Dört’ünden yüz yıl sonrasını hikâye ediyor. Geçen bu yüzyıldan sonra, beden ve zihin teknolojileri akıl almaz ölçüde gelişmiş durumda ve insanların beyinleri tıpkı bilgisayarlar gibi yeniden yapılandırılmaktadır. Dolayısıyal kimlikler, deneyimler, düşler, anılar, kısacası tüm insani nitelikler değiştirilebilir özellikler kazanmıştır. Roman, bu değiştirilebilir insani özelliklerin, bireyi karşı karşıya bıraktığı kâbusu anlatıyor. Arslanoğlu’nun romanı, kara ütopyalara yeni örneklerden biri.

Oktay Güzeloğlu – Sokak Mobilyaları (2007)

  • SOKAK MOBİLYALARI, Oktay Güzeloğlu, + 1 Kitap, söyleşi, 383 sayfa

Oktay Güzeloğlu’nun isim babası olduğu “Sokak Mobilyaları”, meczuplar, düşkünler ve evsizler gibi hayatı sokaklarda geçen insanları tanımlayan bir kavram. Güzeloğlu uzun yıllar, ‘Öküz’ dergisi için sokakta yaşayan bu insanlarla söyleşiler yapmıştı. Bu kitap da, uzun yıllar önce başlamış olan bu söyleşilerin devamı niteliğinde. Kitapta, Güzeloğlu’nun sokağın vazgeçilmezleriyle, yani “sokak mobilyaları” dediği isimlerle yaptığı çok sayıda söyleşi bulunuyor. Sabo Abla, Konsolos, Düşünür Mustafa, Bulgar Leyla, Şair Tülay, Pavyon Çiçeği, Avare Abdullah, Ampul İbo ve Pala Dayı, Güzeloğlu’nun okuyucuya hikâyelerini sunduğu isimlerden bazıları.

Harold Lamb – Cengiz Han (2007)

  • CENGİZ HAN, Harold Lamb, çeviren: Ali Naci, Kaknüs Yayınları, roman, 272 sayfa

Harold Lamb, Batılı olduğu halde, eserlerinde sürekli Doğu’yu anlatan bir yazar. ‘Timurlenk’, ‘Haçlı Seferleri’, ‘Nur Mahal’, ‘Ömer Hayyam’ ve ‘Barbarların Yürüyüşü’ Lamb’ın ilk akla gelebilecek eserleri. Yazarın ilk olarak 1927 yılında yayımlanan tarihi romanı ‘Cengiz Han’, 12. yüzyılın başlarında Orta Asya’daki Gobi Çölü’nde dağınık halde yaşayan Moğol kabilelerini bir konfederasyon çatısı altında bir araya getiren Cengiz Han’ı anlatıyor. Lamb’ın romanının, Cengiz Han’ın yaşam öyküsünü tarihi kaynaklara dayanarak anlatırken, döneme ışık tutan tarihi gelişmelere ve Moğol askerleri ile göçebe halkın yaşam tarzı, hayat felsefeleri hakkında bilgiler verdiğini de belirtelim.

C. S. Lewis – Korkunç Kale (2007)

  • KORKUNÇ KALE, C. S. Lewis, çeviren: Fethi Aytuna, Kabalcı Yayınları, roman, 420 sayfa

C. S. Lewis’in ‘Korkunç Kale’si, kendisinin ‘Kozmik Üçleme’ isimli dizisinin üçüncü cildini oluşturuyor. Bu romanda olaylar, Jane Studdock’un gördüğü bir kâbusla başlar. Ertesi gün kâbusunda gördüğü yüzü gazetede görür: karısını zehirlediği için giyotinle idam edilmiş bir bilim adamıdır bu. Jane’in bu kâbusu, kendisinin seçilmiş biri olduğu anlamına gelecektir. Çünkü eşi Mark, insan hayatını uygar dünya adına bütünüyle denetlemek isteyen bir örgüte katılmış, bu durum da, özgürlük ve totaliter yönetim tehdidi arasında bir savaş tehlikesini beraberinde getirmiştir. Bu tehdidi özgürlük lehine dönüştürecek olan da Jane ve özgürlük taraftarı dostları olacaktır.

Andreas Franghias – Avlu (2007)

  • AVLU, Andreas Franghias, çeviren: Berin Myisli, Yapı Kredi Yayınları, roman, 436 sayfa

Andreas Franghias’ın ‘Avlu’su, 2. Dünya Savaşı’nın yıkıntıları arasındaki Atina’da, yoksul bir mahallede yaşayan insanları hikâye ediyor. Çok para kazanma hayalleriyle yanıp tutuşan sokak satıcısı Eftihis; taşrada öğretmenlik yapan kocasından hatıralarına sığınan Lukia; direniş zamanının yiğitlerinden muhasebeci Andonis; siyasi suçlu, kendinden kaçak Angelos ve onu muazzam bir aşkla bekleyen İsmini, romanda okuyucunun karşısına çıkacak bazı isimler. Savaş gibi muazzam bir çöküşün içinde yer alan bu insanlar, geleceğin belirsizliği ve geçmişin kâbuslarına saplanmıştır.

Metin Hotinli – 50 Soruda Büyük Patlama Kuramı (2010)

  • 50 SORUDA BÜYÜK PATLAMA KURAMI, Metin Hotinli, Bilim ve Gelecek Kitaplığı, bilim, 118 sayfa

İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Astronomi Bölümü’nde uzun yıllar görev almış olan Metin Hotinli ’50 Soruda Büyük Patlama’da, evrenin nasıl oluştuğunu ve geleceğini açıklayan büyük patlama kuramını çok yönlü bir bakışla ele alıyor. Hotinli, insanlığın evrenin doğumuna dair ilk düşüncelerini içeren mitoslardan başlayarak, büyük patlama kuramının ortaya çıkışına kadar uzanıyor. “Aristoteles’in kozmoloji modelinin özellikleri nelerdi?”, “Newton kuramı ile birlikte, kozmolojinin paradigması nasıl değişti?” ve “Einstein’ın geliştirdiği statik evren modeli, bilim çevrelerinde nasıl karşılandı?”, kitapta yanıtı aranan sorulardan birkaçı.

Michael Pearson – Aşk ve Devrim (2010)

  • AŞK VE DEVRİM, Michael Pearson, çeviren: Ceren Şanlıdağ, Karşı Yayınları, biyografi, 323 sayfa

Michael Pearson ‘Aşk ve Devrim’de, Rus devriminin lideri Vladimir Lenin’in sevgilisi İnessa Armand’ın biyografisini sunuyor. Pearson, Armand’ı ilk kez, Lenin’in 1917 tarihli ‘Mühürlü Tren – Devrime Yolculuk’ adlı kitabını araştırırken keşfetmiş. Kitaptan, bir devrimci olan Armand’ın beş çocuğa sahip evli bir kadın olduğunu, zengin bir adamla evlendiğini ve Lenin ve karısıyla üçlü bir hayat sürdüğünün iddia edildiğini öğreniyoruz. Yazar Armand’ı, yalnızca Lenin’in sevgilisi olarak değil, Lenin için bir arabulucu, dert ortağı, organizatör, çevirmen ve konferanslarda onun yerine konuşacak kadar önemli devrimci bir figür olarak ele alıyor.

Selçuk Polat – 78: Sokak Özgür Fakat Kanlıydı (2011)

  • 78: SOKAK ÖZGÜR FAKAT KANLIYDI, Selçuk Polat, Apollon Yayıncılık, anı, 368 sayfa

Selçuk Polat, 68 kuşağından bir isim. Neredeyse 68’in tüm işgal ve boykotlarında ve anti-faşist eylemlerinde bulunan Polat, THKP-C’nin kuruluşunda da yer aldı. Elimizdeki kitap ise, Polat’ın bu döneme dair anılarından hareketle, 1974 affıyla cezaevlerinden çıkan 68’lilerin 78 kuşağını ortaya çıkarması sürecini anlatıyor. Kendisi de 1972-74 dönemini cezaevinde geçiren Polat, hapishaneden çıktıktan sonra devrimci hareketin örgütlenmesine girişmişti. Bu girişim, daha sonra büyük bedeller ödeyecek olan 78 kuşağının yaratılmasıyla sonuçlandı. Kitap, bu sürecin ayrıntılarının yanı sıra, sol örgütlerdeki çelişkiler ve ayrışmaları da işliyor.

Christoph Wulf – Eğitim Bilimi (2011)

  • EĞİTİM BİLİMİ, Christoph Wulf, çeviren: Hasan Hüseyin Aksoy, Hatice Özden Aras ve Aygülen Kayahan, Dipnot Kitabevi, eğitim, 192 sayfa

Christoph Wulf, ‘Eğitim Bilimi’nde, eğitim biliminin Almanya’da ortaya çıkışı ve gelişimi ekseninde, Yorumsamacı Yöntem, Görgül Araştırma ve Eleştirel Teori gibi, alanın öne çıkan üç ekolünü değerlendiriyor. Pedagoji üzerinde derin etkiler yaratmış bu teorilerin ve bunlara yönelik süregelen tartışma ve eleştirilerin ayrı ayrı bölümler halinde incelendiği çalışmanın, bilhassa eğitim alanında çalışanların ilgisini çekeceğini söyleyebiliriz. Wulf’un çalışmasında bunun yanı sıra, eğitim biliminin anlaşılmasına katkıda bulunması amacıyla, sosyal bilimler alanında ortaya konmuş teorik konular da, rahat okunabilir bir yaklaşımla irdeleniyor.

Michael Thoss ve Patrick Boussignac – Yeni Başlayanlar İçin Brecht (2011)

  • YENİ BAŞLAYANLAR İÇİN BRECHT, Michael Thoss ve Patrick Boussignac, çeviren: Tuvana Gülcan, Habitus Kitap, tiyatro, 188 sayfa

Michael Thoss ve Patrick Boussignac imzalı ‘Yeni Başlayanlar İçin Brecht’, Alman şair, oyun yazarı ve tiyatro yönetmeni Bertolt Brecht’in hayatını ve tiyatrosunu çizimler, karikatürler, fotoğraflar ve kolajlar aracılığıyla ele alıyor. Thoss ve Boussignac, hem bir biyografi hem de bir sanat incelemesi olarak tanımlanabilecek kitaplarında, Brecht’in kişisel hikâyesini, yaşadığı çevrenin üzerinde bıraktığı etkileri ve sanatının ortaya çıktığı toplumsal ve siyasî atmosferi kaleme getiriyor. Eğlenceli çizimleri ve keyifli üslubuyla da dikkat çeken çalışma, Brecht’e yeni başlayanların yanı sıra, O’nu bilenlere de hitap edecek nitelikte.