David Foenkinos – Ahmaklığın Devrik Hali (2007)

  • AHMAKLIĞIN DEVRİK HALİ, David Foenkinos, çeviren: Orkun Yeltepe, + 1 Kitap, roman, 191 sayfa

‘Ahmaklığın Devrik Hali’, “Romantik aşıklar için, utanç verici bir aylaklık ve ahmaklık hikâyesi” girizgâhıyla başlıyor. Romanın başkahramanı Conrad, umutsuz bir aşık, berbat hediyeler seçen bir sevgili ve Milan Kundera’nın yeğeni olduğunu iddia edecek kadar hayalperest biridir. Sevgililer gününü yeni arkamızda bıraktığımız şu günlerde, aşk hakkındaki duygu ve düşüncelerimiz de aklımızın bir köşesinden geçmiştir. Bu tarz ikili ilişkilerde acı başat duygu olsa da, Foenkinos, bu duygunun soytarılığa ve ahmaklığa varan yönüyle ilgileniyor. Romanın başkahramanı Conrad düşünüldüğünde, kendisi hem acı çeken bir bireyi, hem de romantizminin alay edilecek sınır tanımazlığıyla dikkat çeken bir isim. Foenkinos’un romanının ilgi çekiciliğin, tamamıyla kahramanının bu iki yönünü eşelemesi ve böylece hem romantiklere hem de akılcılara hitap etmesiyle sağlandığı söylenebilir.

Thomas Harris – Hannibal Doğuyor (2007)

  • HANNIBAL DOĞUYOR, Thomas Harris, çeviren: Pınar Öcal, Altın Kitaplar, roman, 303 sayfa

Thomas Harris, edebiyatta ve televizyonda büyük başarı yakalayan Hannibal’ın yaratıcısı. New York’ta Associated Press’in editörlüğünü yapan Harris, Amerika ve Meksika’daki suç örgütleri hakkında yazdığı haberlerle yazarlığa adım attı. 1975’te yayımlanan ‘Kara Pazar’ ile yazarlığa adım atan Harris, 1981’deki ‘Kızıl Ejder’i ve 1988 yılında yayımlanan ‘Kuzuların Sessizliği’ ile büyük bir üne kavuştu. ‘Hannibal Doğuyor’ da, isminden de anlaşılacağı gibi, Hannibal Lecter karakterinin gençliğini, doğuşunu hikâye ediyor. Hannibal’i, ünlü bir ressam olan amcası Rusya’da bir yetimhanede bulur ve beraberinde Fransa’ya getirir. Orada amcası ve yengesi Lady Murasaki ile birlikte yaşamaya başlar. Yengesinin yardımıyla sağlığına kavuşan Hannibal, Fransa’da tıp fakültesine de kabul edilir. Hannibal, tıp bilgisinin de yardımıyla bir ölüm meleğine dönüşecektir.

Serkan O. Yimsel – Doğru Beslenmeyle İlgili Yanlış Bildiklerimiz (2007)

  • DOĞRU BESLENMEYLE İLGİLİ YANLIŞ BİLDİKLERİMİZ, Serkan O. Yimsel, Hayy Kitap, sağlık, 197 sayfa

İnsanların doğru beslenmeyle ilgili kafaları karışık. ‘Doğru Beslenmeyle İlgili Yanlış Bildiklerimiz’ de, bu kafa karışıklığını gidermeyi amaçlayan bir çalışma. Modern tıbbın da alet olmasıyla, medya ve gıda endüstrisi, sistematik bir çalışmayla, beslenmeyle ilgili çoğu asılsız iddialarıyla kafaları olabildiğince karıştırdı. Kitapta, kolesterolün kalp krizinin baş tetikçisi olmadığı; pastörize sütün düşünüldüğü kadar faydalı olmadığı; kalori kısıtlayan diyetle, kilo vermek isteyenin ancak yüzde bir şansının olduğu; çocuklar için soyalı mamaların faydalı olmadığı, kitabın sunduğu yanlış bilinenlerden sadece birkaçı. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Metabolizma ve Beslenme Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Aydın’ın tıbbi editörlüğünü üstlendiği ve aynı zamanda önsözünü yazdığı kitap, doğru beslenme konusunda okuyucuyu şaşırtabilecek bilgiler veriyor.

Lucien Lévy-Bruhl – İlkel Toplumlarda Mistik Deneyim ve Simgeler (2006)

Lucien Lévy-Bruhl, ‘İlkel Toplumlarda Mistik Deneyim ve Simgeler’de, ilksel veya ilkel olarak tanımlanan topluluklarda simgeler ile mistik deneyimi, onların zihinsel yapılarından yola çıkarak açıklamaya çalışıyor.

“Bu simgeler ve bu deneyime özgü belli başlı özellikler hangileridir ve bu sorunun yanıtını ilkellerin zihinsel yönlendirmesi ve zihinsel farklılıkları doğrultusunda mı aramak gerekmektedir?”, Lévy-Bruhl’ün cevap aradığı soruların başında geliyor.

Lévy-Bruhl çalışmalarıyla, Marksist ve Freudçu düşüncenin sosyal ya da insan bilimlerini neredeyse egemenliğine almış yapısında, egemen düşüncelere karşı kendi özgün tezlerini sunan bir isim.

Lévy-Bruhl’ün tarzı, bu kitabındaki konuyu modern anlayışla değil, esas olarak ilkellerin kendi zihinleri üzerinden açıklamaya çalışmasında da ortaya çıkıyor.

  • Künye: Lucien Lévy-Bruhl – İlkel Toplumlarda Mistik Deneyim ve Simgeler, çeviren: Oğuz Adanır, Doğu Batı Yayınları, antropoloji, 252 sayfa, 2018

Ersin Antep – Türk Bestecileri Eser Kataloğu (2007)

  • TÜRK BESTECİLERİ ESER KATALOĞU, Ersin Antep, Sevda Cenap And Müzik Vakfı Yayınları, müzik, 573 sayfa

‘Türk Bestecileri Eser Kataloğu’, Ersin Antep’in daha önce yayımlanan ‘Türk Bestecileri Eser Kayıt Kaynakçası’nın bir devamı olarak düşünülebilir. Kitap, Türkiyeli bestecilerin eserlerini daha eksiksiz görebilme ve onlara ulaşabilme kolaylıkları sunuyor. Türkiye’deki müzik çalışmalarının eksikliği düşünüldüğünde, Antep’in çağdaş Türk bestecilerinin yapıtlarından oluşturduğu bu liste, kuşkusuz, bu alan için değerli bir kaynak özelliğine sahip. Çalışma için ilk olarak Gültekin Oransay, Ahmet Say ve Evin İlyasoğlu gibi müzik yazınının önde gelen isimlerinin yayınları tarandı ve her bestecinin bütün eserleri listelendi. İkinci olarak yaşayan her bestecinin eser listesi hazırlanarak söz konusu besteciye gönderilip teyit edildi. Dolayısıyla kitap, sadece müzik uzmanları için değil, Türkiye’nin müzik külliyatının kayda geçirilmesi anlamında da değerli.

Thomas W. Laqueur – Tek Kişilik Seks (2007)

  • TEK KİŞİLİK SEKS, Thomas W. Laqueur, çeviren: Sermet Yalçın, Literatür Yayıncılık, tarih, 587 sayfa

Thomas W. Laqueur, ‘Tek Kişilik Seks’te, mastürbasyonun kültürel tarihinin izini sürüyor. Mastürbasyon on sekizinci yüzyıla kadar üzerinde fazlaca durulmayan bir konuyken, 1712 yılında, Londra’nın arka sokaklarından birinde yayımlanan ‘Onania’ adlı bir kitapçıkla tıbbi, soyal ve psikolojik bir sorun haline gelerek gündeme oturdu. Daha sonra, çok farklı toplumsal, kültürel ve politik nedenler mastürbasyona farklı anlamlar da yükledi. Çünkü 1900’lü yıllara gelindiğinde, tüm özgürlük talepleriyle beraber, cinsel özgürlük talepleri de artmaya başladı. İşte mastürbasyon da bu tarz bir cinsel özgürlük talebi içinde kendine yer buldu. Fakat bu, mastürbasyonun tabu olarak kalmasına engel olamadı. Laqueuer, mastürbasyon konusunu, Kitabı Mukaddes’ten başlayarak Aristoteles’e, Rousseau’ya, Freud’a ve internet çağına kadar uzanan geniş bir yelpazede inceliyor.

Kolektif – Anne Karnında Yaşama Yolculuk (2007)

  • ANNE KARNINDA YAŞAMA YOLCULUK, Kolektif, çeviren: Zeynep Canan Özatalay, Saga Yayınları, belgesel, 223 sayfa

‘Anne Karnında Yaşama Yolculuk’, hamilelik ve doğum hakkında fotoğrafik bir belgesel kitap. Burada çocuğun anne karnında oluşmasından dünyaya gelmesine kadar olan süreci belgeleyen 300 adet üç boyutlu fotoğraf bulunuyor. Hücrelerden embriyona geçiş, bebeğin biçimlenmesi, bebeğin beyin işlevlerinin başlaması, beslenmesi, kalp işleyişi, kız mı erkek mi olduğu, hareketlenme, görmenin başlaması, pozisyon alma, doğum hazırlığı ve doğumun gerçekleşmesi, bu fotoğraflarda sırasıyla okuyucunun karşısına çıkacak kareler. Fotoğraflar, dölemeyi sağlayan spermatozoitlerden ve döllemenin gerçekleşmesinden sonraki dokuz ayı, ayrıntılı fotoğraflarla anlatıyor.

Eutropius – Roma Tarihinin Özeti (2007)

  • ROMA TARİHİNİN ÖZETİ, Eutropius, çeviren: Çiğdem Menzilcioğlu, Kabalcı Yayınları, tarih, 301 sayfa

Eutropius’un İ.S. 369 yılında imparator Valens’in isteği üzerine kaleme aldığı ‘Roma Tarihinin Özeti’, Roma’nın kuruluşundan, İ.S. 364 yılında İmparator Iovianus’un ölümüne kadar, Roma tarihinde geçen önemli olayları anlatıyor ve imparator Valens’in başlatmayı düşündüğü Pers seferinin propagandasını amaçlıyordu. Bu, eserde açıkça fark ediliyor. Çünkü Perslerle tarihte yapılmış savaşlar, kitabın neredeyse yarısını kapsar. Görüldüğü gibi, kitap, küçük bir kent devletinden bir dünya imparatorluğu haline gelen Roma İmparatorluğu’nun büyüklüğü ve gücüne övgü niteliğinde. Kitabın girişinde, yazara ve dönemine dair açıklayıcı bir yazının bulunduğunu da belirtelim.

Şenol Erdoğan (haz.) – Sinema Manifestoları (2007)

  • SİNEMA MANİFESTOLARI, hazırlayan: Şenol Erdoğan, Altıkırkbeş Yayınları, sinema, 166 sayfa

‘Sinema Manifestoları’, alternatif bir sinema tarihi olarak düşünülebilir. Çünkü kitap genel olmaktan çok, sinema tarihinin lokal, daha doğrusu anarşik unsurlarını ele alıyor. Kitapta, Fütürist sinemacılar; “sine-göz” sinemasının babası Vertov; Hollywood sinemasına muhalif “newyorker”lar; 1960’ların Alman sinemasında, kalıplardan sıkılan “Yeni Alman Sineması” yaratıcıları; seks, küfür ve şiddetsiz bir sinemanın sinema olmayacağını savunan “İhlal” sinemacıları; “Şizoid” sinemacılar ve son olarak da dijital videodan internet filmciliğine giden yolda, sinemada muhalif olmuş kişi ve kuramlar ele alınıyor. Alternatif sinemayı merak edenlere önerilir.

Pablo Neruda – Kuruntular Kitabı (2007)

  • KURUNTULAR KİTABI, Pablo Neruda, çeviren: Erdal Alova, Can Yayınları, şiir, 162 sayfa

‘Kuruntular Kitabı’, şair Pablo Neruda’nın “güz dönemi” başyapıtı olarak değerlendirilir. Çünkü, uzun zaman sürgünde kalan Neruda, onca sürgünden ve yurt özleminin ardından nihayet ülkesine dönmüştü. İşte, 1957-1958 gibi bir yıllık süre içinde kaleme alınan bu kitaptaki şiirler, bu dönemin melankolik-ironik yapısını, yurduna ve halkına duyduğu büyük özlemi gayet iyi açıklıyor. Neruda, ‘Yirmi Aşk Şiiri’, ‘Umutsuz Bir Şarkı’, ‘Yeryüzünde Konaklama’, ‘Yürekteki İspanya’, ‘Evrensel Şarkı’ ve ‘Macahu Picchu Dorukları’ gibi eserleriyle 1971 Nobel Edebiyat Ödülü’ne değer görüldü. Neruda’nın bu kitabı ise, kendisinin külliyatında önemli bir yer işgal ediyor.