Şirin Cemgil – Sinança (2015)

Sinan Cemgil’in hayat serüveni üzerinden, Türkiye sosyalist hareketinin ilk elden tanıklığı.

Şirin Cemgil, yoldaşı ve sevgilisi Sinan’la yaşadıkları zamanları, o dönemin karanlık günlerini, azimlerini ve o kuşağın tüm zorluk ve baskılara rağmen diri tuttuğu umutlarını okurlarıyla paylaşıyor.

“68’liler” denen o efsane kuşağa içeriden bir bakış.

  • Künye: Şirin Cemgil – Sinança: Şirin Cemgil Sinan Cemgil’i Anlatıyor, derleyen: Taylan Cemgil, Ayrıntı Yayınları

Kâzım Karabekir – Edirne Hatıraları (2009)

Balkan Savaşı’nda 10. Fırka’nın kurmay başkanı olan Kâzım Karabekir, Edirne’deki muharebe günlerinin doğrudan şahidiydi.

Karabekir’in savaştan sonra kaleme aldığı ‘Edirne Hatıraları’, savaş sırasında, kuşatma altındaki bu kentte yaşananları ayrıntılı bir biçimde anlatıyor.

Kuşatma altında bulunduğu dönem içerisinde gerek asker, gerek silah ve cephane, gerek yiyecek olarak hiçbir yardım alamayan Edirne savunucularının yaşadıkları, kuşatmanın devamı süresince gelişen olaylar, personelin fedakârlığı, çekilen sıkıntılar, karşılaşılan zorluklar, yönetim ve bazı personel ile ilgili üzücü olaylar, Karabekir’in anılarında karşımıza çıkan başlıca konular.

  • Künye: Kâzım Karabekir – Edirne Hatıraları, yayına hazırlayan: Ziver Öktem, Yapı Kredi Yayınları, anı, 271 sayfa

Ziya Gül – Giresun Yol Hikâyeleri (2019)

12 Eylül darbesinin ülkenin üzerinden nasıl silindir gibi geçtiğini kavramanın en iyi yollarından biri, darbenin ülkenin taşrasındaki sonuçlarına bakmaktır.

Ziya Gül’ün bu muazzam tanıklığı da, Giresun ve çevresinde 1975-80 yılları arasında yaşanan siyasal ortamın şahane bir fotoğrafını çekmesinin yanı sıra, darbe sonucunda burada tam olarak neler yaşandığını kayda almasıyla çok önemli ve değerli.

Ziya Gül, Giresun’un Eynesil ilçesinde doğdu.

Türkçe öğretmeni olan Gül, Türkiye Öğretmenler Sendikası (TÖS) Eynesil şubesi kurucu başkanı, 1975 yılından itibaren de TÖB-DER üyesi oldu.

1977-1978 yıllarında Giresun TÖB-DER başkanlığı yapan Gül, 12 Eylül’de tutuklandı ve 5,5 yıl çeşitli cezaevlerinde tutuklu kaldı.

1990 sonrası memur sendikalarının kuruluş çalışmalarına da katılan Gül, halen Giresun-Eynesil’de yaşıyor.

Kitabını “hikâye, anı” şeklinde düzenleyen Gül, 1975-1980 arasında yaşanan siyasal, toplumsal gelişmeler ile Militan İsiin, Fatma Kadın, Japon Yılmaz ve Havva Kabadayı gibi, o dönemde mücadele içinde yer almış pek çok insanın ilginç hikâyelerini bizimle paylaşıyor.

Kitap her şeyden önce, enfes bir sözlü tarih çalışması.

  • Künye: Ziya Gül – Giresun Yol Hikâyeleri, Ayrıntı Yayınları, anı, 320 sayfa, 2019

Bartoloméo de las Casas – Yerlilerin Gözyaşları (2009)

1474 yılında Sevilya’da doğan Bartoloméo de las Casas, tarihçi olmasının yanı sıra, bir Dominiken papazıydı.

Ayrıca Casas, uluslararası hukuk ve insan hakları normlarının ilk savunucularından ve köleciliğe karşı çıkan ilk Avrupalı olarak da bilinir.

Casas, 1552’de yayımlanan ‘Yerlilerin Gözyaşları’nda, yerlilerin sömürgeci Batılı güçlerce acımasız bir şekilde nasıl yok edildiğini anlatıyor.

Yayımlandığı dönemlerde büyük ilgi gören ve Batılıları sömürgecilik üzerine düşünmeye sevk eden eser, yerlilerin yaşadığı trajediye ahlaki, vicdani bir yükümlülükle bakışıyla günümüzde de önemini koruyor.

  • Künye: Bartoloméo de las Casas – Yerlilerin Gözyaşları: Yerlilerin Yok Edilişinin Kısa Tarihi, çeviren: Oktay Etiman, İmge Kitabevi, tarih, 142 sayfa

Hristo Stambolski – İmparatorluğun Zor Yılları (2019)

Bulgar asıllı bir Osmanlı hekimi olan Hristo Stambolski, Bulgar milli uyanışına destek verdiği için Yemen’e sürüldüğünde, yıl 1877’ydi.

Öncesinde ise Stambolski, 15 yaşında memleketi Kazanlık’tan İstanbul’a gelmiş, burada Mekteb-i Tıbbiye-i Şâhâne’de öğrencilik yapmış ve mezun olduktan sonra da aynı kurumda öğretmenlik yapmaya başlamıştı.

Görüldüğü gibi Stambolski’nin yaşadığı dönem, Sultan Abdülaziz iktidarının sürdüğü Osmanlı’nın içeride ve dışarıda büyük sorunlarla boğuştuğu en sıkıntılı dönemlerdendir.

Bu nedenle kendisinin anıları büyük öneme haiz.

Stambolski,

  • Osmanlı’nın içinde bulunduğu ekonomik buhranlar,
  • Karadağ İsyanı,
  • Hersek Vilayetindeki karışıklıklar,
  • Avrupa devletlerinin Balkanlar’daki gerilimlerden yararlanarak ülkenin iç işlerine karışması,
  • Lübnan’da Dürzilerle Maruniler arasında kanlı çatışmalar çıkması,
  • Sırbistan, Romanya ve Girit’te isyanların patlak vermesi,
  • Romanya’da Karol’un prensliğinin tanınması,
  • Sırbistan kalelerinden Osmanlı ordusunun çekilmek zorunda kalması,
  • Rum Ortodoks kilisesinden ayrılmak isteyen Bulgarların 1870’te bağımsız Bulgar kilisesinin kurmalarına izin verilmesi,
  • Özerklik ve bağımsızlık yönündeki hareketlerin Hersek’ten Bosna’ya yayılması,
  • Bulgar İsyanı,
  • Jön Türklerin giderek Osmanlı yönetiminde ağırlıklarını hissettirmeleri,
  • Sultan Abdülaziz’in tahttan indirilmesi,
  • Ve Sultan Abdülaziz’in bugün de halen tartışılan “intiharı” gibi, önemli olaylara tanıklık ediyor.

Stambolski’nin anılarını, bu zorlu ve çok ilginç döneme ilişkin belge niteliğinde bir eser olarak öneriyoruz.

  • Künye: Hristo Stambolski – Bir Osmanlı Hekiminin Anılarıyla İmparatorluğun Zor Yılları, çeviren: Hüseyin Mevsim, Kitap Yayınevi, anı, 404 sayfa, 2019

Fıstık Ahmet (Tanrıverdi) – Bir Başka Kentte Ölümü Beklemek… (2009)

Fıstık Ahmet (Tanrıverdi) ‘Bir Başka Kentte Ölümü Beklemek’te, kendi rızasıyla Türkiye’den ayrılan ve ömrünün geri kalanını Yunanistan’da geçiren Büyükadalı Rumların hikâyelerini anlatıyor.

Bunlar, Tanrıverdi’nin deyimiyle, “kimi akrabaları ve dostlarını 1964’te kovan devlet”in kovmadığı kişilerdi.

Tanrıverdi, konuştuğu isimlerin, Atina’da yaşamlarına devam ederken, Büyükada’yı çeşitli nedenlerle bırakıp gitmelerinden dolayı üzüntülü ve pişman olduklarını söylüyor.

Zira doğdukları, büyüdükleri, ekmeklerini kazandıkları, aile mezarlarının bulunduğu Büyükada’dan uzak olmak, kalplerinde büyük bir burukluk yaratmış.

Daha önce yayımlanan ‘Atina’daki Büyükada’ kitabıyla, köklerinden zorla koparılarak Yunanistan’a sürgün edilen Rumların hikâyelerini aktaran Tanrıverdi, bu kitabında da, seçtikleri geleceğin pek mutlu etmediği Rumları anlatıyor.

  • Künye: Fıstık Ahmet (Tanrıverdi) – Bir Başka Kentte Ölümü Beklemek…, Adalı Yayınları, anlatı, 136 sayfa

Tuğrul Eryılmaz – 68’li ve Gazeteci (2018)

Tuğrul Eryılmaz, Türkiye gazetecilik serüveninin kelimenin tam anlamıyla en orijinal simalarından biridir.

Kendisini Nokta, Yeni Gündem, Sokak ve Radikal İki gibi, hem gazetecilik açısından çok parlak hem de Türkiye’de sesini duyuramayan kesimlerin kendilerini ifade ettikleri önemli yayınları yaratan adam olarak biliriz.

Tabii Eryılmaz dendiğinde, kendisinin 68 hareketinden gelen birisi olduğunu da hiçbir zaman hatırdan çıkarmamalı.

Zira Eryılmaz, Anglosakson tarzda gazeteciliğin bizdeki en iyi temsilcilerinden biri olduğu kadar kendini hep Marksist ve sol değerlere sahip bir solcu olarak da tanımlamıştır.

İşte bu kitap, çalıştığı her yayına kendi imzasını atacak kadar renkli, tutkulu ve çılgın bu adamla yapılmış uzun soluklu bir söyleşi sunuyor.

Eryılmaz burada özetle, Diyarbakır’da geçen çocukluğunu, İzmir günlerini, Ankara Siyasal zamanlarını, iletişim fakültesindeki hocalık günlerini, 12 Eylül’ün “armağanı” olan YÖK’ün gelişiyle üniversiteden istifa edişini, İstanbul’a gelişini ve burada 2015’e kadar sürdürdüğü gazetecilik faaliyetlerini bizimle paylaşıyor.

Bu anlatımda Deniz Gezmiş, Mahir Çayan ve Hüseyin Cevahir gibi 68 öğrenci hareketinin efsane isimleri kadar Ercan Arıklı, Mehmet Yılmaz, Güldal Kızıldemir, Ümit Kıvanç, İpek Çalışlar, Yıldırım Türker ve Hasan Cemal gibi Türkiye gazetecilik serüveninde önemli yeri olan sayısız isimle karşı karşıya geliyoruz.

Yazarın Diyarbakır, İzmir, Londra ve İstanbul’a dair ilginç saptamalarını da barındıran kitap, son zamanlarda okunabilecek en güzel, en akıcı kitaplardan biri.

Eryılmaz, çok keyifli, tek bir satırda bile sarkmayan muhteşem bir sohbetle karşımızda.

  • Künye: Tuğrul Eryılmaz – 68’li ve Gazeteci, söyleşi: Asu Maro, İletişim Yayınları, söyleşi, 264 sayfa, 2019

Uğur Ekşioğlu – Kendi İşini Kendin Bul (2015)

Yakın zamanda aramızdan ayrılan, iş ve spor dünyasının önde gelen isimlerinden Uğur Ekşioğlu’nun yaşamına dair bilinmeyenler.

Ekşioğlu otobiyografisinde, çok zor geçen çocukluk döneminden, küçük yaşlarda çalışmak zorunda kalışına, okul yıllarından Koç Holding’teki profesyonel çalışma günlerine dair bilinmeyenleri samimi bir üslupla paylaşmakta.

  • Künye: Uğur Ekşioğlu – Kendi İşini Kendin Bul, İnkılap Kitabevi

Aytaç Durak – Söyleyeceklerim Var (2015)

Adana Belediyesi eski Başkanı Aytaç Durak’ın, belediyecilerin ve siyasilerin kendinden çok şey bulacağı anıları.

Adana’da beş dönem Büyükşehir Belediye Başkanlığı yapmış Durak, siyasi göndermeleriyle dikkat çeken anılarında, görev yaptığı süreçteki çalışmalarını, şehrin geçirdiği dönüşümü ve siyasi partiler ile politikacılarla ilişkilerini anlatıyor.

  • Künye: Aytaç Durak – Söyleyeceklerim Var, Bilgi Yayınevi

Akın Simav – Turan Güneş’in Siyasal Kavgaları (2009)

Akın Simav’ın, Turan Güneş’le uzun soluklu söyleşi ve görüşmelerinin ürünü olan ‘Turan Güneş’in Siyasal Kavgaları’, Türkiye siyaset tarihinde önemli yeri olan Güneş’in siyaset arenasındaki mücadelelerini anlatıyor.

Belgesel nitelikli çalışmada, Turan Güneş’in Demokrat Parti’ye girer girmez Adnan Menderes’e ve onun anti-demokratik düzenlemelerine karşı mücadelesi; DP’den kopuşu ve Hürriyet Partisi’ni kurması; 1969 sonrası CHP içinde başlayan Ortanın Solu hareketindeki rolü; dışişleri bakanlığına gelişi ve bu bakanlıktaki icraatları gibi birçok konu yer alıyor.

  • Künye: Akın Simav – Turan Güneş’in Siyasal Kavgaları, Agora Kitaplığı, siyaset, 278 sayfa