Mehmet Cemal Tollu – Talimgâh’tan Güzel Sanatlar’a (2018)

1933 yılında kurulan d Grubu, Türk resim sanatına yön veren oluşumlardan biri olarak kabul ediliyor.

Abidin Dino, Nurullah Berk, Zeki Faik İzler, Mehmet Cemal Tollu, Elif Naci ve Zühtü Müridoğlu tarafından kurulan gruba daha sonra Bedri Rahmi Eyüboğlu, Eşref Üren, Eren Eyüboğlu, Arif Kaptan, Salih Urallı, Hakkı Anlı, Sabri Berkel, Fahrünnisa Zeyd, Leopold Levy, Zeki Kocamemi, Şeref Akdik, Cemal Nadir Güler ve Nusret Suman gibi isimler de dâhil olacak ve bu akım, kısa süre içinde sanat çevrelerinin dikkatini çekmeyi başaracaktı.

İşte bu grubun kurucularından biri olan Mehmet Cemal Tollu’nun elimizdeki kitabı, kendisinin İstiklal Savaşı hatıralarını sunuyor.

Tollu, ailesinden habersiz bir şekilde Ankara’ya giderek Zabit Namzetleri Tâlimgah’ına katılır ve 1921-1923 yılları arasında, İstiklal Savaşı’nın sonuna kadar 20. Süvari Alayı’na bağlı olarak görev yapar.

Tollu bu dönemde tuttuğu notlarını, 1960’ta gözden geçirerek bir hatırata çevirir.

Bu hatırat, Tollu’nun katıldığı muharebeler ve tanık olduğu ilginç olaylar ile diğer askerlerle ilişkisine ve Anadolu köylüsüne dair değerlendirmelerini sunuyor.

Hatırat, Tollu’nun bu dönemde adım adım bir sanatçı olarak gelişiminin ipuçlarını da sunuyor.

  • Künye: Mehmet Cemal Tollu – Talimgâh’tan Güzel Sanatlar’a 1921-1923, İş Kültür Yayınları, anı, 180 sayfa, 2018

Albert Einstein – Benim Gözümden Dünya (2009)

Albert Einstein, dünyayı sıradan insanlardan çok farklı görenlerdendi.

‘Benim Gözümden Dünya’, kendisi için “Hem kendi hem de türdeşlerinin hayatının anlamsız olduğuna inanan, sadece bahtsız değil, aynı zamanda neredeyse bu hayattan diskalifiye olmuş biridir,” diyen Einstein’ın hayata, yaşadığı dünyaya ve bilimsel çalışmalarına dair felsefi ve siyasi yazılarından oluşuyor.

Yazılar, bugün kendi maksadına aykırı bir biçimde, siyasî ihtirasın ve günümüz tarihinin girdabına çekilen Einstein’ın insani portresini vermeleriyle dikkat çekiyor.

Kitap insanlığa, karşılıklı yardımlaşma üzerine kurulu barışçıl bir dünyaya ve bilimin yüce misyonuna inanmış Einstein’ın ruhuna açılan bir kapı.

  • Künye: Albert Einstein – Benim Gözümden Dünya, çeviren: Demet Evrenosoğlu, Alfa Yayınları, felsefe, 115 sayfa

Sosi Antikacıoğlu – Geçmişimden Sesler ve Renkler (2018)

Sosi adı, Ermenicede çınar ağacı anlamına gelir.

Sosi Antikacıoğlu’nun anılarından oluşan ‘Geçmişimden Sesler ve Renkler’ ise, çınar ağacı gibi kökleri Türkiye topraklarının en derinlerine kök salmış Ermeni bir ailenin hikâyesini anlatıyor.

“Yakın çevremizdeki insanlar aramıza ayrılık gayrılık koymadılar, bu nedenle kendimizi yabancı hissedeceğimiz batı ülkelerine göç etmedik. On bir yaşımdan itibaren en yakın arkadaşlarımın, can yoldaşlarımın çoğu Türkler oldu.”

Antikacıoğlu böyle diyor ve kitabında, hem bunun gibi iyimser durumları hem de bu topraklarda Ermeni olmanın beraberinde getirdiği acı gerçekleri, zengin gözlemler eşliğinde bizimle paylaşıyor.

Antikacıoğlu’nun Türkiye’nin 1940’larından günümüze uzanan anılarında kırımdan geçmek de var, 6-7 Eylül de var; Anadolu, Trakya, İstanbul, Şişli, Büyükada ve Boğaziçi Üniversitesi de var.

Antikacıoğlu’nun ve ailesinin hayat macerasından trajik, kimi zaman ilginç ve kimi zaman da tebessüm ettiren anılar sunan çalışma, neticede itibariyle dört dörtlük bir Türkiye anlatısı.

  • Künye: Sosi Antikacıoğlu – Geçmişimden Sesler ve Renkler, İletişim Yayınları, 270 sayfa, 2018

Mahmut Memduh Uyan – Kardeşim Hepsi Hikâye! (2015)

Devrimci Yol Ana Gerilla Birliği Komutanı Mahmut Memduh Uyan’ın 1970’li yıllardan bugüne uzanan anıları.

Yazar, Ankara’daki öğrencilik yıllarını, bu dönemdeki mahalle direnişlerini; Karadeniz ve Dersim dağları ile Suriye ve Lübnan’daki faaliyetlerini; sonu gelmez işkencelerle geçen tutsaklık günlerini; Mamak ve Ceyhan hapishanelerindeki yıllarını anlatıyor.

  • Künye: Mahmut Memduh Uyan – Kardeşim Hepsi Hikâye!, Dipnot Yayınları

Emine Gürsoy Naskali – Celal Bayar Arşivinden Serbest Fırka Anıları (2015)

Üç ay gibi kısa bir süre hayatta kalmasına rağmen, olaylı bir macera yaşamış Serbest Cumhuriyet Fırka’sına dair zamanın üç önemli isminden tanıklıklar.

Partinin Antalya şubesini kuran Dr. Burhanettin Onat, Atatürk’ün yakın dostu Kılıç Ali ve Celal Bayar’ın tanıklıkları, dönemin siyasi atmosferini anlamak açısından önemli ipuçları sunuyor.

  • Künye: Emine Gürsoy Naskali – Celal Bayar Arşivinden Serbest Fırka Anıları, Doğan Kitap

Cafer el-Askerî – İsyancı Arap Ordusunda Bir Harbiyeli (2009)

‘Arap Gözüyle Osmanlı’ dizisinin dokuzuncu kitabı olan ‘İsyancı Arap Ordusunda Bir Harbiyeli’, Osmanlı ordusunda binbaşı rütbesiyle İngilizlere karşı mücadele ederken saf değiştirerek isyancı Arap ordusunun komutanlığını üstlenen Iraklı Cafer el-Askerî’nin anılarından oluşuyor.

1885-1936 arasında yaşayan el-Askerî, 1919 yılına kadar olan serüvenini kendi kaleminden anlatıyor.

el-Askerî’nin kitabında bulunan bilgi ve belgeler, aynı zamanda dönemin askerî tarihine dair önemli ayrıntılar barındırmasıyla da altın değerinde bir kaynak.

Kitap ayrıca, Arap milliyetçiliğinin oluşumunda subayların rolü ve teşkilatlanma biçimlerine dair dikkat çekici ayrıntılar da barındırıyor.

  • Künye: Cafer el-Askerî – İsyancı Arap Ordusunda Bir Harbiyeli, hazırlayan: Necdet Fethi Safvet, çeviren: Halit Özkan, Klasik Yayınları, anı, 272 sayfa

Walter Bonatti – Bir Yaşamın Dağları (2009)

‘Bir Yaşamın Dağları’, İtalyan dağcı Walter Bonatti’nin yaşam öyküsünden oluşuyor.

Dağlar hakkında, “Dağ, bana kendime ve yaptıklarıma karşı hile yapmamayı, dürüst olmayı öğretti. Dağcılık belli bir şekilde uygulandığı zaman, bazen de oldukça acımasız olmakla birlikte, hiç şüphesiz ki katı bir okuldur. Fakat bir yandan da gündelik yaşamda pek rastlanmayacak kadar sevecendir,” diyen Bonatti, çocukluğundan itibaren dağlara tırmanmayı istemiş ve daha sonra dünyanın zorlu zirvelerine tek başına ya da ekiple tırmanmış.

Yazar, dağa tırmanmanın, teknik ekip ve donanımla ilgili olduğunu, fakat insanın yeni yerleri tek başına keşfetme tutkusuyla gerçek anlamına kavuştuğunu söylüyor.

  • Künye: Walter Bonatti – Bir Yaşamın Dağları, çeviren: Nedim Sipahi, Kelime Yayınları, dağcılık, 347 sayfa

Vahram Altounian ve Janine Altounian – Geri Dönüşü Yok (2015)

1915’te Bursa’dan Suriye çöllerine ölüm yolculuğuna çıkan bir Ermeni ailenin dehşet verici hikâyesi.

Kitap, bu yolculukta 14 yaşında olan Vahram’ın tuttuğu günceden, günceyi gün yüzüne çıkaran kızı Janine’nin yorumları ve günceyi dilbilimsel, tarihsel ve psikanalitik yönleriyle ele alan beş makaleden oluşuyor.

  • Künye: Vahram Altounian ve Janine Altounian – Geri Dönüşü Yok, çeviren: Renan Akman, Aras Yayıncılık

Falih Rıfkı Atay – Mustafa Kemal’in Mütareke Defteri (2009)

Falih Rıfkı Atay, Atatürk’ün en yakınında bulunan gazeteci olması ve yakın tarihe tuttuğu ışık bakımından çok önemli bir isim.

1920’lerin başından ölümüne kadar Atatürk’ün yakınında bulunan Atay, ‘Mustafa Kemal’in Mütareke Defteri’nde, o döneme dair birçok olaya ışık tutuyor.

Atatürk’ün İttihat ve Terakki Partisi’nin mensubu olup olmadığı; rejimin değişeceğini Meclis’e ilk olarak nasıl haber verdiği; ticarette neden başarısız olduğu; gazete macerasına kiminle girdiği ve Suudi Arabistan’daki bir toplantıya nasıl heyet gönderdiği, kitapta açıklığa kavuşturulan konulardan birkaçı. Çalışma, son zamanlarda Atatürk etrafında dönen tartışmaları aydınlatması yönüyle ilgi çekiyor.

  • Künye: Falih Rıfkı Atay – Mustafa Kemal’in Mütareke Defteri, Pozitif Yayınları, tarih, 135 sayfa

İsmet Kür – Yıllara mı Çarptı Hızımız (2008)

‘Yıllara mı Çarptı Hızımız’, inceleme, araştırma, öykü, şiir, roman ve anı türlerindeki kitaplarıyla bildiğimiz İsmet Kür’ün anılarından oluşuyor.

1916’da İstanbul’da doğan Kür, yirmi bir yıl Türkçe edebiyat öğretmenliği yaptı.

Kür’ün, eski İstanbul’la başlayan anıları, hayatının önemli duraklarına uğramalarının yanı sıra, Türkiye’nin yakın tarihine dair önemli ayrıntılar da barındırıyor.

Yazar, bir yandan doğduğu ve hayatına etkide bulunan İstanbul’u anlatırken, öte yandan da buna paralel bir biçimde ülkenin yaşadığı büyük dönüşümün izini sürüyor.

İsmet Kür’ün anıları, her şeyin inanılmaz bir hızla değiştiği dünyada bizi, zamanın akışı üzerine düşünmeye çağırıyor.

  • Künye: İsmet Kür – Yıllara mı Çarptı Hızımız, Everest Yayınları, anı, 303 sayfa