Nancy C. Andreasen – Yaratıcı Beyin (2009)

Nancy C. Andreasen, Iowa Üniversitesi Psikiyatri Bölümü’nde, yaratıcılık ve beyin konularında araştırmalar yapıyor.

Andreasen’in yaratıcılık konusunda yıllardır sürdürdüğü bilimsel çalışmalarını bir araya getiren ‘Yaratıcı Beyin’, yaratıcılığın aslında, yaşamın farklı parçalarının yeni ve beklenmedik şekilde bir araya getirilmesi olduğunu, yani zekâ ve yetenekten bağımsız olarak ortaya çıkabileceğini savunuyor.

Yaratıcılık konusunda tarihe geçmiş Mozart, Poincaré ve Coleridge gibi pek çok ismin yaratıcılık, yaratıcı süreç ve özel yeteneklere sahip insanlar hakkında söylediklerine yer veren yazar, yaratıcı beyni oluşturan koşulları anlamaya çalışıyor.

  • Künye: Nancy C. Andreasen – Yaratıcı Beyin, çeviren: Kıvanç Güney, Arkadaş Yayınevi, bilim, 247 sayfa

Alan D. Beyerchen – Nazi Döneminde Bilim (2015)

Nazi iktidarının bilime ayrıca ilgi gösterdiği ve bu yolda pek çok etik dışı, insanlık dışı uygulamaya imza attığı biliniyor.

Bu kitap ise, Nazilerin bilime karşı tutumunu, bilime vurduğu darbeyi ve bilim insanlarının bu koşullar altındaki davranışlarını irdeleyen nitelikli bir çalışma.

Alan Beyerchen’in kitabı, kendine has bir “bilim” (“Ari fiziği”) oluşturmayı amaçlayan Nazizmin üniversitelerdeki fizik kürsüleri üzerindeki baskılarını aydınlatmasıyla da çok önemli.

  • Künye: Alan D. Beyerchen – Nazi Döneminde Bilim, çeviren: Haluk Tosun, Say Yayınları

Daniel Chamovitz – Bitkilerin Bildikleri (2018)

Şurası kesin ki, gündelik hayatımızda karşılaştığımız çiçek ve ağaçların son derece incelikli duyu mekanizmalarına pek dikkat etmiyoruz.

1990’lardan bu yana bitki ve insan duyuları arasındaki benzerlikler üzerine düşünen ve çalışan Daniel Chamovitz, ‘Bitkilerin Bildikleri’ adlı bu kitabı, konu hakkında sağlam bir inceleme.

Yazarın uzun yıllara yayılan deneyimlerinin ürünü olan kitabı, bitkilerin gördükleri, kokladıkları, hissettikleri, duydukları ve hatırladıkları üzerine, bitkiler hakkında bizi şaşırtacak, hatta bitkilere dair bakış açımızı kökten değiştirecek ufuk açıcı bir çalışma.

Chamovitz burada, bitki biyolojisindeki en son araştırmaları inceliyor ve bitkilerin gerçekten de duyuları olduğunu iddia ediyor.

Kitap her bölümde bir insan duyusuna odaklanıyor ve bu duyunun insanlardaki işleviyle bitkilerdeki işlevini karşılaştırıyor.

Duyusal bilginin bitkiler tarafından nasıl algılandığını, bitkiler tarafından nasıl işlendiğini ve söz konusu duyunun bitki için ekolojik içerimlerini ayrıntılı bir şekilde açıklayan Chamovitz, ayrıca her bölümde konuyla ilgili hem tarihsel bir perspektif hem de çağdaş bir görüş sunuyor.

Bitkilerin kendilerine has görme, dokunma, duyma, içalgı (propriyosepsiyon) ve bellek niteliklerine daha yakından bakmak isteyenler kitabı muhakkak edinsin.

Bu konuyla ilgilenen okurların, daha önce burada da yer verdiğimiz Stefano Mancuso ve Alessandra Viola imzalı ‘Bitki Zekası‘ adlı kitabı da beğeneceğini düşünüyoruz.

  • Künye: Daniel Chamovitz – Bitkilerin Bildikleri: Dünyaya Bitkilerin Gözünden Bakmak, çeviren: Gürol Koca, Metis Yayınları, bilim, 168 sayfa, 2018

 

Özen B. Demir ve Adem Yıldırım – Beden, Tıp ve Felsefe (2018)

Bir tıp doktoru ile bir felsefe doktoru arasındaki yazışmalarla ortaya çıkmış; beden ve tıp temalarını felsefe, psikanaliz, antropoloji, edebiyat, feminizm ve bilime uzanan disiplinler arası bir bakışla tartışan ufuk açıcı bir kitap.

Özen Demir ve Adem Yıldırım burada, sağlık ve hastalık, gövde ve beden, canlılık ve yaşam, insan ve hayvan gibi pek çok konu ve kavram üzerine düşünüyor ve bunu yaparken de, Platon’dan Aristoteles’e, Foucault’dan Husserl’e, Derrida’dan Nietzsche’ye, Spinoza’dan Blanchot’ya, Beckett’tan Marx’a ve Freud’tan R. D. Laing’e pek çok ismin fikirlerini kat ediyor.

Bunlara ek olarak, psikiyatri, antropoloji, psikoterapi, psikanaliz, anti-morfoloji, anti-psikiyatri, bilim, edebiyat, feminizm, queer, biyoetik, biyoteknoloji, biyopolitika, mikro-sosyoloji, tıbbî epistemoloji ve tıp tarihi ile ilgilenenlerin de severek okuyacağı bir kitap.

  • Künye: Özen B. Demir ve Adem Yıldırım – Beden, Tıp ve Felsefe, Nota Bene Yayınları, felsefe, 261 sayfa, 2018

Richard Charles Lewontin, Steven Rose ve Leon J. Kamin – Genlerimizden İbaret Değiliz (2018)

‘Genlerimizden İbaret Değiliz’, biyolojik determinizmin bilimsel, toplumsal, politik kökenleri hakkında klasikleşmiş bir yapıt.

Bilindiği gibi, biyolojik determinizmin temel iddiasına göre, sınıf, ırk ya da toplumsal cinsiyet temelli eşitsizlikler genetik kalıtımın sonucudur, dolayısıyla bu eşitsizlikler bir anlamda “kaderimiz”dir.

Evrimsel biyolog ve genetikçi Richard Lewontin, biyoloji ve nörobiyoloji profesörü Steven Rose ve psikolog Leon Kamin ise, sağlam kanıtlar ortaya koyarak bu iddianın hem neden temelsiz olduğunu hem de özünde hangi büyük eşitsizlikleri sakladığını gözler önüne seriyor.

Yazarlar, bilimin, burjuva toplumunun nihai meşruiyet sağlayıcısı olduğunu, biyolojik determinizmin de sınıflar arasındaki mücadelede kullanılan bir silah olduğunu belirtiyor.

Biyoloji, psikoloji ve toplum bilimlerinin kesişim noktasında yer alan kitapta,

  • Yeni sağ ve eski determinizm,
  • Biyolojik determinizmin politikaları,
  • Burjuva ideoloji ve determinizmin kökeni,
  • Eşitsizliğin meşrulaştırılması,
  • Zihni biçimlendirerek toplumu biçimlendirmek,
  • Ve bunun gibi pek çok ilgi çekici konu irdeleniyor.

Künye: Richard C. Lewontin, Steven Rose ve Leon J. Kamin – Genlerimizden İbaret Değiliz: Biyoloji, İdeoloji ve İnsan Doğası, Yordam Kitap, bilim, 384 sayfa, 2018

Kolektif – Hayatı Hatırlamak (2018)

Bizi biz yapan otobiyografik belleğimizi, farklı disiplinlerin perspektifiyle tartışan nitelikli bir derleme.

Psikoloji, psikiyatri ve nörobilim gibi alanlara ilgili okurların özellikle seveceği ‘Hayatı Hatırlamak’, otobiyografik bellek kavramını, kişisel ve toplumsal bellekten, bağlanma ve hatırlama ilişkisine, dil ve kültürden istemsiz hatırlamaya ve anılardan anıları zihinde canlandırmaya zengin açılardan irdeliyor.

Kitapta,

  • Otobiyografik bellek araştırmalarında kullanılan yöntemler,
  • Neden ve nasıl hatırlayıp neden ve nasıl unuttuğumuz,
  • Otobiyografik anıların yaşam boyu dağılımı,
  • Yaşamımızın kimi dönemlerini daha çok, kimilerini daha az hatırlamamızın nedenleri,
  • Otobiyografik bellekte kültür ve dil,
  • Otobiyografik bellekte imgelem perspektifi,
  • Bağlanma ve hatırlamada benlik, duygu ve dikkat süreçlerinin rolü,
  • Ve bunun gibi pek çok ilgi çekici konu irdeleniyor.

Kitaba yazılarıyla katkıda bulunan isimler ise şöyle: Sami Gülgöz, Berivan Ece, Sezin Öner, Burcu Demiray, Tuğba Uzer, Çağla Aydın, Bilge Göz, Pınar Ersoy, Ezgi Aytürk, Müge Özbek, Ezgi Mamus, Dilay Z. Karadöller, İnci Boyacıoğlu, Burcu Kaya-Kızılöz, Ayşe Altan-Atalay, Aysu Mutlutürk, Ayşecan Boduroğlu ve Ali İ. Tekcan.

  • Künye: Kolektif – Hayatı Hatırlamak: Otobiyografik Belleğe Bilimsel Yaklaşımlar, derleyen: Sami Gülgöz, Berivan Ece ve Sezin Öner, Koç Üniversitesi Yayınları, psikoloji, 280 sayfa, 2018

Hüseyin Gazi Topdemir (haz.) – İbn Sînâ (2009)

Hüseyin Gazi Topdemir’in yayıma hazırladığı ‘İbn Sînâ’, Batılıların Avicenna dedikleri İbn Sînâ’nın bilimsel ve düşünsel başarılarını gözler önüne seriyor.

Üç bölümden oluşan çalışmanın ilk bölümünde, İbn Sînâ’nın yaşamı ve yapıtları anlatılıyor; onun düşünsel gelişim sürecini betimlemek amacıyla on bir yapıtı tanıtılıyor.

İkinci bölümde İbn Sînâ’nın genel düşünce sistemi ele alınıyor, düşünce tarihine katkıları inceleniyor, onun “Filozofların Prensi”, “Şeyh El Reis” ve “Hekimlerin Kralı” olarak tanınmasını sağlayan başarıları ortaya konuyor.

Eserin son bölümü de, bütünüyle İbn Sînâ’nın yapıtlarından seçilmiş metinlerden oluşuyor.

Kitap, felsefe, geometri, mantık, fıkıh, sarf, nahif, tıp ve doğa bilimleri gibi birçok alanda çalışmalar yapmış ve yüzyıllar boyunca Doğu ve Batı kültürlerini etkilemiş İbn Sînâ’ya dair iyi bir kaynak.

  • Künye: Hüseyin Gazi Topdemir (haz.) – İbn Sînâ: Doğu’nun Sönmeyen Yıldızı, Say Yayınları, biyografi, 687 sayfa

Anil Ananthaswamy – Ya Ben Yoksam? (2018)

Benlik nedir?

Zihin bedeni nasıl etkiler ve ona nasıl yön verir?

Benlik algımız nedir ve nasıl oluşur?

Anil Ananthaswamy, bu ilgi çekici kitabında, sinirbilim alanındaki en güncel araştırmaların sonuçlarından yola çıkarak şizofreni, otizm, Alzheimer, epilepsi, Cotard sendromu ve huysuz bacak sendromu gibi çeşitli zihinsel ve nörobiyolojik hastalıkların insan algısı üzerindeki muazzam etkilerini açıklığa kavuşturuyor.

Pek çok vaka örneğiyle zenginleşen çalışma, yukarıdaki sorulara ufuk açıcı yanıtlar verdiği gibi, bizi benliğin dehlizlerinde hem ürpertici hem de aydınlatıcı bir yolculuğa davet ediyor.

  • Künye: Anil Ananthaswamy – Ya Ben Yoksam?: Benliğin Labirentlerinde Bir Gezinti, çeviren: Duygu Akın, Yapı Kredi Yayınları, bilim, 252 sayfa, 2018

Philip E. Auerswald – Kod Ekonomisi (2018)

İnsanlık tarihini meydana getiren ana unsurun kodun gelişimi olduğu, Philip Auerswald’in bu dikkat çekici çalışmasının ana tezi.

Auerswald bizi, neolitik dönemin basitliğinden modern zamanların karmaşıklığına doğru bir yolculuğa çıkararak, başta birbirinden apayrı görünen üç deneyimin, Taş Devri’nde kullanılan baltanın, Julia Child’ın mayonez tarifinin ve Burning Man festivalinin ortak yönünün kodun işleyişi olduğunu gösteriyor.

Kodun, insan medeniyetinin DNA’sı olduğunu belirten Auerswald, yüzyıllar içinde kodun nasıl geliştiğini ve bunun toplumsal ve ekonomik yapıda nasıl köklü kırılma ve dönüşümler yarattığını anlatıyor.

Kitabın irdelediği bir diğer önemli konu da, kodun gelişimi üzerinden bir gelecek okuması yapması, geleceğin ekonomisinin nasıl şekilleneceğine dair özgün öngörülerde bulunması.

  • Künye: Philip E. Auerswald – Kod Ekonomisi: Kırk Bin Yıllık Bir Tarih, çeviren: Mehmet Doğan, Boğaziçi Üniversitesi Yayınları, bilim, 278 sayfa, 2018

Gary Small ve Gigi Vorgan – Modern Beynin Evrimi: E-Beyin (2009)

İki yazarlı ‘Modern Beynin Evrimi’, ileri teknolojinin genç beyinleri nasıl etkilediğini inceliyor.

Yazarlar, ileri teknolojinin, bir yandan öğrenmeyi hızlandırıp yaratıcılığı artırırken, bir yandan da sosyal izolasyon yaratarak, internet bağımlılığına yol açtığını söylüyor.

Bunu beynin evrimi şeklinde değerlendiren yazarlar, çağımızda başarılı olmak için bu evrime uyum sağlamak gerektiğini belirtiyor.

Kitap, günümüz insanının teknolojiye ne kadar bağımlı olduğu ve internette gezinmenin kişiliği nasıl etkilediği gibi soruların yanıtlarını arıyor ve ileri teknolojinin beyinde yarattığı dönüşümü tespit ediyor.

  • Künye: Gary Small ve Gigi Vorgan – Modern Beynin Evrimi: E-Beyin, çeviren: Merve Duygun, Omega Yayınları, inceleme, 271 sayfa