Ruşen Arslan – Niyazi Usta (2019)

Kürt siyasal hareketinde önemli yeri olan Niyazi Usta, tam adıyla Niyazi Tatlıcı, zekâsı ve hazırcevaplığıyla bilinen, aynı zamanda halk filozofu olarak tanımlanan bir kişilikti.

Ruşen Arslan da bu kitabında, yaşamı boyunca sıkı bir sosyalist olmuş Niyazi Usta’nın hayatını kat ediyor ve onun mirasını kapsamlı bir şekilde ortaya koyuyor.

Ruşen Arslan’ın kendi tanıklığının yanı sıra, Niyazi Usta’yı bizzat tanımış kişilerle yapılmış söyleşilerle ortaya çıkmış eser, bir dönem Türkiye’sinin ve Kürt siyasetinin özgün bir dönemini anlatıyor.

  • Künye: Ruşen Arslan – Niyazi Usta: Bir Kürt Devrimcisi, Ayrıntı Yayınları, biyografi, 160 sayfa, 2019

Edward Hallett Carr – Karl Marx (2010)

Edward Hallett Carr, bizde de iyi tanınan 20. yüzyılın en önde gelen tarihçilerindendir.

Carr’ın on dört ciltten oluşan 1917 sonrası Rusya siyasî tarihini ele alan dev eserinin yanı sıra, Dostoyevski, Karl Marx ve Mikhail Bakunin gibi ünlü isimler üzerine yazdığı biyografileri de bulunuyor.

İşte bu nitelikli biyografilerden olan elimizdeki çalışma, Marx’a dair pekçok bilgi aktarması, Marx’ın çoğu kez haklı olduğu “huysuz yanını” sergilemesi ve ayrıca zevkle okunan bir eser olmasıyla önemli.

“Marx hakkında biyografi yazan hiç kimse Marksizmi görmezlikten gelemez.” diyen Carr, ele aldığı portrenin hakkını vererek, Marx’ın hayatı ve kişiliği ile yaşadığı dönemdeki olaylar arasındaki bağlantıları hassas bir bakışla irdeliyor.

  • Künye: Edward Hallett Carr – Karl Marx, çeviren: Uygur Kocabaşoğlu, İletişim Yayınları, biyografi, 367 sayfa

Kolektif – Hasan Doğan: Futbolu Ağlatan Adam (2010)

Türkiye Futbol Federasyonu 37. Başkanı Hasan Doğan, erken gidenlerden.

Ortak bir çalışmanın ürünü olan elimizdeki kitap da, Hasan Doğan’ın Adana’dan İstanbul’a uzanan hayatını okurlara sunuyor.

Doğan’ın dostları, eşi ve çocuklarının anlatımlarıyla desteklenen kitap, Hasan Doğan’ın aile hayatının yanı sıra iş, siyaset ve futbol dünyasıyla ilişkisini de ele alıyor.

Kitapta Doğan’ın çocukluğu, iş dünyasındaki çalışmaları, siyasetle ilişkisi, yolunun futbolla kesişmesi ve Futbol Federasyonu Başkanı olma süreci gibi konular, ayrıntılı bir biçimde anlatılıyor.

  • Künye: Kolektif – Hasan Doğan: Futbolu Ağlatan Adam, Hayy Kitap, biyografi, 230 sayfa

Philip Freeman – Iulius Caesar (2019)

Kimilerine göre tarihin en büyük canilerinden, kimilerine göreyse tarihin en büyük kahramanlarından, gerçekte ise tarihin gelmiş geçmiş en büyük efsanelerinden olan Gaius Iulius Caesar’ı bu kadar ünlü yapan özellikleri nelerdi?

Philip Freeman’in bu şahane biyografisi, Caesar’ın sıra dışı hayatını baştan sona kat ediyor ve onun, hem yetenekleri hem de çelişkileriyle sağlam bir portresini çiziyor.

Caesar’ın hayatı üzerinden Antik Roma tarihini aydınlatmasıyla da sevilerek okunacağını düşündüğümüz kitabın sürprizli ve heyecanlı bir üsluba sahip olduğunu da belirtmeliyiz.

Freeman, Caesar’ı tarihin en önemli kişiliklerinden biri yapan özellikleri tartışırken, onun general olarak hangi vasıflara sahip olduğunu ve hatip, yazar, strateji ustası bir siyasetçi olarak bu yeteneklerini nasıl geliştirdiğini de gösteriyor.

Caesar’ın buradaki hikâyesinde, kendisinin çağdaşları olan Marius, Sulla ve Pompeius gibi generallerle, hatip ve hukukçu Cicero ile Marcus Antonius ve Octavius gibi Roma’nın en meşhur kişilikleri de çıkıyor.

Kitapta, Caesar’ın Mısır kraliçesi Kleopatra’yla yaşadığı dillere destan aşkın da ihmal edilmediğini ayrıca belirtelim.

  • Künye: Philip Freeman – Iulius Caesar, çeviren: Ülke Evrim Uysal, Kronik Kitap, biyografi, 400 sayfa, 2019

Anne R. Dick – PKD (2016)

Bilimkurgu ustası Philip K. Dick’in üçüncü eşinden, yazarın sıra dışı hayatının bir özeti…

Yazarın hayatına ışık tutan pek çok görüşme barındıran kitap, Dick’in yazma serüvenindeki belli başlı duraklara, etrafında bulunmuş insanlara, eserlerinin yazılış sürecine, aile hayatına ve kişiliğine dair bilinmeyenleri aydınlatıyor.

  • Künye: Anne R. Dick – PKD, çeviren: Münevver Bayhan, Alfa Yayınları

Haluk Hergün – Lefter (2019)

Büyükada doğumlu Lefter Küçükandonyadis, yalnızca Fenerbahçe’nin değil, Türkiye futbolunun da efsane oyuncusudur.

Usta spor yazarımız İslam Çupi, onunla ilgili “Kadıköy vapur iskelesinden indikten sonra o tüm zamanların en büyük futbolcusu Lefter’in adadan gelişini beklemek ve onunla birlikte Kadıköy toprağında birkaç adım atma hangi futbol hazzı ile değişilebilirdi” der.

Lefter, 17 yıl taşıdığı Fenerbahçe forması altında yaptığı 615 maçla kırılması çok güç bir rekorun sahibi olurken, sarı lacivertli forma ile 423 de gol attı.

Milli takım forması ile 50 maç oynadı ve rakip fileleri 22 kez havalandırdı.

İşte, futbol otoritelerinin “Türk futbolunun gelmiş geçmiş en büyük oyuncusu” dediği Lefter Küçükandonyadis’in hayatı, Haluk Hergün’ün bu kapsamlı çalışmasının konusu.

Bilhassa arşivlerden ve pek çok tanıklıktan yararlanmasıyla büyük önem arz eden çalışma, Fenerbahçe ve Türkiye futbol tarihi açısından bir referans kaynak olma özelliğine sahip.

  • Künye: Haluk Hergün – Lefter: Futbolun Ordinaryüsü, İthaki Yayınları, biyografi, 400 sayfa, 2019

Edmund de Waal – Kehribar Gözlü Tavşan (2016)

Kökleri Viyana’dan Paris’e, Meksika’dan Tokyo’ya ve İngiltere’ye uzanan Ephrussi ailesinin tarihini, 19. yüzyıldan bugüne, zengin ayrıntılarla izleyen ödüllü bir biyografi.

Dünya tarihine yön vermiş olayların göbeğinde yer almış bu ailenin yolu, Proust, Monet ve Rilke gibi ünlü isimlerle de kesişecektir.

  • Künye: Edmund de Waal – Kehribar Gözlü Tavşan, çeviren: Özlem Gayretli Sevim, Everest Yayınları, biyografi, 400 sayfa, 2016

Sergey Timofeyeviç Aksakov – Gogol’le Dostluğumuz ve Mektuplaşmamız (2019)

Sergey Timofeyeviç Aksakov, edebiyat eleştirileri, çevirileri ve Rus soyluluğunun gündelik yaşamını betimleyen yarı-otobiyografik anlatılarıyla on dokuzuncu yüzyıl Rus kültür hayatında çok önemli yeri olan isimlerden.

Aksakov’un, Rus edebiyatının büyük ismi Gogol’le tanışıklığı da, 1832 yılında başlar.

İkili arasındaki bu sıkı dostluk, yirmi yıl sürecektir.

1830’lar ve 1840’larda Gogol’le ahbaplığına dair tuttuğu notlar ve ikilinin mektuplaşmasından oluşan elimizdeki kitap ise, ne yazık ki Aksakov’un ölümünden otuz yıl sonra 1890’da yayımlanır.

Aksakov’un kitabı, Gogol’ün kişiliği, hayatı ve edebiyatı hakkında altın değerinde ayrıntılar sunuyor ve bunun yanı sıra, dönemin Rus edebiyatı ve kültür yaşamı hakkında da çok önemli bilgiler barındırıyor.

Aksakov, ilk tanıştıkları zamanlarda, Gogol’ün dış görünüşünü şöyle betimliyor:

“Gogol’ün o zamanlar tamamen farklı ve olumsuz etki yapan bir dış görünüşü vardı: Kâküllü başı, şakaklarına inen saç tıraşı, düzgünce kesilmiş bıyıkları ve çenesine dayanmış sert kolalı yakaları ona, kişiliğiyle çelişen farklı bir fizyonomi kazandırıyor, bizde de zeki bir Ukraynalı izlenimi

uyandırıyordu. Giyimi modaya önem verdiğini gösteriyordu.”

Kitaptan bir alıntı daha:

“Gogol’ün benim açımdan her zaman bilmece olarak kalmış tuhaflıkları olduğunu da söylemeliyim. Onun davranışlarını çok kere başkalarına açıklamaya çalıştığım gibi, kendime de açıklamak zorunda kaldım. Bizimkinden belki yüz kat daha ince olduğundan, onun sinirleri bizim hissedemediklerimizi hissediyor, bizim algılayamadığımız şeylerden etkileniyordu.”

  • Künye: Sergey Timofeyeviç Aksakov – Gogol’le Dostluğumuz ve Mektuplaşmamız (1832-1852), çeviren: Varol Tümer, İletişim Yayınları, eleştiri, 244 sayfa, 2019

Süha Ünsal – İkazcı Mehmet Şükrü (2009)

Süha Ünsal ‘İkazcı Mehmet Şükrü’de, hukukçu, gazeteci ve politikacı olarak Osmanlı İmparatorluğu’ndan Cumhuriyet’e geçişin önemli aktörlerinden birinin biyografisini sunuyor.

Milli Mücadele döneminde ‘İkaz’ adında bir gazete çıkaran Mehmet Şükrü Bey, Sivas Kongresi’nden sonra da Büyük Millet Meclisi’ne katılmış.

Mehmet Şükrü Bey, Meclis’in ilk aylarındaki muhalif çizgisini daha sonra da devam ettirmiş.

Ünsal, İttihatçı geçmişi ve savaş yıllarında askeri savcılık yapmış olmasına rağmen, bütün düşüncelerini bir hukuksal çerçevede tanımlamaya çalışan ve kanunun üstünlüğü düşüncesinden hiç taviz vermeyen bir kişiliğe sahip Mehmet Şükrü Bey’in kapsamlı bir biyografisini sunuyor.

  • Künye: Süha Ünsal – İkazcı Mehmet Şükrü, Dipnot Yayınları, biyografi, 423 sayfa

Sebastian Haffner – Hitler Üzerine Notlar (2019)

Daha önce bu sayfada da yer verdiğimiz ‘Bir Alman’ın Hikâyesi’, Nazi iktidarının nasıl herkese ve hayatın her alanına dokunduğunu ve günün birinde sıradan insana da uzanacak şekilde hayatı nasıl cehenneme çevirdiğini gözler önüne seren, döneme dair en çarpıcı tanıklıklardan biri olarak tarihe geçmiş bir kitaptır.

Bizde de çok sevilen kitabın yazarı Sebastian Haffner, şimdi de Adolf Hitler’in hayatı, icraatları, başarıları, yanılgıları, hataları, suçları ve ihaneti üzerine şahane bir eserle karşımızda.

Haffner’in yetmiş yaşında yazdığı kitap, hem üslubu hem de güçlü içeriğiyle ve en önemlisi de tezleriyle, hele hele ‘Bir Alman’ın Hikâyesi’ni sevmiş olanların özellikle okuması gereken bir çalışma.

Kitabı etkileyici kılan hususların başında, Haffner’in, Hitler ve Almanlar arasındaki ilişki konusunda dürüst davranması ve malumatfuruşluktan uzak durması olduğunu özellikle vurgulamalıyız.

Haffner, tarihin bu en acımasız, en vicdansız ve en alçak karakterinin hikâyesini gerçekçi bir tarza anlatırken, aynı zamanda Hitler ile Almanlar arasındaki hikâyenin Hitler’in ölümüyle sona ermediğini de özellikle belirtiyor.

  • Künye: Sebastian Haffner – Hitler Üzerine Notlar, çeviren: Hulki Demirel, İletişim Yayınları, biyografi, 208 sayfa, 2019