Gabriel Tarde – Ekonomik Psikoloji (2023)

Gabriel Tarde sosyoloji, psikoloji, ekonomi, kriminoloji ve hukuk alanlarında eserler vermiş ve yaşadığı dönemdeki hâkim anlayışlardan farklı bir yaklaşımla önemli katkılar yapmış bir düşünür.

‘Ekonomik Psikoloji’ toplumu ve toplumsal evrimi (tarihi) zihinler-arası etkileşimlerin bir büyük serüveni olarak okuyan Tarde’ın eserleri arasında önemli bir yer tutuyor.

Olgunluk dönemi eseri olması ve Tarde’ın temel fikirlerini içermesi itibarıyla, bu kitap bireysel ve toplumsal psikolojilerin, algıların, deneyimlerin, fikirlerin, arzuların, duyguların, benzerliklerin veya benzemezliklerin, karşıtlıkların, sapmaların, atılımların ya da atıllıkların, kabullerin yahut itirazların ekonomik, toplumsal ve tarihsel dönüşümlerde oynadığı rollere odaklanan ve böylelikle farklı bir okuma biçimi öneren zengin ve kışkırtıcı bir zihin dünyası sunuyor.

“Ekonomistler homo economicus’u tasarlamakla çifte bir soyutlama yaptılar. Bir insanı kalbinde insancıl hiçbir şey olmadan tasarlamak büyük bir yanılgıdır… Ekonomik psikolojiye düşen görev, zenginliklerin üretiminin, dağıtımının ve tüketiminin duygusal denilen yönlerini yeniden ilk ve gerçek yerine koymaktır.”

‘Ekonomik Psikoloji’de Tarde temel yaklaşımını taklit, tekrar, adaptasyon ve karşıtlık gibi kavramlar üzerine kuruyor ve bunları varoluşların temel işleyiş tarzları olarak değerlendiriyor.

“Tekrar, yani ışık, ısı ve ses dalgaları serisi, yıldızların çekim kuvveti, moleküllerin iç dönüş hareketleri; yaşamsal döngü, beslenme, solunum, dolaşım ve hepsini kapsayan bir nesille başlayacak olan tüm organik fonksiyonlar; dil, din, bilgi, eğitim, iş, tüm sosyal aktiviteler, tek kelimeyle: taklit.”

  • Künye: Gabriel Tarde – Ekonomik Psikoloji, çeviren: Özcan Doğan, Doğu Batı Yayınları, sosyoloji, 379 sayfa, 2023

David McNally – Kan ve Para (2023)

Marx, ünlü eseri ‘Kapital’de, paranın, “bir yanağında doğuştan bir kan lekesiyle” dünyaya geldiğini söylemişti.

David McNally, ‘Kan ve Para’da, Marx’ın izinden giderek paranın tarih boyunca kat ettiği kanlı yolculuğu anlatıyor.

İktisat kitapları tarihte üç para biçimi görüldüğünü anlatır: kıymetli metalden üretilen sikkeler, kıymetli metal karşılığı olan temsilî kâğıt para ve karşılığı olmayan yasal kâğıt para.

İktisat kitaplarındaki anlatım bu parasal gelişmelerin insanların hayrına olduğu izlenimini verir.

‘Kan ve Para’, sikke kullanımının Yunanistan’da kölecilikle ilişkisi; altın-gümüş karşılıklı banknot icadının İngiltere’nin sömürgecilikte öne geçme mücadelesinde savaş finansmanıyla ve köle ticaretiyle ilişkisi üzerinde duruyor.

Aynı şekilde, Amerika Birleşik Devletleri’nde 19. yüzyılda üretilen çeşitli banknotların yerli halkların katledilerek topraklarının gaspıyla ilişkisini; günümüzde karşılıksız banknot sisteminin de işçi sınıfını hizada tutmakta nasıl kullanıldığını ortaya koyuyor.

Eser, ayrıca, İngiltere’de tarımda sermayedar sınıfın ortaya çıkışını; İngiliz egemen sınıfın İrlanda’da ilk sömürgecilik deneyini; Kuzey Amerika’da kolonilerin kurulmasıyla Atlas Okyanusu üzerinde yürütülen insan ticaretini çarpıcı verilerle ve ilginç olaylarla betimliyor.

‘Kan ve Para’, para ekseninde toplumsal dönüşümlerin ideolojik yönünü de ele alıyor; toplumsal ilişkilerde parasallaşmanın felsefeye ve edebiyata yansımalarından örnekler veriyor.

  • Künye: David McNally – Kan ve Para: Savaş, Kölelik ve Devlet, çeviren: Cem Somel, Yordam Kitap, siyaset, 384 sayfa, 2023

Jeremy Rifkin – Dayanıklılık Çağı (2023)

Medeniyet tarihinin benzersiz bir yorumu ve türümüzün nasıl hayatta kalacağına dair bir öngörü.

‘Dayanıklılık Çağı’nda Jeremy Rifkin bizi geçmişte, günümüzde ve gelecekte bir yolculuğa çıkarıyor.

Sanayi Devrimi sonrasındaki İlerleme Çağı’nda zamanı verimli kullanmaktan daha önemli bir şey yoktu.

Elimizin altındaki tüm kaynakları işlemek ve tüketmek için hızla çalışıyor, servetimizi artırırken doğayı sömürüyorduk.

Jeremy Rifkin, içinde bulunduğumuz yeni çağda verimli ekonominin yerini uyumlu ekonomiye bırakacağını iddia ediyor.

Yeni nesil büyümedense gelişmeye, finans merkezlerindense ekoloji merkezlerine, üretkenliktense yenilenebilirliğe, küreselleşmedense globalleşmeye, jeopolitiktense ekoloji politikalarına, temsili demokrasidense vatandaş meclislerine önem veriyor.

İnsanlık olarak gelecekten gittikçe daha çok tedirgin olmaya başladığımız bir dönemde Rifkin bize doğayla uyumlu bambaşka bir dünyanın mümkün olduğunu ve ikinci bir şansımızın olabileceğini gösteriyor.

İlerleme Çağı bitiyor, Dayanıklılık Çağı’na hazır olun.

  • Künye: Jeremy Rifkin – Dayanıklılık Çağı: Yabanlaşan Dünyadaki Varoluşumuz, çeviren: Solina Silahlı, Doğan Kitap, inceleme, 368 sayfa, 2023

Yanis Varoufakis – Başka Bir Şimdi (2023)

 

Ya mevcut ekonomik sistemimiz tek seçenek değilse?

Yunanistan’ın eski ekonomi bakanı dünyaca ünlü ekonomist ve yazar Yanis

Varoufakis bu sorunun radikal cevabını bu spekülatif kitabında sunarak bizleri, ekonominin şirket çıkarları yerine demokratik karar alma mekanizmaları tarafından yönlendirildiği alternatif bir dünyayı keşfetmeye davet ediyor.

Alternatif bir şimdiki zamandan gelen bir dizi mesaj aracılığıyla, kökten farklı bir ekonomik sistemin zorlukları ve fırsatlarıyla boğuşan çeşitli karakterlerle tanışıyoruz.

Adil ücretler ve çalışma koşulları için mücadele eden bir devrimciden, daha adil bir platform yaratmaya çalışan bir teknoloji girişimcisine ve yeni kolektif mülkiyet biçimlerini deneyen bir ekonomiste kadar, bu kişiler hem tanıdık hem de temelden dönüşmüş bir dünyanın canlı bir tablosunu çiziyor.

Varoufakis karakteristik açık kalemi ve içgörüsüyle ekonominin azınlık değil çokluk için çalıştığı bir gelecek adına cesur bir vizyon ortaya koymaktan çekinmiyor. Siyaset felsefesi, ekonomik analiz ve hikâye anlatımını bir araya getiren ‘Başka Bir Şimdi’, ekonomik dönüşümün olanaklarını ve tuzaklarını anlamak isteyen herkesin mutlaka okuması gereken bir eser.

  • Künye: Yanis Varoufakis – Başka Bir Şimdi: Alternatif Bugünle Yüzleşmek, çeviren: Elif Kayurtar, Epsilon Yayıncılık, iktisat, 206 sayfa, 2023

Nicholas Shaxson – Define Adaları (2023)

April Yayıncılık 2006’da ‘Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları’nı yayınladı.

Üçüncü dünya ülkelerinin nasıl modern zaman sömürgelerine dönüştürüldüğünü birinci ağızdan yazdı John Perkins.

Kalkındırma yalanı altında milyarlarca dolarlık şişirilmiş projeleri ve bu projeleri bilimsel gösteren, üniversite kitaplarına bile geçmiş sahte raporları, uydurma teorileri sıraladı.

Kitap dünyada olduğu gibi ülke çapında da uyanışı tetikledi.

İçinden geçtiğimiz yıllara ışık tuttu.

Zaman geçti, ekonomik tetikçiler yerelleşti.

Şirketokrasi ile yönetilen küresel imparatorluğun kuklaları çoğaldı.

Demir ağlarla örülen memleket, önce inşaat çöplüğüne döndü, sonunda başımıza yıkıldı.

İşte şimdi uzun yıllar boyunca bizi soyan, dünyayı çalan adamların trilyonlarca doları nereye sakladıkları ifşa oluyor.

Araştırmacı gazeteci Nicholas Shaxson karanlık sistemi ve bunun bizim için ne anlama geldiğini ifşa ediyor.

Vergi cennetleri nasıl bir cehennem yarattı?

Define adalarında hangi kanlı hazineler yatıyor?

Shaxson, titiz araştırmaları eğlenceli anekdotlarla birleştirerek açık denizin karanlık dünyasına dair önemli mesajlar içeren bir kitaba imza atmış.

Sadece küresel ekonominin yozlaşmış sistemlerinin can alıcı bir teşhiri değil, aynı zamanda harekete geçmemiz için heyecan verici bir çağrı.

  • Künye: Nicholas Shaxson – Define Adaları: Vergi Cennetleri ve Dünyayı Çalan Adamlar, çeviren: Parla Nemutlu, APRIL Yayıncılık, ekonomi, 504 sayfa, 2023

Robert J. Shiller – İrrasyonel Coşku (2023)

Bizleri zamanında hem emlak balonu hem de borsadaki teknoloji hisseleri konusunda uyarmış olan Nobel Ödüllü ekonomist Robert Shiller, ilk yayımlandığından bu yana davranışsal ekonomi ve piyasa oynaklığı üzerine bir klasik haline gelen yapıtı ‘İrrasyonel Coşku’nun bu genişletilmiş edisyonunda, 2008-2009’daki finans krizinden bu yana yatırımcılar arasında irrasyonel coşkunun azalmadığı, aksine arttığı yolunda uyarıda bulunuyor.

Yüksek fiyatlı hisse ve tahvillerin yanı sıra artan emlak fiyatları da düşünülünce, 2008’deki krizin ardından kendini göstermeye başlayan ekonomik canlılığın aslında Shiller’ın, “psikolojik faktörlere dayalı oynaklık, varlıklar piyasasının asli özelliğidir” şeklindeki argümanının bir diğer dışavurumu olması işten bile değil.

Borsa ve emlak piyasalarını inceleyen –ve bu piyasalardaki çöküşleri önceden tahmin etmesiyle üne kavuşan– ‘İrrasyonel Coşku’nun elimizdeki son edisyonunda bu ikisine ek olarak tahvil piyasaları da masaya yatırılıyor, böylece büyük yatırım piyasalarının hemen hepsi kitabın kapsamına girmiş oluyor.

Sunulan verilerin de tamamen güncellendiği bu edisyonda, Shiller’ın 2013’teki Nobel Ödül Töreni’nde verdiği seminer de yer alıyor.

Shiller yatırımcıların dikkate alması gereken bir mesaj veriyor: Portföyünüzün yeterince çeşitlendirildiğinden emin olun.

Daha fazla tasarruf edin ve geçmiş on yılların çift haneli kazançlarının emekliliğinizi garantiye alacağına güvenmeyin.

Geleceğini emeklilik fonlarına, ev ve arsaya ya da diğer yatırım türlerine bağlayan herkes bu kitabı okumalı.

2008 Nobel Ekonomi Ödülü sahibi Paul Krugman, Shiller hakkında şöyle diyor:

“Robert Shiller, mali piyasaların daha az rasyonel yönlerini belgelemek için kendi kuşağının diğer tüm iktisatçılarından daha fazlasını yaptı.”

  • Künye: Robert J. Shiller – İrrasyonel Coşku, çeviren: Emre Ergin, Nova Kitap, ekonomi, 520 sayfa, 2023

Oded Galor – İnsanlığın Serüveni (2022)

Ülkelerin yoksulluk tuzağından kurtulup zenginleşmesini sağlayan kültürel, teknolojik ve eğitimsel güçlere kapsamlı bir bakış.

  • İnsanlar neden asgari geçim tuzağından günümüze çok yakın bir zamanda kurtulup diğer tüm canlılardan çok daha yüksek bir yaşam standardına sahip olabilen tek canlı türüdür?
  • İnsanlığın ilerlemesi neden dünya çapında böylesi adaletsiz bir şekilde gerçekleşti?
  • Geçmişte elverişli coğrafi özelliklerden yararlanan ve zengin çeşitliliğe sahip olan kimi topluluklar nasıl oldu da refaha giden yolda ilerlerken dezavantajlı konuma düştüler?
  • Uluslar arasında bugün var olan büyük eşitsizlikler neden ortaya çıktı?
  • Hepimizi zengin ve başarılı kılacak bir yol var mı?

İnsanlığın ortaya çıkışından günümüze dek uzanan büyüleyici bir serüveni anlatan ekonomist ve düşünür Oded Galor insanlığın iki büyük gizemi olan zenginlik ve eşitsizliğe ilgi çekici bir çözüm sunuyor.

Galor’un muazzam ve şaşırtıcı bağlantılarla dolu bu sürükleyici anlatımı teknoloji, nüfus büyüklüğü ve adaptasyonun sadece iki yüz yıl önce insanın hikâyesinde nasıl çarpıcı bir hâl değişimine yol açtığını gösteriyor.

Galor aynı serüven boyunca zamanda geriye doğru giderek bizi eşitsizliğin nihai nedenlerine dair bir açıklamaya da götürüyor.

Kolonicilik, siyasal kurumlar, toplumsal yapı, kültür gibi etki katmanlarını birer birer açığa çıkarıyor.

Dünyanın dört bir yanında ekonomik, sistemik ve ekolojik krizle yüz yüze olduğumuz bu günlerde hem umut verici hem de derinlikli dersler içeren ve önemli hakikatleri sunan ‘İnsanlığın Serüveni: Zenginliğin ve Eşitsizliğin Tarihi’, geçmişten hareketle ileriye dönük kalıcı bir reçete sunuyor.

  • Künye: Oded Galor – İnsanlığın Serüveni: Zenginliğin ve Eşitsizliğin Tarihi, çeviren: Mehmet Arif Taşkıran, Kronik Kitap, tarih, 288 sayfa, 2022

Kolektif – Pandemi Sonrası Dünya ve Türkiye Ekonomisi (2022)

Türkiye zor bir dönemden geçiyor.

Siyasi iktidar, Türkiye’yi her alanda bir uçurumun kenarına getirmiş durumda.

Uçurumun kenarına gelen alanlardan biri de ekonomi.

Ekonomide tüm veriler ne yazık ki olumsuz.

İşsizlik oranı artıyor.

Enflasyon oranı artıyor.

Döviz fiyatları yükseliyor.

Yatırım düşüyor, üretim düşüyor.

Yabancı sermaye ülkeye gelmiyor, yerli sermaye yurt dışına çıkıyor.

Elbette bütün bunlar sonuç.

Yani ekonomide yaşanan sorunların nedeni siyasi alanda alınan yanlış kararlar.

Bu olumsuz tablonun nasıl tersine çevrilebileceği Maltepe Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen Ekonomi Forumu’nda, dünyadan ve Türkiye’den uzman konuklarla tartışıldı.

İki gün süren forumun deşifre edilip kitap haline getirildiği bu çalışma, tartışılan konuların, alternatif çözüm önerilerinin kamuoyuyla paylaşma çabasının ürünü.

  • Künye: Kolektif – Pandemi Sonrası Dünya ve Türkiye Ekonomisi, hazırlayan: Murat Aksoy ve Veysel Ulusoy, Tekin Yayınevi, inceleme, 248 sayfa, 2022

Peter Phillips – Dev Şirketler (2022)

‘Dev Şirketler’, dünyanın en güçlü devletlerine kafa tutan küresel güç elitleri hakkında uyarı niteliğinde bir rehber.

Peter Phillips, Coca Cola, LinkedIn, Facebook ve Apple gibi büyük şirketlerin arkasındaki 389 kişinin kaydını sunuyor.

‘Dev Şirketler’, global zenginliği kontrol etmek, korumak ve sermayenin sürekli büyümesini sağlamak için aynı eğitimi almış zengin insanların kurduğu bir hükümetlerötesi ağ olarak işlev görüyor.

Hükümet yetkililerinin denetimindeki uluslararası kurumları; Dünya Bankası, IMF, Dünya Ticaret Örgütü, G7, G20 ve benzer birçok başka kurumu etkiliyor ve kullanıyor, medya tekelleriyle beraber kitleleri yönlendiriyorlar.

Bu kitapta Coca Cola’dan Nestle’ye, Linkedln’den Facebook’a, BP’den Apple’a kadar birçok markanın küresel sermayedeki sürekli artışını idare eden ve koruyan 389 kişinin kaydı veriliyor.

Bununla beraber, sistemsel değişimin ve zenginliğin yeniden bölüştürülmesinin önemini anlatma yönünde bir gayretin sonucu ve ürünüdür ‘Dev Şirketler’.

  • Künye: Peter Phillips – Dev Şirketler: Küresel Güç Elitleri, çeviren: Abdullah Yılmaz, Alfa Yayınları, ekonomi, 416 sayfa, 2022

Charles Eisenstein – Kutsal Ekonomi (2022)

Her şeyin kaçınılmaz bir şekilde parayla alınıp satıldığı bir dünyada yaşamayı istiyor muyuz gerçekten?

Charles Eisenstein, modern ekonomik sistemin içinde bulunduğu krizi aşmak için insancıl bir çıkış kapısını nasıl inşa edebileceğimizi tartışıyor.

“Diyelim ki şirin bir tarladan bir kasa dolusu çilek topladınız. Harika görünseler de neticede çilek bu, bekledikçe bozulur, çürür. Bu çilekleri ne yaparsınız? Yiyebileceğiniz kadarını yiyip kalanının çürümesini mi beklersiniz, yoksa onları başkalarıyla mı paylaşırsınız? İkinci seçeneğe daha yakın olduğunuza eminiz.

Aynı koşulu yeryüzündeki tüm paralara uyarlayalım. 1.000 liranız var. Ama bekledikçe bozuluyor, çürüyor. Öbür aya 900 lira oluyor. Bu biraz tanıdık gelebilir, ama unutmayın: Artık herkesin parası böyle. Paranızı stabil bir kura çevirip değerini koruma imkanınız kalmadı. Bu durumda ne yaparsınız? İhtiyacınız kadarını harcayıp kalanının gitgide erimesini mi beklersiniz, yoksa onu da, tıpkı çilekleriniz gibi, başkalarıyla mı paylaşırsınız?”

Eisenstein’ın arzuladığı dünya, işte böyle bir dünya.

Paranın doğası gereği herkesin “elinin kiri” olduğu, cömertliğin, armağanın dünyası.

‘Kutsal Ekonomi’de öngörülen hedef, ekonomiyi dünyeviliğinden kurtarıp ona kutsal bir kimlik kazandırmak.

Emekten içme suyuna, yavru kedilerden evde yaptığınız bir fıstık ezmesine kadar her şeyin kaçınılmaz bir şekilde parayla alınıp satıldığı bir dünyada yaşamayı istiyor muyuz gerçekten?

Para, bir kasa çileğin aksine kenarda durdukça değerlenen bir şey oldukça aksi pek mümkün görünmüyor.

Yalnızca bir değiş tokuş aracı olarak hayatımıza giren bu kullanışlı araç, bugün geldiğimiz noktada toplulukların ve manevi bağların altını oyan; yabancılaşma, rekabet, bencillik ve kıtlıktan başka bir şey vadetmeyen bir hastalığa dönüştü.

Sermayenin domuz kumbarası her geçen gün şişerken, birikimi olmayanlar sürekli olarak daha çok çabalamak, dünden daha fazla kazanmak zorunda.

‘Kutsal Ekonomi’, hırıltılı soluğunu gitgide artan bir şiddetle ensemizde hissettiğimiz modern ekonomik sistemin krizi için herkese hitap eden, hassas, anlaşılır ve en önemlisi insancıl bir çıkış kapısı.

  • Künye: Charles Eisenstein – Kutsal Ekonomi: Dönüşüm Çağında Para, Armağan ve Toplum, çeviren: Sinem Gül, Okuyan Us Yayınları, iktisat, 348 sayfa, 2022