Francis Macdonald Cornford – Dinden Felsefeye (2023)

“Din” ve “felsefe” sözcükleri, belki de birçok insan için, aralarında bir tür gerilim yahut bir sınır savaşı olan iki ayrı düşünce alanını ifade eder.

Kendi kuşağının seçkin Antik Çağ felsefesi uzmanlarından biri olan Cornford, bu önemli eserinde bilimin ve sistematik spekülasyonun izini sürüyor.

  • Felsefe gerçekten Antik Yunan’da mı başlamıştır?
  • Yahut Antik Yunan anlayışındaki dinî algının görece özgürlüğü, felsefenin burada doğuşuna önayak mı olmuştur?

Cornford bu soruların yanıtlarını araştırırken bir yandan felsefenin nasıl olup da tarihsel olarak bizzat Antik Yunan’ın içinden gelen mitoloji ve dinde gizli olduğunu tartışıyor, öte yandan Kader, Tanrı, Ruh, Madde, Doğa ve Ölümsüzlük gibi kavramların da efsanevi görünen öncüllerine ışık tutuyor.

‘Dinden Felsefeye’ âdeta, bilimsel düşünce ile sosyal ve duygusal deneyimlerimiz arasında varlığını sürdürmeye devam eden bağlantıların bir hatırlatıcısı gibi.

  • Künye: Francis Macdonald Cornford – Dinden Felsefeye: Batı’da Spekülasyonun Kökenleri Üzerine Bir Çalışma, çeviren: Adnan Akan, Say Yayınları, felsefe, 368 sayfa, 2023

Kolektif – Ölüm (2023)

Augustinus’tan Sade’a Epiktetos’tan Sartre’a ölümün öyküsü…

  • Ölüm nedir?
  • Felsefeye konu olabilir mi?
  • Deneyimlenebilecek bir olgu mudur, yoksa asla çözülemeyecek bir gizem midir?
  • Öldükten sonra yaşamak mümkün mü?
  • Nasıl ölmek gerekir?
  • Ölüler nasıl hatırlanır?

Sokrates’ten Cioran’a kadar pek çok düşünürün, edebiyatçının ve bilim insanının metinlerine yer veren bu kitap, tüm insanların “yaşadığı” ama hiç kimsenin ne olduğunu kesin olarak bilmediği ölüm gerçeğini derinlemesine 
tartışıyor.

Kitaptan birkaç alıntı:

“Kimi güçlü ve cüretkâr, kimi duyarlı ve tutkulu, ama hepsi de yeryüzüne onca ilgi ve bağla bağlı olan çeşitli türlerden pek çok yaratığın yüzyıllardır içine düştüğü bu uçurumdan kimse kaçamadı.”
 –  Constant

“Ölüm karşısında şaşırmaz bilge

Her an hazırdır göçüp gitmeye

Bilir ki açmamak olmaz

Ölüm kapıyı çalınca” – La Fontaine

“Ölüm olmaksızın felsefi bir etkinlikte bulunmamız olası bile değildir.”
 – Schopenhauer

“Kütüphanelerden daha sevimli bir şey yoktur. Ölüler oradadır: Bu ölülerin yapmış olduğu tek şey yazmaktır, uzun süredir yaşama günahından da kurtulmuşlardır ve ayrıca yaşamlarını ancak başka ölülerin onlar üzerine yazdığı kitaplar sayesinde biliriz.” – Sartre

  • Künye: Kolektif – Ölüm, editör: Patrick Dupouey, çeviren: Adnan Akan, Fol Kitap, felsefe, 264 sayfa, 2023

Laszlo Versényi – Sokrates ve İnsan Sevgisi (2023)

Sokrates insanlık tarihinde felsefi anlamı içerisinde insan ruhunu bulgulayan ilk filozoftur.

Sokratesçi düşünce yalnızca insanı değil, her bir bireyi felsefi düşüncenin mutlak merkezi yapmıştır.

Bu ise gerçek felsefenin başlangıcıdır.

Sokrates tarihin tanıdığı ilk ve en büyük ahlak filozofu olduktan başka, “Ruhlarınıza özen gösterin” çağrısıyla tarihin belli başlı öğretmenlerinden biri ve büyük bir hümanist olmuştur.

Sokrates’in ahlakı ve bilgeliği trajik bir boyuta sahiptir: Egemenlere boyun eğmek yerine ölüm cezası almayı tercih etmiş, ama düşüncesi onu ölümsüz kılmıştır.

Yazar Laszlo Versényi’nin başarısı Sokrates’in yaşamı ve ölümünün düşüncelerinden ayrılamayacağını görmesinden ve bu görüşünü yapıtına geçirmesinden kaynaklanır.

‘Sokrates ve İnsan Sevgisi’ yalnızca felsefe hocaları ve felsefe öğrencilerine değil sıradan okura da hitap eden esaslı bir kitap.

Ahmet Cevizci’nin çevirisiyle…

  • Künye: Laszlo Versényi – Sokrates ve İnsan Sevgisi, çeviren: Ahmet Cevizci, Say Yayınları, felsefe, 248 sayfa, 2023

Tamsin Shaw – Nietzsche’nin Politik Kuşkuculuğu (2023)

 

Mevcut değer sistemlerine dönük sistematik saldırıları, “değerlerin altüst edilip yeniden değerlendirilmesi” girişimi ve üst-insanın gelişi için elverişli bir zemin hazırlama derdindeki felsefi tasarısıyla Nietzsche’nin -kuşkuya yer bırakmayacak biçimde- politik bir düşünür olduğunu söylemek mümkün.

Ne var ki Nietzsche’nin, hayatı boyunca bütünlüklü ve tutarlı bir politik projeyi ortaya koymayışı, Tamsin Shaw’ın bu eserin girizgahında dile getirdiği gibi, siyaset kuramcıları açısından epeyce sıkıntı yarattı.

Proto-Nazilik ithamından tutun da anarşist ya da varoluşçu Nietzsche imgelerine değin, sayısız okuma tarzı, onun dağınık corpus’uyla cebelleşirken, Nietzsche külliyatı içinden pek çok Nietzsche türedi.

İşte felsefeci T. Shaw elinizdeki çalışmada Nietzsche’ye dair yorumları bir bir masaya yatırırken özellikle de “Nietzsche ve Politika” literatüründe noksan bırakılmış bir noktaya odaklanır: Politik meşruiyet olgusu ile normatif otoritenin talepleri arasındaki gerilimli ilişkiselliğin temellük ettiği siyasal uzama, politik kuşkuculuğun ilkeleriyle yaklaşmak.

Bu hat üzerinden kitap Nietzsche’nin devlet çözümlemesi, sekülerleşmiş dinsel yapıların kritiği, hakikat tekelciliği, ahlaki realizm ve ekseriyetle politikadaki liberal seçeneklerin eleştirisi gibi konular üzerinden bize farklı bir Nietzsche portresi sunuyor.

  • Künye: Tamsin Shaw – Nietzsche’nin Politik Kuşkuculuğu, editör: Güney Çeğin, çeviren: Volkan Ay, Phoenix Yayınları, felsefe, 248 sayfa, 2023

Charles Sanders Peirce – Felsefenin İlkeleri (2023)

Pragmatizmin, sembolik mantığın ve göstergebilimin kurucusu, Amerikalı filozof Charles Sanders Peirce’ün ‘Felsefenin İlkeleri’ kitabı, filozofun bilim ve felsefe tarihini yarattığı yeni kavramlarla derinlikli ve özgün yaklaşımıyla ele aldığı dört kitaptan oluşuyor: felsefe tarihi, bilim tarihi ve bilimsel felsefe hakkındaki görüşlerini içeren “Genel Tarihi Yönlendirme”; “Bilimlerin Sınıflandırılması”; “Fenomenoloji” ve “Normatif Bilimler”.

Nazlı İnönü’nün hazırladığı “Çevirmenin Sunuşu”, metinde geçen sınıflandırmaların şemalarını içeren özel ekler ve İngilizce-Türkçe ve Türkçe-İngilizce Peirce terimleri sözlükleriyle, etraflı bir Peirce’ün felsefesine giriş kitabı bu.

Kitaptan bir alıntı:

“Birçok felsefecinin en büyük Amerikalı filozof olduğunu düşündüğü Peirce çok geniş bir ilgi alanına sahiptir. Bu alan felsefenin her çeşidiyle birlikte birçok bilim disiplinini de kapsar. Bilimdeki bu kapsamlı çalışmasına rağmen o, kendini her şeyden önce bir mantıkçı olarak görür. Zamanının ders kitaplarında hüküm süren verimsiz skolastik mantığı eleştirerek dikkatini bilimde ve matematikte kullanılan yöntemlere yönlendirir. Peirce’ün bilimsel bakış açısı felsefi görüşlerini de şekillendirdiğinden pragmatizmi aslında bilimde kullanılan yöntemlerin doğal bir sonucudur. Mantıksal pozitivistler gibi metafiziği tamamen reddetmek yerine, onu bilimsel kılmaya çalışır.”

  • Künye: Charles Sanders Peirce – Felsefenin İlkeleri, çeviren: Nazlı İnönü, Yapı Kredi Yayınları, felsefe, 392 sayfa, 2023

Slavoj Žižek – Cinsellik ve Başarısız Mutlak (2023)

Slavoj Žižek, felsefi sisteminin bugüne kadarki en titiz çalışmasında, diyalektik materyalizmin yeni bir tanımını sunuyor.

Bu kitabında, Alain Badiou, Robert Brandom, Joan Copjec, Quentin Meillassoux ve Julia Kristeva gibi isimlerin eserlerini yorumlamakla sınırlı kalmıyor; popüler bilimden kuantum mekaniğine, cinsel farktan analitik felsefeye uzanan bir macera vadediyor.

Žižek Möbius şeridini, çapraz-kapağı ve Klein şişesini gözümüzde canlandırarak varlık, öz ve kavramdan oluşan Hegel mantığının temel üçlüsüne hareket kazandırıyor.

Yeni Hegel ve Kant okumaları ise film, politika ve kültür üzerine yorumlarla birlikte sahneleniyor.

  • Künye: Slavoj Žižek – Cinsellik ve Başarısız Mutlak, çeviren: Barış Engin Aksoy, Kolektif Kitap, felsefe, 480 sayfa, 2023

Claude Grange, Régis Debray – Son Nefes (2023)

“Binyıllar yıl geçti ama insan ölüme alışamadı bir türlü.”

‘Son Nefes’, Malraux’nun bu sözleriyle başlıyor.

Maurice Blanchot, “Ölüm insanın olanağıdır, onun şansıdır, tamamlanmış bir dünyanın geleceği bize onun aracılığıyla kalır.” demişti.

Cioran ise, “Ölüm bir çözüm olmasaydı, faniler şöyle ya da böyle onu atlatmanın bir yolunu mutlaka bulurdu.” demişti.

Régis Debray ve Claude Grange’ın kaleme aldığı ‘Son Nefes’, çaresiz hastalıklar nedeniyle ölmekte olan insanların son anlarına odaklanıyor ve hayli çarpıcı, dramatik, yer yer trajik hikâyeler aktarıyor.

Satırlar arasında o insanların korkuları, kaygıları, çaresizlikleri, pişmanlıkları güçlü bir biçimde hissediliyor.

Bu yönüyle ‘Son Nefes’ kimi zaman ağır ve hazmedilmesi zor bir anlatıya dönüşüyor.

Fakat özellikle güncel bir eser olması itibarıyla, hassas meselelere ve onlara dair tartışmalara çok önemli katkılar sunuyor.

Ölümü olağan bulmak ile ölümden korkmamak apayrı şeyler.

Hepimiz bir gün öleceğiz demek kolay, ama yakında öleceğim, ben öleceğim demek zordur.

Grange, ölmekte olan insanlarla nasıl konuşacağımızı bilmek büyük bir meziyettir, diyor.

Yaşlılık ve yaşlılar, kitabın gündeminde önemli bir yer tutuyor.

Grange ve Debray bunlara dair algımızın zaman içinde nasıl değiştiğine dair dramatik gözlemler aktarıyorlar, modern toplumlara ciddi eleştiriler getiriyorlar.

Debray’nin ifadesiyle “hiçbir şey üretmeyen ve doğru dürüst tüketmeyen” yaşlılar her yerde birer fazlalığa dönüştüler.”

Evin bir köşesinde sessizleşip silindikçe varlığı makbul görülen kişiler oldular.

Onlar bir kez yaşlanmakla, elden ayaktan düşmekle hayatlarının hatasını yapmışlardır!

Yaşadıkları fazladan her gün için neredeyse mahcubiyet duyacak kadar sessizleşmiş, küçülmüşlerdir.

  • Künye: Claude Grange, Régis Debray – Son Nefes: Ölmekte Olanlara Eşlik Etmek, çeviren: Özcan Doğan, Doğu Batı Yayınları, felsefe, 109 sayfa, 2023

Luce Irigaray – Cinsel Fark Etiği (2023)

‘Cinsel Fark Etiği’ felsefeyle feminizmin geleneksel sınırlarını zorlayan, çığır açıcı bir keşif yolculuğu.

Bu kışkırtıcı eserinde Luce Irigaray cinsel farkın karmaşık dünyasına dalıyor, etik söylemin temellerini yeniden tanımlıyor.

Dile, kültüre ve arzunun dinamiklerine dair derinlikli kavrayışlarından hareketle, kadınları tarihsel olarak marjinalleştirmiş patriyarkal yapıları çözümlüyor.

Irigaray, temeline cinsel farkın tanınmasını alan ve geleneksel ahlaki çerçevelerin sınırlarını aşmaya çalışan yeni bir etik paradigma öneriyor.

Okuyucuyu felsefenin de sınırlarını aşan sorular sormaya sevk ediyor ve daha kapsayıcı, eşitlikçi bir dünyanın nasıl kurulabileceği hakkında düşünmeye zorluyor.

Ayrıca dil ve düşünceyi somutlaştıran çeşitli yolları izleyerek çağımızın en önemli felsefi problemlerinden biri olan cinsel fark meselesini pek çok yönüyle soruşturmayı deniyor.

Bu bağlamda felsefe tarihinin bazı önemli metinleri hakkındaki ilgi çekici okumalarıyla sevginin çeşitli deneyimleri hakkındaki sorgulamalarını da bir araya getiriyor.

  • Künye: Luce Irigaray – Cinsel Fark Etiği, çeviren: Öznur Karakaş, Seher Özkaya, Fol Kitap, felsefe, 216 sayfa, 2023

Fred Feldman – Etik Nedir? (2023)

Felsefe tarihinde, ahlaki yönden doğru eylemleri doğru olmayanlardan ayırt etmeyi sağlama iddiasıyla onlarca teori öne sürülmüştür.

Bunların hepsi yol gösterici olmakla birlikte hiçbiri ahlaki doğruluk konusunda henüz kesin ve yanılmaz bir ilke ortaya koymuş değil.

Elinizdeki kitap ise bu klasik ve çağdaş etik teorilerinden başlıcalarını konu ediyor, her birinin argümanlarını incelikle değerlendiriyor, olumlu ve olumsuz yanlarını değerlendiriyor ve en önemlisi de ahlak felsefesiyle neden ilgilenmek gerektiği sorusunu yanıtlamaya çalışıyor: Doğru eylemin nasıl olması gerektiğine karar vermeye çalışırken başvurduğumuz ilkelerin tutarsızlıklarını gösteriyor ve bu ilkelerin yol açtığı beklenmedik sonuçlara dikkat çekiyor.

Bu sırada da eylem faydacılığı, Kant etiği, biçimcilik, sözleşmecilik, görecilik gibi normatif etik teorilerini ve doğalcılık, gayridoğalcılık ve duyguculuk gibi metaetik teorilerini okurlara tanıtıyor.

  • Künye: Fred Feldman – Etik Nedir?, çeviren: Ferit Burak Aydar, Fol Kitap, felsefe, 376 sayfa, 2023

Nicholas Humphrey – Kırmızıyı Görmek (2023)

Bilinç nedir, ne yapar, neden var?

Kırmızı bir perde görmek insana dünyaya dair bir şey söyler.

Ama zihinde yeni bir olguya da yol açar: zihnimizdeki bir duyuma, kırmızılık hissine.

Geleneksel bilim bilinç duyumların nelerden oluştuğunu, bunları nasıl elde ettiğimizi veya bunlara nasıl sahip olduğumuzu bize henüz söylemedi.

İşte bu kitap da bilincin amacını evrimsel bir perspektiften değerlendiriyor.

Felsefe, psikoloji, biyoloji ve bilişsel bilim arasındaki sınırları zorlayan bu kitapta okurlar, bilinç hakkındaki yerleşik bilimsel kabullere meydan okuyan bir bakış açısıyla tanışacaklar.

  • Künye: Nicholas Humphrey – Kırmızıyı Görmek: Bilinç Üzerine Bir İnceleme, çeviren: Ferit Burak Aydar, Fol Kitap, bilim, 128 sayfa, 2023