Frederick C. Beiser – Aklın Kaderi (2022)

Alman felsefesinin Kant ve Fichte arasındaki dönemi hakkında harika bir inceleme.

Kitap hem Alman felsefesinin 18. yüzyılını aydınlatması hem de fikirler tarihine büyük katkıda bulunmasıyla çok değerli.

Frederick C. Beiser’in ‘Aklın Kaderi’ adlı bu çalışması, modern felsefenin en devrimci ve en verimli dönemlerinden biri olan, Kant ile Fichte arasındaki döneme adanmış.

Kant’ın muhaliflerinin onun düşünsel gelişimine olan etkisini Beiser sayesinde yeni yeni anlayabiliyoruz.

Beiser buradaki tartışmalara ve bu tartışmalarla ilgili olan karakterlere hayat vererek, günümüzdeki tartışmalarla olağanüstü paralellikler arz eden bir hikâye anlatıyor.

Düşünce tarihindeki büyüleyici bir momente bütüncül bir perspektifle bakan çalışma, Alman İdealizminin gelişimini yorumlama adına hakiki bir katkı sunuyor.

‘Aklın Kaderi’, bilhassa Kant sonrası Alman felsefe tarihine ilgili olan, ayrıca modern felsefe tarihiyle ciddi olarak ilgilenen herkesin kesinlikle okuması gereken bir çalışma.

  • Künye: Frederick C. Beiser – Aklın Kaderi: Kant’tan Fichte’ye Alman Felsefesi, çeviren: Emre Bilgiç, Ayrıntı Yayınları, felsefe, 496 sayfa, 2022

Richard Sorabji – Benlik (2022)

Benlik, yalnızca bir bilinç akışından mı ibarettir?

Klasik dönem Yunan düşüncesinin yanı sıra Batı ve Doğu felsefelerinden yararlanan Richard Sorabji, ‘Benlik’te bireysel benlik denen şeyin gerçekten var olup olmadığı sorusuna ek olarak “benlik” denen şeyin yalnızca bir bilinç akışından mı ibaret olduğu sorusuna yanıt arıyor.

Sorabji’ye göre benlik, yeri tam saptanamayan bir ruh veya ego değil, varlığı apaçık görülebilen bedenlenmiş bir bireydir.

Dolayısıyla ona göre “benlik” salt bir bilinç akışından farklı olarak, yalnızca bir bilince değil, aynı zamanda bir bedene sahip olan bir entitedir.

Sorabji, kitapta “benlik” fikrinin tarihsel izini sürmekle birlikte, benliğe ilişkin bu fikirlerin yaşam ve ölüm tasavvurları üzerindeki etkilerini de inceliyor ve okura şu soruları sormaktadır:

Ölümden korkmalı mıyız?

Bireyselliğimiz yaşama şeklimizi ne şekilde etkilemelidir?

Sorabji, ‘Benlik’te, Doğu’dan ve Batı’dan çeşitli felsefe okullarının benliğe ilişkin görüşlerini yetkin bir şekilde özetlemek suretiyle okura, gelecekteki felsefi tartışmaların ön saflarında yer alacak bir konu olarak “benlik” ile ilgili yeni ufuklar sunuyor.

  • Künye: Richard Sorabji – Benlik: Bireysellik, Yaşam ve Ölüme Dair Antik ve Modern Görüşlerler, çeviren: Burcu Bora, Albaraka Yayınları, felsefe, 524 sayfa, 2022

André Laks – Presokratik Felsefeye Giriş (2022)

Erken dönem Yunan felsefesi üzerine kısa fakat harikulade bir inceleme.

André Laks, dönemin önde gelen isimlerinin düşüncelerinin ayrıntılı bir resmini çekiyor.

Antik Yunan Felsefesi’nin önemli uzmanlarından Laks, bu kitabında, felsefe tarihi okumalarında yaygın kabul gören “Presokratik felsefe” dönemlendirmesini önde gelen figürlerinin felsefi yaklaşımları üzerinden tartışmaya açıyor.

“Presokratik felsefe”ye ve bu alanda üretilmiş düşünce birikimine dair ayrıntılı bir resim veren yazar ilgili literatüre dönüştürücü bir katkıda bulunuyor.

Yalnızca Presokratiklerden kalan metinlerden hareketle söz konusu dönem üzerine bir değerlendirmeyle kalmayıp aynı zamanda J. P. Vernant’ın tezlerinin Weberci bir eleştirisini ve Cassirer ile Gadamer’in felsefe tarihi görüşlerinin karşılaştırmalı bir okumasını sunan ‘Presokratik Felsefeye Giriş’ didaktik, kolaylaştırıcı bir giriş kitabının çok ötesinde, ufuk açıcı bir erken dönem Yunan felsefesi okuması.

Kitaptan bir alıntı:

“Presokratikler etrafında dönen tartışmaları anlamak için, genel kabule uyarak fakat (küçük harfle ve tireyle) “pre-sokratikler” denmesini önerdiğim ve böylece şekillenmesine katkıda bulundukları ama kendilerini bütünüyle kapsamayan tarihyazımı kategorisinden ayırt edilebilen, antik presokratiklere kadar gitmek kaçınılmazdır. Antik “pre-sokratikler”in su götürmez benzerlikleri onları modern Presokratiklerimizin doğal selefleri yapmışsa da özellikle birbiri ardına giriştikleri meselelerin doğası göz önüne alındığında, aralarındaki ayrımlar da bir o kadar önemlidir.”

  • Künye: André Laks – Presokratik Felsefeye Giriş, çeviren: İlhan Burak Tüzün, Vakıfbank Kültür Yayınları, felsefe, 144 sayfa, 2022

Immanuel Kant – Aydınlanma Nedir? (2022)

Kant’ın ‘Aydınlanma Nedir?’i, Aydınlanma düşüncesinin en temel ve aynı zamanda en büyüleyici metnidir.

Eldeki kitap ise hem bu metni hem de Aydınlanma üzerine düşünmüş pek çok önemli Alman düşünürün görüşlerini sunmasıyla ayrı bir öneme sahip.

Kant’ın en kısa ve öz metinlerinden olmakla birlikte, aynı zamanda Kant düşüncesinin yoğun, kritik ağırlıklı dokusundan kışkırtıcı retoriğiyle sıyrılan “Aydınlanma Nedir?”in, Aydınlanma düşüncesinin büyüleyici ve zorlayıcı bir temel metni olduğu bugün hemen herkesçe kabul edilen bir gerçek.

Bu kitap, Kant’ın “Aydınlanma Nedir?” makalesi başta olmak üzere, bu soruya çeşitli şekillerde temas etmiş yahut cevap vermiş Erhard, Hamann, Herder, Lessing, Mendelssohn, Riem, Schiller, Wieland gibi önemli Alman düşünürlerin görüşlerinin bir derlemesini sunuyor.

Kitap, Kant veya Aydınlanma felsefesinin yanı sıra siyaset ve tarih gibi disiplinlerde araştırma yapan her okur için temel bir kaynak.

  • Künye: Immanuel Kant – Aydınlanma Nedir?, çeviren: Mehmet Barış Albayrak, Albaraka Yayınları, felsefe, 92 sayfa, 2022

Oets Kolk Bouwsma – Wittgenstein ile Konuşmalar (2022)

Bu kısa ama etkileyici kitap, Wittgenstein’ın kişisel dünyasına yakından bakmak için şahane fırsat.

Oets Kolk Bouwsma’nın, Wittgenstein ile yaptığı pek çok görüşmeye dair notlarından oluşan kitap, düşünürün son iki yılına ışık tutmasıyla çok önemli.

‘Wittgenstein ile Konuşmalar (1949-1951)’, Bouwsma’nın o dönemde Wittgenstein ile gerçekleştirdiği çok sayıda felsefi müzakereden sonra tuttuğu notlardan oluşuyor.

Bu notlar, Bouwsma’nın, Austin’deki Texas Üniversitesi Beşeri Bilimler Araştırma Merkezi’nde muhafaza edilen toplu çalışmalarının bir parçası.

Orijinal kayıtlar, Bouwsma tarafından mutat çalışma tarzı olan günlük defterler biçiminde tutulmuştu.

Wittgenstein ile ilgili notlar daha sonra diğer defterler arasından çıkarılıp bir araya getirilmiş ve daktilo edilmişti.

Bouwsma, bazı bölümlerini arkadaşlarına gösterdiyse de bu defterlerin geniş bir çevreye yayılmasını istemedi.

Eldeki kitap, Wittgenstein’ın hayatının son iki yılına ilişkin bu notları ilk kez herkes için ulaşılabilir kılıyor.

Wittgenstein’ın yeğeni Thomas Stonborough, bu kitap için şöyle diyor:

“Aslına bakılırsa bu kitap, onun hakkında okuduklarımın en iyisi. Çünkü fırsat düştükçe, kendinize onun hakkında kişisel sorular sormuş ve onları cevaplamaya koyulmuşsunuz. Onu hatırlayabildiğim kadarıyla soruları doğru cevaplamışsınız, bir ruhun devinimleri kelimelerle ne kertede ifade edilebilirse.”

  • Künye: Oets Kolk Bouwsma – Wittgenstein ile Konuşmalar, çeviren: Muhammet Emin Güzel, Vakıfbank Kültür Yayınları, felsefe, 120 sayfa, 2022

Harry Brighouse – Adalet Teorileri (2022)

‘Adalet Teorisi’, siyaset felsefesinin en temel konuları hakkında ufuk açıcı bir tartışma.

Harry Brighouse burada, adaletin doğası, insanca yaşamanın anlamı ve adil bir dünyanın olanaklarını derinlemesine irdeliyor.

John Rawls’un ‘Bir Adalet Teorisi’ başlıklı ünlü eseri 1971 yılında yayımlandığında, adalet hakkında yapılagelen çağdaş felsefe, siyaset ve hukuk tartışmalarının çehresini değiştirdi.

Aldığı övgüler ve eleştirilerle daha sonraki girişimler için bir esin kaynağı hâline geldi ve alanda bir sıçrama tahtası teşkil etti.

Bugün Batı dünyasının birlikte yaşama kültürünü, çatışmaları yönetme stratejilerini, kurumlarını üzerine inşa ettiği ilkeleri ve hayata geçirdiği temel siyasaları, bu tartışmayı ana hatlarıyla kavramadan anlamak epey güç.

Bu kitap bu esaslı tartışmanın ‘çözünürlüğü yüksek ve kolay okunabilen bir haritasını’ sunuyor.

Okuru John Rawls, Amartya Sen, Martha Nussbaum, Milton Friedman, Robert Nozick, Will Kymlicka, Nancy Fraser, G. A. Cohen, Susan Moller Okin gibi isimlerle aynı masada oturmaya, adaletin doğası, insanca ve hakça yaşamanın anlamı, adil bir dünyanın olanağı hakkında yapılagelen bu uzun soluklu söyleşiye bizzat katılmaya çağırıyor.

Siyaset felsefesinin en temel konularını kolay yoldan öğrenmek isteyenler için bulunmaz bir kılavuz olan bu kitap, adalet teorilerinin temel kavramlarını ortaya koyuyor; istendik sonuçlarını ve uygulamada yol açtığı beklenmedik sorunları parlak ama yalın bir anlatımla gözler önüne seriyor.

  • Künye: Harry Brighouse – Adalet Teorileri: Çağdaş Bir Tartışma, çeviren: İsmail Yılmaz, Fol Kitap, felsefe, 232 sayfa, 2022

Cicero – İyi ve Kötü Şeylerin Gayeleri Üzerine (2022)

Cicero’nun yaklaşık 2000 sene önce yazdığı bu eser, Türkçe olarak okuyucuyla ilk defa buluşuyor.

‘İyi ve Kötü Şeylerin Gayeleri Üzerine’, Cicero’nun Helenistik dönem felsefesinde başat yer tutan ahlak üzerine tartışmalara önemli katkı sunuyor.

Marcus Tullius Cicero, Roma tarihinin en büyük devlet adamı ve filozoflarından biriydi.

Siyaset ve felsefe üzerine yazdığı eserler çağlar boyunca okundu, birçok siyasetçi ve filozofa ilham verdi.

Felsefe eserleri, sadece Roma düşünce tarzının değil; aynı zamanda Yunan felsefesinin Latince üzerinden sonraki çağlara aktarılmasını sağlayan en önemli kaynaklar arasında yer alır.

‘İyi ve Kötü Şeylerin Gayeleri Üzerine’ adlı eseri, hem Helenistik dönemde öne çıkan Epikourosçuluk, Stoacılık ve Antiokhosçu Akademeiacılık arasındaki ahlak üzerine tartışmaları aktarıyor hem de Cicero’nun sorgulayıcı bakış açısını gözler önüne seriyor.

  • Künye: Cicero İyi ve Kötü Şeylerin Gayeleri Üzerine, Çeviren: C. Cengiz Çevik, Albaraka Kültür Yayınları, felsefe, 317 sayfa, 2022

R. Lanier Anderson – Nietzsche’nin Felsefesi (2022)

Nietzsche felsefesinin fazlasıyla dolambaçlı ve merkezsiz olduğu düşünülür.

Lanier Anderson da bu kısa ama etkileyici kitabında, aslında Nietzsche’nin zannedilenden çok daha tutarlı ve odaklı bir filozof olduğunu ortaya koyuyor.

Modern Batı düşüncesinin enigması olan Friedrich Wilhelm Nietzsche bireycidir, perspektivisttir, elitisttir, anarşisttir, varoluşçudur, yaşamsalcıdır, nasyonalisttir, enternasyonalisttir, insanın ahlâken yükselişinin filozofudur, insanın ahlâken çöküşünün filozofudur, romantizmle postmodernizm arasında bir köprüdür; bazen de on dokuzuncu yüzyılla günümüz düşüncesi arasında köprüsüz bir uçurumdur.

Nietzsche aynı zamanda bir şairdir, denemecidir, filologdur.

Nietzsche, her hâlükârda, entelektüel radikalizmin en önemli simalarındandır.

Nietzsche ve dağınık bir görünüm arz eden eserlerinin en önemlisinin hangisi olduğu konusunda da, onun neyin filozofu olduğu konusundaki kadar renkli ve sonuçsuz bir tartışma süregidiyor.

‘Böyle Buyurdu Zerdüşt’, ‘Ahlâkın Soykütüğü’ ya da ‘İnsanca, Pek İnsanca’…

Hakikaten Nietzsche’nin fikirlerinde de, eserlerinde de gerçek anlamda bir merkez bulmak hiç de kolay değildir.

Bu nedenle, yazılarının ağırlık noktasının tespit edilemeyişi ile “Nietzsche enigması” adem-i merkeziyet kavramıyla da incelenmeyi hak ediyor.

Bu çalışmada Amerikalı felsefeci Anderson, Nietzsche’yi ve ona dair süregiden tartışmaları bütüncül bir yaklaşımla ele alarak, aslında Nietzsche’nin zannedilenden çok daha tutarlı ve odaklı bir filozof olduğunu ortaya koyuyor.

‘Nietzsche’nin Felsefesi’, felsefeyle ilgilenen her seviyeden okurlar için önemli ve güncel bir kaynak.

  • Künye: R. Lanier Anderson – Nietzsche’nin Felsefesi, çeviren: Selin Dilmaç, Beyoğlu Kitabevi, felsefe, 112 sayfa, 2022

Paul Guyer – Kant (2022)

Kant üzerine yayımlanmış en kapsamlı çalışmalardan biri daha Türkçede.

Paul Guyer, Kant felsefesinde öne çıkan bütün kavramları ayrıntılı bir bakışla açıklıyor.

Guyer, Kant felsefesini anlamaya yönelik kapsamlı çalışmasının tamamen gözden geçirilmiş ve güncellenmiş bu baskısında, Kant’ın düşüncesindeki tüm ana yönlerin ve konuların anahtarı olarak filozofun en önemli kavramı olan otonomi kavramını kullanır.

Kant’ın hayatının ve zamanının son derece faydalı genel bir değerlendirmesiyle başlayan Guyer, Kant’ın en etkili ama en güç eseri ‘Saf Aklın Eleştirisi’nde uzay, zaman ve deneyimin doğası hakkındaki argümanlarını titizlikle açıklayarak onun metafiziğini ve epistemolojisini tanıtıyor.

Kant’ın ünlü transendental idealizm teorisinin açıklamasını ve eleştirisini, onun felsefesindeki bu tartışmalı öğretiden bağımsız yanıyla birlikte sunuyor.

Ardından Kant’ın ahlak felsefesini, meşhur “koşulsuz buyruğu”nu ve ödev, irade özgürlüğü ve siyasi haklar teorilerini inceliyor.

Son olarak, Kant’ın estetiğini, güzelliğin ve yücenin doğası ve bunların insan özgürlüğüyle ve mutluluğuyla ilişkisi hakkındaki argümanlarını ele alıyor, ayrıca, hem doğal tarih hem de insanlık tarihi için düşünebileceğimiz tek hedefin insan otonomisinin geliştirilmesi olduğu görüşünü de değerlendiriyor.

  • Künye: Paul Guyer – Kant, çeviren: Deniz Soysal, Say Yayınları, felsefe, 648 sayfa, 2022

Daniel Bensaïd – Davetsiz Misafir: Marx (2022)

‘Davetsiz Misafir: Marx’, Marx’ın ekonomi politik kuramı üzerine harika bir eleştirel inceleme.

Daniel Bensaïd, Marx’ın kuramının kökenlerine iniyor, kuram etrafında dönen tartışmaları ve fikir ayrılıklarını ele alıyor ve Marx’ın düşüncelerinin bugün için neden vazgeçilmez olduğunu gözler önüne seriyor.

Bensaïd, Marx’ın üç eleştiri başlığını, tarihsel akıl, sosyolojik akıl ve bilimsel pozitivizm eleştirisini okurlara sunarken bu konularda gündeme getirilen temel görüşleri ele alıyor: Tarihin sonu felsefesi, proletaryanın kaçınılmaz zaferini ilan eden ekonomik ve toplumsal determinizm, halkların yönelimini tespit ettiğini savunan kesin bilimler.

Bunlar Marx’ın yönelttiği eleştirilerin temelini oluştururken kitabın genel çerçevesini de belirliyor.

Bensaïd, Marx’ın temel eserlerini yeniden ve ısrarla okumanın çağdaş soruları yanıtlamada, günümüz dönüşümlerini ve krizlerini anlamlandırmada, cinsiyet, milliyet, din gibi çeşitli çatışma odaklarının Marksist kuramda nasıl ele alındığının ve güncel olarak hangi bağlamlarda ele alınabileceğinin düşünülmesinde işaret ettiği yolların izini sürüyor.

‘Davetsiz Misafir: Marx’, Marx’ın eleştirel bakış açısının kendi dönemindeki etkilerini tartışırken bunların bugüne, güncelliğe yankılarına kulak vermeye davet ediyor.

  • Künye: Daniel Bensaïd – Davetsiz Misafir: Marx: Eleştirel Bir Serüvenin Güçlü ve Zayıf Yanları, çeviren: Mehmet Sert, Yordam Kitap, inceleme, 480 sayfa, 2022