Kolektif – John Maynard Keynes (2016)

John Maynard Keynes’in iktisat kuramına ve siyasal iktisadi düşünceye yaptığı katkıları ve bu katkıların güncel önemini irdeleyen, alanında uzman isimlerin makaleleri.

Keynes’in liberal düşünce geleneği içindeki yeri, Keynes’in istikrarsızlık düşüncesinin evrimi gibi, iktisatçıya dair merak edilen pek çok konu, burada tartışılıyor.

  • Künye: Kolektif – John Maynard Keynes…, derleyen: Deniz Taner Kılınçoğlu ve Emre Özçelik, İletişim Yayınları

Marshall Sahlins – Taş Devri Ekonomisi (2010)

Zamanımızın en önemli antropologlarından olan Marshall Sahlins, ilk olarak 1972 yılında yayımlanan ‘Taş Devri Ekonomisi’nde, ilkel toplumların ekonomilerine dair kapsamlı bir analiz yapıyor.

Yazar, ‘Orijinal Bolluk Toplumu’ ve ‘Hane Tipi Üretim Tarzı’ başlıklı yazılarında, taş devrinin üretim boyutunu mercek altına alıyor.

Kitapta yer alan diğer makaleler ise, taş devri ekonomisindeki dağıtım ve mübadele gibi konuları ele alıyor.

Kitabın özgünlüğü, genel kabul gören “ilerleme” ve “kültürel üstünlük” gibi Avrupa-merkezli anlayışlara karşı durmasıdır.

Sahlins’in, özgürlükçü antropolojinin kurucu metinlerinden biri olarak kabul edilen çalışmasında en dikkat çeken tez, ilkel toplumların burjuva iktisat teorisiyle açıklanamayacağıdır.

Sahlins buna alternatif olarak da, antropolojik bir iktisadı hayata geçiriyor.

  • Künye: Marshall Sahlins – Taş Devri Ekonomisi, çeviren: Taylan Doğan ve Şirin Özgün, Bgst Yayınları, antropoloji, 330 sayfa

Metin Aydoğan – Ekonomik Bunalımdan Ulusal Bunalıma (2010)

Metin Aydoğan, ‘Ekonomik Bunalımdan Ulusal Bunalıma’ adlı elimizdeki kitabında, 1999-2002 arasındaki üç yıllık dönemde yaşanan ekonomik darboğazı ve bunun topluma ve siyasete yansımalarını ele alıyor.

Kitap, “Enflasyonu Düşürme Operasyonu” adı verilen 9 Aralık 1999 tarihli IMF programlarından başlayarak, Kasım 2000 ve Şubat 2001 mali bunalımlarını, bu esnada uygulamaya konan kurtarma planlarını, bu programların uygulanış biçimini ve sonuçlarını, siyasî gelişmeler ekseninde ele alıyor.

Ulusal bankacılığın yok edilişi, yanlış tarım politikaları, halka yüklenen vergiler, özelleştirmeler ve KİT satışları, kitapta yer alan ilginç konulardan.

  • Künye: Metin Aydoğan – Ekonomik Bunalımdan Ulusal Bunalıma, Umay Yayınları, ekonomi, 310 sayfa

Mao Zedung – Sovyet İktisadının Eleştirisi (2010)

‘Sovyet İktisadının Eleştirisi’, Çin devriminin lideri Mao Zedung’un Sovyetler Birliği’nde çıkan Politik Ekonomi Ders Kitabı’na dair eleştirilerini kapsıyor.

SBKP’nin 1956’daki 20. kongresi, birçok bakımdan bir dönüm noktasıdır.

Kruşçev’in SBKP’yi geçmişinden koparma adımlarını attığı bu kongre, aynı zamanda uluslararası komünist harekette de yeni bölünme ve ayrışmalara tekabül eder.

Bu arada Zedung, bölünmenin doruğa ulaştığı bir dönemde ortaya çıkan söz konusu kitap üzerine eleştirel notlar yazar.

İşte bu notları kapsayan eldeki kitap, sosyalist ekonominin sorunları ve ilkesel perspektifleri üzerinde duruyor ve Sovyet ekonomisini eleştiriyor.

  • Künye: Mao Zedung – Sovyet İktisadının Eleştirisi, çeviren: İzzet Altan, Akademi Yayınları, ekonomi, 122 sayfa

Kolektif – Görünmez Adam Smith (2010)

‘Görünmez Adam Smith’, iktisat tarihinin öncü isimlerinden Adam Smith’e odaklanan metinleri bir araya getiriyor.

Kitap, 2008’de gerçekleştirilen ‘Smith Bu Meçhul’ başlıklı çalıştaya sunulan bildirilerden oluşuyor.

Çalışmanın ilk bölümündeki makaleler, Smith’in düşüncesini genel bir bakış açısıyla, Smith’in uzak görüşlülüğüne vurgu yaparak değerlendiriyor.

Kitabın ikinci bölümü, bir Aydınlanma dönemi düşünürü olan Smith’in fikir ve düşüncelerinin Aydınlanma ile ilintili açılımlarına yoğunlaşıyor.

Çalışmanın üçünü bölümü ise, Smiht’in en çok bilinen ifadelerinden ve sosyal bilimlerdeki en tartışmalı eğretilemelerden olan “görünmez el”e odaklanıyor.

  • Künye: Kolektif – Görünmez Adam Smith, derleyen: Mine Kara ve N. Emrah Aydınonat, İletişim Yayınları, iktisat, 238 sayfa

Stephen Graham – Dikey Dünya (2020)

Stephen Graham’ın bu özgün çalışması, sınıf eşitsizliklerine yaşadığımız dikey mimarinin nasıl zemin hazırladığı üzerine derinlemesine bir sorgulama.

Zenginlerin yüksek katlı rezidanslarına ulaştıran asansörler, nasıl oluyor da dünyanın zorlu çalışma koşullarına sahip maden işçilerini yeraltının derinliklerine indirebiliyor?

Gökdelenler, gösteriş ve şiddeti nasıl aynı anda üretebiliyor?

Lüks konutlar, var olan büyük yoksulluğun üstünü hangi yollarla örtmeye çalışıyor?

Kanalizasyonlar bir toplumun sosyolojisine dair bize neler söyleyebilir?

Dünyaya ve kente, üçüncü boyut olarak tanımladığı dikey eksenle bakan, böylece var olan eşitsizlik, siyaset ve coğrafyaya farklı bir perspektiften irdelemeye koyulan Graham, bu sorulara aydınlatıcı yanıtlar veriyor.

Dünyadaki yerimiz üzerine daha derin düşünmek isteyenlerin zevkle okuyacağı bir kitap.

  • Künye: Stephen Graham – Dikey Dünya: Uydulardan Sığınaklara, çeviren: Ali Karatay, Koç Üniversitesi Yayınları, inceleme, 376 sayfa, 2020

Ali Mert Taşcıer – Neoliberalizm, Yerelleşme ve Türkiye (2019)

Ülkelerin kendilerine özgü şartları, teoride aynı görünen ekonomik ve siyasi eğilimlerin uygulanmasında farklılıklara neden olur.

Türkiye de, bu ülkelere verilebilecek en iyi örneklerden biri.

Ali Mert Taşcıer’in bu nitelikli çalışması, hem liberalizmin tarihsel ve teorik macerasını izliyor hem de Türkiye’de liberal ve neoliberal süreçlerin yaşanmasındaki kendine has dinamikleri aydınlatıyor.

Taşcıer kitabının ilk bölümünde, liberalizmin temel ilkelerini ve neoliberalizme kadar geçirdiği evrimi izliyor.

Neoliberalizmin piyasa ve devlete nasıl baktığı, neoliberalizmin neden güçlü devlet aygıtına ihtiyaç duyduğu, neoliberal süreçte merkezileşme ve yerelleşme geriliminin sebepleri, bu bölümde ele alınan kimi konular.

Kitabın ikinci bölümü, neoliberalizmin Türkiye’deki gelişimini ekonomik ve idari anlamda izliyor.

Kitabın üçüncü ve son bölümü ise, Türkiye’de yerelleşme tartışmalarını, Osmanlı’nın son döneminden itibaren anayasalara göre dönemleştirerek irdeliyor.

Taşcıer burada, Türkiye tarihindeki tüm yerelleşme hedeflerine karşın, merkezileşmenin her seferinde daha da pekişerek arttığını gösteriyor.

  • Künye: Ali Mert Taşcıer – Neoliberalizm, Yerelleşme ve Türkiye, Tekin Yayınevi, inceleme, 365 sayfa, 2019

Ömer Faruk Çolak – Şeytanın Oku Dediği Yazılar (2010)

‘Şeytanın Oku Dediği Yazılar’, Ömer Faruk Çolak’ın Dünya gazetesinde yazdığı yazılardan bir seçme.

Kitaptaki yazılar, 2008-2010 aralığında Dünya ve Türkiye ekonomisindeki gelişmelerin analitik bir eleştirisini barındırıyor.

İşsizliğin nasıl çözüleceği, krizle mücadele programları, sağlıklı iktisat politikalarının üretimi, İran ekonomisinin rejimi zorlayışı, borç sorunu, tüketimi belirleyen faktörler, AB ve Türkiye’de enerji konusunda yaşanan ortak sıkıntılar, krizlerin kadın emeğini nasıl etkilediği ve ABD-Çin döviz kuru tartışmaları, Çolak’ın ele aldığı konulardan birkaçı.

Çolak’ın kitabı, ekonominin ayrıntılarında gizlenen şeytanın izini sürüyor diyebiliriz.

  • Künye: Ömer Faruk Çolak – Şeytanın Oku Dediği Yazılar, Efil Yayınevi, ekonomi, 224 sayfa

Gamze Yücesan-Özdemir, Fırtınadaki Arı (2020)

Mühendis bizde, ezelden beri ilerlemeyi, kalkınmayı ifade etmiştir.

Peki, mesleği içinde, toplum içinde ve bizzat kapitalizmin çarkları içindeki mühendis hakkında neler biliyoruz?

Nasıl yaşar, neler düşünür, nasıl eyler?

İşte Gamze Yücesan-Özdemir’in hem anket hem de saha araştırmalarıyla zenginleşmiş ‘Fırtınadaki Arı’ adlı bu çalışması, mühendisin hayatına dair merak edilen hemen her şeyi anlatıyor.

Yücesan-Özdemir kitabına, mühendisin konumunu kapitalizmin tarihsel gelişimini ekseninde inceleyerek başlıyor.

Kapitalizmin sermaye birikiminin, mühendisin sınıfsal konumunu nasıl etkilediği burada derinlemesine açıklanıyor.

Yazar devamında ise,

  • Mühendisin üretim, sınıfsal ilişkiler ve toplumsal hayattaki konumunu,
  • Mühendislerin eğitimi ve emek piyasasındaki işsizlik ve istihdam deneyimlerini,
  • Fabrikada çalışan mühendislerin emek sürecindeki konumları, çalışma koşulları, çalışma süreleri ve mesleki geleceklerini,
  • Mühendislerin kent hayatındaki gündelik hayat örüntülerini,
  • Mühendislerin içinde yaşadıkları dünyayı ve ülkeyi nasıl gördüklerini,
  • Mühendislerin kültürel ve toplumsal hayatlarını,
  • Mühendislerin siyasetle ilişkilenmelerini ve Türkiye gündemine dair tespit ve algılarını,
  • Ve mühendislerin mühendis odaları ve örgütlenmeyle ilgili düşüncelerini kapsamlı bir şekilde ortaya koyuyor.

Yücesan-Özdemir’in çalışması, mühendisin yaşamından farklı kesitler sunmasıyla olduğu kadar, mühendisin içinde yaşadığı toplumsal ve kültürel durumun, iktisadi ve siyasi şartların sağlam bir fotoğrafını çekmesiyle de çok önemli.

  • Künye: Gamze Yücesan-Özdemir, Fırtınadaki Arı: Mühendisin Hayatı, İmge Kitabevi, inceleme, 250 sayfa, 2020

İrfan Kaygalak – Mekân ve Ekonomi (2020)

Bu çalışma, ekonomik gelişmişliğin nedeni ve sonucu olarak coğrafya konusunda Türkçe literatüre muazzam bir katkı.

İçinde yaşadığımız yüzyıl, insanın mekânla olan ilişkisinin köklü bir şekilde değiştiği yeni gelişmelere tanıklık etti.

Ekonomik coğrafya, tam da bu dönüşümün beraberinde getirdiklerini konu edinir.

Başka bir ifadeyle, bugün mekân ve ekonomik süreçler arasındaki karşılıklı bağıntının artmış olması, iktisatta da mekânsal dönüşüme kaynaklık etti.

Bu nedenle coğrafya ve iktisat disiplinleri, tematik ve teorik açıdan daha önce hiç olmadığı kadar yakınlaşmış durumda.

İşte İrfan Kaygalak’ın alan açısından büyük önem arz eden çalışması, mekânın ve ekonomik faaliyetlerin birbiriyle olan ilişkisini konu edinen bir disiplinin, ekonomik coğrafyanın, mekân ve ekonomi ilişkisine dair sunduğu açıklayıcı çerçevenin gelişimini ortaya koyuyor.

Kaygalak, ekonomik coğrafyanın epistemolojik ve metodolojik açıdan geçirdiği dönüşümü çok yönlü bir bakışla inceliyor, disiplinde farklı zamanlarda hâkim olan yaklaşımların ve paradigmaların mantığını ve bunların arkasındaki nedenleri ortaya koyuyor.

Beş bölümden oluşan kitabın ilk bölümünde, mekân nosyonuna ilişkin ontolojik ve epistemolojik tartışmaların değerlendirmesi sunuluyor.

İkinci bölümde, Anglo-Amerikan ve Batı Avrupa’daki ekonomik coğrafyanın gelişim tarihi değerlendiriliyor.

Üçüncü ve dördüncü bölümlerde, ekonomik coğrafyada kültürel dönüş ile temsil edilen yeni yaklaşımların değerlendirilmesi sunuluyor.

Beşinci ve son bölümde ise, coğrafya ve iktisat disiplinleri arasındaki yakınlaşma üzerinde duruluyor, iktisat teorisi içinde mekânın yeniden dâhil edilmesini temsil eden “yeni ekonomik coğrafya” teorisi tartışılıyor.

  • Künye: İrfan Kaygalak – Mekân ve Ekonomi: Ekonomik Coğrafyada Yeni Yaklaşımlar, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, ekonomik coğrafya, 300 sayfa, 2020