Kolektif – Siyasi İktisat ve Küresel Kapitalizm (2018)

Neoliberalizmin yön ve şekil verdiği 21. yüzyıl toplumsal düzenini farklı yönleriyle irdeleyen makaleler.

Toplumsal eşitlik ve üretim mekanizmalarındaki güncel krizi kapsamlı bir şekilde ortaya koyan kitap, bunu yaparken hem Marksist eleştiriden hem de Robert Brenner, Giovanni Arrighi ve David Harvey gibi çağdaş düşünürlerden de yararlanıyor.

Kitapta ele alınan kimi dikkat çekici konular şunlar:

  • Küresel adalet ve yeni büyüme kuramı,
  • Emek gücünün metalaştırılması,
  • Sermayenin merkezileşmesi,
  • ABD tahakkümünün derinleşen çelişkileri ve yeni bir küresel düzen mücadelesi,
  • Neoliberalizm ve ekonomik belirlenim,
  • Kapitalist ekonominin ekolojik hakimiyeti,
  • Neoliberal geçişte para politikası,
  • Dayatılan kemer sıkma politikalarının iktisadi, politik ve toplumsal etkileri,
  • Metalaşma ve küreselleşmeyi tersine çevirme yoluyla direniş,
  • Aile, devlet ve eğitim kurumları gibi, kapitalist olmayan kurumların aşınması ve kapitalizmin yeniden üretimi,
  • Neoliberal mülkiyet rejimine karşı küresel akış ekonomisi,
  • Yeşil Marksizm ve küresel sosyalist bir geleceğin kurumsal altyapısı,
  • Sermaye teorisinde iktisadi çevre ve sürdürülebilirlik…

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Alfred Saad-Filho, Bob Jessop, Robert Albritton, Moishe Postone, Tony Smith, Patrick Bond, David M. Kotz, Julie Matthaei, Barbara Brandt, Kees Van Der Pijl ve Richard Westra.

  • Künye: Kolektif – Siyasi İktisat ve Küresel Kapitalizm: 21. Yüzyıl, Bugün ve Yarın, derleyen: Robert Albritton, Bob Jessop ve Richard Westra, çeviren: Can Cemgil, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, iktisat, 296 sayfa, 2018

Martin Ford – Robotların Yükselişi (2018)

Makinelerin kullanılmaya başlanmasıyla pek çok insanın nasıl işlerini kaybettiği konusunda bilgi ve deneyim sahibi olsak da, yapay zekânın bu anlamda yaratacağı sonuçları tam anlamıyla idrak ettiğimiz söylenemez.

Yapay zekâ, şimdilerde bize daha ziyade keyifli ve eğlenceli yönleriyle görünse de, aslında uygulamaya geçildiğinde, birçok kişiyi işinden edecek bir tehlike olarak karşımızda duruyor.

Hem de, öyle küçümsenecek bir tehlike değildir bu.

Martin Ford da ‘Robotların Yükselişi’nde, yapay zekânın istihdam alanlarını insansızlaştırması sonucunda muazzam bir işsizlik ve eşitsizlik dalgası riskiyle karşı karşıya olduğumuzu, daha da kötüsü, bizzat tüketici ekonomisinin çökebileceğini belirtiyor.

Ford’da göre, teknoloji bugün öylesine korkutucu bir boyut almıştır ki, artık yüksek eğitim ve maharet gerektiren işler dahi yapay zekânın tehdidi altındadır.

Yazar, bilgi teknolojisi sayesinde bazı şeyler ucuzlasa da, yapay zekânın, yani teknolojinin ilerlemesi nedeniyle mavi ve beyaz yakalı işlerin buharlaşacağını, orta sınıf ailelerin büyük bir krize savrulacağını söylüyor.

Ford’un kitabı, korkutucu gerçekler anlatıyor, fakat aynı zamanda, gelecekte bugünkünden de korkunç eşitsizlikler ve ekonomik güvensizlikle boğuşmamamız için neler yapılabileceğini de irdeliyor.

  • Künye: Martin Ford – Robotların Yükselişi: Yapay Zekâ ve İşsiz Bir Gelecek Tehlikesi, çeviren: Cem Duran, Kronik Kitap, inceleme, 336 sayfa, 2018

Mustafa Özbilgen – Endüstrileşme Sürecinde Bilgi Birikiminin Öyküsü (2009)

Mustafa Özbilgen ‘Endüstrileşme Sürecinde Bilgi Birikiminin Öyküsü’nde, tarih boyunca teknoloji, endüstri ve eğitim alanında kaydedilen gelişmeleri, kayıpları ve kazanımları anlatıyor.

Özbilgen’in kitabında,

  • Teknoloji yaratabilen ülkelerin hangi nedenlerle ve nasıl organizasyon kurdukları,
  • Araştırma üniversiteleri, teknoparklar ve araştırmaya parasal destek sağlayan kurumların öyküleri,
  • Endüstrileşmenin gelişmesiyle ortaya çıkan standartlaşma, patent, seri üretim, kalite kontrolü ve çevre kirliliği gibi problemler,
  • Ve Türkiye’nin endüstrileşme macerasının nasıl geliştiği gibi konuları irdeliyor.

Künye: Mustafa Özbilgen – Endüstrileşme Sürecinde Bilgi Birikiminin Öyküsü, Arkadaş Yayınevi, bilim, 438 sayfa

Giovanni Arrighi – Adam Smith Pekin’de (2009)

Giovanni Arrighi ‘Adam Smith Pekin’de başlıklı bu özgün çalışmasında, küresel politik ekonominin merkez üssünün Kuzey Amerika’dan Doğu Asya’ya kayışını, ünlü iktisatçı Adam Smith’in iktisadi gelişme teorisi ışığında yorumluyor.

Arrighi, Çin’in, Doğu Asya’da yaşanan iktisadi rönesansın lideri olarak ortaya çıkışını, yeni-muhafazakâr, yani Yeni Amerikan Yüzyılı’nın yükselişi ve çöküşü ekseninde inceliyor.

Arrighi, Yeni Amerikan Yüzyılı’nın hüsranla sonuçlanması ve Çin’in ekonomik gelişmede sağladığı başarısının, Smith’in, dünyadaki uygarlıklar arasında eşitliğe dayalı bir dünya-pazar toplumu vizyonunun gerçekleşmesini olası kıldığını savunuyor.

  • Künye: Giovanni Arrighi – Adam Smith Pekin’de, çeviren: İbrahim Yıldız, Yordam Kitap, iktisat, 416 sayfa

Samir Amin – Emperyalizm ve Eşitsiz Gelişme (2018)

Marksist iktisatçı Samir Amin’in ilk baskısı 1977’de yapılan bu kitabı, emperyalizm çalışmaları alanında bugün bir klasik haline geldi.

Kitap ilk yayınlandığından bugüne, bu alanda yapılacak birçok incelemenin önünü açtı.

Amin burada, emperyalizmin Batı dünyasındaki kökenlerinden, farklı evrelerine ve emperyalizmin üçüncü dünyadaki yansımalarına kadar pek çok konuyu tartışıyor.

Kitapta ele alınan kimi konular şöyle:

  • Kapitalist üretim tarzının tarım üzerinde kurduğu egemenlik ve toprak rantı,
  • Sınıf ittifakları ve kapitalist dünya sisteminin oluşumu,
  • Emperyalizmin farklı evreleri ve bunalımları bağlamında azgelişmişlik olgusu,
  • Uluslararası ticaret ve emperyalizm,
  • Toplumsal yeniden-üretimde eğitimin işlevi,
  • Kapitalist sistemde eğitim, ideoloji ve teknoloji,
  • Kapitalist üretim tarzında işgücü değerinin teorik konumu,
  • Emeğin ücreti ve dünya sistemindeki konumu…

Künye: Samir Amin – Emperyalizm ve Eşitsiz Gelişme, çeviren: Semih Lim, Yordam Kitap, iktisat, 286 sayfa, 2018

David Graeber – Borç (2015)

 

Paranın keşfine dair şu ana kadarki tezler, bu aracın takas sistemine çare olarak yaratıldığı yönünde.

Fakat antropolog David Graeber’e göre, paranın icadından çok önce, insanlar gelişkin bir kredi sistemine sahipti, kredi sınıflı toplumun yükselişiyle ortaya çıktı ve o günden başlayarak borç ve borç affı politik tartışmaların ana konusunu oluşturdu.

Graeber ‘Borç’ta, sorgulamadan kabul ettiğimiz bu fikirleri ustalıkla tersine çeviriyor: Tarıma dayalı ilk toplumların ortaya çıkışına kadar, yani madeni ya da kâğıt paranın icadından çok daha önce, insanlar gelişkin bir kredi sistemiyle yaşayıp, mallarını bu yolla değiş tokuş ediyorlardı.

Ne olduysa sonra oldu, toplumlar alacaklı ve borçlu olarak ikiye bölündü.

Öyle ki, antik döneme ait hukuksal ve dini belli başlı eserlerin lisanını ve kavramlarını, kökü geçmişe uzanan bu borç tartışmaları şekillendirmiş, dahası, ahlaki ve felsefi temel değerlere de son biçimini vermiştir.

Öte yandan sayısız halk hareketini de tetiklemiştir.

Graeber, halklar olarak bugün hâlâ aynı savaşın pençesinde kıvrandığımızı gösteriyor.

Kitap, bunun gibi, paraya dair algımızı sorgulamamıza vesile olacak ilginç tezlerle öne çıkıyor.

  • Künye: David Graeber – Borç, çeviren: Muammer Pehlivan, Everest Yayınları

Kolektif – Marx’ın Para Kuramı (2018)

Karl Marx’ın para kuramı, üzerinden çokça zaman geçmesine rağmen halen tartışılmaya devam edilecek kadar önemli.

Bu kitapta bir araya getirilen on dört makale de, çoğunlukla Marx’ın en büyük başarılarından biri olarak övülen para kuramına dair güncel değerlendirmeler sunuyor.

Kitabın yazarları, bu kuramın güçlü ve zayıf yanlarını kapsamlı bir şekilde değerlendirdikleri gibi, kuramın klasik veya neoklasik iktisatçıların kuramlarına karşı neden bu denli başarılı olabildiğini de tartışıyor.

Kitapta yer alan kimi konular şöyle:

  • Marx’ın kuramında paranın meta doğası,
  • Tarihsel bakış açısından Marx’ın para kuramı,
  • Marx’ın kredi para kuramlarına getirdiği itirazlar,
  • Marx’ın para kuramının uzantıları ve yeniden inşaları,
  • Marx’ın para kuramı ve dönüşüm sorunu,
  • Marx’ın dünya parası kuramı…

Künye: Kolektif – Marx’ın Para Kuramı: Modern Değerlendirmeler, editör: Fred Moseley, çeviren: Aydın Ördek, Heretik Yayıncılık, 370 sayfa, iktisat, 2018

 

Zygmunt Bauman ve Carlo Bordoni – Kriz Hâli ve Devlet (2018)

En son 2008 ekonomik krizinde de gördüğümüz gibi, tek tek devletler küreselleşen dünyanın sorunlarını çözme konusunda yetersiz.

Bunun en önemli nedenlerinden biri de, ilk bakışta dünya devletler tarafından yönetiliyor görünse de, aslında tüm iplerin büyük şirketlerin elinde olmasıdır.

Bu durum aynı zamanda, siyaset ile iktidar arasında ne denli büyük bir ayrılık bulunduğunun en açık göstergesi.

Zygmunt Bauman ve Carlo Bordoni ise, kriz üzerine klasik bir analiz yerine, Batılı toplumların bugün karşı karşıya kaldıkları krize sebep olan tarihsel dönüşümlerin izini sürüyor.

Krizin toplumsal ve siyasal alandaki yansımalarını ayrıntılı bir bakışla ele alan Bauman ve Bordoni, bugün yaşadığımız sorunun kökünün eskilere dayandığını ve yaşanan krizi aşmanın tek yolunun da bunların iyice bilincine varıp bu gerçeklerle yüzleşmek, onlarla mücadele etmek olduğunu gözler önüne seriyor.

  • Künye: Zygmunt Bauman ve Carlo Bordoni – Kriz Hâli ve Devlet, çeviren: Yavuz Alogan, İthaki Yayınları, siyaset, 192 sayfa, 2018

Kolektif – “Yeni Türkiye”ye Varan Yol (2018)

İlk baskısı 2014’te İngilizce yapılan bu kitap, 2002 yılında iktidara gelen AKP’nin iktisadi ve siyasi alanda hegemonya kurma sürecini kapsamlı bir şekilde irdeleyen makaleleri bir araya getiriyor.

Kitapta,

  • 1980 sonrası Türkiye’de otoriterizmin değişen biçimleri,
  • Neoliberal dönemde Türkiye’de devlet ve sermaye,
  • Yine bu dönemde Türk milliyetçilikleri arasında süren hegemonya mücadelesi,
  • AKP’nin Kürt politikası,
  • AKP iktidarında kent rantı ve kentlerin yıkımı,
  • Örgütlü işçi hareketinin sindirilmesi,
  • İslami burjuvazinin yükselişi,
  • AKP iktidarının aile, cinsellik ve toplumsal cinsiyete yansımaları,
  • Ve İslamcı hareket ile Kürt hareketi arasındaki ilişki gibi önemli konular irdeleniyor.

AKP’yi ele alan kitaplardaki temel sorunlardan biri, konuya daha çok devlet elitleri bağlamında yaklaşan, devlet merkezci bakışlarıdır diyebiliriz.

Bu kitabın en özgün katkısı ise, kapitalizmin dinamikleri, sınıfsal ve sosyo-politik güç ilişkileri ve devletin kurumsal mimarisini AKP incelemesine dâhil etmesi, başka bir deyişle AKP’nin elde ettiği politik gücü ve başarıyı neoliberal hegemonyanın inşası çerçevesinde ele alması.

Yukarıda da belirttiğimiz gibi, kitap ilk olarak 2014’te, İngilizce olarak yayınlandı.

Şunu da özellikle belirtmeliyiz: Bu kitapta makaleleri bulunan isimlerin önemli bir bölümü, son zamanlarda peş peşe çıkarılan KHK’larla işlerinden atıldı.

Kitaba katkıda bulunan yazarlar şöyle: İsmet Akça, İrfan Aktan, U. Uraz Aydın, Ahmet Bekmen, Mehmet Sinan Birdal, Erbatur Çavuşoğlu, A. Ekber Doğan, M. Görkem Doğan, Yasin Durak, F. Serkan Öngel, Barış Alp Özden, Ece Öztan, Güven Gürkan Öztan, Julia Strutz ve Erdem Yörük.

  • Künye: Kolektif – “Yeni Türkiye”ye Varan Yol: Neoliberal Hegemonyanın İnşası, editör: İsmet Akça, Ahmet Bekmen ve Barış Alp Özden, çeviren: Kemal Deniz, İletişim Yayınları, siyaset, 376 sayfa

Bruno Latour ve Vincent Antonin Lépinay – Tutkulu Çıkarların Bilimi (2018)

Burada daha önce, ütopik eseri ‘Geleceğin Tarihinden Alıntılar’ yer verdiğimiz Gabriel de Tarde’ın sıra dışı fikirleri kimi sosyolog ve sosyal psikologlara esin kaynağı olmuşsa da, kendisi çağımızın ihmal edilen düşünürlerindendir.

Tarde, “İktisat antropolojisini anlamak için ilk olarak alışkanlıklarımızın bütünüyle tersine çevrilmesini kabul etmeliyiz: Ekonomi içindeki hiçbir şey nesnel değildir, hepsi özneldir,” demiştir.

Bruno Latour ve Vincent Antonin Lépinay’ın bu kısa ama etkili çalışması ise, Tarde’ın fikirlerini, ağırlıklı olarak da iktisat antropolojisine dair düşüncelerini ele almasıyla önemli bir boşluğu dolduruyor.

Kitapta,

  • İktisadın doğası,
  • Sosyal Darwinizm,
  • Üretim faktörlerinin yeniden dağıtımı,
  • Sermayenin eğilimleri,
  • Kapitalist rejimin dinamikleri,
  • Ve iktisatta “Adam Smith problemi” gibi, Tarde’ın tartıştığı pek çok konu yeniden gündeme getiriliyor.

Künye: Bruno Latour ve Vincent Antonin Lépinay – Tutkulu Çıkarların Bilimi: Gabriel Tarde’ın İktisat Antropolojisine Bir Giriş, çeviren: Ekin Değirmenci, Heretik Yayıncılık, iktisat, 98 safya, 2018