Cengiz Erdal – Medyanın Efendisi Şiddet (2012)

  • MEDYANIN EFENDİSİ ŞİDDET, Cengiz Erdal, Doruk Yayınları, medya çalışmaları, 88 sayfa

 

Cengiz Erdal ‘Medyanın Efendisi Şiddet’te, son zamanlarda medya organlarında önlenemez bir şekilde yükselişe geçmiş şiddet sorununu masaya yatırıyor. Çalışmasına, medyanın ekonomi politiğini irdeleyerek başlayan Erdal, şiddetin medya için ne gibi bir ekonomik araç haline geldiğini, medyanın değişen yapısındaki yeni öncelik ve stratejileri, medya ürünlerinin metalaşmasını ve reklam verenlerin editöryel bağımsızlığı ne şekilde etkilediğini tartışıyor. Yazar çalışmasının devamında ise, geleneksel medya içeriklerinde şiddetin tarihi, yeni medyada şiddet haberleri ve bunun hukuksal yansımaları gibi konuları ele alıyor.

Michel Bourse ve Halime Yücel – İletişim Bilimlerinin Serüveni (2012)

  • İLETİŞİM BİLİMLERİNİN SERÜVENİ, Michel Bourse ve Halime Yücel, Ayrıntı Yayınları, iletişim bilimleri, 373 sayfa

 

İki yazarlı ‘İletişim Bilimlerinin Serüveni’, felsefe, tarih, dilbilim, toplumbilim, psikoloji, biyoloji, sibernetik ve siyasal bilimler gibi birçok disiplinin kavşağında yer alan iletişim bilimlerini kapsamlı bir bakışla irdeliyor. İletişim bilimlerinin doğuşu, bildirişim ve iletişim kurmayı sağlayan dilbilimsel modeller, kitapta detaylı bir şekilde ele alınan konulardan. Yazarlar ayrıca, Pierre Bourdieu’nün “Habitus” kavramından, Mikhail Bakhtin’in iletişimde söyleşimlilik ve çokseslilik konusundaki yorumlarına ve Saussure’ün “Yapısalcı” dilbilimine kadar, bu disipline dair çok sayıda yorum ve kavramı da ele alıyor.

Nahit Duru – Arayış (2012)

  • ARAYIŞ, Nahit Duru, İmge Kitabevi, anı, 280 sayfa

 

Ulus gazetesinde mesleğe başlayan Nahit Duru’nun gazetecilik macerası, Toplum dergisi, Hürriyet, Barış, 7 Gün dergisi ve Dünya gazetesi gibi mecralarda sürmüş. Duru, 12 Eylül’de Ecevit’in başyazarlığını ve yayın danışmanlığını yaptığı Arayış dergisinin yazı işleri müdürlüğü görevini de üstlenmişti. İşte bu kitap, darbe döneminde Duru ve arkadaşlarının, söz konusu dergiyi yayımlarken verdikleri demokrasi ve basın özgürlüğü mücadelesini anlatıyor. Duru, sıkıyönetim komutanlarından tehditler aldığı bu dönemi anlatırken, Bülent Ecevit, Ertuğrul Özkök, Oruç Aruoba ve Aydın Doğan gibi isimlerin çabalarına da yer veriyor.

Nurçay Türkoğlu (der.) – Seyirlik Cümbüşler (2012)

  • SEYİRLİK CÜMBÜŞLER, derleyen: Nurçay Türkoğlu, Parşömen Yayınları, medya, 428 sayfa

 

‘Seyirlik Cümbüşler’, televizyon dünyasındaki “vur patlasın-çal oynasın” tandanslı programların toplumsal dönüşüme etkilerini inceliyor. Nurçay Türkoğlu’nun makalesinde, televizyon izleyicisinin bir profili çiziliyor ve medyanın bu profilin yeniden üretilmesindeki rolü irdeleniyor. Selda Tunç, kadın ve tartışma programlarının stüdyo konukları ile evdeki izleyicilerin anlam dünyalarındaki benzer ve farklı noktaları araştırırken, Özge Gürsoy, televizyon dizilerine yansımaları bağlamında aile değerlerine bakıyor. Son makalenin yazarı Mustafa Elbir ise, televizyonların çocukların sosyalleşmesine etkilerini analiz ediyor.

Edibe Sözen (ed.) – Hepimiz Globaliz, Hepimiz Yereliz (2012)

  • HEPİMİZ GLOBALİZ, HEPİMİZ YERELİZ, editör: Edibe Sözen, Alfa Yayınları, medya, 341 sayfa

 

Arap Devrimi’nde sürekli vurgulanan detaylardan biri, eylemcileri bir araya getiren, orgazine olmalarını sağlayan ve geleneksel medya karşısında kendilerine direniş imkanları sağlayan sosyal medya faktörüydü. İşte on beş makalenin yer aldığı elimizdeki kitap, bu gerçekten yola çıkarak sosyal medyaların, toplumun farklı alanlarını nasıl yeniden inşa ederek sosyal hale getirmeye çalıştığını irdeliyor. Kitapta sosyal medya ve demokrasi, internet ve sosyal medyanın kamu yönetiminde kullanılması, sosyal medyada etik, sosyal medya ve Arap Devrimi ve sosyal medyanın eğitimde kullanılması gibi ilgi çekici konular irdeleniyor.

Sevgi Can Yağcı (ed.) – Beyaz Camın Yerlileri (2012)

  • BEYAZ CAMIN YERLİLERİ, editör: Sevgi Can Yağcı, Umuttepe Yayınları, medya, 211 sayfa

Birçok ismin yazılarıyla katkıda bulunduğu ‘Beyaz Camın Yerlileri’, televizyon ekranlarının yanı sıra, gündelik hayatı da kaplayan ve toplumsal gündemin başlıca aktörlerinden birine dönüşen “yerli diziler” sektörünün tarihsel gelişimi ile dizilerin tematik, türsel yönelimlerini, kurmaca dünyalara dair anlatı çözümlemeleri eşliğinde ele alıyor. Dizilerin üretildiği yapısal koşullar, Türkiye’de dizi sektörünün 1970’lerden günümüze geçirdiği dönüşüm, yerli dizilerin başat konularından olan “marazi aşk” imgesi ve ‘Behzat Ç.’ dizisinde ortaya konan kadın-erkek temsilleri, kitapta irdelenen ilginç konulardan bazıları.

Sadun Tanju – Doludizgin (2011)

  • DOLUDİZGİN, Sadun Tanju, İş Kültür Yayınları, biyografi, 311 sayfa

 

Sadun Tanju ‘Doludizgin’de, Milliyet’in kurucusu gazeteci-yazar Ali Naci Karacan’ın biyografisini kaleme getiriyor. Tasvir-i Efkâr, İkdam, Politika, İnkılâp ve Bugün gibi dönemin önemli gazetelerinde çalışmış olan Karacan, 1. Dünya Savaşı’nda von der Goltz’un tercümanlığını da üstlenmişti. Karacan ayrıca, Milli Mücadele’yi destekleyen Akşam gazetesinin kurucuları arasında da yer almıştı. Tanju kitabında, Babıâli’de çekirdekten yetişme bir gazeteci olan Karacan’ın gazeteciliğinin ve yazarlığının izini sürerken, Karacan’ın kafasındaki en büyük projelerden biri olan Milliyet gazetesini çıkarma sürecini de ayrıntılı bir şekilde ele alıyor.

Hüseyin Köse (ed.) – Medya Mahrem (2011)

  • MEDYA MAHREM, editör: Hüseyin Köse, Ayrıntı Yayınları, medya, 405 sayfa

 

Birçok yazarın makaleleriyle katkıda bulunduğu ‘Medya Mahrem’, medyada mahremiyet olgusunu detaylı bir gözle irdeliyor. Son dönemde, özellikle yeni iletişim teknolojilerinin gelişmesinin bir sonucu olarak, yaşamın her alanında mahremiyetin geri dönüşsüz biçimde parçalandı. İşte bu çalışma, mahremiyet ilhali kurbanlarını kapsamlı bir şekilde saptarken, teknolojinin pek göze gelmeyen ve tartışılmayan zararları konusunda okurunu uyarıyor. Postmodernizm, ideoloji ve mahrem konularının din ve kamusal siyasetle ilişkisi; talk showlarda mahremiyet ve Deniz Baykal örneğinde mahremiyetin ihlali, bu nitelikli kitapta ele alınan konulardan birkaçı.

Gülben Dinçmen – Radyolu Yıllar (2007)

  • RADYOLU YILLAR, Gülben Dinçmen, Geniş Kitaplık, anı, 248 sayfa

Gülben Dinçmen, 1965-1998 yılları arasında, otuz yıldan uzun bir süre boyunca TRT’de çalışmış ve Yayın Denetleme Kurulu Başkanlığı yapmış. Dinçmen’in anıları, bir döneme ve bir kuruma içeriden ışık tutacak nitelikte. Radyonun Türkiye’deki serüveni, yayıncılık ilkeleri, siyasal iktidarlar, yönetimler, denetim ve sansür kitaptaki başlıca konular. Dinçmen’in kitabı, anlatılan konular çerçevesinde bir özyaşamöyküsü olarak da düşünülebilir ve kitapta yer alan konular da, böylesi i önemli görevlerde bulunmuş bir ismin deneyimlerine dayanmaları yönüyle ilgiye değer. Bu alanda uzun yıllar görev almış Dinçmen’in çalışması, hem o dönemin siyasi anlayışını yansıtması, hem de radyo gibi bir Türkiye’de bir ilkin geçirdiği aşamaları iyi göstermesi yönüyle önem kazanıyor. Kitap, iletişim fakültesi öğrencilerine olduğu kadar, Türkiye’nin yakın dönemine dair bilgilenmek isteyenlere de hitap edecek nitelikte.

Özgür Uçkan ve Cemil İrtem – WikiLeaks: Yeni Dünya Düzenine Hoş Geldiniz (2011)

  • WIKILEAKS: YENİ DÜNYA DÜZENİNE HOŞ GELDİNİZ, Özgür Uçkan ve Cemil İrtem, Etkileşim Yayınları, siyaset, 366 sayfa

WikiLeaks, hiçbir şeyi olmasa bile, özgürleşip bireyselleşen teknolojinin, devlet aygıtında çatlak yaratabileceğini göstermesiyle önemli. Özgür Uçkan ve Cemil İrtem elimizdeki çalışmalarında, tarih, felsefe, sosyoloji, ekonomi ve siyaset arasındaki bağlantıları analiz ederek, WikiLeaks örneğinde görüldüğü üzere, teknolojinin, bu disiplinler arasındaki ilişkiyi, nasıl daha görünür hale getirdiğini ortaya koyuyor. WikiLeaks’in 28 Kasım 2010 tarihinde ABD Dışişleri Bakanlığı’nın iç yazışma belgelerini dünya gündemine sunarak geleneksel iktidar yapılarını nasıl zorladığını, Ortadoğu’daki son gelişmelerle birlikte irdeliyor. Kitapta, Watergate’in nasıl patladığı, WikiLeaks’e yöneltilen başlıca eleştiriler, Mısır olayları, yeni dünya düzeninde siyasetin ve ekonominin alacağı yeni biçimler gibi konular ele alınıyor.