Alenka Zupančič – Cinsellik Nedir? (2018)

Yüceltimi, genellikle ikame bir tatmin olarak düşünsek de, Lacan yüceltimin bastırmasız dürtü tatmini olduğunu iddia eder.

Başka bir deyişle, sevişmek yerine yazmak, resim yapmak, dua etmek ve konuşmak gibi eylemler, eksik olan cinsel tatminin yerini alan ikame tatminler değil, bu eylemlerden elde edilen tatmin bizatihi “cinsel”dir.

İşte, daha önce psikanaliz, felsefe ve komedi ilişkisini sorguladığı ‘Komedi: Sonsuzun Fiziği’ ve ‘Neden Psikanaliz’ kitaplarıyla hatırlanacak Alenka Zupančič de, bu saptamadan yola çıkarak cinselliğin doğası ve statüsü üzerine düşünmeye koyuluyor.

‘Cinsellik Nedir?’, cinsellik meselesine yaklaşım tarzımızda, bu meselenin psikanalizin tam anlamıyla felsefi problemlerinden biri olarak ele alınmasını öneriyor.

Zupančič, psikanalizde cinselliğin her şeyden önce gerçekliğe ait süreğen bir çelişkinin ifadesini oluşturan bir kavram olduğunu savunuyor.

Yazar ayrıca, cinselliğin nihai gerçeklik olarak değil, gerçekliğe ait bünyevi bir sapma ya da engel olması vasfıyla, ontolojik açıdan önemli olduğunu belirtiyor.

  • Künye: Alenka Zupančič – Cinsellik Nedir?, çeviren: Barış Engin Aksoy, Metis Yayınları, psikanaliz, 224 sayfa, 2018

 

Pınar Toker – Beyaz Atlı Prensi Öldür (2015)

Kemirgen kuşkularınızdan kurtulup özgürleşmek için, içinizdeki beyaz atlı prensi öldürün!

Beyaz atlı prensin, hikâyedeki canavardan daha tehlikeli olduğunu, kadınların inandıkları peri masallarının sonucunda hayal kırıklığı yaşadığını söyleyen psikoterapist Pınar Toker, temel psikanaliz bilgileriyle bu tuzaktan kurtulmanın ipuçlarını veriyor.

  • Künye: Pınar Toker – Beyaz Atlı Prensi Öldür, Doğan Novus

Otto Rank – Hakikat ve Gerçeklik (2018)

Otto Rank, özellikle psikanaliz ile felsefe, edebiyat ve sanatı ilişkilendiren eserler ortaya koymasıyla psikanaliz geleneğinde önemli yere sahip.

Rank’ın ‘Hakikat ve Gerçeklik’ adlı bu kitabı da, kendisinin geliştirdiği irade psikolojisini ayrıntılı bir şekilde ortaya koyuyor.

Rank, bireyin iç dünyasıyla dış dünya arasındaki ilişkiyi ve bu ilişkiye yön veren uyuşma, kopuş ve çelişkileri irdeliyor.

Kitaptan birkaç alıntı:

“Nevrotik denen insanlar toplumun devasını arayacağı hasta insan sınıfını temsil etmezler, onlar daha ziyade modern insan tipinin aşırı gelişmiş örneklerini temsil ederler.”

“Yalnızca hatanın içinde yaşam vardır; bilmek ölümdür.”

“Napolyon gibi general ya da başvekil olmak ona yetmez, kralların arasında imparator unvanıyla anılmak ister, hatta tüm evrenin hâkimiyetini ister. Benliğin kaçınılmaz trajedisi ve ayrıca bundan kaynaklanan suçluluk burada yatmaktadır.”

“Freudcu içerik kendisini Batının dini ahlak kisvesi altına gizler; bunun içerisinde kişi acı çekmeye devam eder ve bireysel problemleri çözmekte başarısızlığa uğrar. Böylece modern insan nihayet nevroz yönünden paramparça olur.”

“Kimse hakikat ile yaşayamaz. İnsan yaşayabilmek için, hem sanat, din, felsefe, bilim ve sevgi gibi dışsal yanılsamalara, hem de dışsal olanı belirleyen içsel yanılsamalara ihtiyaç duyar.”

“(İ)nsanın temel gelişimi için anlamlı olan yalnızca ruhani ilkedir.”

  • Künye: Otto Rank – Hakikat ve Gerçeklik, çeviren: Şirin Etik, Pinhan Yayıncılık, psikanaliz, 128 sayfa, 2018

 

Robert E. Wubbolding – Gerçeklik Terapisi (2015)

Dr. William Glaser’ın kurucusu olduğu Gerçeklik Terapisi, bilinçdışına odaklanmaktansa, gerçekliğe ve bilinçli olana odaklanarak psikoterapi camiasının uygulama ve varsayımlarına meydan okumuştu.

Robert E. Wubbolding imzalı bu kitap ise, gerçeklik terapisinin altında yatan kuramı ve terapi yöntemini açıklamakta.

  • Künye: Robert E. Wubbolding – Gerçeklik Terapisi, çeviren: Elif Emir Öksüz, Okuyan Us Yayınları

Özen B. Demir ve Adem Yıldırım – Beden, Tıp ve Felsefe (2018)

Bir tıp doktoru ile bir felsefe doktoru arasındaki yazışmalarla ortaya çıkmış; beden ve tıp temalarını felsefe, psikanaliz, antropoloji, edebiyat, feminizm ve bilime uzanan disiplinler arası bir bakışla tartışan ufuk açıcı bir kitap.

Özen Demir ve Adem Yıldırım burada, sağlık ve hastalık, gövde ve beden, canlılık ve yaşam, insan ve hayvan gibi pek çok konu ve kavram üzerine düşünüyor ve bunu yaparken de, Platon’dan Aristoteles’e, Foucault’dan Husserl’e, Derrida’dan Nietzsche’ye, Spinoza’dan Blanchot’ya, Beckett’tan Marx’a ve Freud’tan R. D. Laing’e pek çok ismin fikirlerini kat ediyor.

Bunlara ek olarak, psikiyatri, antropoloji, psikoterapi, psikanaliz, anti-morfoloji, anti-psikiyatri, bilim, edebiyat, feminizm, queer, biyoetik, biyoteknoloji, biyopolitika, mikro-sosyoloji, tıbbî epistemoloji ve tıp tarihi ile ilgilenenlerin de severek okuyacağı bir kitap.

  • Künye: Özen B. Demir ve Adem Yıldırım – Beden, Tıp ve Felsefe, Nota Bene Yayınları, felsefe, 261 sayfa, 2018

Axel Honneth – Bizdeki Ben (2018)

Axel Honneth, daha önce yayınlanmış ‘Tanınma Uğruna Mücadele’de, felsefe dünyasında büyük yankı yaratan “tanınma teorisini” ortaya koymuştu.

Honneth ‘Bizdeki Ben’de ise, söz konusu kitabında ortaya koyduğu teoriyi geliştirmeye devam ediyor.

Honneth, bir yandan teorisine yapılan eleştiri ve itirazlara yanıt veriyor, diğer yandan da teorisini farklı alanları da kapsayacak şekilde genişletiyor.

Bunu yaparken Alman felsefesi, İngiliz psikanalizi ve Fransız sosyolojisinden yararlanan Honneth, düşünsel açıdan oldukça zengin bir metne imza atmış.

Felsefe, siyaset bilimi, sosyoloji ve sosyal bilimlerde zengin bir okuma isteyenler bu kitabı muhakkak edinmeli.

  • Künye: Axel Honneth – Bizdeki Ben: Tanınma Teorisi Üzerine İncelemeler, çeviren: Özgür Aktok, İthaki Yayınları, felsefe, 344 sayfa, 2018

Eugenio Borgna – Bekleyiş ve Umut (2015)

Eugenio Borgna’nın bu kitabı, uçup kaçıcı ve gizemli bir şekilde birbirini kovalayıp birbirinden uzaklaşan bekleyiş ve umudun anlamı üzerine bir yeniden düşünme girişimi.

Kalbin bekleyişlerdeki huzursuzlukları, varoluşsal bir kategori olarak umut ve psikopatolojik deneyimlerde umudun dönüşümü konularında derinleşmek isteyenlere bu çalışmayı şiddetle öneririz.

  • Künye: Eugenio Borgna – Bekleyiş ve Umut, çeviren: Meryem Mine Çilingiroğlu, Yapı Kredi Yayınları

Gohar Homayounpour – Tahran’da Psikanaliz Yapmak (2015)

Kimilerince Batılı bir pratik olarak tanımlanan psikanaliz, İran gibi tutucu bir Doğu toplumunda nasıl işler?

Deneyimlerini bizimle paylaşan İranlı psikanalist Gohar Homayounpour, insanın her coğrafyada benzer hikâye ve acılara sahip olduğunu gösterdiği gibi, İran’daki insanlık durumunu da tespit etmekte.

  • Künye: Gohar Homayounpour – Tahran’da Psikanaliz Yapmak, çeviren: Aslı Mertan, Everest Yayınları

Kolektif – Ailenin Karanlık Yüzü: Ensest (2018)

Türkiye toplumu olarak, can yakıcı sorunları halının altına süpürerek görmezden gelme gibi kötü bir huyumuz var.

Bu durumun en bariz örneği ise, çocuğa cinsel istismarın en korkunç biçimlerinden biri olan ensest.

Ensestin, bizzat çocuğu koruyacağı varsayılan ailede gerçekleşiyor olması da, bu durumu daha da içinden çıkılamaz hale getiren asıl etken.

Peki, ensestin önüne geçmemizin yolu nedir?

Bu kitabın da açıkça ortaya koyduğu gibi, ensestle mücadeledeki ilk adım, bireyi ailenin önüne koyan bir yaklaşımla hareket etmek.

Başka bir deyişle, her ne pahasına olursa olsun aileyi korumayı merkeze alan yaklaşımlar, ensest failini cezalandırmamakta, bu da sorunun daha da büyümesine neden olmaktadır.

İşte bu kitap, adli tıp, demografi, eleştirel medya çalışmaları, hukuk, kadın araştırmaları, pediatri, psikiyatri, psikoloji ve sosyoloji alanlarından gelen uzmanların araştırma, uygulama ve gözleme dayalı birikimlerini bir araya getiriyor ve böylece hem konuyu geniş bir kapsamda ele alması hem de çözüm önerileri sunmasıyla önemli bir boşluğu dolduruyor.

Kitapta,

  • Rakamlarla ensest ve çocukluk döneminde cinsel istismar,
  • Uzmanların gözünden, Türkiye’de ensest sorununun aldığı boyutlar,
  • Çocuk cinsel istismarcıları ve ensest saldırganlarının özellikleri,
  • Ensest mağdurlarının anneleri olarak kadınlar,
  • Ensest gebeliği ve travma döngüsü,
  • Ensest vaka ve suçların medyada temsil edilmemesi sorunu,
  • Ensest olgularında adli-tıbbi değerlendirmeler ve hekim sorumluluğu,
  • Ensest olgularında hastane temelli çocuk koruma merkezlerinin rolü,
  • Ve tanıklıklar eşliğinde, yasalarda ve uygulamada cinsel istismar gibi çok önemli konular ele alınıyor.

Kitap, bu büyük sorunu kapsamlı bir çerçevede irdelediği gibi, ensest saldırılarında başvuru yollarını ve başvurulacak kurumları da anlatıyor.

Çalışmaya katkıda bulunan isimler ise şöyle: İlknur Yüksel-Kaptanoğlu, Alanur Çavlin, Ece Koyuncu, Filiz Kardam, Altan Sungur, Ayşen Ufuk Sezgin, Zeynep Belma Gölge, Emine Bademci, Gonca Çelik, Ayşe Avcı, Ayşegül Tahiroğlu, Hanife Aliefendioğlu, M. Şevki Sözen, Birgül Tüzün, Figen Şahin Dağlı, M. Ayşin Taşar ve Türkay Asma.

  • Künye: Kolektif – Ailenin Karanlık Yüzü: Ensest: Türkiye’den Araştırmalar, Saptamalar, Örnekler ve Öneriler, hazırlayan: Alanur Çavlin, Filiz Kardam ve Hanife Aliefendioğlu, Metis Yayınları, sosyoloji, 288 sayfa, 2018

André Green – Yazı ve Ölüm (2018)

Hem analitik hem de kültürel araştırmalar alanında otorite kabul edilen André Green, aynı zamanda tam bir edebiyat tutkunu olarak edebi metinler ve edebiyatçılar üzerine pek çok analiz çalışması da gerçekleştirdi.

Bu kitap ise, edebiyatçı Dominique Eddé’nin Green’le 2000 ve 2001 yılları arasında yapmış olduğu edebiyat ve psikanaliz temalı söyleşilere dayanıyor.

Bir çeşit gidiş gelişin ve serbest çağrışımın söz konusu olduğu bu söyleşilerde, Freud’un üç çağdaşı olan Marcel Proust, Joseph Conrad ve Henry James’in yanı sıra, Jorge Luis Borges ve Shakespeare gibi büyük yazarların yapıtları enine boyuna tartışılıyor.

“Kayıp Zamanın İzinde, unutmanın kaçınılmazlığıdır.” diyen Green, yazmanın yazar üzerinde ne gibi bir etkisinin olduğunu, yazma sürecinin kimi yazarları intihara sürükleyecek kadar güçlü olmasının kökenlerini, yazarın yaratımında tamamlanmamışlığın ne olduğunu, kısacası yazı ve ruhsal yaşam arasında ne tür bir ilişki bulunduğunu kapsamlı bir şekilde irdeliyor.

Edebiyat ve psikanaliz bağlamında iyi bir okuma isteyenler bu kitabı kaçırmasın.

  • Künye: André Green – Yazı ve Ölüm: Bir Psikanalistin Edebiyat Yolculuğu: Proust, Shakespeare, Conrad, Borges…, söyleşi: Dominique Eddé, çeviren: Nesrin Demiryontan, Metis Yayınları, psikanaliz, 160 sayfa, 2018