Daniel T. Willingham – Çocuklar Okulu Neden Sevmez? (2011)

  • ÇOCUKLAR OKULU NEDEN SEVMEZ?, Daniel T. Willingham, çeviren: İnci Katırcı, İthaki Yayınları, psikoloji, 190 sayfa

 

Psikoloji alanında uzman isimlerden olan Daniel T. Willingham, ‘Çocuklar Okulu Neden Sevmez?’de, çocukların okulla ilgili yaşadığı sorunlar konusunda, özellikle öğretmenleri hedeflediği dokuz prensiplik bir çözüm planı sunuyor. İnsanların doğuştan meraklı olduğunu, fakat bu merakın kırılgan olduğunu söyleyen Willingham, öğretmenlerin zihinlerini daha organize hale getirecek önerilerde bulunuyor. Öğrencilerin soyut fikirleri anlamalarını sağlamak; öğretim yöntemini, farklı öğrenme tarzlarına sahip öğrencilere göre ayarlamak ve yavaş öğrenen öğrencilere nasıl yardımcı olunabileceği, Willingham’ın burada işlediği konulardan birkaçı.

David Le Breton – Ten ve İz (2011)

Fransız antropolog ve sosyolog David Le Breton, araştırmalarını beden ve riskli tavırlar antropolojisi üstüne yoğunlaştırmış, ayrıca sessizlik ve yürüyüş gibi daha kişisel temalarla da ilgilenmiş.

Biz kendisini, Türkçe’ye daha önce kazandırılan ‘Yürümeye Övgü’ ve ‘Acının Antropolojisi’ adlı kitaplarıyla biliyoruz.

Le Breton, elimizdeki kitabı ‘Ten ve İz’de de, herhangi bir ruhsal rahatsızlık yaşamayan insanların kendilerine neden zarar verdiklerini araştırıyor.

İnsanın mantıklı ve rasyonel bir varlık olmayabileceğini söyleyen Le Breton, bedene bilinçli zarar vermenin, eski kabilelerden çağdaş toplumlara değin izlediği seyri anlatıyor.

  • Künye: David Le Breton –  Ten ve İz, çeviren: İsmail Yerguz, Sel Yayınları, psikoloji, 143 sayfa

Bert Hellinger – Yardım Etmenin Düzenleri (2007)

  • YARDIM ETMENİN DÜZENLERİ, Bert Hellinger, çeviren: Seda Toksoy, Pan Yayıncılık, sağlık, 270 sayfa

 

‘Yardım Etmenin Düzenleri’, hastalara psikolojik yardım verme konusunda terapistlere yardımcı olmayı amaçlıyor. Hellinger’in çalışması iki temel amaçla kaleme alınmış. Bunlardan ilki, yardım etmenin ortaya konulan durumlarda mümkün ve geçerli olup olmadığını ortaya çıkarmak, ikincisi de, yardımın hangi adımlarının uygun ya da gerekli olduğunu ortaya çıkarmak. Kitabın uygulama bölümünde, örnek rahatsızlıklar, hastalıklar sıralanıyor. Ardından yardım etmeyi amaçlayan kişinin bu rahatsızlık ve hastalıkların mağduru olanlara nasıl yaklaşacağı belirtiliyor.

Uğur Akpur (haz.) – Pavlov (2007)

  • PAVLOV, hazırlayan: Uğur Akpur, Say Yayınları, psikoloji, 261 sayfa

 

Uğur Akpur’un ‘Pavlov’u yayınevinin önemli dizilerinden olan ‘Fikir Mimarları’ndan çıktı. İlk olarak İvan Pavlov’un biyografisiyle çalışmasına başlayan Akpur, bilim adamının psikoloji alanındaki özgünlüğü, St. Petersburg’taki eğitimi, 1917 Devrimi’nin Pavlov’un çalışmalarına etkisi ve Nobel Ödülü alışı gibi çok sayıda ayrıntıya yer veriyor. Kitabın ikinci bölümü de, hayatının yetmiş yılını öğrenme kavramını araştırmaya adamış Pavlov’un ‘Beyin Yarım Karelerinin Çalışması Birinci Ders’, ‘Uyku Meselesi’, ‘İradeli Denen Hareketlerin Fizyolojik Mekanizması’, ‘Zaptedilmiş Olma Hisleri ve Aşırı-Paradoksal Safha’ ve ‘İsterinin Fizyolojik Yoldan Yorumlanması Üzerine Bir Deneme’den oluşuyor.

Jan Pryor ve Bryan Rodgers – Değişen Ailelerde Çocuk (2011)

  • DEĞİŞEN AİLELERDE ÇOCUK, Jan Pryor ve Bryan Rodgers, çeviren: İbrahim Enis Köksaldı, Doruk Yayınları, çocuk, 444 sayfa

 

Bugün daha fazla çocuk, ailevi dünyasındaki değişimlerle yüz yüze geliyor. Ebeveynlerin ayrılığı, tek başına ebeveynlik, çocukların yaşamlarına üvey ebeveynlerin girişi ve üvey kardeşlerin varlığı, artık çocuklar için pek istisnai deneyimler değil. İki yazarlı ‘Değişen Ailelerle Çocuk’, bu değişimlerin çocukların gelişim ve adaptasyonları açısından ne anlama geldiğini araştırıyor. Çocukların aile değişimlerine verdiği farklı tepkileri, İngiltere, Kuzey Amerika, Avusturalya ve Yeni Zelanda kapsamında inceleyen kitabı nitelikli kılan hususlardan biri de, konuya dair söz konusu ülkelerde yapılmış çalışmalardan olabildiğince yararlanması.

Nuri Bilgin – Kimlik İnşası (2007)

 

 

Nuri Bilgin’in ‘Kimlik İnşası’, “kimlik nedir?” sorusundan hareketle, kim olduğumuz sorusuna verdiğimiz cevapların peşine düşüyor.

Son zamanlarda yoğunlaşan tartışmalardan biri olan kimlik konusu, konunun kişisel, mesleki, cinsel, kolektif, etnik, dinsel, kültürel, ulusal ve ulus-üstü gibi, farklı özellikleriyle değerlendiriliyor.

“Kimlik kavramı, kendi cazibesi altında kaybolan ilginç kavramlardan biri” diyen Bilgin, bu konunun sorun haline gelmesinin de, her şeyden önce, olgunun dil berraklığı içinde ele alınmamasından ve bu konuda bir türlü aynı dilin konuşulamamasından kaynaklandığını belirtiyor.

Türkiye’de de tartışma konusu olan kimlik, Bilgin’in çalışmasında ayrıntılı olarak ele alınıyor.

  • Künye: Nuri Bilgin – Kimlik İnşası, Aşina Kitaplar, Aşina Kitaplar, 329 sayfa, 2007

Karen Horney – Nevrozlar ve İnsan Gelişimi (2011)

  • NEVROZLAR VE İNSAN GELİŞİMİ, Karen Horney, çeviren: Emre Erbatur, Sel Yayıncılık, psikanaliz, 432 sayfa

 

Karen Horney, ilk olarak 1950’de yayımlanan klasik çalışması ‘Nevrozlar ve İnsan Gelişimi’nde, hem psikanalitik kurama hem de insanlık durumuyla ilgili düşüncelere önemli bir katkı sunuyor. Horney’in çalışmasını özgün kılan başlıca husus, psikanalizin babası Freud’u temel almakla birlikte, bu ekole eleştirel bir yaklaşım sergilemesi. Nevrotik sürecin insan gelişiminin özel bir biçimi olduğunu söyleyen Horney, insanın bu yıkıcı süreci aşmasının tek yolunun kendini gerçekleştirmek olduğunu belirtiyor. Buradan hareketle özgürleşmenin temellerini araştıran Horney, kendini gerçekleştirmenin önkoşullarının nasıl yaratılabileceğini ele alıyor.

Emre Kongar – İçimizdeki Zalim (2011)

  • İÇİMİZDEKİ ZALİM, Emre Kongar, Remzi Kitabevi, psikoloji, 279 sayfa

 

Zulmetmek ve zulme uğramak, Türkiye kültürünün pek uzak olmadığı konular. Bu durum öylesine içinden çıkılmaz bir hale gelmiştir ki, artık şiddet hayatımızın rutin, hatta vazgeçilmez bir gerçeği olarak kanıksanmış. İşte Emre Kongar elimizdeki kitabında, zalimler ile mazlumları psikolojinin ve sosyolojinin ölçüleriyle masaya yatırıyor. “Zulmün, faşizmin bireysel temelleri nedir?”, “İnsanlar doğuştan zalim ve faşist eğilimler mi taşır?”, “Hem bireysel hem de toplumsal ve siyasal düzeyde zulümle, faşizmle nasıl mücadele edilir?” ve “‘İçimizdeki Zalim’ ya da faşist, nasıl yenilgiye uğratılır?”, Kongar’ın yanıtını aradığı başlıca sorular.

Louann Brizendine – Erkek Beyni (2011)

  • ERKEK BEYNİ, Louann Brizendine, çeviren: Gül Tonak, Say Yayınları, psikoloji, 334 sayfa

Louan Brizendine’in daha önce Türkçeye çevrilen ‘Kadın Beyni’ isimli çalışması, oldukça ilgi çekmişti. Brizendine, söz konusu kitabın tamamlayıcısı olarak düşünülebilecek elimizdeki çalışmasında da, erkek beyninin kendine has yönlerine odaklanıyor. Erkek beyninde cinselliğe ayrılan bölgenin, kadın beyninden iki buçuk kat fazla olduğunu belirten Brizendine, erkeğin beyninde, bir kadını gördüğünde testosteron biriktiğini ve seviştikten sonra salgılanan oksitosinin bağımlılık yaptığını ortaya koyuyor. Kadın ve erkekleri, beyinleri arasındaki temel farklar ekseninde karşılaştıran yazara göre, bu farklar beyindeki nöronlardan kaynaklanıyor.

Cordelia Fine – Toplumsal Cinsiyet Yanılsaması (2011)

  • TOPLUMSAL CİNSİYET YANILSAMASI, Cordelia Fine, çeviren: Kıvanç Tanrıyar, Sel, Yayıncılık, psikoloji, 336 sayfa

Toplumsal hayatta, kadın ve erkeklerden, kendilerine dair belirlenmiş kalıplara uymaları beklenir. Bu kemikleşmiş kalıpların hiç sorgulanmaması ise, asıl olarak, bunun en büyük mağduru olan kadınları olumsuz etkilemeye devam ediyor. İşte, psikoloji ve felsefe alanlarında çalışmalar yapmış olan Cordelia Fine bu kitapta, iki cinsiyet arasında “özsel farklılıklar” olduğunu iddia eden toplumsal cinsiyet yargılarını sorguluyor. Cinsiyetler arası doğuştan farklılıklar bulunmadığını belirten Fine, erkek ve kadın beyinlerinin ayrışmış olmadığını, daha ziyade onları çevreleyen kültür tarafından şekillendirilmiş psikolojik süreçlerin bulunduğunu ortaya koyuyor.