Adam Kokesh – Özgürlük (2016)

2004’te Irak’ta askerlik hizmeti yapmak için gönüllü olmuş Adam Kokesh, bu kritik tecrübenin ertesinde savaşın bir düzenbazlık olduğunun ayırdına varmış.

Daha sonra savaş karşıtı liberteryen bir aktivist olan Kokesh, özgürlüğü cinsellikten narkotik maddelere, ticaretten savaşlara hemen her alanda tartışıyor.

  • Künye: Adam Kokesh – Özgürlük, çeviren: Yeşim Tatlıhan Tuncel, Liber Plus Yayınları

Fatih Yaşlı – “Halkçı Ecevit” (2020)

Türk sağı üzerine yaptığı çalışmalarıyla bilinen Fatih Yaşlı, bu sefer de 1960-1980 zaman aralığına odaklanarak Ecevit, “ortanın solu” ve CHP üzerine eleştirel bir çalışmayla karşımızda.

Kitap, CHP’nin, Ecevit’in ve “ortanın solunun” en güçlü zamanlarını yaşadığı bu dönemin iktisadi, siyasal ve toplumsal gelişmelerini ayrıntılarıyla sergilemesiyle bir başvuru kaynağı olmaya aday.

Kitabın ilk bölümü, CHP’nin 27 Mayıs’a bakışı ve Demokrat Parti (DP) iktidarının devrilmesinin ardından kurulan 27 Mayıs rejimi içerisindeki CHP’nin yerini anlatıyor.

İkinci bölümde, 1965 Türkiye’si ve dolayısıyla ortanın solunun ortaya çıktığı konjonktür inceleniyor, merkeze ise TİP’in artan siyasal etkisi ve buna verilen tepkiler konuluyor.

Bunun ardından İnönü’nün ortanın solunu ilk kez telaffuz ettiği röportajın ve Ecevit’in ortanın solunu doktrine etmeye başladığı ilk köşe yazılarının üzerinde duruluyor.

Üçüncü bölümde, 1969 seçimlerine Türkiye’nin nasıl bir politik atmosferde gittiği, merkeze solun yükselişi ve devletin buna yanıtı konularak anlatılıyor.

CHP’nin “yeni stratejisi” üzerinde durulduktan sonra, ortanın soluna ait “düzen değişikliği” kavramının ilk kez kullanıldığı “Düzen Değişikliği Programı” adı verilen seçim beyannamesi ayrıntılı bir şekilde inceleniyor.

Dördüncü bölümde, CHP gençliğinin ortanın soluna bakışı, ortanın solunun CHP yönetimi tarafından gençliği komünizmden koruyacak bir araç olarak görülmesi, gençliğin ortanın solunun parti örgütü tarafından benimsenmesinde oynadığı rol ve Ecevit’in CHP gençliği üzerindeki etkisi anlatılıyor.

Beşinci bölümde, 12 Mart’ın hem CHP hem de ortanın solu üzerindeki etkisi anlatılıyor.

Altıncı bölümde, büyük umutlarla kurulan CHP- MSP koalisyon hükümetinin neden uzun ömürlü olamadığı Kıbrıs Harekâtı ve Af Yasası merkeze konularak irdeleniyor.

Kitabın yedinci ve son bölümünde ise, 1977 seçimlerinden sonra ortaya çıkan hükümet bunalımı ve 2. Milliyetçi Cephe hükümetinin kuruluşu ele alınıyor.

Ardından, Ecevit’in AP’de yaşanan çatlak sonrası partilerinden istifa eden milletvekilleri ile anlaşarak 2. MC’yi gensoru ile düşürmesi ve hükümeti kurma süreci üzerinde duruluyor.

  • Künye: Fatih Yaşlı – “Halkçı Ecevit”: Ecevit, Ortanın Solu, CHP (1960-1980), Yordam Kitap, siyaset, 367 sayfa, 2020

Harold J. Laski – Teori ve Pratikte Devlet (2020)

Bütün devletler teoride halk için vardır.

Peki, nasıl oluyor da bütün devletler kapitalizmle çıkar ilişkisine girerek halka ihanet ediyor?

Harold Laski’nin elimizdeki kitabı ise, tam da bu soruya doyurucu yanıtlar veren, devletin doğası ve refleksleri üzerine muazzam bir inceleme.

Klasik liberalizme sıkı eleştiriler yönelten Laski, devletin egemenliğinin temellerini sorguluyor, aynı zamanda Sovyetler’in başarısızlığın altındaki etkenler hakkında da ufuk açıcı saptamalar yapıyor.

Kitabın bu baskısında, Kıvılcım Turanlı’nın aydınlatıcı sunuşu ile Sidney A. Pearson, Jr.’ın aydınlatıcı bir değerlendirmesi yer aldığını da ayrıca belirtelim.

  • Künye: Harold J. Laski – Teori ve Pratikte Devlet, çeviren: Defne Topçu, Fol Kitap, siyaset, 208 sayfa, 2020

Ali Engin Oba – Türk Milliyetçiliğinin Doğuşu (2020)

Türk Milliyetçiliği belli şartlar altında doğmuş, Türkçülük ve Turancılık akımlarını yaratmış, daha sonra da Anadolu’da milli bir Türk devletinin kuruluşunda en önemli etken olmuştu.

Ali Engin Oba’nın uzun zaman önce basılan, şimdi yeni baskısıyla yeniden raflardaki yerini alan bu çalışması, Türk milliyetçiliğinin doğuş döneminden tarih içinde gösterdiği gelişmelere uzanarak kapsamlı bir şekilde inceliyor.

Şerif Mardin’in yönetiminde hazırlanan bir teze dayanan çalışma, Türk milliyetçiliğinin Batı’daki ideolojik akımlardan farklı olarak tamamen kendine özgü tarihsel koşullar içinde nasıl ortaya çıkıp geliştiğini tartışıyor.

Kitapta,

  • Osmanlı devlet ve millet sisteminin iç dinamikleri,
  • Osmanlı’nın son yüzyılında imparatorlukta yaşanan çözülüşler,
  • Sırbistan, Yunanistan, Romanya, Bulgaristan ve Arnavutluk’un bağımsızlık süreçleri,
  • Balkan Savaşları ve Rumeli’nin kaybı,
  • Panslavizmin Türk aydınları üzerindeki etkisi,
  • Ve Turancılık akımının gelişimi gibi, önemli konular irdeleniyor.

Oba bunun yanı sıra, Akçuraoğlu Yusuf, Ağaoğlu Ahmet, Hüseyinzade Ali Bey, İsmail Gaspıralı, Ziya Gökalp gibi Türk milliyetçiliğinin kurucu isimlerinin fikirlerini ve bunun yanı sıra Tercüman Gazetesi, Genç Kalemler, Türk Ocakları ve Türk Yurdu gibi, Türk milliyetçiliğine etki eden dergi ve kurumları ayrıntılı bir şekilde inceliyor.

  • Künye: Ali Engin Oba – Türk Milliyetçiliğinin Doğuşu, Doğu Batı Yayınları, tarih, 274 sayfa, 2020

Samir Amin – Modernite, Demokrasi ve Din (2016)

Dinsel akımlarla modernleşme arasındaki girift ilişkiyi, din ve demokrasi kavramları bağlamında tartışan önemli bir çalışma.

Amin bunun yanı sıra, evrenselci ideallerini bir kenara koyarak kültüralizme geçen burjuva ideolojisinin ikiyüzlülüğünü de gözler önüne seriyor.

  • Künye: Samir Amin – Modernite, Demokrasi ve Din, çeviren: Fikret Başkaya, Uğur Günsür ve Güven Öztürk, Yordam Kitap

Ivan Illich – Sağlığın Gaspı (2017)

“Tıp kurumu sağlık için büyük bir tehlike haline gelmiştir. Tıptaki profesyonel egemenliğin etkisi salgın boyutlara ulaştı.”

Ivan Illich külliyatında çok özgün bir çalışma olan ‘Sağlığın Gaspı’, tıp kurumunun nasıl denetlenemeyen bir otorite haline geldiği ve bunun sağlığımız, bedenlerimiz ve özerkliğimiz üzerindeki olumsuz etkilerini tartışıyor.

Illich’e göre modern tıp, sağlığa bir “mühendislik modeli” olarak yaklaşmaktadır için insanların kendi insani zaafları, incinebilirlikleri ve biriciklikleriyle, kişisel ve özerk bir biçimde baş etme potansiyellerini yok ettiğini anlatıyor.

Tıp bağlamında mesleki tekelciliğe ve bilimciliğe sıkı eleştiriler getiren Illich, bizzat sanayi toplumlarının hastalık yapıcı olduğunu, çünkü insanları ortamlarıyla, kendi özerk gerçekleriyle başa çıkamaz hale getirdiğini belirtiyor.

  • Künye: Ivan Illich – Sağlığın Gaspı, çeviren: Süha Sertabiboğlu, Ayrıntı Yayınları, siyaset, 288 sayfa, 2017

Şükrü Argın – Gezi’nin Ufkundan (2014)

 

Şükrü Argın, Türkiye yakın tarihinde büyük yankı uyandırarak tarihteki yerini şimdiden alan Gezi’nin anlamını irdeliyor; Gezi’nin nasıl bir ufuk açtığını ve siyasetteki karşılığını tartışıyor.

“Öfke” ve “neşe” gibi, Gezi’nin cevherini tutuşturan iki temel insani his olduğunu düşünen Argın, bu öfkenin esasen liberal demokrasinin kriziyle yakından ilişkili olduğunu belirtiyor.

Argın, direniş esnasında ortaya çıkan neşenin ise, bu dönemin kamusallığının meyvesi olduğunu düşünüyor.

  • Künye: Şükrü Argın – Gezi’nin Ufkundan, Agora Kitaplığı, siyaset, 135 sayfa

Bilge Cankorel – Bir Dönem Biterken (2014)

 

Büyükelçi Bilge Cankorel, büyük tarihi, siyasi dönüşümlerin yaşandığı bir dönemde görev yapmış.

Mao’nun ölümü ile yeni Çin’in ortaya çıkışından Berlin Duvarı’nın yıkılışına, Sovyetler Birliği’nin dağılmasından Soğuk Savaş’ın bitişine ve Türkiye’nin bu değişim rüzgârları karşısında rotasını belirleme çabalarına kadar pek çok detay, bu anılarda karşımıza çıkıyor.

  • Künye: Bilge Cankorel – Bir Dönem Biterken, Kırmızı Kedi Yayınevi

Jacques Rancière – Demokrasi Nefreti (2014)

Yalnızca son dönemde dünya çapında yükselen sağcı iktidarlar değil, demokrasi düşmanları Eski Yunan’dan beri var.

Günümüzün en etkili filozoflarından olan Jacques Rancière, demokrasiyi yönetimin yozlaşmış bir biçimi olarak değil, toplum ve devleti etkisi altına alan bir uygarlık bunalımı olarak görmenin tarihsel kaynaklarını açıklıyor.

Bunu yaparken demokrasi, siyaset, cumhuriyet ve temsil arasındaki karmaşık ilişkiyi çok yönlü bir şekilde irdelemesi ise, kitabın muazzam katkılarından biri.

Rancière’in çalışması, eski zamanlardan beri kendilerini halkı yönetmeye doğal olarak yetkili görenler “halkın yönetimi” fikri karşısında nasıl dehşete kapıldıklarının hikâyesi olarak da, başka bir deyişle muktedirlerin tarihsel ikiyüzlülüklerinin hikâyesi olarak da okunabilir.

  • Künye: Jacques Rancière – Demokrasi Nefreti, çeviren: Utku Özmakas, İletişim Yayınları

Kolektif – Mülk, Mahal, İnsan (2014)

Nitelikli kent çalışması ‘Mülk, Mahal, İnsan’, İstanbul’daki kentsel dönüşüm proje ve uygulamalarının hangi gerekçelere dayandığı ve ne tür bir kentsel politikanın uzantısı olduğunu tartışıyor.

Kapsamıyla dikkat çeken ve çok sayıda tablo, grafik, harita ve fotoğraf barındıran kitapta, neoliberal kentsel dönüşümün kentsel alanlardaki sınıfsal tahliye ve mülksüzleşme pratikleri ve 1923-1980 arası ile 1980’lerden bugüne kentsel politikalar konuları ele alınıyor; ayrıca İstanbul’da deneyimlenen kentsel dönüşüm çalışmalarının Başıbüyük, Derbent, Aydınlı, Tarlabaşı ve Tozkoparan gibi önemli duraklarından tanıklıklar sunuluyor.

Kitaba katılan yazarlar bununla da yetinmeyerek daha demokratik ve gerçekçi bir konut politikası için neler yapılması gerektiğini de ayrıntılı bir şekilde açıklıyor.

Kent çalışmaları alanında dört dörtlük bir başvuru kaynağı.

  • Künye: Kolektif – Mülk, Mahal, İnsan: İstanbul’da Kentsel Dönüşüm, derleyen: Asuman Türkün, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, kent çalışmaları, 443 sayfa