Rıdvan Akar – Aşkale Yolcuları (2009)

Rıdvan Akar, ilk baskısı 1999’da yapılan ‘Aşkale Yolcuları’nda, azınlık karşıtı politikaların tipik bir örneği olan Varlık Vergisi olayına ışık tutmaya çalışıyor.

Resmi tarih anlayışını eleştirel bir bakışla irdeleyen çalışmasında Akar, Varlık Vergisi’nin öncesindeki gelişmeleri; kanunun nasıl çıktığını; fişlemelerin nasıl yapıldığını; azınlık mallarının haraç mezat satılışını; azınlıklara verilen cezaları; çalışma kamplarını; basının ve aydın kesimin Varlık Vergisi’ne nasıl yaklaştığını; vergiyle ne amaçlandığını ve vergi sonrası tartışmaları kapsamlı bir bakışla ele alıyor.

Çalışma, Varlık Vergisi ve doğurduğu sosyoekonomik sonuçlarla ilgili tartışmaya nitelikli bir katkı sunuyor.

  • Künye: Rıdvan Akar – Aşkale Yolcuları, Doğan Kitap, inceleme, 229 sayfa

Henri Lefebvre – Marksizm (2019)

Henri Lefebvre’in bu kitabı, Marksizmin felsefe, ahlak, sosyoloji, tarihsel materyalizm, ekonomi ve siyasete yaklaşımını dört dörtlük bir şekilde ortaya koyan, bu alanda klasikleşmiş bir yapıttır.

Vedat Günyol’un harika çevirisiyle Türkçeye kazandırılan yapıt, gerçekte çok geniş ve karmaşık olan bu doktrinin özünü açık bir şekilde ortaya koymasıyla öne çıkıyor.

Çalışmasını, Marksizmin incelemesine dair her türlü ayrıntıdan, alıntı ve referanslardan arındıran Lefebvre, Marksizmi tüm kapsamı ve bütün argümantasyon gücüyle sunuyor.

Lefebvre kitabında, Marksizm karşıtlarının argümanlarına da cevap veriyor.

Fakat bunu yapmaya çalışırken, tartışmayı en üst düzeye; nesnel, rasyonel ve duygulardan arındırılmış bir şekilde hakikat arayışı düzeyine yerleştiriyor.

Kitabın bu alanda en önemli çalışmalardan biri olmasının asıl nedeninin de, bu dogmatizme boğulmayan yönü olduğunu özellikle belirtmeliyiz.

Kitaptan bir alıntı:

“İnsan, ancak insanca bir dünya yaratarak insanlaşır. Eseriyle aynılaşmadan ama yine de ondan ayrılmadan, kendi eserinde ve eseri aracılığıyla insan olur.”

  • Künye: Henri Lefebvre – Marksizm, çeviren: Vedat Günyol, Sel Yayıncılık, siyaset, 104 sayfa, 2019

Jean Baubérot – Laiklik (2009)

Fransız sosyolog ve tarihçi Jean Baubérot ‘Laiklik’te, kendi ülkesi Fransa’dan hareketle, laikliğin ne olduğu ya da ne olmaması gerektiği tartışmalarına kapsamlı ve nitelikli bir bakış açısı sunuyor.

Laikliği bugün kimin tehdit ettiği; laik okulun doğuşu; laikleşme ve sekülerleşme; İslam ve laiklik; dindarın kamu ile özel arasında bireyselleştirilmesi ve tarihsel bir laiklik sosyolojisi, Baubérot’nun irdelediği konulardan birkaçı.

Laiklik konusunu 1905-2005 zaman aralığındaki gelişimi paralelinde inceleyen Baubérot’nun çalışmasının, tartışmanın ateşli bir şekilde devam ettiği Türkiye’ye de yeni düşünce ufukları açacağı söylenebilir.

  • Künye: Jean Baubérot – Laiklik: Tutku ile Akıl Arasında, çeviren: Alev Er, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, sosyoloji, 272 sayfa

Muhammet Kutlu – Glaido (2009)

Gazeteci Muhammet Kutlu, ‘Derin Güçlerin Gizli Ordusu’ alt başlığını taşıyan kitabında, dünyada ve Türkiye’de varlık göstermiş Gladio organizasyonunu anlatıyor.

Dünya çapında örgütlenen özel harp oluşumlarının özellikleri; Kıbrıs harekâtında ve 6-7 Eylül olaylarında Gladio’nun rolü; “Amerikalı Uzmanlar”ın Türkiye’de işledikleri suçlar; 27 Mayıs 1960 ve 12 Eylül 1980 darbeleri ile Gladio ilişkisi; Turgut Özal, Eşref Bitlis ve Hiram Abbas’ın ölümü; dehşet dönemi olarak tanımlanan 1992-1993 yılları; 28 Şubat süreci; Akın Birdal’a düzenlenen suikast; Abdullah Öcalan ve PKK, Kutlu’nun bu bağlamda irdelediği konulardan birkaçı.

  • Künye: Muhammet Kutlu – Glaido, KDD Yayınları, siyaset, 291 sayfa

Murray Bookchin – Özgürlüğün Ekolojisi (2019)

Çağdaş özgürlükçü düşüncenin harikulade yapıtlarından biri olan ‘Özgürlüğün Ekolojisi’, aynı zamanda yazarı büyük düşünür Murray Bookchin’in de en önemli çalışmalarındadır.

Kitap, şimdi üçüncü baskısıyla raflardaki yerini aldı.

Bookchin burada, çağımızın teknokratik çevreciliğine ve mistisizme batmış ekofeministlere sert eleştiriler yöneltmekle kalmıyor, aynı zamanda çevre/ekoloji sorunlarına çözüm üretirken kapitalizmin ekonomist mantığını ısrarla devam ettiren Marksistlere karşı da cephe alıyor.

Bookchin, gezegenimizdeki yoğun ekolojik tahribatın ardında, insanın insan üzerindeki tahakkümünün, insanın doğa üzerinde de hakimiyet kurma isteğine de yol açtığı “tahakküm mirası”nın ve bu isteği tam anlamıyla gerçekliğe dönüştüren rekabetçi kapitalizmin bulunduğunu söylüyor.

Bu tarihsel hakikat ortada iken, bizzat akla, teknolojiye ve bilime saldırmanın ucuz bir gericilik olduğunu düşünen Bookchin, hem toplumsal hem de doğal özgürlüğün, ancak söz konusu tarihsel hakikatle yüzleşilmesiyle sağlanabileceğini belirtiyor.

Buradan yola çıkarak tarihteki çeşitli özgürlük deneyimleri üzerine düşünen Bookchin, “özgürlük mirası” şeklinde kavramsallaştırdığı yaklaşımıyla doğa ile insan toplumunun yeni bir ekolojik duyarlılık içinde nasıl yeniden uzlaşabileceğini derinlemesine irdeliyor.

Bookchin’in burada ele aldığı tarihteki özgürlük deneyimlerinden bazıları ise şöyle:

  • İlksel toplumlarda “indirgenemez asgari”, “eşitsizlerin eşitliği” ve “yararlanma hakkı”,
  • Antik Yunanların sınır ve denge anlayışlarıyla doğrudan demokrasi pratikleri,
  • Hıristiyanlığın evrensel insanlık vurgusu,
  • Ortaçağın konfederasyon ilkesi…

Künye: Murray Bookchin – Özgürlüğün Ekolojisi: Hiyerarşinin Ortaya Çıkışı ve Çözülüşü, çeviren: Mustafa Kemal Coşkun, Sümer Yayıncılık, ekoloji, 484 sayfa, 2019

Vladimir İlyiç Lenin – Felsefe Defterleri (2015)

Lenin’in, büyük kısmı 1914-1916 dönemine ait olan felsefe çalışmalarını bir araya getiren bir kitap.

Lenin, emperyalizmin çelişkilerinin Marksist bir çözümlemeye tabi tutuyor, II. Enternasyonal liderlerinin oportünizmini ve sosyal şovenizmini ortaya koyuyor ve sosyalist devrimin imkânlarını sorguluyor.

  • Künye: Vladimir İlyiç Lenin – Felsefe Defterleri, çeviren: Attila Tokatlı, Minör Yayınları

Carolyn E. Fick – Haiti Devrimi (2019)

Haiti Devrimi, dünyanın en tüyler ürpertici ve en sonu gelmez diktatörlüklerinden birini alaşağı etmenin en görkemli örneklerinden biridir.

Bu devrimin tartışmasın en büyük önemi, lidersiz ve silahsız Haitili kitlelerin yaratıcı enerjisini ve bu halkın muazzam örgütlenme kapasitesini gözler önüne sermesidir.

Carolyn Fick’in bu önemli çalışması ise, halk zihniyeti ve halk hareketlerinin, on sekizinci yüzyıl Saint Domingue’deki devrimci olaylar üzerindeki etkisini ve onların doğasını izah ediyor.

Fick burada dikkatini ağırlıklı olarak devrimden önceki süreçte, Gonaïves, Saint Marc, Léogâne, Jacmel, les Cayes ve Jérémie’de, kırsal alanlarda başlayıp ancak oralardan sonra Port-au-Prince’e sıçrayan halk hareketlerine yöneltiyor.

Fick ardından, Haiti’nin devrim öncesindeki ve sonrasındaki trajik tarihini, modern dünyanın kapitalist, kolonyalist ve ırkçı karakteri bağlamında ele alıyor.

  • Künye: Carolyn E. Fick – Haiti Devrimi: Aşağıdan Bir Tarih, çeviren: Galip Doğduaslan, Dipnot Yayınları, tarih, 416 sayfa, 2019

Ronald Grigor Suny – Ararat’a Bakmak (2015)

Modern Ermeni tarihine farklı açılardan bakan önemli bir çalışma.

Yazar, Ermenilerin ilk ortaya çıkışından bugüne tüm tarihlerini, bir siyasi yapı oluşturma çabası olarak ele alıyor.

Rus-Ermeni ilişkileri, Ermeni devrimci hareketinin doğuşu, Soykırım gibi konularda aydınlanmak için sağlam bir kaynak.

  • Künye: Ronald Grigor Suny – Ararat’a Bakmak, çeviren: Ebru Kılıç, Aras Yayıncılık, tarih, 408 sayfa, 2015

Vasilis Kiratzopulos – Kayıt Olunmamış Soykırım (2009)

Vasilis Kiratzopulos ‘Kayıt Olunmamış Soykırım’da bizi, çok uzak olmayan bir tarihe, 6-7 Eylül olaylarının yaşandığı 1955 yılındaki İstanbul’a götürüyor.

Yazar, 6-7 Eylül olayları için, “Eylül’de olanlar” anlamına gelen “Septemvriana” kavramını kullanıyor.

Olayların yaşandığı dönemin öncesi ve sonrasını kapsamlı bir bakışla irdeleyen Kiratzopulos’un, uluslararası hukukun soykırım kavramına da daha yeni ve daha geniş bir anlam vermesi ise, dikkat çeken bir yaklaşım olarak karşımıza çıkıyor.

Zira yazar, Septemvriana’nın İstanbul Rum Cemaatine karşı yapılmış ve halen cezasız kalmış bir soykırım hareketi olduğunu savunuyor.

  • Künye: Vasilis Kiratzopulos – Kayıt Olunmamış Soykırım: İstanbul Eylül 1955, çeviren: Sonya Özzakar, Pencere Yayınları, siyaset, 201 sayfa

Zekeriya Tüysüz – Siyaset Teorisinde Mükemmeliyetçilik (2009)

Zekeriya Tüysüz, ‘Siyaset Teorisinde Mükemmeliyetçilik’te, devletin, insanları daha erdemli hale getirmek ve insan yararını geliştirmek için bir aracı olarak görmesinin, yani devlet eliyle insanların mükemmelleştirilmesinin mümkün olup olmayacağını ve böyle bir yöntemin ne tür sonuçlara yol açabileceğini tartışıyor.

Tüysüz, devletin insanları mükemmelleştirme aracı olarak kullanmasının özgürlükler ve refah açısından neden olabileceği istenilmeyen sonuçlar hakkında uyarıyor.

Yazar ayrıca, aynı zamanda devletin değerler ve yaşam tarzları karşısında tamamen tarafsız kaldığı, sınırsız bir özgürlük anlayışının beraberinde getirdiği sorunlara da kafa yoruyor.

  • Künye: Zekeriya Tüysüz – Siyaset Teorisinde Mükemmeliyetçilik, Liberte Yayınları, siyaset, 297 sayfa