Cas Mudde ve Cristóbal Rovira Kaltwasser – Popülizm (2019)

Bugün popülizm kavramı, medyadan siyasete ve gündelik hayata olur olmaz durumlarda kullanıldığı için çokça kafa karışıklığı yaratabiliyor.

Örneğin popülizm, Latin Amerika’nın solcu başkanları kadar Amerika ve Avrupa’daki sağcı ve solcu siyasi aktörler için de çok kullanılır.

Popülizm konusuna bir giriş olan elimizdeki derli toplu çalışma ise, hem popülizmin tam olarak ne anlama geldiğini hem de çağdaş siyasetteki önemini pratik bir şekilde açıklığa kavuşturuyor.

Cas Mudde ve Cristóbal Rovira Kaltwasser, popülizmin özüne dair var olan tartışmaları sunuyor, popülizmin dünyadaki farklı kullanımlarını açıklıyor ve buradan hareketle popülizm görüngüsünün yerinin ne olduğunu irdeliyor.

  • Künye: Cas Mudde ve Cristóbal Rovira Kaltwasser – Popülizm: Kısa Bir Giriş, çeviren: S. Erdem Türközü, Nika Yayınevi, siyaset, 160 sayfa, 2019

Kolektif – Yerel Demokrasi Sorunsalı (2015)

On ilde yapılmış araştırmalara dayanan, büyükşehir belediye meclislerinin işleyişi ekseninde Türkiye’deki yerel siyasetin ve yerel demokrasinin durumunu gözler önüne seren bir inceleme.

Çalışmanın en önemli katkılarından biri ise, Avrupa ülkelerindeki yerel yönetim sistemleri ile bizdeki mevcut durumu çok ayrıntılı bir şekilde karşılaştırması.

Pek çok yazarın katkıda bulunduğu kitapta, Yerinden yönetim ve kentsel siyaset, Türkiye’de dönüşen büyükşehirler ve yerel siyaset, Türkiye ve Avrupa ülkelerinin yerel meclis üyelerinin profilleri, Büyükşehir belediye meclisinin yapısı, işleyişi ve yerel demokrasi gibi önemli konuları tartışılıyor.

  • Künye: Kolektif – Yerel Demokrasi Sorunsalı, derleyen: Pınar Uyan Semerci, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, siyaset, 324 sayfa, 2015

Erendiz Atasü – Saldırganı Hoş Tutmak (2015)

Sözünü sakınmayan bir yazardan, 2004-2015 arası Türkiye’sine dair değerlendirmeler.

Erendiz Atasü’nün siyaset ve sanat yazılarından derlenen kitapta, gittikçe pervasızlaşan erkek şiddeti, kadına yönelik baskılar ve kadın bedeni üzerindeki tartışmalar, 12 Eylül referandumu sürecinde sanatçı ve toplum, hukuk kıyımları ve IŞİD terörü gibi konular tartışılıyor.

  • Künye: Erendiz Atasü – Saldırganı Hoş Tutmak, Can Yayınları

Haluk Gerger – Canavarın Ağzında, Cilt 1 (2015)

ABD Komünist Partisi tarihinin, kuruluş yıllarını kapsayan 1919-1959 döneminin nitelikli bir incelemesi.

Uzun soluklu araştırmalara dayanan kitap, öteki tüm gelişmiş kapitalist ülkelerin aksine, hiçbir zaman büyük bir otonom-devrimci işçi hareketi üretememiş ABD Komünist Partisi’nin trajik başarısızlığının, yenilgisinin hikâyesi olarak okunabilir.

  • Küney: Haluk Gerger – Canavarın Ağzında, Cilt 1: Kuruluş ve Çocukluk Dönemi, Yordam Kitap

Andy Merrifield – Karşılaşma Siyaseti (2015)

Kent siyasetini, özellikle kent hakkıyla bağlantısı dâhilinde yeniden yorumlayan bir eser.

Andy Merrifield mekân siyaseti alanında uzun zamandır çalışıyor.

Merrifield’ın burada, Lefebvre ve Althusser’i diyaloğa sokması, kitabın en özgün yanlarından biri.

Yazar bu diyalogdan yola çıkarak Tahrir’den Gezi’ye ve Wall Street’e birçok örnek eşliğinde, bizi “kent hakkı” üzerine yeniden düşünmeye davet ediyor.

  • Künye: Andy Merrifield – Karşılaşma Siyaseti, çeviren: Soner Torlak, Tekin Yayınevi

Bağımsız Sosyal Bilimciler – AKP’li Yıllarda Emeğin Durumu (2015)

AKP’nin, bütünüyle sermaye kesimini gözeten, kollayan neoliberal politikalarının toplumun çoğunluğu üzerindeki olumsuz etkilerini gözler önüne seren bir çalışma.

AKP döneminde işgücü piyasalarındaki gelişmeler, gelir ve servet bölüşümündeki adaletsizlikler ile partinin sağlık ve kentleşme politikaları hakkında aydınlanmak için iyi bir kaynak.

  • Künye: Bağımsız Sosyal Bilimciler – AKP’li Yıllarda Emeğin Durumu, Yordam Kitap

Cinzia Arruzza, Tithi Bhattacharya ve Nancy Fraser – % 99 İçin Feminizm: Bir Manifesto (2019)

Neoliberalizm karşısında alternatif kıtlığı yaşıyoruz: Kapitalizmin son derece yıkıcı, finansallaşmış bu biçimi, son kırk yıldır dünyanın dört bir yanına egemen oldu.

Atmosferi zehirleyen, demokrasiyi gülünç bir paçavraya dönüştüren, toplumsal becerilerimizi sakatlayan kapitalizmin bu yinelenişi, her türden toplumsal mücadelenin önem kazanmasına, en mütevazı reformlar için sergilenen ılımlı çabaların bile hayatta kalma savaşına dönüşmesine yol açtı.

İşte Cinzia Arruzza, Tithi Bhattacharya ve Nancy Fraser’ın kaleme aldıkları bu etkileyici feminist manifesto, dünyanın yangın yerine döndüğü bu süreçte feministlerin de safını belli etmesi gerektiğini ve bu amaçla neler yapmaları gerektiğini tutkulu ve çarpıcı bir şekilde anlatıyor.

Yazarlar, bütün feministlerin bugün önemli bir yol ayrımında bulunduklarını ve şimdi asıl yanıt verilmesi gereken sorunun şu olduğunu belirtiyor:

“Fırsat eşitliği vaazı”nın peşinde koşmaya devam mı edeceğiz?

Yoksa bizi mevcut krizin ötesine geçirip yeni bir topluma kapı aralayacak olan toplumsal cinsiyet eşitliğini antikapitalist bir tarzda yeniden tasavvur edecek miyiz?

Yazarlar buradan yola çıkarak, refahın ve doğal kaynakların herkes tarafından eşit şekilde paylaşıldığı, eşitlik ile özgürlüğün birer istek olmaktan çıkıp kök saldığı adil bir dünya kurmak için feministlerin ne yapmaları gerektiğini 11 tez halinde sıralıyor.

  • Künye: Cinzia Arruzza, Tithi Bhattacharya ve Nancy Fraser – % 99 İçin Feminizm: Bir Manifesto, çeviren: Utku Özmakas, Sel Yayıncılık, feminizm, 120 sayfa, 2019

Hrant Dink – Bu Köşedeki Adam (2009)

‘Bu Köşedeki Adam’, Agos gazetesinin kurucusu ve genel yayın yönetmeni Hrant Dink’in köşe yazılarından yapılan bir seçkiden oluşuyor.

Çalışma, Dink’in Agos, Yeni Binyıl ve BirGün gazetelerinde 1996-2007 arasında yazdığı bazı köşe yazılarını bir araya getiriyor.

Hrant Dink’in seslendiği farklı kesimleri ve düşüncesini yoğunlaştırdığı temel meseleleri merkeze alarak, tematik bir çerçevede hazırlanan seçkide, yazarın Türkiye’ye, dünyaya, sol siyasete, Kürt sorununa, başörtüsü tartışmalarına, Türkiye Ermeni toplumuna, Türk-Ermeni meselesine, Batı’ya, Diaspora’ya ve Ermeni kimliğine ilişkin deneyim, gözlem ve görüşlerinin izini sürmek mümkün.

Kitabın, Hrant Dink’in yalnızlaştırılma sürecine ilişkin bölümü, okura, basın ve hukuk dünyasında yaşananları, Türkiye’nin yakın geçmişine damga vuran karanlık oyunları, doğrudan tanığının ağzından dinleme fırsatı sunuyor.

  • Künye: Hrant Dink – Bu Köşedeki Adam, Hrant Dink Vakfı Yayınları, siyaset, 317 sayfa

Philip Willan – Kuklacılar (2009)

İngiliz The Guardian gazetesinde çalışan gazeteci-yazar Philip Willan, ‘Kuklacılar’ başlıklı elimizdeki kitabında, İtalya’da Gladyo terörünü ayrıntılı bir bakışla irdeliyor.

İtalya’da acımasızca uygulanan, Komünist Parti’nin iktidara gelmesini ve hükümetin ortağı olmasını önlemek için tasarlanan gerilim stratejisi alanında uzun yıllar çalışan Willan, Gladyo terörünün dehşetini, 1991’de yayımlanan bu kitabıyla gözler önüne seriyor.

Kendi “derin” devletiyle yüzleşmeye çalışan Türkiye için de oldukça öğretici olduğunu söyleyebileceğimiz kitabın Türkçe baskısı için kaleme aldığı Önsöz’de Willan, İtalya ve Türkiye’deki “derin” örgütlenmeler konusundaki benzerliğe; her iki ülkede de, organize suç unsurları ve devletin gizli servis yapılanması aracılığıyla kışkırtılan darbe planlarına, terörist saldırılara ve cinayetlerle dopdolu ciddi bir siyasî şiddete dikkat çekiyor.

  • Künye: Philip Willan – Kuklacılar, çeviren: Fatih Dal, Pınar Yayınları, siyaset, 455 sayfa

Laura Beers – Ellen Wilkinson (2019)

Ellen Wilkinson, Manchester’ın güneyinde, işçi sınıfına mensup bir ailede doğdu ve 1910 yılında Manchester Üniversitesi’nden bir burs kazanana kadar kuzeybatı İngiltere’yi hiç terk etmedi.

Bundan sonra ise, hiçbir güç onu tutamadı.

Wilkinson’ın izleyen otuz beş yıl içinde feminist ve sol siyasetteki kimi katkıları şöyle:

  • Büyük Britanya Komünist Partisi’nin (CPGB) kuruluşuna katkıda bulundu.
  • Moskova’da Rus devrimciler Vladimir Lenin ve Lev Troçki ile tanıştı,
  • Parlamentoda yer edinen onuncu kadındı,
  • Hem ülkesinde hem de uluslararası alanda, yoksulların ve mülksüzleştirilmişlerin savunucusu olarak ün kazandı,
  • Uluslararası barış arayışında Avrupa’yı, Amerika’yı ve Asya’yı gezdi,
  • Birkaç kadın temsilciden biri olarak San Francisco’ya, Birleşmiş Milletler’in açılış toplantısına gitti,
  • Britanya’da savaş sonrası hükümette önemli bir rol oynadı,
  • Bu esnada, Hindistan Ulusal Kongresi (INC) ve Alman anti-faşist direnişi gibi oluşumlarla olağanüstü arkadaşlıklar geliştirdi,

İşte Laura Beers’in bu önemli çalışması, feminist mücadeleye çok önemli katkılarda bulunmuş bu sıra dışı kadının hayatını bir baştan diğer başa kat ediyor.

Kitap, Ellen Wilkinson’ın, toplumsal adalet anlayışının 20. yüzyılın ilk yarısında ne ifade ettiğine dair kendi anlayışını nasıl geliştirdiğinin ve hayatını toplumsal açıdan daha adil bir dünyaya erişmeye nasıl adadığının çarpıcı bir üslupla betimliyor.

Çalışma, hem Kızıl Ellen gibi sıkı bir sosyalist ve feministin dünyasına hem de bir döneme daha yakından bakmak için çok iyi bir fırsat.

  • Künye: Laura Beers – Ellen Wilkinson: Bir Sosyalist ve Feministin Hayatı, çeviren: Cemre Ömürsuyu Seyis, Hep Kitap, biyografi, 584 sayfa, 2019