Ahmet Özcan – “Ama Eşkıyalık Çağı Kapandı!” (2018)

Koçero, Hamido, Hekimo…

Ahmet Özcan’ın bu özgün çalışması, Kürt eşkıyalarının “adi” olarak yaftalanan suçlarının özünde ne kadar siyasi nitelik ve vurgular barındırdığını gözler önüne seriyor.

“Ama Eşkıyalık Çağı Kapandı”, eşkıyalığın hem romantik hem de tarihsel-sosyolojik yönleriyle sağlam bir analizini sunmasıyla dikkat çekiyor.

Çalışma, eşkıyalığın Kürt toplumunun geçirdiği değişimlerin yanı sıra, siyaset, radikalleşme, askerîleşme ve bilhassa bölgesel krizlerle yakından ilgili olduğunu ortaya koyuyor.

  • Yaşar Kemal’in soylu ve sosyal eşkıyaları,
  • Kemal Tahir’in mücrim ve karşı-sosyal eşkıyaları,
  • Türk sinemasında eşkıya romantizmi,
  • Geç Osmanlı ve erken Cumhuriyet dönemlerinde eşkıyalık,
  • Ulusal yazılı basında ve devlet belgelerinde, 1950-1970 arası son Kürt eşkıyalık çağının işlenişi,
  • Demokrat Parti iktidarında Kürt eşkıyalığının yeniden yükselmesinin nedenleri,
  • Komando birlikleri ve askerî operasyonlarla yürütülen, 1960-1970 arası “eşkıya avı”,
  • Kürtlerde son Kürt eşkıyalığının tarihsel bağlamı ve toplumsal yapısı…

Özcan kitabında bütün bu konuları ayrıntılı bir şekilde irdeliyor ve beri yandan Türkiye’deki eşkıyalık araştırmalarının eleştirel bir analizini yapıyor.

  • Künye: Ahmet Özcan – “Ama Eşkıyalık Çağı Kapandı!”: Modern Türkiye’de Son Kürt Eşkıyalık Çağı (1950-1970), İletişim Yayınları, inceleme, 259 sayfa, 2018

Kolektif – Eleştirel Feminizm Sözlüğü (2015)

Yaygın olarak benimsenmiş düşünme biçimini değiştirme amacıyla hazırlanan ‘Eleştirel Feminizm Sözlüğü’, cinsiyetler arasındaki egemenlik sorunsalını ve bunun sonuçlarını merkeze alıyor.

Toplumsal cinsiyet ilişkileri, lezbiyenlik, cinsellik, ev emeği, annelik ve fuhuş gibi, feminist teorinin ve politikanın başvurduğu birçok kavramı ele alan sözlüğün, konu hakkında var olan tartışmalara nitelikli bir katkı sunduğunu söylemeliyiz.

Kavramların kısa makalelerle ele alındığı sözlük, feminist düşünceyi ve feminist hareketi boydan boya kat eden teorik ve politik tartışmaları sergiliyor.

  • Künye: Kolektif – Eleştirel Feminizm Sözlüğü, hazırlayan: Helena Hirata, Françoise Laborie, Hélène Le Doaré ve Danièle Senotier, çeviren: Gülnur Acar Savran, Dipnot Yayınları, sözlük, 376 sayfa

Nicholas Thoburn – Deleuze, Marx ve Politika (2009)

Nicholas Thoburn bu ilgi çekici kitabında, Gilles Deleuze’ün tamamlayamadığı ‘Marx’ın İhtişamı’ eserini inceleyerek, düşünürün Marx’la bağlanma alanlarını açığa çıkarmayı amaçlıyor.

Thoburn, bu eserden hareketle, Deleuze’ün minör politikasıyla Marx’ın kapitalist dinamikler eleştirisi arasındaki politik, kavramsal ve kültürel bağlamı inceliyor.

Thoburn’un çalışması, Deleuze’ün Marx’a ve Marxçı ilgilere bağlanmasının nasıl yararlı ve yenilikçi politik figürler geliştirebileceğini açığa çıkararak proletarya, değer ve denetim sorunundan iş eleştirisine kadar, bir dizi çevresel ve kavramı irdelemesiyle dikkat çekiyor.

  • Künye: Nicholas Thoburn – Deleuze, Marx ve Politika, çeviren: Ali Utku ve Mukadder Erkan, Otonom Yayıncılık, siyaset, 286 sayfa

Kolektif – Feminizm mi Sosyalizm mi? (2015)

Feminizmi, kapitalist sistemin özüne zarar vermeyen bir burjuva ideolojisi olarak tanımlayan bir kitap.

Kitapta bir araya gelen yazarlar, kadınların köleleştirilmesini, sınıfların ortaya çıkışını, kadın işçi hareketinin gelişimini ele alıyor ve feminizmin sınıf sorununa yaklaşımını kapsamlı bir bakışla tartışıyor.

  • Künye: Kolektif – Feminizm mi Sosyalizm mi?, derleyen: Zeynep Poyraz ve Hakan Çabuk, Yediveren Kökleri Yayınları

 

Arzu Demir – Devrimin Rojava Hali (2015)

Rojava devriminin yansımalarını kapsamlı bir şekilde izleyen nitelikli bir gazetecilik çalışması.

Arzu Demir, Rojava komünlerinin inşa edilmesinden hukuk ve ekonomi alanındaki çalışmalara, bu konuda merak edilenleri aydınlatıyor.

Kitabın esas özgünlüğü ise, Rojava’daki devrime en büyük katkıyı vermiş ve vermekte olan kadınların dönüşümünü gözler önüne sermesi.

  • Künye: Arzu Demir – Devrimin Rojava Hali, Ceylan Yayınları

Gülnur Acar Savran – Feminizm Yazıları (2018)

Türkiye’de feminist çalışmalar alanının önde gelen isimlerinden olan Gülnur Acar Savran, feminizmin güncel sorunlarını Dünya ve Türkiye ölçeğinde irdelediği kimi yazılarıyla karşımızda.

Kitapta,

  • AKP iktidarının aileye ve kadına bakışındaki sıkıntılar,
  • Neoliberal politikalar ve onların soyut eşitlik ve soyut evrenselci yaklaşımlarının feminizme yönelik tehditleri,
  • Muhafazakârlığın yükseldiği bir dönemde feminist bir perspektifin karşı karşıya kaldığı tehlikeler,
  • Muhafazakârlık çağında savunmacı bir cinsel politikanın barındırdığı olası çıkmazlar,
  • Kadın emeğini tehdit eden faktörler,
  • Kolektif bir feminist öznenin nesnel imkânları,
  • Patriyarka-kapitalizm ve yeniden üretim ilişkisi ile heteroseksizm-patriyarka ilişkisi,
  • Ve bunun gibi birçok konu tartışılıyor.

Feminist kuram ve politikanın güncel sorun ve tartışmaları hakkında aydınlanmak isteyenler, bu kitabı muhakkak edinmeli.

  • Künye: Gülnur Acar Savran – Feminizm Yazıları: Kuramdan Politikaya, Dipnot Yayınları, feminizm, 298 sayfa, 2018

Cüneyt Ülsever – Manzara-i Umumiye (2015)

Kürt sorunundan Balyoz ve Ergenekon davalarına, medya ve aydın sorunundan dış politikaya, AKP iktidarında yaşanan sosyo-politik dönüşümlerin kapsamlı analizi.

Suruç katliamıyla doruğa ulaşan AKP’nin Suriye politikasına dair eleştirilere de genişçe yer veren Cüneyt Ülsever, Türkiye’nin ve geleceğine dair kimi öngörülerde de bulunmakta.

  • Künye: Cüneyt Ülsever – Manzara-i Umumiye, Kırmızı Kedi Yayınevi

Kolektif – Kürt Tarihi ve Siyasetinden Portreler (2018)

İdris-i Bitlisi’den Şeyh Ubeydullah’a, Barzanilerden Cemilpaşazadelere, Abdullah Cevdet’ten Şerif Paşa’ya, Ziya Gökalp’ten Koçgirili Alişer Efendi’ye, Sait Kırmızıtoprak’tan Abdurrahman Qasımlo’ya, Celal Talabani’den Abdullah Öcalan’a ve Gültan Kışanak’tan Selahattin Demirtaş’a, Kürt tarihi ve siyasetinde iz bırakmış pek çok isim, bu kapsamlı derlemenin konusu.

Tarihçi Hamit Bozarslan’ın yetkin önsözüyle açılan kitap, her şeyden önce okurun, bir makro-kimlik oluşturan ama oldukça heterojen bir nitelik arz eden “Kürtlük” olgusunu kavramasını mümkün kılıyor.

Kitapta yer alan yazılar bunun yanı sıra, “Kürtlük” olgusu ele alınmadan Türkiye’de Batıcılığın, İslâmcılığın, solun, hatta Türk milliyetçiliğinin tarihinin yazılabilmesinin imkânsız olduğunu da gösteriyor.

Bu gözlem, kuşkusuz İran, Irak ve Suriye için de geçerli.

Netice itibariyle bu kitap, Kürtlerin entelektüel ve siyasi tarihlerini daha yakından izlemek için çok iyi bir fırsat.

Kitapta, sırasıyla hayatları ve çalışmaları ele alınan Kürt şahsiyetler şöyle:

İdris-i Bitlisi, Bedirhaniler, Barzaniler, Şeyh Ubeydullah, Cemilpaşazadeler, Abdullah Cevdet, Şerif Paşa, Ziya Gökalp, Seyit Rıza, Baytar Nuri, Koçgirili Alişer Efendi, Said Nursi, Cegerxwîn, Sait Kırmızıtoprak (Dr. Şivan), Mehmet Emin Bozarslan, Kemal Burkay, Abdurrahman Qasımlo, Celal Talabani, Abdullah Öcalan, Ahmet Türk, Selahattin Demirtaş, Feqiyê Teyran, Gültan Kışanak, Tarık Ziya Ekinci, Mehmed Uzun, Ehmedê Xanî ve Musa Anter.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle:

Hamit Bozarslan, İsa Doğan, Vural Genç, Mesut Yeğen, Alişan Akpınar, Ercan Çağlayan, Ayhan Işık, Metin Atmaca, Fuat Dündar, Clemence Scalbert-Yücel, Mehmet Yıldırım, Erdal Gezik, Dilek Kızıldağ Soileau, Mücahit Bilici, Metin Yüksel, Tuncay Şur, Burcu Ballıktaş Bingöllü, Servet Gün, Hamit Bozarslan, Burak Bilgehan Özpek, Çetin Gürer, Kıvanç Köseoğlu, İmra Gürtaş, Mesûd Serfıraz, Fatma Sönmez, Murat Cem Demir, Şeyhmus Diken, Ayhan Tek ve Tahir Baykuşak.

  • Künye: Kolektif – Kürt Tarihi ve Siyasetinden Portreler, derleyen: Yalçın Çakmak ve Tuncay Şur, İletişim Yayınları, siyaset, 447 sayfa, 2018

Tom Nairn – Milliyetçiliğin Yüzleri (2015)

Bir modernite hastalığı olan milliyetçiliği, rahatsız edici sorular eşliğinde tartışan özgün bir çalışma.

Milliyetçiliği tanımlarken iki-yüzlü Roma tanrısı “Janus” metaforuna başvuran Tom Nairn, bu hastalığı Ruanda’dan İrlanda’ya ve Filistin’e uzanan tarihsel deneyimler eşliğinde irdeliyor.

Modernleşme ve milliyetçilikten ırk ve milliyetçiliğe, oradan şehirler ve milliyetçiliğe pek çok ilgi çekici konu, burada tartışılıyor.

  • Künye: Tom Nairn – Milliyetçiliğin Yüzleri, çeviren: Seda Kırdar ve Mehmet Ratip, İletişim Yayınları

Richard Charles Lewontin – İdeoloji Olarak Biyoloji (2015)

Modern bilim ideolojisinin bizi yönelttiği hatalara karşı uyanık olalım!

Önde gelen genetikçilerden, popülasyon ve deneysel genetik alanındaki çalışmasıyla dünya çapında ün sahibi R. C. Lewontin imzalı bu kitap, bilim insanlarının hayatı bilim insanları olarak değil toplumsal bir varlık olarak yaşadığı ve doğaya da bu toplumsal deneyimlerinin şekillendirdiği bir mercekten baktığı görüşünü kıyasıya tartışıyor.

‘İdeoloji Olarak Biyoloji’, kökleri sosyal Darwinizme uzanan sosyobiyolojiyi eleştirel bir süzgeçten geçiriyor ve bu yaklaşım örneğinde modern bilim ideolojisinin bizi yönelttiği hatalı yolları bir bir açıklıyor.

Kitap, her şeyden öte bilimin ne olmadığını ve gerçek bilimin ne olması gerektiğini ortaya koymasıyla önemli.

Her seviyeden okurun severek okuyacağı bir çalışma.

  • Künye: R. C. Lewontin – İdeoloji Olarak Biyoloji, çeviren: Cengiz Adanur, Kolektif Kitap