Ebü’l-Hasan El-Mâverdî – Bilge Yöneticinin Elkitabı (2014)

İslam devlet geleneğinde hilafet kurumundan sonra gelen vezirliğin konumunu, işleyişini, nasıl algılandığını, görev ve sorumluluklarını irdeleyen, bu alanda çalışanlar için altın değerinde bir kaynak.

Abbasi Devleti’nin önemli kademelerinde görev yapmış olan yazar, İslam siyaset ve idare düşüncesi ile kurumları hakkında önemli bilgiler sunuyor.

  • Künye: Ebü’l-Hasan El-Mâverdî – Bilge Yöneticinin Elkitabı, çeviren: İbrahim Barca, Klasik Yayınları

Fatma Mansur Coşar – Din Savaşları (2008)

Fatma Mansur Coşar’ın ‘Din Savaşları’ isimli bu kitabı, dinler ve mezhepler arasındaki hoşgörüsüzlüğün kaynağını, gelişimini ve sonuçlarını anlatıyor.

Konuyu tarihsel süreklilik çerçevesinde analiz etmesi; konu değerlendirilirken klasik siyaset bilimi yaklaşımının temel alınması, böylece siyasal tartışmaların özgün tarihsel ortamı ile somut siyaset süreci bağlamında yorumlanması ve konuya ilişkin kavramlara somut düzeyde açıklık kazandırma çabası, Coşar’ın çalışmasını nitelikli kılan etmenlerin başında geliyor.

Coşar, Batı Avrupa’da devlet ile kilise arasında yaşanan din savaşlarını tarihi, hukuki, siyasi ve felsefi bir perspektifle ele alıyor, bunun günümüze yansımalarını değerlendiriyor.

  • Künye: Fatma Mansur Coşar – Din Savaşları, Evrim Yayınları, tarih, 144 sayfa

Ozan Erözden – Geçmişle Yüzleşme ve Ceza Adaleti: Yugoslavya Deneyimi (2017)

Yugoslavya, yirmi yılı bulan kanlı bir iç savaş sonunda yedi ayrı ülkeye bölündü.

Fakat bu yirmi yıllık süreçte deneyimlenenler, binlerce yıldır bu bölgede yaşayan halkların zihninde ve ruhunda bugün de etkileri devam eden büyük travmalara neden oldu.

İşte Ozan Erözden de bu değerli çalışmasında, otoriter veya totaliter rejimlerde yaşanan şiddetin toplumsal dokuda ne gibi tahribatlar yarattığını ve bu tahribatların nasıl giderilebileceğini inceliyor.

Erözden, Yugoslavya örneği üzerinden hareket ederek, çatışma veya insanlığa karşı işlenen suçların hedefi olmuş toplumların hangi aşamalardan geçerek geçmişleriyle yüzleştiğini, bu yüzleşmeye sağlayan siyasi, hukuki ve kültürel araçların ne olduğunu ve geçmişle yüzleşmenin daha sağlıklı bir gelecek inşa etmede neden gerekli ve hatta vazgeçilmez olduğunu tartışıyor.

  • Künye: Ozan Erözden – Geçmişle Yüzleşme ve Ceza Adaleti: Yugoslavya Deneyimi, Dost Kitabevi, siyaset, 263 sayfa, 2017

Kolektif – Neoliberalizm ve Kriz (2008)

‘Neoliberalizm ve Kriz’e katkıda bulunan yazarlar, kapitalizmi tarihi ve güncel göstergeler üzerinden eleştirel bir gözle değerlendiriyor.

William K. Tabb, Michael Perelman, Dan La Brotz, John Bellamy Foster ve Samir Amin gibi isimlerin katkıda bulunduğu bu nitelikli kitapta,

  • ABD kapitalizminin finansal krizi,
  • 1930’lar ve 1970’lerdeki krizlerin karşılaştırılması,
  • Krizlerin ortaya çıkışının dinamikleri,
  • Borç ve spekülasyon patlaması,
  • Kapitalizmin ekonomik ve çevresel krizleri,
  • Ve Neoliberalizmde sınıf pratiği gibi, okuru, kapitalizm, kapitalizmin krizleri ve neoliberalizm hakkında aydınlatan birçok konu ele alınıyor.

Künye: Kolektif – Neoliberalizm ve Kriz, çeviren: Barış Baysal, Çiğdem Çidamlı, Deniz Şimşek ve Levent Aydeniz, Kalkedon Yayınları, siyaset, 320 sayfa

Gökhan Atılgan – Yön-Devrim Hareketi (2008)

Gökhan Atılgan elimizdeki kitabında, Doğan Avcıoğlu’nun liderliğinde, Osmanlı-Türk geleneksel aydın hareketleri içinde önemli etkisi olan siyasal akımlardan Yön-Devrim hareketini değerlendiriyor.

Sosyalist vurgusuyla diğer hareketlerden ayrılan bu anlayışın nasıl ve hangi koşullarda doğduğu; siyasî fikirleri ile pratikleri arasında nasıl bir ilişki olduğu; siyasî fikirlerini, pratiklerini hangi organlar aracılığıyla örgütlediği ve günümüzün sol, özellikle de “ulusal solcu” anlayışlarını ne yönde etkilediği, Atılgan’ın özenli çalışmasında odaklandığı başlıca konular.

  • Künye: Gökhan Atılgan – Yön-Devrim Hareketi, Yordam Kitap, siyaset, 368 sayfa

Volin – Bilinmeyen Devrim (2017)

Asıl adı Vsevolod Mihayloviç Eyhenbaum olan Volin, 1911’de anarşist fikirlerle tanıştı.

Rusya’da 1917 Şubat Devrimi’nden sonra anarko-sendikalist Golos Truda (Emeğin Sesi) gazetesinin redaktörlüğünü yapan Volin, Ekim Devrimi’nden sonra Bolşevik yönetime eleştirel tavır takındı.

Volin’in, ilk baskısı yazarın ölümünden sonra, 1947’de yapılan elimizdeki önemli çalışması ise, 1917 Ekim Devrimi’nin öncesi ve sonrası hakkında en önemli kaynaklardan biri.

Volin bu kapsamlı kitabında,

  • Çarlık Rusya’sında 1825-1925 zaman aralığında Devrim’i sağlayan ön koşullar,
  • Çarlığın yenilgisi ve devrimin yükselişi,
  • Gapon efsanesi ve genel grev,
  • Bolşevizm ve anarşizm arasında çelişki ve çatışmalar,
  • Bolşevik anlayışın nedenleri ve sonuçları,
  • Ekim öncesinde Bolşeviklerin ve anarşistlerin tutumu,
  • Ekim devrimi karşısında anarşistlerin konumu,
  • Bolşevik iktidarında Bolşeviklerle anarşistler arasındaki anlaşmazlıkların nedenleri,
  • Sovyetlerdeki anarşist örgütlerin çalışmaları,
  • Ve Rus devriminde anarşist basın, gibi önemli konular ele alınıyor.

Volin’in kapsamıyla dikkat çeken kitabı, hem hareketin bütününün anlaşılmasını sağlaması hem hareketin aslî öğelerinin altını çizmesi hem de kimi değerlendirmelere ve çıkarsamalara olanak vermesiyle, Ekim Devrimi’ne yakından bakmak açısından büyük öneme haiz.

  • Künye: Volin – Bilinmeyen Devrim, çeviren: Erden Akbulut, Ayrıntı Yayınları, tarih, 672 sayfa, 2017

Orhan Keskintaş – Adalet, Ahlâk ve Nizam: Osmanlı Siyasetnameleri (2017)

Osmanlı’da siyasi ve toplumsal benliğin kuruluşunda siyasetnamelerin önemli bir payı var.

Orhan Keskintaş da bu önemli çalışmasında, siyasetnamelerin ana teması olan adalet, ahlâk ve düzen kavramlarının tarihsel, sosyal ve kültürel yapı içinde oynadığı rolleri açıklığa kavuşturuyor, aynı zamanda siyasetnamelerin Osmanlı kurumlarının oluşumu ve işleyişindeki önemlerini de analiz ediyor.

Kitapta,

  • Siyasetnamelere kaynaklık eden İslam’ın adalet, ahlâk ve nizam anlayışının kökenleri,
  • Siyasetnamelerin altyapısını oluşturan metafizik yapı,
  • Osmanlı siyasetnamelerinin konu, biçim ve sınıfsal özellikleri,
  • Osmanlı siyasetnamelerinde adalet, ahlâk ve düşüncesinin beslendiği ana kaynaklar,
  • Ve Batı ve İslam dünyasındaki devlet kavramları arasındaki farklılıklar gibi, birçok ilgi çekici konu irdeleniyor.

Çalışma, yalnızca siyasetnamelerdeki adalet, ahlâk ve nizam kavramlarını betimlemiyor, aynı zamanda onların Osmanlı’daki toplumsal ve siyasal süreçler açısından işlevlerini ve toplumun kendini düşünüş biçimine katkılarını da yorumluyor.

  • Künye: Orhan Keskintaş – Adalet, Ahlâk ve Nizam: Osmanlı Siyasetnameleri, İletişim Yayınları, tarih, 344 sayfa, 2017

Kolektif – Dar Kapıdaki Mesih: Walter Benjamin ve Politik Felsefesi (2017)

Bugün medeniyetin tüm kazanımlarını tehdit eden en önemli sorun, Dünya çapında yükselişe geçen aşırı sağ.

Walter Benjamin de, iki büyük dünya savaşının yaşandığı bir dönemin tanığı oluşuyla bu canavarlığı anlamaya çalışmış ve buna karşı mücadele etmişti.

İşte bu kitapta bir araya gelen genç akademisyenler, bugün yaşadığımız çıkmazı aşabilmemiz konusunda Benjamin’in felsefesinin bize ne şekilde rehberlik edebileceği üzerine düşünüyor.

Kitapta hukuk, ezoterizm ve teolojiye uzanan geniş bir perspektifle, Benjamin felsefesi farklı boyutlarıyla irdeleniyor ve bu felsefenin güncel sorunlarımızın çözümü konusunda sunduğu imkânlar tartışılıyor.

  • Künye: Kolektif – Dar Kapıdaki Mesih: Walter Benjamin ve Politik Felsefesi, derleyen: M. Ertan Kardeş, İthaki Yayınları, siyaset, 184 sayfa, 2017

Nicos Poulantzas – Siyasal İktidar ve Toplumsal Sınıflar (2014)

Kapitalist sistemde iktidar, toplumsal sınıflar ile bireyi ne şekilde örgütler?

Politik kurama büyük katkılar sunmuş Poulantzas, sınıfların kuramsal statüsünü ve bu statüde siyaset ile iktidarın yerini; kapitalist devlet ve sınıflar mücadelesini; kapitalist devletin iktidar ünitelerini irdeliyor.

  • Künye: Nicos Poulantzas – Siyasal İktidar ve Toplumsal Sınıflar, çeviren: Şule Ünsaldı, Epos Yayınları

Richard Sennett ve Jonathan Cobb – Sınıfın Gizli Yaraları (2017)

Bilen bilir: Soma maden katliamı olduğunda, bir işçi ambulansa bindirilirken “Çizmeleri çıkarayım mı, sedye kirlenmesin” demişti.

Yine yakın zamanlı bir örnek daha: Maden işçileri koltuklar kirlenmesin diye bir otobüstü ayakta yolculuk etmişti.

Yalnızca bu iki örnek bile, işçinin sadece devasa bir ekonomik sömürü ve düşük ücretle değil, aynı zamanda kültürel/toplumsal kodlar, önyargılar ve ezberlerle de boğuştuğunu göstermeye yeter.

  • Bir işçi kıyafetinden ve konuşmasından dolayı küçük görülmekten korkar,
  • Nasırlaşmış ellerini saklar,
  • Üst-orta sınıftan insanların kendisini küçümsediğini bilir,
  • Çocuklarının kendisi gibi sömürülen ve ezilen bir işçi olmasından korkar,
  • Kendisini, kendisinden daha paralı kişilere “bey” demek zorunda hisseder,
  • Ve daha nicesi…

İşte Richard Sennett ve Jonathan Cobb, ufuk açıcı çalışmaları ‘Sınıfın Gizli Yaraları’nda, bunun gibi pek çok örnek eşliğinde, işçilerin, ekonomik sömürünün yanı sıra toplumsal ilişkilerinde ve gündelik hayatlarında sınıf bilincini nasıl deneyimlediklerinin izini sürüyor.

Kitap, bir sınıfa ait olmanın kültürel/toplumsal dinamikleri ve işçi sınıfından bireylerin bunu nasıl deneyimledikleri hakkında çok iyi bir sorgulama.

  • Künye: Richard Sennett ve Jonathan Cobb – Sınıfın Gizli Yaraları, çeviren: Mustafa Kemal Coşkun, Heretik Yayıncılık, sosyoloji, 269 sayfa, 2017