Nilgün Tutal Cheviron – Küresel İletişim (2014)

Nilgün Tutal Cheviron, küreselleşme ve iletişim ilişkisini eleştirel ve ayrıntılı bir bakışla inceliyor.

Yazar ilk olarak, iletişim bilimlerinin küreselleşme söylemlerini nasıl bir ideolojik kurguyla meşrulaştırdığını tartışıyor, küreselleşme övgülerinin kendilerine dayanak yaptığı iletişim değerlerinin asla küreselleşme değerleri olamayacağını gözler önüne seriyor.

İletişim toplumu mitini yaratanların egemen ideolojinin yaygınlaştırılmasına nasıl katkıda bulundukları, Batı’da öteki algısının gelişimi ve ekonomik küreselleşmenin meşrulaştırıldığı uluslararası bir uzam olarak CNN televizyonu, Cheviron’un tartıştığı diğer konular.

  • Künye: Nilgün Tutal Cheviron – Küresel İletişim, Ekslibris Yayıncılık, inceleme, 240 sayfa

Aleix Saló – Euro Kâbusu (2014)

Aleix Saló, dünya ekonomisinin dönüm noktalarını adım adım takip ederek uygulanan yanlış politikalar sonucunda yaşanan önemli darboğazları saptıyor ve tüketim kültürünün toplumsal alanda yarattığı çürümeyi gözler önüne seriyor.

Saló,

11 Eylül saldırılarının Batı’da güvenlik öncelikli siyasetlerin öne çıkmasına nasıl bahane olduğunu,

Seattle ile başlayan küreselleşme karşıtı hareketlerin nedenlerini,

Küreselleşmenin neden şüphe çektiğini,

Sovyet Bloğu’nun çöküşünün ABD’nin ekonomik modelini yaygınlaştırmasına etkilerini,

Ve 2008’de ABD’de başlayan ekonomik krizin nasıl olup da Euro Bölgesi’ni alt üst ettiğini anlatıyor.

  • Künye: Aleix Saló – Euro Kâbusu, çeviren: Arda Koval, Say Yayınları, iktisat, 191 sayfa

Cihan Aksan ve Jon Bailes (haz.) – Güçlünün Silahı (2014)

Farklı yazarların katkıda bulunduğu ‘Güçlünün Silahı’, Amerikan devlet terörünü masaya yatırıyor.

Gilbert Achcar, Judith Butler, Noam Chomsky, Richard A. Falk ve Edward S. Herman gibi önemli isimlerin yazılarının yer aldığı kitap, Amerika’nın terör uygulamalarını uluslararası hukuk ve insan hakları, ahlak, meşruiyet ve sorumluluk bağlamında irdeliyor.

Kitapta Amerika’nın işkence terörü, medyada terör imgesi, terörizm araştırmaları ve akademi, uluslararası finans kuruluşları ve terör ekonomisi, ABD militarizminin yönlendirme gücü, İsrail devlet terörüne ABD desteği ve ABD’nin Latin Amerika’daki terör faaliyetleri tartışılıyor.

  • Künye: Kolektif – Güçlünün Silahı, hazırlayan: Cihan Aksan ve Jon Bailes, çeviren: Serap Arslanpay, Metis Yayınları, siyaset, 265 sayfa

Yücel Sayman – Özgürlük Zamanı (2008)

Yücel Sayman’ın ‘Özgürlük Zamanı’, kendisinin 2003 yılından bu yana, pazar günleri Evrensel gazetesinde kaleme aldığı köşe yazılarından yaptığı bir seçme.

Yazılar özgürlük konusunun yanı sıra, korkmak, kıstırılmışlık, söylenti üzerine siyaset yapmak, şiddet, yazmak, insan hakları, küreselleşme, barış hakkını savunmak, demokrasi, laiklik ve yargı gibi pek çok konuya uzanıyor.

“Özgürlük mücadelesi sonsuzluğa açılan yolu döşeme mücadelesidir. Bıkmak, usanmak, vazgeçmek, uzlaşmak, bırakıvermek, ihanet etmek yok!” diyen Sayman, kitabın sonunda yer alan ‘Ah Bir Özgür Olsam’ başlıklı bölümde de, okuyuculara özgürlük konulu bir yazı demeti sunuyor.

  • Künye: Yücel Sayman – Özgürlük Zamanı, Evrensel Yayınları, deneme, 343 sayfa

A. Can Ataş – Küresel Hegemonya ve İşgal Demokrasisi (2008)

Can Ataş, ‘Küresel Hegemonya ve İşgal Demokrasisi’nde, Amerika’nın başını çektiği ve diğer sermaye birikimini tamamlamış ülkeleri de peşine kattığı küreselleşmeyi, diğer bir deyişle yeni sömürgeciliği tartışıyor.

Ataş’ın temel analizi, sermayenin yükselen gücünün, günümüzde küreselleşme adı altında başta ABD, sonra Avrupa devletleri ile yer yer Japonya’nın ekonomik güçlerini kullanarak Ortadoğu ülkeleri üzerinde kurmak istedikleri egemenliğe dayanıyor.

Ataş, sermayenin söz konusu tarihsel gelişimini anlatırken, coğrafi konumu ile enerji kaynakları açısından stratejik bir noktada bulunan Türkiye’nin bu süreç içindeki yerine ve küreselleşme karşıtı hareketin bugünkü konumuna odaklanıyor.

  • Künye: A. Can Ataş – Küresel Hegemonya ve İşgal Demokrasisi, Güncel Yayıncılık, siyaset, 214 sayfa

Ergin Yıldızoğlu – Laiklik Savunulmalıdır (2017)

Yıllar önce de, henüz iktidardaki AKP ile Fethullah Gülen’in arası bozulmadan çok önce, cemaatçi yapının devlet kurumlarında ve siyasette örgütlenmesinin ne denli tehlikeli olduğuna, bunun laikliğin ihlali anlamına geldiğine dair uyarılar yapılıyordu.

Fakat bu uyarılar, eski düzenden yana olanları tutucu refleksleri denip küçümsendi ve dikkate alınmadı.

Cemaatin neredeyse devleti tümüyle ele geçirdiği, artık herkesin malumu.

Bu gerçek, laikliğin neden taviz verilemez bir şekilde savunulması gerektiğinin güncel ve ne yazık ki trajik örneklerinden biri.

İşte Ergin Yıldızoğlu da bu kitabında, laikliğin neden önemli ve vazgeçilmez olduğunu gözler önüne seriyor.

Yazar, AKP’nin on dört yıllık iktidarını, tamı tamına bu bağlamda bir yeniden okumaya tabi tutuyor.

Kitap,

Siyasal İslamın laiklikle giriştiği savaşı,

AKP’nin AB, demokrasi ve bireysel özgürlükleri kendi çıkarına kullanarak iktidara yerleşmesi,

AKP’nin yükselişinde farklı tutumlar alan kişi ve kesimler,

Ve yaşanan son gelişmelerin laikliği neden önemli kıldığı gibi, pek çok konuyu tartışıyor.

Yıldızoğlu’nun çalışması, AKP iktidarının bir serencamı olarak okunabilir.

  • Künye: Ergin Yıldızoğlu – Laiklik Savunulmalıdır, Tekin Yayınevi, siyaset, 168 sayfa

Heinrich Geiselberger (haz.) – Büyük Gerileme (2017)

Farklı ülkelerden, alanında uzman 15 yazarın katkıda bulunduğu, dünyanın değişik yerlerinde sağ popülist siyasetlerin yükselişe geçmelerinin altındaki saikleri açıklığa kavuşturan ufuk açıcı bir çalışma.

Bugün yaşadığımız darboğaza, 1990’lı yıllarda küreselleşme hakkında yürütülen tartışmalara uzanarak bakan kitap, hem bu durumu yaratan etkenleri analiz ediyor hem de gelecek yıllarda olabileceklere dair öngörülerde bulunuyor.

  • Sağ popülizmin yükselişe geçişinin ardındaki sosyolojik ve ekonomik nedenler neler?
  • Bu süreçte alt sınıflar ile orta sınıflar arasında bir ittifaktan bahsedilebilir mi?
  • Alınmaya çalışılan önlemler gerçekte kimleri ve neleri korumaya yönelik?
  • Ekonomik ve sosyal politikaların yabancı ve göçmen düşmanlığıyla nasıl bir ilişkisi var?
  • Ve her şey bir yana, bütün bu olup bitenler aslında neoliberal kapitalizmin büyük ve ertelenemez krizi anlamına mı geliyor?

Bu ve benzeri birçok soruyu yanıtlayan kitap, yaşadığımız dönemin nitelikli ve derli toplu bir analizini yapmasıyla her kitaplıkta bulunmayı fazlasıyla hak ediyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Zygmunt Bauman, Nancy Fraser, Slavoj Žižek, Bruno Latour, Arjun Appadurai, Donatella della Porta, Eva Illouz, Ivan Krastev, Paul Mason, Pankaj Mishra, Robert Misik, Oliver Nachtwey, César Rendueles, Wolfgang Streeck ve David Van Reybrouck.

  • Künye: Kolektif – Büyük Gerileme, hazırlayan: Heinrich Geiselberger, çeviren: Merisa Şahin, Aslı Biçen, Ahmet Nüvit Bingöl ve Orhan Kılıç, Metis Yayınları, siyaset, 232 sayfa

Kolektif – Bilim ve İktidar (2008)

Bu kitap, 8-10 Eylül 2006 tarihleri arasında, Karaburun’da toplanan ‘Bilim ve İktidar’ üst başlıklı Karaburun Bilim Kongresi’ne sunulan tebliğler ile davetli konuşmacıların metinlerinden oluşuyor.

Yazıların temelini, bilimsel bilginin kimler tarafından, ne amaçla, hangi önceliklere göre ve nasıl üretildiğini, ayrıca bunun ne gibi toplumsal sonuçlar doğurduğunu anlama çabası oluşturuyor.

Kitabın en ilgi çeken yanı da, iktidarı, bilim insanının kendini ve yaptıklarını sorgulama sürecinin en başına koyması.

Söz konusu iktidar ise, sadece toplumsal üretim ilişkileri bağlamında ortaya çıkan bir politik iktidar değil, bilimsel paradigmaların iktidarını da kapsıyor.

Kitap, genel olarak bilim-siyaset ilişkisini kapsamlı bir perspektifle irdelemesiyle önemli.

  • Künye: Kolektif – Bilim ve İktidar, Dipnot Yayınları, bilim, siyaset, 442 sayfa

Harun Gürek – AKP’nin Müteahhitleri (2008)

Gazeteci Harun Gürek ‘AKP’nin Müteahhitleri’nde, AKP’nin çokça tartışılan diğer politikalarının yanına, partinin beş yıllık dönemdeki konut politikalarını da ekliyor.

Gürek, çok sayıda ihaleyi, ihalelerin yapıldığı şirketleri, şirketlerin sahiplerinin kim olduğunu ve ihalelerde uygulanan kırımları inceleyerek, konu hakkında oldukça derli toplu ve tartışma yaratacak bir çalışma ortaya koymuş.

“Gerçekten konut projeleri ülkenin önemli sorunlarından birinin çözümü için mi, yoksa kaynak yaratıp dağıtmak için mi yapıldı?”

Ve

“Konut projeleriyle yapılan büyük kamu kaynağı kimlere dağıtıldı?”, Gürek’in burada cevabını titizlikle aradığı başlıca sorular.

  • Künye: Harun Gürek – AKP’nin Müteahhitleri, Güncel Yayıncılık, siyaset, 318 sayfa

Tarık Ali – Karayip Korsanları (2008)

Tarık Ali’nin ‘Umut Ekseni’ alt başlıklı ‘Karayip Korsanları’, yazarın Castro, Chavez ve Morales ile şekillenen Güney Amerika’ya dair yazılarından oluşmakta.

Son altı yılı aşkın bir zamandır Venezüella ve Brezilya’da defalarca bulunan Ali, yine bu dönemde, Arjantin ekonomisinin dağılmasına da tanıklık etti.

“Latin Amerika’ya yaptığım bu yolculuklar beni, hâlâ umutlu olmak için ortada elle tutulur bir sebep bulunduğuna inandırdı,” diyen Ali, neo-liberal kapitalizme karşı, Güney Amerika’da, aşağıdan yükselen bir alternatif bulunduğunu gözler önüne seriyor.

Latin Amerika’da yaşanan siyasal alternatife ve bu alternatifi yaşatan liderlere daha yakından bakmak için şahane bir fırsat.

  • Künye: Tarık Ali – Karayip Korsanları, çeviren: Osman Akınhay, Agora Kitaplığı, siyaset, 274 sayfa