Nusret Senem – Fethullah ve Susurluk (2011)

  • FETHULLAH VE SUSURLUK, Nusret Senem, Kaynak Yayınları, siyaset, 612 sayfa

 

İşçi Partisi Sekreteri olarak Mart 2008’de Ergenekon davası kapsamında gözaltına alınan Nusret Senem, halen bu davadan tutuklu yargılanıyor. Senem ‘Fethullah ve Susurluk’ta, Fethullah Gülen hareketini; Emniyet, Jandarma, Genelkurmay ve MİT gibi kurumların bu harekete dair hazırladıkları raporlar üzerinden inceliyor. Kitabın temel tezi, Susurluk olayları ile ABD, CIA, NATO, Fethullah Gülen cemaati ve Ergenekon davası arasında belirgin bir ilişki olduğu şeklinde özetlenebilir. Kitabına, Gülen hareketine dair adı geçen kurumların hazırladığı raporları ele alarak başlayan Senem, Susurluk’tan sonra yaşananlara ve Ergenekon davasına uzanıyor.

André Gorz – Maddesiz (2011)

  • MADDESİZ, André Gorz, çeviren: Işık Ergüden, Ayrıntı Yayınları, inceleme, 111 sayfa

 

Siyasi ekolojinin önemli düşünürlerinden André Gorz, kapitalizmin, kaynakları akıldışı kullanması yüzünden dünyanın yıkıma doğru gidişini eleştiren tavrıyla bilinir. Gorz’un elimizdeki çalışması da, yine benzer bir eleştiriden hareketle, gün geçtikçe maddilikten çıkan ve sanal alemin içinde dönüp dolaşan paranın aldığı yeni biçimleri irdeliyor. Düşünür, bu yeni yapıda sermayenin nasıl ele avuca sığmaz bir nitelik kazandığını ve böylece insanı nasıl kendine esir hale getirdiğini gözler önüne seriyor; ayrıca bu yeni yapıdan kurtulmak ve dolayısıyla insanı yeniden özneleştirmek için neler yapılabileceği konusunda önerilerde bulunuyor.

Philippe Beneton – Muhafazakârlık (2011)

  • MUHAFAZAKÂRLIK, Philippe Beneton, çeviren: Cüneyt Akalın, İletişim Yayınları, siyaset, 120 sayfa

 

Philippe Beneton ‘Muhafazakârlık’ta, ulusların geleneksel siyasal ve toplumsal düzenini savunmak amacıyla oluşturulmuş muhafazakâr doktrine odaklanıyor. Muhafazakârlığın doğduğu şartları irdeleyerek çalışmasına başlayan Beneton, doktrinin gelişmesini ve dünya siyaset tarihine ne gibi etkilerde bulunduğunu ayrıntılı bir gözle inceliyor. Muhafazakârlığın temelde anti-modern ve dolayısıyla anti-devrimci olduğunu söyleyen Beneton’un çalışması, doktrinin gelişimine katkılarda bulunmuş Edmund Burke, Joseph de Meistre, Louis de Boland, Charles Mauras, Samuel Taylor Coleridge ve Thomas Carlyle gibi isimlerin görüşlerini de değerlendiriyor.

Hamit Kankılıç – Ölüm Koridoru (2011)

  • ÖLÜM KORİDORU, Hamit Kankılıç, söyleşi: Fırat Aydınkaya, Avesta Yayınları, söyleşi, 207 sayfa

 

İnsana uygulanan şiddetin nasıl acımasız ve pervasız noktalara varabileceğinin en iyi örneği, kuşkusuz Diyarbakır Cezaevi’nde yaşananlardır. Elimizdeki kitap, Hamit Kankılıç’ın bir dönem bulunduğu bu vahşet üssünde tanık olduğu çıldırma anlarını okurlara sunuyor. Kankılıç’la yapılan söyleşi, zamanla önemsizleştirilen bu cezaevinde yaşananları, yani bir anlamda unutulmaya terk edilen hakikati yeniden günyüzüne çıkarıyor. 1980 Haziranında siyasî düşüncelerinden dolayı tutuklanıp cezaevine konan Kankılıç, Diyarbakır Sıkıyönetim Askeri Mahkemesi tarafından idam cezasına çarptırıldı. Kankılıç, tam yirmi yıl boyunca çeşitli cezaevlerinde yattı.

Turhan Feyizoğlu – Mahir (2011)

  • MAHİR, Turhan Feyizoğlu, Alfa Yayınları, biyografi, 807 sayfa

 

Turhan Feyizoğlu; Deniz Gezmiş, İbrahim Kaypakkaya, Sinan Cemgil ve Mustafa Suphi gibi, sol siyasetin simge isimlerin biyografilerini yazmıştı. Bu kitaplardan biri de, yeni bir baskıyla raflardaki yerini alan ‘Mahir’di. Yazar, Türkiye tarihinin önemli devrimcilerinden Mahir Çayan’ın biyografisini kaleme getiriyor. Kitap, Çayan’ın hayatının izini sürerken, Türkiye tarihinin en gerilimli zaman dilimini oluşturan 1965-1972 yıllarının nitelikli bir panoramasını da çiziyor. Çalışma böylece, Mahir Çayan’ın yanı sıra, o günlerin siyasal olaylarının içinde yer alanların, bu olaylardan etkilenenlerin ve o dönemin bir öyküsü olarak da okunabilir.

Sinan Demirbilek – Terzi Fikri (2011)

  • TERZİ FİKRİ, Sinan Demirbilek, Ozan Yayıncılık, biyografi, 304 sayfa

 

Terzi Fikri, Mahir Çayan ve arkadaşlarının arandığı dönemde, Ordu’nun Fatsa ilçesinde etkili bir politik süreç yürütmüştü. Terzi Fikri’nin ilçedeki belediye başkanlığı döneminde oluşturduğu model, aradan uzun yıllar geçmesine rağmen unutulmadı. Sinan Demirbilek bu kitabında, Fatsa’da sosyalist bir yönetim kurduğu gerekçesiyle 12 Mart Darbesi’nin ardından cezaevine konan Terzi Fikri’nin hayatını ve politik çalışmalarını inceliyor. Demirbilek çalışmasında, Terzi Fikri’nin yaşamının ilk dönemlerini; TİP’le başladığı siyasî hayatını; siyasetin radikalleşme döneminde Fatsa’daki belediye başkanlığını; cezaevi yıllarını ve ölümünü anlatıyor.

Ayhan Aktar (haz.) – Yorgo Hacıdimitriadis’in Aşkale-Erzurum Günlüğü (2011)

  •  YORGO HACIDİMİTRİADİS’İN AŞKALE-ERZURUM GÜNLÜĞÜ, yayına hazırlayan: Ayhan Aktar, İletişim Yayınları, anı, 325 sayfa

 

Türkiye’de 2. Dünya Savaşı yıllarında uygulanmış Varlık Vergisi, yakın tarihin “azınlık karşıtı” politikalarının en bariz örneklerinden. Uygulamanın mağdurlarından biri de, Yorgo Hacıdimitris’ti. Niğde’de doğan Hacıdimitris, daha sonra İstanbul’a gelerek burada ticarete atılmıştı. Hacıdimitris, 1942’de üstesinden gelemeyeceği bir vergi ödemesiyle karşı karşıya gelir. Kendisine tahakkuk edilen verginin çok az bir kısmını ödeyebilen Hacıdimitris, 5. Kafile ile Erzurum’a yollanmıştı. İşte elimizdeki kitap, evinden binlerce kilometre uzakta, son derece kötü şartlarda yaşamaya mecbur edilen Hacıdimitris’in sürece dair tanıklığından oluşuyor.

Yaşar Ayaşlı – Yeraltında Beş Yıl (2011)

  • YERALTINDA BEŞ YIL, Yaşar Ayaşlı, Yordam Kitap, anı, 414 sayfa

 

68 hareketinin de aktif isimlerinden olan Yaşar Ayaşlı, ‘Yeraltında Beş Yıl’da, 12 Eylül darbesine dair tanıklığını okurlarıyla paylaşıyor. Uzun bir mahpusluk süreci yaşayan Ayaşlı, darbenin ertesinde yurtdışına kaçmak yerine, cuntaya karşı yeraltına çekilen bir grup devrimcinin içinde yer almıştı. Kitap, bu beş yıllık yeraltı mücadelesinde Ayaşlı’nın tanık olduğu işkenceleri, tutuklamaları, sokak infazlarını ve bir avuç devrimcinin bunlara karşı sergilediği büyük direnişi kaleme getiriyor. Anılarını anlatırken, darbenin gerçekleşme sebeplerine de odaklanan yazar, 12 Eylül’le nasıl hesaplaşılabileceği konusunda da yorumlarda bulunuyor.

Mehmet Bayrak – Bir Siyaset Tarzı Olarak Alevi Katliamları (2011)

  • BİR SİYASET TARZI OLARAK ALEVİ KATLİAMLARI, Mehmet Bayrak, Özge Yayınları, inceleme, 552 sayfa

 

Araştırmacı-yazar Mehmet Bayrak elimizdeki kitabında, Alevi toplumunun İslam halifeliğinden bugüne maruz kaldığı katliamları irdeliyor. Çalışmasına İslam halifeliği, Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde Alevi muhalefeti ve Alevilere uygulanan katliamlarla başlayan Bayrak, bu topraklardaki Kızılbaş/Alevi düşmanlığının ve aydın kıyımının ne boyutta olduğunu gözler önüne seriyor. Bayrak devamında, Alevi katliamlarında derin devletin rolünü ve devletin, bizzat bazı Alevi önderlerini kullanarak bu toplumu ne şekilde asimile etmeye çalıştığını da sorguluyor. Kitapta ayrıca, Maraş katliamı için yakılmış bazı ağıtlara da yer veriliyor.

Leo Damrosch – Jean-Jacques Rousseau (2011)

  • JEAN-JACQUES ROUSSEAU, Leo Damrosch, çeviren: Özge Özköprülü, İş Kültür Yayınları, biyografi, 584 sayfa

 

Leo Damrosch elimizdeki kitabında, “huzursuz dâhi” olarak tanımladığı, dünya düşünce tarihinde önemli bir yeri olan Fransız düşünür Jean-Jacques Rousseau’nun biyografisi kaleme getiriyor. Damrosch’un bu kapsamlı biyografisini dikkat çekici kılan başlıca husus, Rousseau’nun olağanüstü özgün yazılarını, bu yazıları meydana getiren çalkantılı hayat hikâyesiyle harmanlaması. Yazar bunu yaparken de, Rousseau’nun kendi kelimeleri kadar, onu tanıyanların kelimelerine de yer vererek, çalışmasını zenginleştiriyor. Yazar bunların yanı sıra, Rousseau’nun düşüncelerinin insanları neden böylesine heyecanlandırdığına ilişkin önermelerde de bulunuyor.