Zeynep Bostan – Osmanlı Hariciyesinin Modern Temelleri (2021)

Osmanlı modernleşme sürecinde diplomasiye nasıl bir yatırım yaptı?

Zeynep Bostan bu özenli çalışmasında, Osmanlı hariciyesinin modernleşme serüvenini, merkez ve dış yapılanmasını ele alıyor.

Diplomasiyle bürokrasinin kesişim noktasında Osmanlı hariciyesinin modernleşme serüvenini, II. Abdülhamid dönemindeki dönüşümün hariciyeye yansımasını, modernleşme sürecindeki farklılıklar ve devamlılıklar bakımından irdeliyor.

İkinci Abdülhamid dönemini kapsayan yıllar boyunca (1876-1909) Hariciye Nezaretinin gelişimini, merkez ve yurtdışı teşkilatıyla ilgili yasal düzenlemeleri, dönemin değişen uluslararası dengeleri ve devletin dış politika amaçları doğrultusunda açılan ve faal olan elçilik ve şehbenderlikleri, statüsü değiştirilen elçilikleri, yeni elçilik projelerini, misyonlara tayin edilen diplomatların seçimindeki amaç ve kriterleri, elçilik kadrolarıyla elçi ve şehbenderlerin görev alanlarını inceleyen çalışma, Osmanlı Devleti’nin modernleşme döneminde diplomasiye yaptığı yatırımı ve diplomatik ilgi alanlarının boyutlarını çok yönlü bir bakışla ortaya koyuyor.

Türkiye’de modern diplomasinin kullanılması ve hariciye teşkilatının geliştirmesine ilgi duyanların edinmek isteyeceği bir çalışma.

  • Künye: Zeynep Bostan – Osmanlı Hariciyesinin Modern Temelleri: II. Abdülhamid Döneminde Diplomasi, Kitap Yayınevi, tarih, 318 sayfa, 2021

Brian Massumi – Hayvanların Politika Hakkında Bize Öğrettikleri (2020)

İnsan kendisini dünyadaki en üstün varlık olarak görse de, doğal yetilerimize yabancılaştığımız için hayvanlardan öğreneceğimiz çok şey var.

Brian Massumi de, hayvanlardan ve bitkilerden politika hakkında neler öğrenebileceğimizi tartışıyor.

Yazar, insanın akıl yürütme, yaratıcılık ve özellikle hayal gücü gibi gelişmiş yetilerini dünyaya hükmetme araçlarına dönüştürerek körelttiğini, bunun sonucu olarak da dünyadaki doğal yerini yitirdiğini söylüyor.

Massumi’ye göre, o artık etkin değil tepkiseldir ve karşıtlıklar üretmeden kendi gücünü (aslında güçsüzlüğünü) hissedemez.

Yine yazara göre, bu durum yalnızca doğanın ahengini bozmakla sonuçlanmamış, aynı zamanda bireysel özgürlüklerin hiçe sayılmasını, toplumsal bölüşümün sakatlanmasını da beraberinde getirmiştir.

Massumi, kendimizi nasıl geri kazanacağımızı ve bunun için de hayvanlardan neler öğrenebileceğimizi tartışıyor.

  • Künye: Brian Massumi – Hayvanların Politika Hakkında Bize Öğrettikleri, çeviren: Emre Sünter, Norgunk Yayıncılık, siyaset, 190 sayfa, 2020

Zygmunt Bauman ve Thomas Leoncini – Akışkan Doğanlar (2020)

‘Akışkan Doğanlar’, Zygmunt Bauman’ın son kitabı.

Özellikle ‘Akışkan Modernite’ kuramıyla ortaya koyduğu özgün ve sarsıcı görüşleriyle bildiğimiz Bauman, bu kitabında da, söz konusu kuramını daha da geliştirerek çağımızın öne çıkan sorunları üzerine derinlemesine düşünüyor..

Bauman’ın İtalyan gazeteci Thomas Leoncini ile yaptığı söyleşilerle ortaya çıkan bu küçük ama etkileyici çalışma, günümüz dünyasında öne çıkan gündem konuları olan saldırganlık, zorbalık, İnternet, estetik, çevrimiçi buluşma ve değişen cinsel kimlikler hakkında dikkat çekici saptamalar barındırıyor.

  • Künye: Zygmunt Bauman ve Thomas Leoncini – Akışkan Doğanlar, çeviren: Elçin Balçık, Sander Yayınları, siyaset, 80 sayfa, 2020

Ertuğrul Zengin – Akıncılar Hareketi (2021)

Türkiye’de İslamcı gençlik hareketinde önemli yeri olan Akıncılar hareketi, 1975 Aralık ayında resmen kurulan Akıncılar Derneği bünyesinde 1976-1980 arasında örgütlenmişti.

Ertuğrul Zengin de bu çalışmasında, Akıncılar hareketinin oluşum ve eylemini geniş bir pencereden izliyor.

Zengin’e göre, 1976-1980 arasında İslamcı gençlik hareketi, dönemin hâkim İslamcı aktörü olan Milli Selamet Partisi’nin yanında ve hem siyasi sisteme, hem de sosyalist ve Ülkücü gençlik hareketleri karşısında bir siyasi özneydi ve buna bağlı olarak bir eylemlilik içindeydi.

Yazar bu hipotezini de, İslamcı gençlik hareketinin teşkilatlanma, ideolojik yapılanma, siyasi farklılaşma ve toplumsal mobilizasyon kapasite ve etkinliğini değerlendirerek tartışmaya açıyor.

Bu amaçla, o dönemde yayımlanmış İslamcı gazeteler, Akıncılar hareketine katılmış aktivistlerle yapılmış derinlemesine görüşmeler ve İslamcı aktörlerin hatıralarından yararlanan Zengin, kitabının ilk bölümünde, Türkiye İslamcılığının entelektüel köklerini irdeliyor.

Kitabın ikinci bölümü, Türkiye’de İslamcı toplumsal-siyasal hareketin doğuşunu, üçüncü bölüm de, Akıncılar hareketinin doğuşu, örgütlenişi, siyasi ve ideolojik yapılanmasını ele alıyor.

Kitabın dördüncü bölümü, Akıncılar hareketinin mücadele ve özneleşme sürecindeki faaliyetlerini, beşinci ve son bölüm ise, Akıncılar hareketinin toplumsal mobilizasyonunu irdeliyor.

  • Künye: Ertuğrul Zengin – Akıncılar Hareketi: 1970’lerde İslâmcı Gençliğin Oluşumu ve Eylemi, İletişim Yayınları, siyaset, 350 sayfa, 2021

Canan Özcan Eliaçık – Barbarın Tarihi, Ezilenin Dini (2021)

Türkiye siyasi düşünce tarihinin ve sosyalist hareketinin en önemli düşünürlerinden biri olan Dr. Hikmet Kıvılcımlı’nın tarih tezi ve dine yaklaşımı üzerine çok yönlü bir inceleme.

Canan Özcan Eliaçık, Kıvılcımlı’nın barbarlık-uygarlık gerilimini, tarihsel akışın bir motor gücü olarak düşündüğünü, “din aleyhtarlığını” anlamsız bulduğunu, dinsel anlatıları, gerçek hayatın bütün sorunlarını yansıtan bir kaynak olarak yorumladığını belirtiyor.

Kitapta, Kıvılcımlı’nın entelektüel olarak adlandırılıp adlandırılamayacağı sorusu da, kendisinin devletle ve bir dönem üyesi olduğu Türkiye Komünist Partisi ile olan ilişkisi, tarih ve din konularında yaptığı teorik üretimlerin niteliği bağlamında tartışılıyor.

Özcan Eliaçık ayrıca, Kıvılcımlı’nın sosyalist teoriye katkılarını, Türkiye sosyalist hareketi içerisindeki yerini ve sosyalist hareketin onu nerede konumlandırdığını da irdeliyor.

Kıvılcımlı’nın temel argümanlarının neler olduğunun yanı sıra, onun yaşadığı dönemin güncel konularına ve sorunlarına nasıl tepki verdiği de kitapta ele alınan bir diğer konu.

  • Künye: Canan Özcan Eliaçık – Barbarın Tarihi, Ezilenin Dini: Hikmet Kıvılcımlı’da Tarih ve Din, İletişim Yayınları, siyaset, 342 sayfa, 2021

Taner Akpınar – Sermayenin Yeni Hafif Piyadeleri (2020)

Devletin işi, işverenlerin kullanımına hazır bir göçmen işçi ordusu oluşturmaktır.

Örneğin Suriyeli göçmenlerin Türkiye’ye kaçmasından sonra, işverenler hayal bile edemeyecekleri “ucuz” işgücüne kavuştular ve böylece karın tokluğuna Suriyeli göçmen “istihdam” etmeye başladılar.

Taner Akpınar’ın göç ve göçmen işçilik olgusuna çok farklı bir gözle bakmamıza olanak sağlayacak bu çalışması, sermaye ile göçmen emeği arasındaki ilişkiyi görünür kılıyor.

Bizde göç yazını çoğunlukla, göç olgusunu tartışırken çatışma ve gerilim noktalarını gizlemeyi tercih etme yolunu seçer.

Akpınar’ın çalışması ise bunun yerine, tam da sınıflar arasındaki çıkar farklılıkları ve çatışma noktalarını görünürleştirmesi, bunları merkeze almasıyla büyük öneme haiz.

Türkiye göç literatürüne büyük katkı sağlayacak çalışma, sermaye ve göçmen emeği arasındaki ilişkiyi çarpıcı bir şekilde resmediyor.

  • Künye: Taner Akpınar – Sermayenin Yeni Hafif Piyadeleri: ‘Kaçak’ Göçmen İşçiler, Kor Kitap, inceleme, 148 sayfa, 2020

Federico Finchelstein – Faşist Yalanların Kısa Tarihi (2021)

Bugün yalanlar yeniden iktidara geldi.

Gözümüzün içine baka baka, hiç utanmadan, yüzleri dahi kızarmadan yalan söylüyorlar.

Şu an yaşadıklarımız, faşizm tarihine dair hayati bir ders niteliğinde.

“Faşist siyasi güç, büyük ölçüde hakikate el konulması ve yalanların olabildiğince geniş kitlelere yayılmasından türer.” diyen tarih profesörü Federico Finchelstein, bu usta işi incelemesinde faşistlerin ideolojik yalanları yaymadaki maharetlerini gözler önüne seriyor.

Faşistlerin siyasi yalanları nasıl kullandıklarına ve hakikatten ne anladıklarına dair tarihsel bir analiz yapan Finchelstein, bunun bazen faşizm sonrası [post-fascist] bazen de hakikat sonrası [post-truth] olarak adlandırılan, içinde yaşadığımız bu dönemle oldukça yakından ilgili bir konu olduğunu belirtiyor.

Faşist siyasetteki yalanların hikâyesini anlatan tarihsel bir çerçeve sunan ‘Faşist Yalanların Kısa Tarihi’, günümüzde başvurulan siyasi yalanlar üzerine akıl yürütmemize ve bunları daha iyi kavramamıza olanak sağlıyor.

  • Künye: Federico Finchelstein – Faşist Yalanların Kısa Tarihi, çeviren: Zeynep Şarlak, İletişim Yayınları, siyaset, 148 sayfa, 2021

Abdullah Eryiğit – Yasa-Üstü İnsan (2021)

Yalnızca Raskolnikov değil, kurtarıcılar, tiranlar ve diktatörler de yasayı aşmayı arzular.

Abdullah Eryiğit, Batı tarihinde uzun bir yolculuğa çıkarak insanın yasayla kurduğu ilişkide sınırları nasıl ve ne şekilde zorladığını gözler önüne seriyor.

“Platon’dan Agamben’e Yasa ve Hukuk İkileminde İnsan” alt başlığını taşıyan çalışma, yasaların genel, soyut ve kişilik dışı niteliği ile şahsi durumlar, istisnai koşullar ve hayat arasında kalan boşluktan hareket ediyor ve söz konusu yasal boşluğu incelemesinin merkezine oturtuyor.

Kitabın ilk bölümü, Roma’nın kuruluş miti ile başlıyor, ardından Batı medeniyetinin bir diğer mihenk taşı olan Antik Yunan’ın, yasa-üstü insan hakkında kendine özgü yaklaşımına odaklanıyor.

İkinci bölümde yasa-üstü insan kavramının antik dönemden modern döneme kadar nasıl ve ne ölçüde değiştiği inceleniyor ve bu bağlamda Cicero, Machiaevelli, Bodin ve Hobbes gibi düşünürlerin fikirleri bağlamında egemenin kim olduğu, kişiliği ve hukuk karşısındaki pozisyonu konularını tartışılıyor.

Kitabın üçüncü ve son bölümü ise, modern dönemde yasa-üstü insan kavramının nasıl dönüştüğünü odağına alıyor ve bunu yaparken de Hegel, Kierkegaard, Schmitt ve Agamben gibi dönemin öne çıkan filozoflarının konuyla ilgili fikirlerini serimliyor.

  • Künye: Abdullah Eryiğit – Yasa-Üstü İnsan: Platon’dan Agamben’e Yasa ve Hukuk İkileminde İnsan, Runik Kitap, hukuk, 224 sayfa, 2021

David Harvey – Marx’ın Kapital’i İçin Kılavuz, İkinci Cilt (2021)

Uzun zamandır beklediğimiz güzel haber nihayet geldi:

David Harvey’in, Karl Marx’ın başyapıtı ‘Kapital’i adeta cümle cümle yorumladığı eşsiz çalışmasının ilk cildinden uzunca bir süre sonra, ikinci cildi de nihayet raflardaki yerini aldı.

İlk cilt, bilindiği gibi üretime odaklanıyordu.

İkinci cilt ise, Marksist makroekonomi teorisi, Marksist kriz oluşumu teorisi ve malların alınıp satılmasıyla değerin nasıl ortaya çıktığı konularına odaklanıyor.

Harvey burada da, kendine has kavrayışı ve düşüncesiyle, Marx’ın fikirlerini takip etmek konusunda okura oldukça yardımcı oluyor.

‘Kapital’i okumak için kılavuz arayanların bulabileceği en iyi çalışma.

  • Künye: David Harvey – Marx’ın Kapital’i İçin Kılavuz, İkinci Cilt, çeviren: Sungur Savran, Metis Yayınları, iktisat, 440 sayfa, 2021

Frantz Fanon – Yeryüzünün Lanetlileri (2021)

Frantz Fanon’un 1961 Kasım sonu yayımlanmış ‘Yeryüzünün Lanetlileri’, bugün de sömürgeciliğin sömürge halkları üzerinde yarattığı patolojik psikolojik sonuçları analiz etmek konusunda bir başucu kitabı olmaya devam ediyor.

Sömürgecilik-karşıtı mücadelenin ve Üçüncü Dünya’nın özgürlüğünün manifestosu olarak bilinen kitap, Afrika’daki ulusal kurtuluş hareketlerine ve Amerika’daki Kara Panterler örgütüne esin kaynağı oldu.

Egemen kültürün uyguladığı ve toplulukları, politikayı ve kültürü, aynı zamanda psişik varlığı dönüştüren baskı ve onun sonuçları aydınlatılmazsa ırkçılığa karşı savaşmak beyhudedir.

‘Yeryüzünün Lanetlileri’, sırf bu hakikati gözler önüne sermesiyle dahi altın değerindedir.

Fanon, toplulukları olduğu kadar bireylerin kişisel geleceklerini de alt üst edip başkalaştıran egemen bir dünyanın yabancılaştırmasını çok yönlü bir bakışla soruşturuyor ve daha da önemlisi, ezen/ezilen ilişkisinin verilerini ve kurtuluşun koşullarını politik mücadele çerçevesinde radikalleştirerek ele alıyor, öznenin kurtuluşunu politika ile kültüre bağlıyor.

Çalışmanın son iki bölümünden biri kültüre ve kültürün ulusal inşayla ilişkisine, ikincisi ise Cezayir savaşının her iki tarafta yol açtığı travmatik rahatsızlıklara ayrılmış.

Kitabın eldeki edisyonunun, Jean-Paul Sartre’ın önsözü ile Alice Cherki ve Mohammed Harbi imzalı önsöz ve sonsözlerle yayımlandığını da belirtelim.

  • Künye: Frantz Fanon – Yeryüzünün Lanetlileri, çeviri: Şen Süer, İletişim Yayınları, siyaset, 277 sayfa, 2021