Kolektif – Hakikat Sonrası (2021)

Bizim asıl bahtsızlığımız, hakikatin yürürlükten kaldırıldığı bir dönemde yaşıyor olmamız.

Zira tarihin hiçbir döneminde, yalan ve manipülasyon böylesi uzun süreli kendine yer bulamamıştı.

Bu özenli derleme de, hakikat ve “hakikat sonrası”nı siyaset, felsefe, medya ve uluslararası ilişkiler bağlamında tartışmaya açıyor.

Kitaba katkıda bulunan yazarlar,

  • Hakikat sonrası çağda siyasetin izlediği seyri,
  • Hakikat sonrası çağda felsefede yeni bir etiko-politiğin imkânlarını,
  • Göçmenler ve hakikatin yeniden kuruluşunu,
  • İnsan hakları ve hakikat sonrası çağın bireyini,
  • Siyaseten doğruculuk nedeniyle siyasetin kökten yıkımını,
  • Hakikat sonrası dönemde dinin yaşanışını,
  • Post hakikat çağında yalan haberin önlenemez yükselişini,
  • Popülizme suç ortaklığı yapan medyanın hali pür melalini,
  • Popülist söylem olarak komplo teorilerinin yaygın hale gelişini,
  • Ve bunun gibi dikkat çekici konuları tartışıyor.

Kitap, hakikat ve hakikat sonrasının sağlam bir resmini çekmekle yetinmiyor, aynı zamanda bu karanlık çağdan nasıl çıkabileceğimizi de irdeliyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Filiz Zabcı, Çetin Balanuye, Can Ulusoy, Özgün Bulut, Deniz Gürsoy, Durdu Baran Çiftci, Berk İlke Dündar, Bülent Özçelik, Hüseyin Köse, Merve Özdemir, Nil Çokluk, Esra İlkay Keloğlu İşler, Burak Özçetin, Ayşegül Akaydın Aydın, Sümeyra Demiralp, Koray Kaplıca, Bülent Özçelik, Gülin Çavuş, Umut Yukaruç, Rasim Özgür Dönmez, Hikmet Kuran ve Halil Burak Sakal.

  • Künye: Kolektif – Hakikat Sonrası, derleyen: Bülent Özçelik, Nika Yayınevi, siyaset, 448 sayfa, 2021

Senem Oğuz – Türkiye’de Yedek İşgücü Ordusu (2021)

Türkiye’de işsizlik çığ gibi büyüyor.

Bu kitap ise, Türkiye’de işgücü piyasası, işsizlik ve işsizliğin ücretlerle ilişkisi üzerine dört dörtlük bir inceleme.

Senem Oğuz, Türkiye’de yedek işgücü ordusunu, kapitalist üretim biçimine özgü yapıları ile ele alıyor ve Marx’ın göreli artı nüfus ve yedek işgücü ordusu kavramlarıyla yeniden değerlendiriyor.

Oğuz bunu yaparken de, mevcut işsizlik ölçümlerine bir alternatif sunuyor ve daha da önemlisi, işgücü ve işsizlik kategorilerini farklı bir soyutlama biçimiyle ele alıyor.

Analizini, Marksist yaklaşımın bütüncül, toplumsal gerçekliği kavrayıcı, diyalektik ve maddeci tarih perspektifine dayandıran çalışma, bunun yanı sıra, işgücü piyasasını tarihsel bağlarıyla, üretim ve mülkiyet ilişkileriyle ele alan ve işsizliğin kapitalizmle bağını ortaya koyan bir yaklaşımla işgücü istatistiklerini yeniden değerlendirmesiyle de dikkat çekiyor.

Tarihsel ve kuramsal çerçevenin çizildiği bölümden sonra ikinci bölümde, işgücü istatistikleri kullanılarak göreli artı nüfus ve yedek işgücü ordusunun farklı biçimlerinin nasıl belirlenebileceği tartışılıyor.

Bu bölümde nüfus, göreli artı nüfus yöntemiyle işgücü kategorileri kullanılarak yeniden tasnif ediliyor.

Üçüncü bölüm ise, bir önceki bölümde temellendirilen yöntemin uygulanmasını ve uygulama sonucunda elde edilen bulguların incelenmesini içermekte.

Bu bölümde, Türkiye işgücü piyasası 2004-2013 yılları için yedek işgücü ordusu üzerinden inceleniyor.

  • Künye: Senem Oğuz – Türkiye’de Yedek İşgücü Ordusu: Kriz, İşsizlik, Ücret, Kor Kitap, iktisat, 170 sayfa, 2021

Diego Tatián – Yabanın İhtiyatı (2021)

İçinde yaşadığımız modernite çağında politika hepten itibarsızlaştırılmıştır.

Arjantinli düşünür Diego Tatián, var olma gücümüzü geliştirecek üstün bir yol olarak politikayı hayatımıza nasıl dâhil edeceğimizi, Spinoza’nın düşüncelerini merkeze alarak açıklıyor.

‘Yabanın İhtiyatı’, politikasızlaştırılmış bir dünyada yepyeni bir politikanın ve yeniliğin engellendiği her durumda da “impolitik” bir direnişin imkânını arıyor.

Tatián’a göre, topyekûn hâkimiyet ve güç istencinin mutlak emrediciliği karşısında, o eski politik ideali koruyan ve gerçekleştiren ‘impolitik’ davranış ve buluşmaları ortaya koymamız, ayrıca önderlik mantığını merkezsiz, bürokrasisiz, hiyerarşisiz biçimde tersine çevirmemiz gerekiyor.

Varolma direncini her türlü iradenin iktidarı ve iktidarın iradesinin önüne geçirmek konusunda Spinoza’nın bize neler verebileceğini irdeleyen Tatián’ın çalışması, hem bugün içinde bulunduğumuz çıkmaz hem de Spinoza’nın mirası üzerine düşünmek için çok iyi fırsat.

  • Künye: Diego Tatián – Yabanın İhtiyatı: Spinoza’da Tutkular ve Politika, çeviren: Ali Dokuzlu ve İsmet Şebin, Zoe Kitap, felsefe, 184 sayfa, 2021

Fred Engst – Mao Döneminde Çin’de Sınıf Mücadelesi (2020)

Çin Devrimi’ni doğuran dinamikler nelerdi ve devrim hangi yönde gelişti?

Çin’in başkenti Pekin doğumlu olan ve Maoist Çin’in büyük kitle kampanyalarına tanıklık etmiş, bu hareketlerde bizzat yer almış Fred Engst, Çin Devrimi’ni ana hatlarıyla açıklayarak bu soruya yanıt veriyor.

Çin Devrimi üzerine iyi kotarılmış bir kılavuz olarak okunabilecek çalışma, özellikle Mao döneminde yaşanan sınıf mücadelesini aydınlatmasıyla çok önemli.

Kitap, Çin Devrimi’nin “Toprak Reformu”, “Büyük İleri Atılım”, “Lushan Konferansı”, “Büyük Proleter Kültür Devrimi”, “Düzeltme Hareketi” ve “Sosyalist Eğitim Hareketi” gibi tarihsel uğraklarına uğraması, ülkede farklı çizgiler arasında yaşanan kıyasıya mücadeleyi derli toplu aktarmasıyla da ayrıca dikkat çekiyor.

Kitap, iki bölümden oluşuyor.

İlk bölümde, Mao döneminde sınıf mücadelesinin çeşitli aşamaları ele alınıyor.

İkinci bölümdeyse, Çin’de sosyalizme geçildikten sonra yaşanan sınıf mücadelesi üzerine teorik değerlendirmeler yer alıyor.

  • Künye: Fred Engst – Mao Döneminde Çin’de Sınıf Mücadelesi, çeviren: Onurcan Ülker, Patika Kitap, tarih, 112 sayfa, 2020

Charles W. Mills – Irksal Sözleşme (2020)

Beyaz ırkın üstünlüğü, tarihi şekillendirmiş bir siyasal sistemdir.

Oysa siyaset kuramında bundan hiç bahsedilmez.

Örneğin üniversitelerde aristokrasi, demokrasi, mutlakıyet, liberalizm, temsili hükümet veya sosyalizm gibi pek çok kavram hakkında aydınlatılırız, fakat Batı siyasal düşüncesinin iki bin yıllık tarihine yön vermiş bu temel siyasal sistemin asla sözü edilmez.

Charles Mills’in bu harikulade çalışması ise, beyazların kendi ırksal ayrıcalıklarını farkına dahi varmadan nasıl kanıksadıklarını ve beyaz ırkın üstünlüğünün siyasal bir mefhum, bir hâkimiyet biçimi olarak varlığını nasıl derinden sürdürdüğünü gözler önüne seriyor.

Çalışma, sayesinde beyazların beyaz olmayan insanlar üzerinde tarihsel olarak hüküm sürdüğü ve birçok önemli açıdan hâlen süregiden bu hâkimiyet sistemini çok yönlü bir şekilde izliyor, aslında biz Türkiyeli okurları da hiç sorgulanmayan, sorgulanması yasaklanan ve her türlü engellemeye uğrayan Türk ırkının üstünlüğü üzerine düşünmeye davet ediyor.

  • Künye: Charles W. Mills – Irksal Sözleşme, çeviren: Özgün Aksakal, Patika Kitap, siyaset, 176 sayfa, 2020

Thorstein Bunde Veblen – Bolşevizm Üzerine Metinler (2021)

Sosyal bilimler alanına, evrimsel sosyal teoriyle büyük katkılarda bulunmuş Thorstein Bunde Veblen’in, Bolşevizm üzerine derinlemesine düşündüğü metinleri, bu kitapta.

Veblen yazılarında, Bolşevizmin gerçekte kimin için tehdit oluşturduğunu, Bolşevizmin yerleşik çıkarları nasıl kökten dönüştürdüğünü, Bolşevizmin Amerika’daki izlerini, devrimci bir alt üst oluşun kapitalizm üzerindeki olası etkilerini, değişimi meydana getiren koşulları, olası bir teknisyenler Sovyeti’nin vaat ettiklerini ve Bolşevizm ile savaş arasındaki ilişkiyi çok yönlü bir bakışla irdeliyor.

Kitap, hem Bolşevizmi daha iyi kavramak, hem de Veblen’in Birinci Dünya Savaşı sonrasındaki politik bakış açısına yakından bakmak için çok iyi fırsat.

  • Künye: Thorstein Bunde Veblen – Bolşevizm Üzerine Metinler, derleyen: Eren Kırmızıaltın, çeviren: Barış Özçorlu, Devrim Kılıçer, Ömer Mollaer ve Pelin Tuştaş, Heretik Yayıncılık, sosyoloji, 104 sayfa, 2021

Murray Bookchin – Anarşizm, Marksizm ve Solun Geleceği (2021)

Toplumsal ekoloji hareketinin kurucusu Murray Bookchin’le yapılmış röportajlar ve kendisinin kaleme aldığı makaleler bu kitapta.

Bu röportajlar, Bookchin’in sıkı bir düşünür olmasının yanı sıra, hitabeti kuvvetli bir devrimci propagandacı olduğunu gösteriyor.

Büyük Buhran sırasındaki genç bir Komünist olarak hayatına dair bilinmeyenleri paylaşan Bookchin, ardından 1960’lardaki deneyimlerini, özgürlükçü komünist toplum vizyonunu, özgürlükçü siyaset, anarşizm ve teori ile pratiğin birliği konusundaki fikirlerini anlatıyor.

Bookchin ayrıca, radikalizmin bugün içinde bulunduğu krizi, devrimci bir Solun neden hayati derecede gerekli olduğunu, böyle bir Solun inşasında hem anarşizmde hem de Marksizm’de neye değer verilmesi gerektiğini ve nihayet, yeni bir devrimci toplumsal hareket oluşturmanın yollarını anlatıyor.

  • Künye: Murray Bookchin – Anarşizm, Marksizm ve Solun Geleceği, çeviren: Gökhan Demir, Sümer Yayıncılık, siyaset, 280 sayfa, 2021

Kolektif – İslam Cumhuriyeti’nde 40 Yıl (2020)

Bir zamanlar İran da, Türkiye gibi modern bir ülkeydi.

1979’daki devrim, kısa süre sonra İslami devrime dönüştü ve bu yeni toplumsal ve siyasal düzen, 40 yılı aşkın süre içinde eskisinden çok farklı bir toplumsal yapı meydana getirdi.

Belki şimdi Türkiye için de böylesi bir tehdit, eskisinden çok daha fazla ihtimal dâhilindedir.

İşte bu nitelikli derleme de, İran’ın son 40 yılda yaşadığı olağanüstü dönüşümü kayda aldığı gibi, bizim bu yaşananlardan ne gibi dersler çıkarabileceğimizi ortaya koyuyor.

Türkiye, İran ve Avrupa’dan 20 araştırmacının işbirliğiyle ortaya çıkan çalışma, günümüz İran İslam Cumhuriyeti’nin yapısını, kurumlarını, değişim dinamiklerini ve siyasaları çok yönlü bir bakışla analiz ediyor.

Bugünkü İran’ı daha iyi tanımamıza olanak sağlayacak kitapta, İran’da kentleşme dinamikleri, gündelik hayat, ekonomik yapı, siyasal sistem, sanat, spor, toplumsal dinamikler, toplumsal cinsiyet tartışmaları, ekolojik problemler gibi pek çok konu tartışılıyor.

  • Künye: Kolektif – İslam Cumhuriyeti’nde 40 Yıl: İran’da Toplum, Siyaset ve Değişim, hazırlayan: Özüm Sezin Uzun ve Hakan Güneş, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, ülke, 464 sayfa, 2020

Çağdaş Gökbel – Kapitalist İdeolojinin Medyadaki Altın Çağı (2020)

 

Westworld (Batı Dünyası) dizisini sevenler kadar medya ve sinema çalışmaları alanına ilgi duyanların da okumak isteyeceği bir çalışma.

Çağdaş Gökbel, bu dizinin nitelikli bir ideolojik içerik analizini yapıyor.

Yazar, Westworld dizisinde kapitalist ideolojinin nasıl işlediğini ortaya koyuyor ve bununla da yetinmeyerek ideolojinin ne olduğunu, ideoloji kavramının hangi tarihsel süreçlerden geçerek bugünkü anlamına ulaştığını ve bizde bu kavram konusundaki farklı yaklaşımları da yoğun bir şekilde tartışıyor.

Kitabı, ideoloji kavramının daha iyi anlaşılması ve tartışılması konusunda nitelikli bir girişim olarak öneriyoruz.

  • Künye: Çağdaş Gökbel – Kapitalist İdeolojinin Medyadaki Altın Çağı: Westworld (Batı Dünyası) Dizisinin İdeolojik İçeriği ve Yansımaları, Doruk Yayınları, sinema, 160 sayfa, 2020

Hikmet Kırık – Türk Siyasal Modernleşmesi (2020)

Türk siyasal modernleşmesini Durkheim’ın kavramsallaştırmaları üzerinden okuyan özgün bir çalışma.

Hikmet Kırık, genel olarak yapıldığının aksine, Türk siyasal modernleşmesi ve özelde de ülkenin demokratikleşme serüvenini, Batılı liberal demokrasilerle karşılaştırmalı olarak ele almıyor.

Durkheim sosyolojisinin modernleşmemiz açısından son derece önemli iken siyaset sosyolojisinde bugüne kadar sistematik bir analize tabi tutulmadığını ifade eden Kırık’a göre bunun başta gelen nedeni de Durkheim’ın siyaset sosyolojisinin Batı’da Marx ve Weber’in gölgesinde kalmış olmasıdır.

Durkheim’ın devletin özerkliği ve korporatizme yaptığı vurguların cumhuriyetin demokrasi serüvenini liberal perspektiften daha iyi açıklama potansiyeline sahip olduğunu söyleyen yazar, Türkiye’de demokrasinin niteliğinin Durkheim’ın kavramlaştırmalarıyla yeni kuramsal temele oturtulabileceğini belirtiyor.

  • Künye: Hikmet Kırık – Türk Siyasal Modernleşmesi: Cumhuriyetin Demokratik Kökenleri, Doruk Yayınları, sosyoloji, 240 sayfa, 2020