Nilüfer Taşkın – Bu Bir İsyan Şarkısı Değil! (2016)

Laz toplumu üzerinden müzik ile etnisite bağlantısını toplumsal eksenine oturtarak inceleyen nitelikli bir çalışma.

Kimliğin içinde bulunduğu şartlara göre sürekli olarak yeniden ve yeniden tanımlandığını gözler önüne seren kitap, çağdaş Laz kimliğinin arka planını, Laz müziğinin geleneksel bağlamını ve popüler temsilini irdeliyor.

  • Künye: Nilüfer Taşkın – Bu Bir İsyan Şarkısı Değil!, İletişim Yayınları

Su Erol – Mazlum ve Makul (2016)

İstanbul’da yaşayan Süryanilerin dünyasına dair bilinmeyenler, bu kitabın konusu.

Süryani Ortodoksların etno-dinsel kimlik inşasının tarihsel sürecini irdeleyerek başlayan kitap, İstanbul’a yapılan iç göç bağlamında Süryani göçünü, Süryani kimliğinin şehirdeki maddi ve sembolik görünümlerini, Müslüman ve gayrimüslim topluluklar ile evlilik ve sosyal ilişkilerini irdeliyor.

  • Künye: Su Erol – Mazlum ve Makul, İletişim Yayınları

Arzu Yılmaz – Atruş’tan Maxmur’a (2016)

Kürtlerin mültecilik deneyiminin dinamiklerini araştıran ve Kürtlerin bu mültecilik sürecinin, onların toplumsal ve siyasal kimliklerini yeniden inşa etme sürecine nasıl etki ettiğini gözler önüne seren bir çalışma.

Türkiye’de terörle mücadele ve zorunlu göç, Kürt sorunu ve uluslararası toplum ve mülteci öznelerin ortaya çıkışı konularında bir başucu kitabı.

  • Künye: Arzu Yılmaz – Atruş’tan Maxmur’a: Kürt Mülteciler ve Kimliğin Yeniden İnşası, İletişim Yayınları

Kolektif – Sınırlar Arasında (2016)

Suriye’den kaçarak Türkiye’ye sığınan, şu an tahminen dört ile beş milyonu bulan mülteciler üzerine, CHP Göç ve Göçmen Sorunlarını İnceleme Komisyonu’nun saha çalışmalarına dayanarak hazırladığı bir rapor.

Mülteci sorununun ulusal ve uluslararası boyutları, haklar bakımından yaşanan ana sorunlar, mülteciliğin ekonomik ve güvenlik boyutları, rapordaki kimi önemli konular.

  • Künye: Kolektif – Sınırlar Arasında, Tekin Yayınevi

Kolektif – Toplumsal Cinsiyet ve Medya Temsilleri (2020)

Medyanın kurgulandığı dünyada erkekler, kadınlar, LGBTİ bireyler nasıl temsil ediliyor?

Bu güzel derleme, toplumsal cinsiyetlerin medyada temsil edilme biçimlerindeki açık sorunları farklı yönleriyle irdeleyerek bu soruya tatmin edici yanıtlar veriyor.

Medya bütün yaşamımızı etkiler, dolayısıyla medyadaki toplumsal cinsiyet temsilleri de bizlere nasıl bir erkek veya nasıl bir kadın olmamız gerektiğini de vaaz eder.

Medya bireylerin düşünceleri, davranışları ve değer yargılarının oluşumu, pekiştirilmesi ve bunların değişiminde de önemli roldedir.

İşte bu derleme de, medyanın etkileme gücünün toplumsal cinsiyet temsillerine ne gibi vurgular yaptığını izlemesiyle çok önemli.

Kitap, rekabetin hızla yayıldığı ve vahşileştiği medya ortamında var olan temsillerin çarpıklığını ve bunların statükoyu nasıl beslediğini ya da bazılarını nasıl ettiğini gözler önüne seriyor.

  • Künye: Kolektif – Toplumsal Cinsiyet ve Medya Temsilleri, derleyen: Şahinde Yavuz, Heyamola Yayınları, medya, 344 sayfa, 2020

Aslıhan Burcu Öztürk – Bebekten Katile Erkeklik (2020)

Kadına yönelik şiddetteki asıl mesele, bunun yalnızca erkeğe özgü bir sorun olarak ele alınması.

Oysa bu başlı başına bir toplumsal sorundur.

Başka bir deyişle, kadına şiddet uygulayan erkek, genel anlamda içinde bulunduğu toplum tarafından biçimlendirilir.

İşte Aslıhan Burcu Öztürk’ün bu özenli çalışması da, kadına şiddet uygulayan erkeğin dünyasına mercek tutmasıyla önemli.

Öztürk’ün feminist bir yaklaşımla ördüğü çalışmasının en büyük katkısı ise, erkekliğin bu coğrafyada nasıl inşa edildiğini adeta adım adım izlemesi.

Kitap, şiddetle kuşatılan erkeğin, çocukluktan yetişkinliğe evde, okulda, işte, yatak odasında, askerde ve cezaevinde verdiği erkeklik sınavını, nasıl olup da kadını yaralayarak ve yok ederek geçmeye çalıştığını çarpıcı bir biçimde gösteriyor.

Hem şiddetin kaynağını daha iyi kavramak hem de bu konuda neler yapabileceğimizi daha iyi görmek açısından okunması gereken bir çalışma.

  • Künye: Aslıhan Burcu Öztürk – Bebekten Katile Erkeklik: Kadına Şiddet Uygulayan Erkekler, Nika Yayınevi, inceleme, 240 sayfa, 2020

C. Wright Mills – Sosyolojik Tahayyül (2016)

İlkin 1959’da yayımlanmış, halen en çok okunan sosyoloji kitaplarından biri.

Sosyal bilimlerin zamanımızdaki rolünü irdeleyen C. Wright Mills, sosyolojik tahayyülün gelişiminin ardında yatan temel etkenleri ve onun kültürel ve siyasal hayat için vazgeçilmezliğini, hakikatin sosyalbilimsel açıdan formüle edilmesinin önemini tartışıyor.

  • Künye: C. Wright Mills – Sosyolojik Tahayyül, çeviren: Ömer Küçük, Hil Yayın

Vivek Chibber – Post-Kolonyal Teori ve Kapitalizmin Hayaleti (2016)

Post-kolonyal teori hakkında kapsamlı bir analiz.

Post-kolonyalizmi kültürel boyutundan ziyade, kapitalist sürecin tam merkezine yerleştirerek tartışmasıyla önem arz eden çalışmasında Vivek Chibber, Maduniyet Çalışmaları’na temel olan bir dizi argümanın yanlışlığını da gözler önüne seriyor.

  • Künye: Vivek Chibber – Post-Kolonyal Teori ve Kapitalizmin Hayaleti, çeviren: Afife Yasemin Yılmaz, İletişim Yayınları

Kolektif – Çivisi Çıkan Dünya (2020)

“… şimdiki ve gelecekteki salgınlara karşı etkili şekilde yanıt verebilmek için gerekli olan demokratik modelleri tartışmalıyız.”

Covid-19 salgını, hayatımızı ve hatta muhtemeldir ki geleceğimizi kökten dönüştürdü.

Bu harika kitap ise, dünyanın önde gelen düşünürlerinin salgın üzerine yaptıkları ufuk açıcı değerlendirmelerini sunuyor.

Felsefe, sosyoloji, antropoloji, siyaset, iktisat ve biyoloji gibi zengin bir arka plandan beslenen buradaki makaleler, hem bugün yaşadıklarımızın sağlam bir muhasebesini yapıyor hem de Covid-19 gibi salgınların geleceğimizi nasıl şekillendireceği konusunda kimi öngörülerde bulunuyor.

Salgının iyi bir muhasebesini yapmak, bugün gelecekte bizi nelerin beklediği üzerine derinlemesine düşünmek için çok iyi fırsat.

Kitaba katkıda bulunan isimler şöyle: David Harvey, Slavoj Žižek, Giorgio Agamben, Alain Badiou, Judith Butler, Mike Davis, Bruno Latour, Adam Tooze, Daniel Tanuro, Sandro Mezzadra, Panagiotis Sotiris, Massimo De Angelis, Ingar Solty, Josh Gabert Doyon ve Rob Wallace.

Kitaptan birkaç alıntı:

“Korona virüsü, hayli elzem bir şeyi tehdit ediyor: ‘müşterek’i.”

“Son yirmi otuz yıldaki deneyimleri hesaba katarak şu soruyu sormaktan asla yorulmamalıyız: Hangi ekonomik kısıtlamalar gerçek ve hangileri hayali?”

“Endüstriyel tarım o kadar kâr odaklıdır ki, bir milyar insanı öldürebilecek bir virüs için seçim yapmak alınmaya değer bir risk olarak görülür.”

“Sadece haddinden fazla tuvalet kâğıdı satın almanın ne kadar saçma olduğunu düşünün!”

“Asıl soru şu: Bu ne kadar sürecek? Bir yıldan uzun sürebilir, ayrıca ne kadar uzun sürerse işgücü dâhil, değersizleşme de o kadar artar.”

“Büyük çaplı davranış değişimleri de dâhil olmak üzere, insan topluluklarının sağlığına gerçekten yardımcı olacak ve aynı esnada zora başvurma ve gözetleme biçimlerini yaygınlaştırmayacak kolektif pratiklerimiz olabilir mi?”

“Korona virüsünü onarıcı biçimde okumak, kendimizi yalıttığımız, sosyal mesafelenme pratiğine uyduğumuz dönemlerde geliştirdiğimiz yeni türde dayanışmalara katılmak demektir.”

“Kendini izole etme talimatı, pandemiye özgü bu yeni zamanda ve mekânda, küresel olarak birbirimize bağımlı olduğumuz gerçeğini yeniden tanımamıza tesadüf ediyor.”

“Yönetici sınıfının elitleri şu anda retorik olsun diye işçi sınıfının sistem açısından öneminden bahsediyorsa da bu ‘tanıma’nın maddi bir karşılığa dönüşüp dönüşmeyeceği net değil.”

“Bu salgının sebep olduğu başlıca tehlike sağlık sisteminin tıkanma ihtimalidir. Bu da kaçınılmaz olarak en yoksul ve güçsüz kesimlerin, özellikle de yaşlı yurttaşların ödediği bedellerin ağırlaşmasına sebep olacaktır.”

“Görünen o ki salgının ortaya koyduğu güçlük her yerde aklın iç faaliyetini dağıtıyor, özneleri mistisizm, masal uydurma, dua, kehanet ve beddua gibi, vebanın hüküm sürdüğü Orta Çağ’da âdetten olan kederli etkilere geri dönmeye zorluyor.”

“Kendimizi izole ederken bile ve hatta tam da böyle yaparken, bilimin kontrol edebildiği hakikatler ve yeni bir siyasetin ayakları yere basan bakış açıları, yerelleşmiş deneyimleri ve stratejik hedefleri dışında hiçbir şeye itimat etmeyelim.”

“Yıllardır ilk defa, evlerine tıkılı kalmış bir milyar insan, şu unutulmuş lüksü keşfetti: kendilerini sık sık, gereksiz yere oraya buraya çeken şeyi düşünme ve onu fark etme zamanı.”

  • Künye: Kolektif – Çivisi Çıkan Dünya: Covid-19 Salgını Üzerine Muhasebeler, derleyen: Erkal Ünal, Runik Kitap, siyaset, 132 sayfa, 2020

Filiz Meşeci Giorgetti – Eğitim Ritüelleri (2016)

Türkiye eğitim sistemini ritüeller bağlamında ele alan ilk kapsamlı çalışma.

Başarılı bir eğitim sosyolojisi çalışması olarak tanımlayabileceğimiz kitap, hem toplumda ve kültürde ritüellerin kökenlerini araştırmakta hem de tarihsel bir perspektifle, ritüellerin neden önemli birer modernleşme pratiği olduğu sorusuna yanıt vermekte.

  • Künye: Filiz Meşeci Giorgetti – Eğitim Ritüelleri, Yeni İnsan Yayınevi