Ahmet İçduygu (der.) – Kentler ve Göç (2012)

  • KENTLER VE GÖÇ, derleyen: Ahmet İçduygu, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, sosyoloji, 375 sayfa

 

Birçok akademisyenin makaleleriyle katıldığı elimizdeki kitap, uluslararası göçün kentsel alanlarda düzenlenmesini Türkiye, İtalya ve İspanya üzerinden inceliyor. Verimli Akdeniz havzasının, tarih boyunca yasal ya da yasadışı uluslararası göç hareketlerinin önemli merkezlerinden biri olduğu bilinir. Akdeniz kıyısındaki AB sınır ülkelerinin şehirlerine yönelik uluslararası göç akımlarının oluşturduğu olguları ve üstesinden gelinmesi gereken güçlükleri anlamaya çalışan makaleler, ayrıca bu konuda hangi sağlam ve somut stratejilerin belirlenebileceğini de araştırıyor. Kitap, göç üzerine çalışan akamedisyenler için iyi bir kaynak.

S. Gülfer Ihlamur-Öner ve N. Aslı Şirin Öner (der.) – Küreselleşme Çağında Göç (2012)

  • KÜRESELLEŞME ÇAĞINDA GÖÇ, derleyen: S. Gülfer Ihlamur-Öner ve N. Aslı Şirin Öner, İletişim Yayınları, sosyoloji, 613 sayfa

Uzun ve yoğun bir çabanın ürünü olan elimizdeki çalışma, göçü küresel bir olgu olarak farklı boyutlarıyla, farklı bakış açıları ve yaklaşımlarıyla ele alıyor. Birçok yazarın katkıda bulunduğu kitapta, uluslararası göç hareketlerinin tarihsel ve kuramsal çerçevesi çizilirken, göç araştırmalarında yöntem, emek göçü, göçmen uyumu, diasporalar, zorunlu göç ve ülke içinde yerinden edilme, geriye göç, göçmenler arası dayanışma, kadın ve göç, göçün kimlik arayışlarında yarattığı dönüşüm ve AB’nin göç ve sığınma politikaları, Bulgaristan göçmenleri ve Kürt zorunlu göçü gibi, sorunun bütün boyutları tartışmaya açılıyor.

Eric Dacheux (der.) – Kamusal Alan (2012)

  • KAMUSAL ALAN, derleyen: Eric Dacheux, çeviren: Hüseyin Köse, Ayrıntı Yayınları, sosyoloji, 94 sayfa

 

İletişim bilimleri dergisi CNRS Hermes’te yayımlanmış “Kamusal alan”la ilgili makalelerin derlendiği elimizdeki kitap, politik toplumun ve demokratik yaşamın normatif kavramsallaştırması olarak kamusal alanı değerlendiriyor. Kamusal alan kavramının kökeni; kamusal alan üzerine yürütülen güncel çalışmalar; medyatik kamusal alanın çelişkileri; kamusal alan ve medya; bir kamusal mekan olarak kahvehane; kamusal alan ve ekonomi ilişkileri ve topluluk ve kamusal alan, çalışmada irdelenen bazı konular. Kitaba katkıda bulunan yazarlar ise şöyle: Peter Dahlgren, Bernard Floris, Tierry Paqout, Etienne Tassin ve Dominique Wolton.

Domenico Losurdo – Köktendincilik Nedir? (2012)

  • KÖKTENDİNCİLİK NEDİR?, Domenico Losurdo, çeviren: Selin Dingiloğlu, Yordam Kitap, sosyoloji, 95 sayfa

 

Domenico Losurdo ‘Köktendincilik Nedir?’de, ilk başta akla hemen Yakındoğu ve İslam’ı getiren köktendinciliğin tarihine odaklanıyor. Losurdo, bu kavramın ilk olarak 1. Dünya Savaşı ertesinde ortaya çıkan ve kendini genellikle “köktendinciler” (fundamentalistler) olarak tanımlayan bir hareket için, Amerikan Protestan çevrelerinde kullanıldığını söylüyor. Çalışmasında, yalnızca İslami değil, Yahudi ve Hıristiyan köktendinciliğinin tarihsel, sosyolojik ve siyasal kaynaklarını tartışan Losurdo, ayrıca, köktendinciliğin kapitalist modernleşme ve bağımsızlık hareketleri gibi olgularla ilişkisini de masaya yatırıyor.

Besim F. Dellaloğlu – Benjaminia: Dil, Tarih ve Coğrafya (2012)

  • BENJAMINIA: DİL, TARİH VE COĞRAFYA, Besim F. Dellaloğlu, Ayrıntı Yayınları, felsefe, 185 sayfa

 

Besim F. Dellaloğlu, yeni bir baskıyla yayımlanan ‘Benjaminia’da, Walter Benjamin’in hayatının ve düşüncesinin izini sürüyor. Benjamin üzerine çalışmanın, kendisi için bir arayış, keşfediş süreci olduğunu söyleyen Dellaloğlu, böylece düşünürle kişisel bir bağ kurduğunu belirtiyor. Çalışma bu nedenle, Benjamin’i biyografik  bir bakışla izlemekten ziyade, O’nun ima ettiklerini. çağrıştırdıklarını anlama çabası olarak düşünülebilir. Benjamin’in Marksistliğinden şüphe duyduğunu söyleyen Dellaloğlu’nun çalışmasının, düşünürün dinle, teolojiyle ve mistisizmle ilişkisini de araştırmasıyla ilgi çektiğini söyleyebiliriz.

Richard Sennett – Beraber (2012)

  • BERABER, Richard Sennett, çeviren: İlkay Özküralpi, Ayrıntı Yayınları, sosyoloji, 350 sayfa

 

Kentli ailelerin hayatı ve toplumsal psikoloji üzerine kitaplar yazan Richard Sennett, insanların gündelik yaşamlarını sürdürmeleri için ihtiyaç duydukları beceriler hakkında bir üçlemeye yazmaya koyulmuştu. Üçlemenin ilk kitabı ‘Zanaatkâr’ adını taşıyordu ve şimdi Sennett, üçlemenin ikinci kitabı olan ‘Beraber’deki odak noktası, işbirliği. İşbirliğini, başlıbaşına bir zanaat olarak tanımlayan Sennett’e göre, bu zanaat, birlikte hareket edebilmek için anlama ve yanıt verme becerisi gerektiriyor. Yazar, günümüzün acımasız rekabet dünyasında, işbirliği yapmanın ve ortaklaşmanın nasıl öğrenilebileceğini araştırıyor.

Kolektif – Türkiye ve İran’da Otoriter Modernleşme (2012)

 

Birçok yazarın katkıda bulunduğu eldeki çalışma, Atatürk ve Rıza Şah dönemlerini eksen alarak, 1. Dünya Savaşı sonrası Türkiye ve İran’ındaki otoriter modernizasyonu karşılaştırıyor.

  • Kitapta,
  • Türkiye ve İran’da otoriter yöneticilerin iktidarlarını pekiştirirken karşılaştıkları zorluklar,
  • Rıza Şah’ın yönetiminin diktatörlükten keyfi bir idareye tedrici,
  • İki ülkede siyasi partiler ve parti politikalarının durumu,
  • Türkiye ve İran’ın, erkekler için çıkarılan kıyafet kanunlarıyla, Avrupa âdetleri ve kanunlarını benimseme tavırları,
  • Ve dil reformunda Atatürk ve Rıza Şah’ın bireysel çabaları gibi, ilgi çekici konular tartışılıyor.

Künye: Kolektif – Türkiye’de ve İran’da Otoriter Modernleşme, derleyen: Touraj Atabaki ve Erik Jan Zürcher, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, tarih, 262 sayfa

Max Weber – Sosyal Bilimlerin Metodolojisi (2012)

 

Ünlü sosyolog Max Weber’in ‘Sosyal Bilimlerin Metodolojisi’, düşünürün 1903 ile 1917 yılları arasında kaleme aldığı, sosyal bilimlerin teori ve stratejisindeki problemlere odaklanan makalelerini bir araya getiriyor.

Weber burada, sosyoloji ve iktisatta “etik tarafsızlık”ın ne anlama geldiğini ve sosyal bilimde ve sosyal politikada “nesnellik”in ölçütlerini anlatırken, kültür bilimleri mantığının eleştirel bir analizini de yapıyor.

Yazılmalarının üzerinden çokça zaman geçmiş olsa da, buradaki makaleler, Weber’in metodolojik analizini çağdaş sosyal bilimlerin temel meseleleriyle bağlantılandırmasıyla oldukça önemli.

  • Künye: Max Weber – Sosyal Bilimlerin Metodolojisi, çeviren: Vefa Saygın Öğütle, Küre Yayınları, sosyoloji, 222 sayfa

Ayşe Önal – Namus Cinayetleri (2012)

  • NAMUS CİNAYETLERİ, Ayşe Önal, İstanbul Kültür Üniversitesi Yayınları, kadın, 158 sayfa

 

Ayşe Önal ‘Namus Cinayetleri’yle, Türkiye’de kadına yönelik şiddeti konu edinen çalışmalara önemli bir katkıda bulunuyor. Kitabın özgünlüğü, kadına yönelik şiddeti, mağdurların gözüyle değil, birebir faillerin anlatımıyla izlemesi. Cezaevlerinde “namus cinayeti” hükümlüleriyle uzun görüşmeler yapan Önal, okurun tahammülünü ve sinirlerini zorlayan dokuz erkeğin anlatımına yer veriyor. Bu öyküler, annesinin, kardeşinin ya da eşinin gözlerinin içine bakarak “seni öldüreceğim” diyen bir erkeğin ruh dünyasını ve daha da önemlisi bu beyanlar aracılığıyla, ülkedeki kadına dair genel algıyı yansıtmasıyla dikkat çekiyor.

Yücel Demirer – Tören, Simge, Siyaset (2012)

  • TÖREN, SİMGE, SİYASET, Yücel Demirer, Dipnot Yayınları, sosyoloji, 304 sayfa

 

Yücel Demirer ‘Tören, Simge, Siyaset’te, Türkiye’de birbiriyle rekabet halinde kutlanan Newroz ve Nevruz kutlamalarının nasıl bir toplumsal ve siyasal gerçekliğe tekabül ettiğini irdeliyor. Araştırmasının merkezine, özellikle 1990’lardan itibaren keskinleşen Nevruz ve Newroz kutlamalarını yerleştiren Demirer, kültür ve geleneksel kültür alanının nasıl siyasal alana paralel bir mücadelenin odağı haline geldiğini tartışıyor. Yazarın karşılaştırdığı örneklerden ilki, Türkiye Cumhuriyeti’nin tekçi, yalnızca Türklük merkezli kutlamaları, ikincisi de, Kürtler nezdinde kimliğin ifade edilme biçimi olarak Newroz kutlamaları.