Çağla Derya Tağmat – Sosyo-Kültürel Boyutlarıyla İstanbul’da Helenizm (2020)

Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan süreçte İstanbul Rumlarının sosyo-kültürel örgütlenmesi ne gibi dönüşümler geçirdi?

Çağla Derya Tağmat, Tanzimat’tan Mütareke’ye uzanarak bu sorunun yanıtını arıyor.

Bu dönemde hayırseverlik, sosyal yardımlaşma, eğitim ve kültür, spor, sanat, din ve mesleki örgütlenmelerden kadın örgütlenmesine İstanbul Rumlarının sosyo-kültürel örgütlenmelerini çok yönlü bir şekilde işliyor.

Rumların sosyo-kültürel dönüşümünü dönemin değişen şartlarıyla birlikte ele almasıyla dikkat çeken çalışma ve bunun yanı sıra, pek çok Yunanca nizamname ve raporlar barındırmasıyla özellikle büyük önem arz ediyor.

Çağla Derya Tağmat bu çalışmasını, iki yılı bulmuş bir araştırma sonucu hazırladı.

  • Künye: Çağla Derya Tağmat – Sosyo-Kültürel Boyutlarıyla İstanbul’da Helenizm (1839-1922), Libra Kitap, tarih, 328 sayfa, 2020

Karl W. Luckert – Göbekli Tepe (2016)

Bundan 12 bin yıl önce kurulmuş Göbekli Tepe hakkında önemli bilgiler veren ve onu arkeoloji, antropoloji ve dinler tarihi açılarından irdeleyen bir kitap.

Karl Luckert, hem Göbekli Tepe’nin sembolleri ve mimarisini inceliyor hem de avcılıktan evcilleştirmeye, savaştan uygarlığa, Taş çağında kültür ve din üzerine pek çok gözlem sunuyor.

  • Künye: Karl W. Luckert – Göbekli Tepe, çeviren: Leyla Tonguç Basmacı, Alfa Yayınları

Abdullah Aysu – Osmanlı’da Tarım Politikaları (2020)

Osmanlı’da tarım organizasyonu ve tarım politikaları nasıldı?

Üleş sisteminden tımarlı sipahilere, mirî araziden çift bozana, tarımsal vergilerden tarımsal kooperatifçiliğe, sömürülen köylülerden sömüren zalimlere, Osmanlı’da tarım politikaları hakkında arşivlik bir eser.

Osmanlı’nın tarımdaki örgütlenişini sosyal, tarihsel ve siyasi perspektiflerden izleyen Abdullah Aysu, Osmanlı’da başlangıçta toprak düzeninde toprakta şahıs mülkiyetinin bulunmayışını, fakat yükselme dönemiyle birlikte toprakta daha önce olmayan kişisel mülkiyetin oluşmaya başlamasının dinamiklerini çok yönlü bir bakışla izliyor.

Osmanlı’da toprak düzenini analiz ederek kitabına başlayan Aysu, devamında da,

  • On altıncı yüzyıldan on dokuzuncu yüzyıla uzanan süreçte Osmanlı tarımının geçirdiği dönüşümü,
  • Osmanlı’da tarım ticaretini,
  • Osmanlı’nın çöküş sürecindeki iç ve dış borçların tarım üzerindeki etkilerini,
  • Tütün politikalarını,
  • Osmanlı toplumunda sınıfları,
  • Tarımsal vergilerin köylülüğe etkilerini,
  • Tarımsal eğitimi,
  • Nakliye, demiryolları, banka ve sigorta şirketlerinin gelişiminin tarıma etkilerini,
  • Kentlerdeki iaşe sorununun tarıma yansımalarını,
  • Tarımsal kooperatifçiliği,
  • Tarıma dayalı sanayiyi,
  • Ve Osmanlı tarımında devlet (kamu) teşkilatı gibi pek çok önemli konuyu irdeliyor.

Künye: Abdullah Aysu – Osmanlı’da Tarım Politikaları, Yeni İnsan Yayınevi, tarım, 376 sayfa, 2020

Marcel Mazoyer ve Laurence Roudart – Dünya Tarım Tarihi (2016)

Neolitik çağdan günümüzün tarım krizine, tarım tarihini ayrıntılı bir şekilde ele alan bir çalışma.

Kitap, insanlığın çağlar boyu geliştirdiği tarım sistemlerini zaman ve mekân içerisindeki yerine oturtmakta ve bugün yaşanan tarım krizini ve bu krizin genel krizin oluşmasında oynadığı rolü aydınlatmakta.

  • Künye: Marcel Mazoyer ve Laurence Roudart – Dünya Tarım Tarihi, çeviren: Şule Ünsaldı, Epos Yayınları

David Gaunt – Katliamlar, Direniş, Koruyucular (2016)

Birinci Dünya Savaşı’nda Doğu Anadolu’da Müslüman-Hıristiyan ilişkileri konusunda en önemli kaynaklardan biri.

Bilhassa İran ve Hakkâri Nasturileri, Diyarbakır/Mardin vilayeti ve Tur Abidin Süryanilerine odaklanan eser, Süryani topluluklarının daha savaş başlamadan nasıl bir etnik temizliğe kurban gittiğini ortaya koyuyor.

  • Künye: David Gaunt – Katliamlar, Direniş, Koruyucular, çeviren: Ali Çakıroğlu, Belge Yayınları

Cengiz Şişman – Suskunluğun Yükü (2016)

Sabataycı mesihçiliğin, erken modern dönemde şaşırtıcı bir hızla yayılmasını sağlayan dini, toplumsal ve siyasi şartları ortaya koyan önemli bir çalışma.

On yedinci yüzyıl boyunca Sabataycı hareketin yaşadığı iniş çıkışlar, Sabatay Sevi ile Osmanlı otoriteleri arasındaki ilişkiler ve İslam ile Yahudilik arasındaki geliş gidişler, kitabın ilginç konuları arasında.

  • Künye: Cengiz Şişman – Suskunluğun Yükü, Doğan Kitap

Ozan Çavdar – Sivas Katliamı (2020)

2 Temmuz 1993’te, Sivas’ta, Madımak Otel’de, saatlerce süren, ne polisin ne de jandarmanın hiçbir şekilde müdahale ettiği bir kuşatmanın ardından otuz üç insan yobazlar tarafından yakılarak katledildi.

Madımak, kendi başına korkunç bir olaydır, fakat aynı zamanda Çorum, Ortaca, Maraş, Malatya ve Gazi Mahallesi’nde yaşanan katliamlarla benzer hattı takip eder, aynı zihniyetin elinden çıkmadır.

Katliamın gerçekleştiği zaman on yaşında olan Ozan Çavdar’ın bir bellek çalışması olarak okunabilecek bu çalışması ise, Madımak’ın ardında bıraktığı büyük yıkımı çok yönlü şekilde kayda alıyor.

Sivas’ta yakınları öldürülen insanların Madımak’ı nasıl hatırladığını, nasıl anlattığını, nasıl andığını ve bu travmatik anıyla nasıl başa çıktığını inceleyen Çavdar, Sivas’ta yakınları öldürülen kişiler ve ailelerle yapılan derinlemesine görüşmeler çerçevesinde yas ve bellek çalışmaları literatürüne önemli bir katkıda bulunuyor.

Çavdar’ın çalışması, Fransız sosyolog Maurice Halbwachs’ın kolektif bellek kavramsallaştırmasını irdelemesiyle de dikkat çekiyor.

  • Künye: Ozan Çavdar – Sivas Katliamı: Yas ve Bellek, İletişim Yayınları, siyaset, 272 sayfa, 2020

Solomon Volkov – Romanov Hanedanı (2020)

On yedinci yüzyıldan itibaren Rusya’yı derinden etkilemiş Romanov hanedanı üzerine çok önemli bir çalışma.

Solomon Volkov bu eşsiz incelemesinde, Romanovların üç yüz yıllık hanedanı ile Avvakum, Lomonosov, Glinka, Lermontov, Gogol ve Dostoyevski gibi birçok sanatçının iç içe geçtiği tarihini anlatıyor.

Volkov, Rus İmparatorluğunu en büyük sınırlarına ulaştıran Romanov hanedanının, aynı zamanda klasik Rus kültürünün yaratılmasında nasıl temel bir rol oynadığını da gözler önüne seriyor.

Çok iyi bir kültür tarihi olarak okunabilecek kitap, hükümdarların ve “onların” yazarlarının, şairlerinin, bestecilerinin, ressamlarının canlı, parlak portrelerini çiziyor.

  • Künye: Solomon Volkov – Romanov Hanedanı: 1613’ten Devrime Rus Kültür Tarihi, çeviren: Sabri Gürses, Alfa Yayınları, tarih, 368 sayfa, 2020

Barthel Hrouda – Mezopotamya (2016)

Dicle ve Fırat arasında ortaya çıkmış uygarlıkların hikâyesi.

Kitap hem Sümerlerden Akkadlara, Kassitlerden Mitannilere, Assurlulardan Perslere pek çok medeniyetin izini sürüyor hem de bu uygarlıkların ekonomi, bilim ve teknik, dil, yazı, edebiyat, sanat ve din gibi farklı alanlarda ortaya koyduklarını gözler önüne seriyor.

  • Künye: Barthel Hrouda – Mezopotamya, çeviren: Zehra Aksu Yılmazer, Alfa Yayınları

Eray Yılmaz – Türkçe Çocuk Gazetelerinde Osmanlı Kimliği (2020)

Geç Osmanlı döneminde, bilhassa Tanzimat’ın da etkisiyle Osmanlı iktidarı, Müslüman ve gayrimüslim tüm unsurları ortak bir vatan paydasında, yani Osmanlı kimliğinde buluşturmayı amaçlıyordu.

Bunun önemli araçlarından biri de çocuk gazeteleriydi.

İşte Eray Yılmaz’ın bu değerli çalışması, 1869-1908 tarihleri arasında yayınlanmış Türkçe çocuk gazetelerinde Osmanlı kimliğinin nasıl işlendiğini çok yönlü bir bakışla izliyor.

Kitabın en önemli katkılarından biri de, bunu dönemin siyasal tartışmaları, gelişmeleri ve önerileriyle birlikte araştırıp tartışması.

Yazar burada, Türkçe çocuk gazetelerinin hangi ihtiyaçla ortaya çıktığını, bu gazetelerin yayıncıları ve yazarlarının kimler olduğunu, devletle ilişkilerinin ne düzeyde gerçekleştiğini, okurlarının kimler olduğunu, imparatorluğun hangi şehirlerinde takip edildiklerini, gazetelerin kimlik tartışmalarına nasıl katıldığını, Osmanlı kimliğinin unsurları olarak ifade edilen ahlâk, ilim, dil, tarih ve coğrafya anlayışını nasıl ifade ettiklerini ve bütün bu temalar ile gelenek ve modernleşme arasında nasıl bir ilişki kurduklarını kapsamlı bir şekilde irdeliyor.

  • Künye: Eray Yılmaz – Türkçe Çocuk Gazetelerinde Osmanlı Kimliği (1869-1908): Ahlâk, İlim, Dil, Tarih ve Coğrafya, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, tarih, 350 sayfa, 2020