David Stuttard – Antik Yunan Tarihi (2016)

Antik Yunan medeniyetinin 600 yıllık macerasını, dönemin öne çıkan isimlerinin hayat hikâyeleri bağlamında izleyen bir çalışma.

Perikles’ten Büyük İskender’e, Empedokles’ten Platon’a, Sokrates’ten Heredotos’a 50 ismin hayatının izini süren kitap, Antik Yunan tarihine yakından bakmak açısından kaçırılmayacak bir fırsat.

  • Künye: David Stuttard – Antik Yunan Tarihi, çeviren: Erdem Gökyaran, Yapı Kredi Yayınları

Simon Jenkins – İngiltere’nin Kısa Tarihi (2020)

İngiltere tarihi, zaferleri ve felaketleriyle istikrarlı bir şekilde, dünya üzerindeki ülkelerin tarihlerinin en maceralılarındandır.

Simon Jenkins’in bu güzel çalışması da, İngiltere’nin doğuşundan Fatih William’a, Magna Carta’dan Yüz Yıl Savaşları’na, Güller Savaşı’ndan Tudor hanedanına, Reformasyon çağından Edwardlar dönemine, Thatcherizm’den bugüne, İngiltere’nin dört dörtlük bir tarihini sunuyor.

Kitap, tarihin muhtemelen en şatafatlı geçmişine sahip bir ulusun kökenlerine inmek için çok iyi fırsat.

  • Künye: Simon Jenkins – İngiltere’nin Kısa Tarihi, çeviren: Uygur Kocabaşoğlu, İletişim Yayınları, tarih, 360 sayfa, 2020

Ekrem Buğra Ekinci – Osmanlı’ya Kalan Miras (2016)

Osmanlı nasıl bir kültürel, teknolojik, bilimsel ve dini mirasın ürünüydü?

Bu sorunun yanıtını arayan Ekrem Buğra Ekinci’nin çalışmasında öne çıkan tezlerden biri Osmanlı’ya matbaanın düşünüldüğünden önce geldiği, diğeri de Müslümanların ilimde geri kalmadıkları ve Osmanlı’da okur-yazar oranının da düşünüldüğünden daha fazla olduğu şeklinde özetlenebilir.

  • Künye: Ekrem Buğra Ekinci – Osmanlı’ya Kalan Miras, Timaş Yayınları

Minna Silver, Gabriele Fangi ve Ahmet Denker – Çölün Gelini Palmira (2020)

Görkemli Palmira harabeleri, IŞİD’in bölgeyi işgalinden sonra dünyanın gündemine oturdu.

Bu korkunç çete, antik kalıntıları ve restore edilmiş yapıları dinamitleyerek yerle bir etti, o da yetmedi heykelleri çekiçlerle parçaladı, mumyaları acımasızca imha etti.

İşte bu enfes çalışma, bu yok edilen mirası yeniden canlandırıyor.

Kitap, Palmira’nın tarihsel serüvenini kapsamlı bir şekilde izliyor ve buna ek olarak modern teknoloji ve görüntüleme yöntemlerine başvurarak Palmira kentine havadan ve uzaydan ne şekilde yaklaşabileceğimizi saptıyor.

Minna Silver, Gabriele Fangi ve Ahmet Denker’in muazzam çabasıyla ortaya çıkan kitap, eski haritalar, çizimler, tablolar, fotoğraflar ve dijital görüntülerden yararlanarak bu eşsiz kültür mirasını kayıt altına alıyor.

Suriye’nin orta yerinde, etrafı çöl kumlarıyla çevrili yeşil bir vahada yer alan antik Palmira kentinin kültür mirasını daha iyi anlamamıza yardımcı olacak ve hatıraları koruyacak pek çok görsel burada.

  • Künye: Minna Silver, Gabriele Fangi ve Ahmet Denker – Çölün Gelini Palmira: Görüntüleri, Kalıntıları ve Kültürel Hatırasıyla, çeviren: Yasemin Alptekin, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, mimari, 300 sayfa, 2020

Paul Veyne – Yunanlar Kendi Mitlerine İnanmışlar mıydı? (2016)

Yunan mitolojisinde ayrıntılı bir yolculuğa çıkarken inançların toplumsal çeşitliliği ve bilginin toplumsal dağılımı konularında aklımıza takılanlara yanıt veren nitelikli bir kitap.

Çalışma, mitlerin doğasını ve onların kabul edilişinin ardındaki toplumsal ve tarihsel dinamikleri ortaya koymasıyla önemli.

  • Künye: Paul Veyne – Yunanlar Kendi Mitlerine İnanmışlar mıydı?, çeviren: Mehmet Alkan, Alfa Yayınları

Arzu Öztürkmen – Rakstan Oyuna (2016)

Osmanlı’dan Cumhuriyet’e dans icralarını tarihsel bir perspektifle inceleyen önemli bir çalışma.

On altıncı ve on yedinci yüzyıl Osmanlı şenliklerinden Jön Türk döneminde modernleşmeye duyulan ilgiye, halk oyunlarının Cumhuriyet döneminde geçirdiği evrimden dansın Türkiye eğlence anlayışına etkilerine pek çok konu, bu ilgi çekici kitapta.

  • Künye: Arzu Öztürkmen – Rakstan Oyuna, Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi

Michael A. Reynolds – İmparatorlukların Çöküşü (2016)

1908-1918 yıllarını kapsayan Osmanlı Rus çatışmasına dair önemli bir inceleme.

İki imparatorluğun yıkılışını, milliyetçiliklerin çatışmasından ziyade jeopolitik rekabet bağlamında irdeleyen Michael Reynolds, bu yıkılışın başta Ortadoğu olmak üzere Türkiye, Arap ülkeleri ve Kafkasya’da yarattığı sonuçları araştırıyor.

  • Künye: Michael A. Reynolds – İmparatorlukların Çöküşü, çeviren: Yücel Aşıkoğlu, İş Kültür Yayınları

Kolektif – Lukka’dan Likya’ya (2016)

Yerli ve yabancı birçok bilim insanının katkıda bulunduğu, Anadolu’nun kadim kültürel miraslarından Likya uygarlığı hakkında bir başucu kitabı.

Likya dili ve yazısından Likya kentlerine, Likya kaya mezarlarından Likya uygarlığında sanat ve mimariye pek çok önemli konu, bu çalışmada.

Kitap Türkçe ve İngilizce yayımlanmış.

  • Künye: Kolektif – Lukka’dan Likya’ya, editör: Havva İşkan ve Erkan Dündar, Yapı Kredi Yayınları

Talha Uğurluel – Osmanlı’nın Ustalık Eseri Edirne (2016)

Yüzyıllardan beridir Anadolu’yu Avrupa’ya bağlayan Edirne’nin tarihi ve bugünü hakkında sağlam bir kaynak.

Kitabı benzerlerinden ayıran husus, aynı zamanda bir gezi rehberi olarak tasarlanması.

Talha Uğurluel, okurlarını bu kadim şehrin camileri, sarayları, kasırları, köprüleri, hamamları ve türbelerini kapsayan keyifli bir yolculuğa çıkarıyor.

  • Künye: Talha Uğurluel – Osmanlı’nın Ustalık Eseri Edirne, Timaş Yayınları

Ayhan Aktar – Ermeni Evine Figan Kuruldu (2020)

 

“İşte yıkdırdılar barakamızı

Dingleyen olmadı efğanımızı

Bulamaz iken ekmegimizi

Bir daha kırdılar dallarımızı.”

‘Ermeni Evine Figan Kuruldu’, 1915’te Ermenilerin yaşadıklarını şu ana kadar üzerinde hiç çalışılmamış bir pencereden ele alıyor.

Ayhan Aktar, Anadolu Ermenilerinin yaşadığı tehcir, sürgün, toplu şiddet ve kitlesel katliamların etkilerini, halk sanatçıları tarafından söylenmiş destanlarda izliyor.

Kitapta, soykırımdan sağ kalan ve Halep yöresinde hayata tutunan âşıkların Ermeni harfleriyle Türkçe olarak basılmış destanları yer alıyor.

Bu destanların asıl önemi, hem yazarlarının 1915 ve sonrasında birey olarak deneyimlerini, hem de farklı yönleriyle soykırım-sonrası yaşantının temel meselelerini ortaya koymaları.

Destanlar bir anlamda sağ kalanların hikâyesini, uğradıkları ayrımcılığı, tehcir sonrasında yeni bir hayat kurmaya çalışırlarken neler yaşadıklarını anlatırken, bir yandan da onların başlarına gelenleri hangi ruh halleriyle karşıladıklarını, dünyayı ve çevrelerinde olan bitenleri nasıl algıladıklarını gösteriyor.

Kitapta yer alan bazı destanlar ölümcül tehcir yürüyüşünü, bazıları Antep, Urfa, Maraş gibi şehirlerde daha sonra yaşanan çatışmaları anlatırken, kimileri de Ermenilere yeni bir yurt olan Halep’teki yaşamın zorluklarını ya da modernleşen hayatla birlikte gelen moda ve dans gibi “acayiplikler” etrafında yaşanan toplumsal gerilimleri ele alıyor.

Aktar, tüm bu malzemeyi ve ilgili arka planı usta işi bir tarihçilikle bir mücevher gibi işleyerek sunuyor.

  • Künye: Ayhan Aktar – Ermeni Evine Figan Kuruldu: 1915 Destanları ve Halep, Aras Yayıncılık, tarih, 264 sayfa, 2020