Corrado Alvaro – Türkiye’ye Yolculuk (2010)

‘Türkiye’ye Yolculuk’, İtalyan gazeteci, yazar ve şair Corrado Alvaro’nun 1931 yılında Türkiye’ye yapmış olduğu yolculuğun izlenimlerinden oluşuyor.

Atatürk’ün modernleşme çalışmalarının ilk ürünlerinin alındığı dönemde Türkiye’yi ziyaret eden Alvaro, ülkenin geçmişten bugüne gelirken yaşadığı dönüşümü ayrıntılı bir bakışla kaleme getiriyor.

Atatürk devrimlerinin savunuculuğunu yapan Alvaro, bu devrimlerin eskinin “teokratik derebeylik” sistemine karşı yapıldığını belirtiyor.

Yazar buradan hareketle, Atatürk’ün, Türk toplumunun özüne yaraşır “yeni insan”ın yaratılması konusundaki öncü rolünün görmezden gelinmemesi gerektiğini belirtiyor.

  • Künye: Corrado Alvaro – Türkiye’ye Yolculuk, çeviren: Necdet Adabağ, Literatür Yayıncılık, gezi, 107 sayfa

Nevcihan Özbilge – Çekirgeler, Kürtler ve Devlet (2020)

Erken Cumhuriyet döneminde devletin Kürtlere yaklaşımı sorunluydu.

Örneğin Kürtler bu dönemde sıklıkla bir “problem” olarak algılandığından Kürtlere dair yapılan akademik çalışmalar da çoğunlukla ulus-devlet inşası ve milliyetçilik tartışmaları çerçevesinde şekillendi.

İşin daha da ilginci bu sorun, sınır aşırı bir başka “problem” olan çekirge salgınlarıyla paralellik arz eden söylemsel bir çerçevede kodlanıyordu.

İşte Nevcihan Özbilge’nin bu özgün çalışması, ulus devletin her iki “problem”iyle de benzer stratejilerle mücadele ettiğini gözler önüne seriyor.

Başka bir deyişle Özbilge, devletin çekirgelerle ve Kürtlerle mücadelesindeki paralel söylemini eleştirel bir bakışla ele alıyor.

Konu ve döneme ilgi duyanların beğenerek ve aydınlanarak okuyacakları bir çalışma.

  • Künye: Nevcihan Özbilge – Çekirgeler, Kürtler ve Devlet: Erken Cumhuriyet Dönemine Yeniden Bakmak, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, tarih, 180 sayfa, 2020

Charles Tilly – Zor, Sermaye ve Avrupa Devletlerinin Oluşumu (2020)

Merkezi iktidarın, devlet kurumlarının ve orduların tarihi, sermaye ve kapitalizmin örgütlenişi ve gelişiminden bağımsız değildir.

Charles Tilly de, şimdi ikinci baskısını yapan elimizdeki çalışmasında bu ilişkiyi, bin yıllık Avrupa tarihinin geçirdiği evreleri merkeze alarak inceliyor.

Kitabına, dünya tarihinde şehirler ve devletlerin oluşumunu irdeleyerek başlayan Tilly, devamında da,

  • Avrupa şehirleri ve devletlerinin oluşumunu,
  • Devletlerin savaşı biçimlendirmesini,
  • Devletlerin zoru denetlemesinin dinamiklerini,
  • Devletlerin yurttaşlarla ilişkisinin gelişimini,
  • Fransız Devrimi’yle birlikte dolaylı yönetimden doğrudan yönetime geçişi,
  • Ulusal devletlerin soyağacını,
  • Ve Avrupa devletler sisteminin oluşumunu ayrıntılı bir perspektifle açıklıyor.

Bütün kapsamı ve derinliğiyle modern Avrupa’nın ortaya çıkışını anlatan çalışma, bir yandan da dünya sistemi, savaş ve üçüncü dünya devletlerindeki askeri darbeler gibi, daha geniş ölçekli olgulara da ışık tutuyor.

  • Künye: Charles Tilly – Zor, Sermaye ve Avrupa Devletlerinin Oluşumu, çeviren: Kudret Emiroğlu, İmge Kitabevi, tarih, 445 sayfa, 2020

Kolektif – İmparatorluğun Öteki Yüzleri (2020)

Çok güzel bir mikro-tarih çalışması olan ‘İmparatorluğun Öteki Yüzleri’, Osmanlı İmparatorluğu’nda sıradan insanın dünyasına iniyor.

Alanında uzman pek çok ismin katkıda bulunduğu ve yüzyıllarca önceki mahkeme kayıtlarında yapılan derinlikli incelemelere dayanan kitapta,

  • Kostaklanma biçimi olarak at sahipliği,
  • Dokuz canlı Deli Şaban’ın intihar teşebbüsleri,
  • Bursa’da köylülerin adeta baş belası haline gelen Divane Hamza ile imtihanı,
  • Yüzyıl Konya’sında kocalarını öldürtüp evinin zeminine gömen Mâryem Hanım,
  • yüzyılda tüm fertleri hırsızlık yapan bir ailenin düşündürdükleri,
  • Köle Selim’in mağduriyeti,
  • Osmanlı tebaasının bürokrasiyle sınavı,
  • Korsanlara esir düşen Üsküplü Alaeddin’in başından geçenler,
  • Osmanlı klasik dönem Rum cemaatinde seçme ve seçilme pratiği,
  • Şii Nureddin ve İbrahim’in sürgünden dönüş mücadelesi,
  • Bir okul kırma hadisesinin merkez-taşra ilişkileri üzerinden Osmanlı maarifi hakkında düşündürdükleri,
  • Ve şaibeli bir simsarın maceraları gibi ilgi çekici konular yer alıyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Suraiya Faroqhi, Nurcan Abacı, Zeynep Dörtok Abacı, Fırat Yaşa, Cemal Çetin, Saadet Maydaer, Emine Dingeç, Zübeyde Güneş Yağcı, Yasemin Beyazıt, Filiz Yaşar, Özlem Başarır, Faruk Yaslıçimen, İsmail Yaşayanlar ve Buket Kalaycı.

  • Künye: Kolektif – İmparatorluğun Öteki Yüzleri: Toplumsal Hiyerarşi ve Düzen Karşısında Sıradan Hayatlar, derleyen: Fırat Yaşa, Koç Üniversitesi Yayınları, tarih, 320 sayfa, 2020

Mustafa Balcı – Selanik Düştü (2010)

 

Mustafa Balcı ‘Selanik Düştü’de, Balkan Harbi’nde Selanik’in kaybediliş öyküsünü ve Hasan Tahsin Paşa’nın savunmasını anlatıyor.

Kitapta ayrıca, Selanik’teki Sekizinci kolordunun kumandanı olan Hasan Tahsin Paşa’nın hatıratı ‘İzhâr-ı Hakikat’ de yayımlanıyor.

Paşa burada, savaşın öncesi ve başlangıcını, gelişme ve bitiş safhalarını ayrıntılı bir şekilde anlatıyor.

Selanik’in kaybedilişinin sorumlusu olarak görülen Hasan Tahsin Paşa’nın, kendini savunmak için birtakım resmi yazışmaların suretlerini de sunması, hatıratı önemli bir tarihi kaynak haline getiriyor.

Kitabına, 20. yüzyıl başında Selanik’in toplumsal yapısını ve savaş öncesindeki durumunu anlatmakla başlayan Balcı, devamında, Selanik’te bulunan Osmanlı askeri gücünü, savaş esnasında yaşanan gelişmeleri ve savaşın kaybedilmesinin nedenlerini irdeliyor.

  • Künye: Mustafa Balcı – Selanik Düştü, Kesit Yayınları, tarih, 286 sayfa

Andrew Nikiforuk – Mahşerin Dördüncü Atlısı (2018)

Bu aralar bütün dünyayı etkisi altına almış Corona virüsünü daha iyi anlamak konusunda bu kitap birebir.

Andrew Nikiforuk, vebadan frengiye, tüberkülozdan gribe, tifüsten AIDS ve Ebola’ya uzanarak salgın hastalıkların tarihsel macerasını kapsamlı bir bakışla anlatıyor.

Nikiforuk, insanın çevreyle kurduğu yanlış ilişkinin, onun hem sağlığını hem de geleceğini nasıl büyük bir tehlikeye attığını gözler önüne seriyor.

Kitapta,

  • Amerika’nın sömürgeleştirildiği dönemde o zamana değin Yeni Dünya’da bilinmeyen çiçek hastalığının, kıtanın yerlileri olan Kızılderilileri nasıl kırdığı,
  • Feodalizmin sonunun gelişi ve kapitalizmin ortaya çıkışıyla veba arasındaki ilişki,
  • Köle ticaretinin gelişiminde sıtmanın rolünün ne olduğu,
  • Frenginin seksi nasıl tehdide dönüştürdüğü ve peruğun ortaya çıkışına nasıl etki ettiği,
  • Salgın hastalıkların önlenmesi için üretilen antibiyotiklerin mikroorganizmaların direnç geliştirmeleri nedeniyle etkinliklerinin azalması,
  • Antibiyotiklerin insanlar tarafından gereksiz nedenlerle tüketilmesinin neden olduğu büyük tehlikeler,
  • Bakteri direncinin nasıl oluştuğu,
  • Ve bunun gibi pek çok ilgi çekici konu ele alınıyor.

Nikiforuk’un dikkat çeken tezler de barındıran eseri, okurunu mikroorganizmalar, antibiyotikler ve salgın hastalıklar üzerine yeniden düşünmeye davet ediyor.

  • Künye: Andrew Nikiforuk – Mahşerin Dördüncü Atlısı: Salgın ve Bulaşıcı Hastalıklar Tarihi, çeviren: Selahattin Erkanlı, İletişim Yayınları, tarih, 286 sayfa, 2018

Oğuz Akay – Bu Sofrada Ben Varım (2010)

Oğuz Akay ‘Bu Sofrada Ben Varım’da, Atatürk’ün sofra geleneğini, sofrada yaşanan anılar ekseninde anlatıyor.

Atatürk’ün bu sofraları, bazıları tarafından bir eğlence, bir rakı sofrası olarak tanımlanmıştı.

Akay ise, Salih Bozok, Celal Bayar, Falih Rıfkı Atay ve Yakup Kadri Karaosmanoğlu gibi, bizzat o sofrada bulunmuş isimlerin anlatımlarına dayanarak bu teze karşı çıkıyor.

“Bu sofra, bir yeme, içme ve eğlence sofrası değil; bir iradenin ve bir devrimin sofrası idi.” diyen Akay, 1899-1938 yılları arasında kırk yıl boyunca sürmüş sofranın hikâyesini sunuyor.

Kapsamlı bir çalışmanın ürünü olan kitap, Atatürk’e yakın birçok ismin gözlem, değerlendirme ve anılarını bir araya getiriyor; Atatürk’te sofra geleneğinin nasıl oluşup yerleştiğini, sofrada nasıl eğlenildiğini ve burada konuşulan, tartışılan konuları araştırıyor.

  • Künye: Oğuz Akay – Bu Sofrada Ben Varım, Alfa Yayınları, tarih, 716 sayfa

İsmail Hakkı Uzunçarşılı – Osmanlı Tarihinden Portreler (2010)

‘Osmanlı Tarihinden Portreler’, önemli tarihçilerden İsmail Hakkı Uzunçarşılı’nın seçme makalelerinin ilk cildi.

Uzunçarşılı bu makalelerinde, Osmanlı’nın sanat, siyaset, bilim ve kültür dünyasından seçilmiş on altı kişinin portresini veriyor.

Hacı İvaz Paşa, Çandarlı Kara Halil Hayreddin Paşa, Tosyalı Celâlzâde Mustafa Çelebi, Abdülbâki Ârif Efendi, Sadrazâm Halil Hamid Paşa, Hakkı Mehmed Paşa, Cezayirli Gazi Hasan Paşa, Tosyalı Ebubekir Ratib Efendi, Kadı Abdurrahman Paşa ve Halil Edhem Eldem, Uzunçarşılı’nın sunumuyla karşımıza çıkan isimlerden bazıları.

Burada yer alan kişilerin nitelikli tasvir edilişi de, kitabı ilgi çekici kılıyor diyebiliriz.

Yazar, başarılarıyla belli yerlere gelmiş bu kişilerin hayatını anlatırken, onları iyi ve kötü yönleriyle, yani birer insan olarak ele almayı da ihmal etmiyor.

  • Künye: İsmail Hakkı Uzunçarşılı – Osmanlı Tarihinden Portreler, Yapı Kredi Yayınları, tarih, 611 sayfa

Aslı Niyazioğlu – 17. Yüzyıl İstanbul’unda Rüyalar ve Hayatlar (2020)

Nev’îzâde Atâyî’nin ‘Hadâ’ikü’l-Hakâ’ik’ (Hakikat Bahçeleri) adlı eseri,17. yüzyılda kaleme alınmış en kapsamlı biyografi çalışmalarından biri.

Atâyî’nin eserini sıra dışı kılan asıl husus, yalnızca bini aşkın kişinin özgeçmişini kayda geçirmesi ve haklarında ilginç hikâyeler anlatması değil.

Kitabı, özellikle de elimizdeki çalışma bağlamında ayrıca ilgi çekici kılan özelliği, ulema ve mutasavvıf çevrelerinin paylaştıkları rüyalara da yer vermesi.

İşte, erken modern Osmanlı kültür tarihçisi Aslı Niyazioğlu, Atâyî’nin bu eserini derinlemesine inceleyerek rüyaların penceresinden Osmanlı entelektüel hayatına bakıyor.

Atâyî’nin eserini bir “yaşam anlatısı” olarak ele alan Niyazioğlu, bu kitaptaki rüyalar ve hikâyelerden yola çıkarak o dönemde yaşayanlarla ölülerin dünyaları arasındaki ilişkiler ağını irdeliyor.

  • Künye: Aslı Niyazioğlu – 17. Yüzyıl İstanbul’unda Rüyalar ve Hayatlar, Doğan Kitap, tarih, 193 sayfa, 2020

Tufan Gündüz – Son Kızılbaş: Şah İsmail (2010)

Tufan Gündüz ‘Son Kızılbaş’ta, İran hükümdarı Şah İsmail’i Kızılbaşlık hareketi ekseninde ele alıyor.

Gündüz’ün temel tezi, Safevî Devleti’nin kuruluşunda Türk olmayan İranlıların, yani Taciklerin ön plana çıkarıldığı, oysa devleti kuran gücün bütünüyle Kızılbaş Türkmenlerden oluştuğu şeklinde özetlenebilir.

Şah İsmail kadar, Şeyh Cüneyd ve Şeyh Haydar gibi figürlerin ortaya çıkışının, başlı başına bir Kızılbaş hareketi olduğunu savunan Gündüz, Şah İsmail’in İran’a hâkim olduktan sonra İmamiye Şiası’nı resmî mezhep yaptığını, böylece Kızılbaşlığın hızlı bir şekilde evrilerek Şiiliğe dönüştüğünü, bu yönüyle Şah İsmail’in son Kızılbaş olduğunu belirtiyor.

  • Künye: Tufan Gündüz – Son Kızılbaş: Şah İsmail, Yeditepe Yayınları, inceleme, 175 sayfa