Kolektif – Dünya Tarihi (2009)

Birçok yazarın katkıda bulunduğu ve sadece tarihçilere değil herkese hitap etmeyi amaçlayan ‘Dünya Tarihi’, uygarlığın doğuşundan günümüze, tarihin en önemli olaylarını ve kişiliklerini anlatıyor.

Başvuru kitabı niteliğindeki eser özellikle, sade ve kolay anlaşılabilir anlatımı ve zengin görselliğiyle dikkat çekiyor.

Kitap, tarihöncesinden başlayarak, ilk imparatorlukları, antik dünyayı, ortaçağı, erken modern çağı, modern tarihi, dünya savaşlarını, savaş arası dönemi ve günümüz tarihini anlatıyor.

Kitabın ayrıca, zaman çizelgeleri ve barındırdığı çok sayıda resimle, okura keyifli bir okuma sunduğunu da belirtelim.

  • Künye: Kolektif – Dünya Tarihi, yayına hazırlayan: Emre Ergüven, çeviren: Aysun Yavuz, NTV Yayınları, tarih, 544 sayfa

Kolektif – Birinci Dünya Savaşı’nda Cihat ve İslam (2019)

Bu kitap, Osmanlı Sultanı V. Mehmed Reeşad’ın Kasım 1914’te ilan ettiği cihatla ilgili çok sayıda makale barındırıyor.

Cihadın ilan edilişinden bir süre sonra, Christiaan Snouck Hugronje’nin kaleme aldığı “Almanya’da Üretilmiş Kutsal Savaş” başlıklı makalesi, Avrupa’da ateşli tartışmalara konu oldu.

Hugronje, manifesto niteliği taşıyan bu makalesinde, zehir zemberek bir dille Almanları, Osmanlıların cihat ilan etmesinin arkasındaki esas sorumlular olarak suçluyordu.

Hugronje’ye göre cihat çağrısı, kişisel inançlarını yasal devlet ve seküler toplumun gerekleriyle uzlaştırarak Müslüman halkları modern dünyaya taşıma girişimlerine karşı, esas olarak Ortaçağ’a özgü bu kavramı canlandırmak son derece sorumsuz bir tehditti.

İşte bu kitaptaki makaleler, bizzat Hugronje’nin makalesini merkeze alarak iddia edildiği gibi cihadın Alman icadı olup olmadığını tartıştığı gibi, cihat olgusunun İslamiyet’teki ve Osmanlı siyasetindeki yerini kapsamlı bir bakışla irdeliyor.

Kitapta tartışılan kimi konular şöyle:

  • Cihadın Osmanlı’daki yeri,
  • Alman İmparatorluğu’nun Yakındoğu ve Ortadoğu’daki propaganda faaliyetlerinde siyasal İslam’ı kullanması,
  • Osmanlı cihadının yurtiçi boyutları,
  • Birinci Dünya Savaşı dönemi Türk edebiyatında cihat, İslam ve milliyetçiliğin yansımaları,
  • yüzyıl başında Osmanlı Müslüman kadınları ve savaş,
  • Bir propaganda veya bir mimari cihat örneği olarak Wünsdorf “Halbmondlager” camisi,
  • Birinci Dünya Savaşı’nda Cemal Paşa’nın Şam’da İslam mimarisini restorasyonu,
  • Birinci Dünya Savaşı’nda Şerif Hüseyin Paşa propagandası…

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Erik Jan Zürcher, Léon Buskens, Mustafa Aksakal, Tilman Lüdke, Mehmet Beşikçi, Erol Köroğlu, Nicole van Os, Martin Gussone, Hans Theunissen, Joshua Teitelbaum, Umar Ryad ve Ahmed K. al-Rawi.

  • Künye: Kolektif – Birinci Dünya Savaşı’nda Cihat ve İslam, derleyen: Erik Jan Zürcher, çeviren: Ayşen Gür, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, tarih, 318 sayfa, 2019

Lewis Grassic Gibbon – Spartaküs (2009)

İskoç yazar Lewis Grassic Gibbon ‘Spartaküs’te, İ.Ö. 73’te gladyatör Spartaküs önderliğindeki köle ayaklanmasını anlatıyor.

Roman, gladyatörken Roma ordusundan kaçan ve ardından yakalanıp köle olarak satılan Spartaküs’ün, kendisi gibi kölelerle, egemenlere karşı verdiği savaşın hikâyesini sunuyor.

Zengin bir tarihi arka plan eşliğinde kurgusunu kaleme alan Gibbon, Spartaküs’ün kendisiyle birlikte Roma ordusundan kaçan arkadaşlarıyla savaşma kararı alışının; amansız bir çatışma sonucu Publies Varinus’u yenişinin; tüm başarılarına rağmen Marcus Crassus tarafından yenilgiye uğratılmalarının ve kölelerin acımasız bir şekilde çarmıha gerilişinin hikâyesini anlatıyor.

  • Künye: Lewis Grassic Gibbon – Spartaküs, çeviren: Sermet Yalçın, Yordam Kitap, roman, 288 sayfa

Celal Şengör – Hasan Ali Yücel ve Türk Aydınlanması (2015)

Hasan Ali Yücel’in, 1938-1946 arasını kapsayan Milli Eğitim Bakanlığı süresince yaptığı çalışmaların hangi bilim felsefesine dayandığını ve bunların Türkiye aydınlanmasındaki rolünü irdeleyen bir eser.

Atatürk’ün başlattığı eğitim reformları ile onları destekleyen milletvekili, Milli Eğitim Bakanı, Tercüme Bürosu ve Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları’nın kurucusu, Köy Enstitüleri’nin fikir babası, tarihçi, musikişinas, edebiyatçı, eğitimci ve gazeteci Yücel’in düşünce dünyasına daha yakından bakmak isteyenlere.

  • Künye: A. M. Celal Şengör – Hasan Ali Yücel ve Türk Aydınlanması, İş Kültür Yayınları, inceleme, 192 sayfa, 2015

Tzvetan Todorov – Aydınlanma Zihniyeti (2019)

❝Sorumluluk sahibi varlıklar olarak davranmak için yalnızca söylemimizi değil eylemlerimizi de temellendirecek kavramsal bir çerçeveye ihtiyacımız var. Böyle bir çerçeve arayışıyla yola koyulduğumda bir düşünce ve duyarlılık akımına, Aydınlanma’nın hümanist tarafına vardım.❞

Tzvedan Todorov bu kısa ama etkileyici kitabında, Aydınlanma’yı müşterek yaşamımızı üzerine inşa edeceğimiz entelektüel ve ahlaki bir temel olarak inceliyor.

Aydınlanma ile birlikte, tarihte ilk kez insanlar, yazgılarını kendi ellerine almaya ve eylemlerinin nihai amacını insanlığın esenliği olarak belirlemeye karar verdiler.

Todorov da, Aydınlanma projesinin temelinde özerklik, eylemlerimizin insani amacı ve evrensellik olduğunu belirterek kitabının ilk bölümünde bu kavramları ortaya çıkaran tarihsel sürecin analizini yapıyor.

Aydınlanma düşüncesine yönelik eleştirilerle çalışmasına devam eden Todorov, ardından da Aydınlanma düşüncesinin laik veya seküler bir toplumun ortaya çıkışına nasıl katkıda bulunduğunu tartışıyor.

Kitabın bir diğer önemli yönü ise, Aydınlanma düşünürlerinin bugünün sorunlarının daha iyi kavranmasına ne gibi katkılarının olabileceğini incelemesi.

Böylece Todorov, bakışını içinde yaşadığımız çağdan ayırmadan, geçmiş ile şimdi arasında sürekli bir ileri-geri hareket içinde Aydınlanma düşüncesinin ana hatlarını ortaya çıkarıyor.

  • Künye: Tzvetan Todorov – Aydınlanma Zihniyeti, çeviren: Ahmet Nüvit Bingöl, Bgst Yayınları, inceleme, 112 sayfa, 2019

Nadir Özbek – İmparatorluğun Bedeli (2015)

Osmanlı’nın 1839-1908 arasındaki vergi, siyaset ve toplumsal adalet örgütlenmesini zengin ayrıntılarla ortaya koyan sağlam bir eser.

Kitabın özgünlüğü, Osmanlı’nın reformlar çağı olarak kabul edilen 19. yüzyılda, merkezi hazineye giren vergi gelirlerinin artmasının, hayli ağır toplumsal ve siyasal bedelini ve aslında bu bedeli tam olarak kimlere ödetildiğini gözler önüne sermesi.

Nadir Özbek çalışmasında ayrıca, 19. yüzyıl Osmanlı yöneticilerinin, hazine gelirlerini artırmak için tebaa ile hazine arasındaki aracı kurumlar olan mültezim ve maliye memurunu kaldırmaya çalıştığını ve bunun hangi sebeplerle başarılamadığını da ortaya koyuyor.

‘İmparatorluğun Bedeli’, aynı zamanda son dönem Osmanlı İmparatorluğu’nda vergi tahsilatı üzerine yapılan yasal düzenlemeleri ve nizamnameleri ele alarak bu alana çok önemli bir katkıda bulunuyor.

  • Künye: Nadir Özbek – İmparatorluğun Bedeli, Boğaziçi Üniversitesi Yayınları, tarih, 308 sayfa, 2015

Hasan Kendirci – Meclis-i Mebusan’dan Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (2009)

Türkiye tarihine ilişkin incelemelerde, Meşrutiyet ile Cumhuriyet dönemleri arasındaki süreklilik ve kesintinin boyutları, canlılığını koruyan tartışmalardan.

İşte Hasan Kendirci elimizdeki kitabında, iki dönemin parlamentoları arasındaki benzerlik ve süreklilikleri inceliyor.

Kendirci, akademik bir yaklaşımla, Meşrutiyet ve Cumhuriyet dönemlerinin parlamento yaşamları arasındaki benzerliklerin ve Osmanlı Meclis-i Mebusan’dan (OMM) Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) kişi sürekliliklerini ele alıyor.

Hem OMM’de hem de TBMM’de mebusluk yapmış kişileri, sürekliliklerini sağlayan siyasi ve toplumsal koşullarla birlikte inceleyen Kendirci, OMM kökenli mebusların TBMM’de 1960’a kadar süreklilik gösterdiğini ortaya koyuyor.

Çalışma, Osmanlı’dan Türkiye’ye uzanan süreçte siyasi elitlerin yapısını irdelemesiyle dikkat çekiyor.

  • Künye: Hasan Kendirci – Meclis-i Mebusan’dan Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne: Kopuş ve Süreklilikler, Kitap Yayınevi, tarih, 219 sayfa

Muhammed b. El-Kerim – Kitâbü’t – Tabih (2009)

‘Kitâbü’t-Tabih’, Abbasi Bağdat’ından yemekler ve tatlılar sunuyor.

Ortaçağda Arapça yazılmış yemek kitaplarından biri olan ve Abbasi mutfağından tarifler içeren kitabı, Muhammed b. El-Kerim, Moğol istilasından kısa bir süre önce derleyip kaleme almış.

On üçüncü yüzyılın ilk yarısında Abbasi mutfağı konusunda önemli bilgiler içeren bu kaynak, ekşi yemekleri, basit yemekleri, kalyeleri, kızartılarak yapılan yemekleri, herise çeşitlerini, etli yemekleri, dövülmüş tahıl yemeklerini, tavaları, soğuk yemekleri, yumurtalı yemekleri, balık yemeklerini, turşuları, mezeleri, çeşnileri, meyve ve sebze tatlılarını, helvaları, kadayıfı ve kurabiyeleri anlatıyor.

Yüzyıllar öncesinden kaleme alınan ‘Kitâbü’t-Tabih’, Ortadoğu’da geçmiş uygarlıkların sofralarında yer alan yiyecek ve içeceklerin neler olduğu konusunda eşsiz bir kaynak.

  • Künye: Muhammed b. El-Kerim – Kitâbü’t – Tabih, giriş ve notlar: Charles Perry, desenler: Belkıs Taşkeser, çeviren: Nazlı Pişkin, Kitap Yayınevi, yemek, 176 sayfa

Geert Mak – Avrupa’da Yirminci Yüzyıl Boyunca Seyahatler (2009)

Hollandalı yazar Geert Mak’ın büyük bir ilgiyle karşılanan ‘Avrupa’da Yirminci Yüzyıl Boyunca Seyahatler’i, Avrupa’nın tarihsel anılarına kaynaklık etmiş kentlerdeki izlenimlerini barındırıyor.

Hem bir seyahatname hem de bir tarihi çalışma niteliğindeki eserinde Mak, Amsterdam, Vichy, Dunkirk, Guernica, İstanbul, Kiev, Ypres, Berlin, Viyana, Riga, Stalingrad, Cassino, Çernobil ve Prag gibi kentleri, tarihi ve güncel bir bakışla tasvir ediyor.

On iki bölümden oluşan kitabında Mak, güncel olayları, geçmişin bireysel tecrübeleriyle harmanlayarak anlatıyor.

Kaliteli bir baskıyla yayımlanan kitap, yazarın özgün anlatım tarzıyla dikkat çektiğini de ayrıca belirtmeliyiz.

  • Künye: Geert Mak – Avrupa’da Yirminci Yüzyıl Boyunca Seyahatler, çeviren: Mürset Topçu, Literatür Yayıncılık, anlatı, 1042 sayfa

Taner Timur – İslam, Laiklik ve Aydınlanma Savaşı (2019)

AKP iktidarında din ve laiklik konuları sıklıkla tartışılıyor.

Fakat bunlar klişe tartışmalardan öteye gidemiyor.

Zira bu tartışmalar, dinin, bilim, felsefe ve toplumsal ilerlemeyle ilişkisinin ne olduğu ve ne olabileceğini irdelemiyor.

İşte Taner Timur’un elimizdeki çalışması, İslam, akılcılık, toplumsal devrim ve karşıdevrim sorununu çok yönlü bir bakışla tartışıyor.

Kitap, uzun bir girişi takip eden dört kısımdan oluşuyor.

İlk kısımda, İslam’ın 7. yüzyılda, Mekke’de, hangi toplumsal ve düşünsel dönüşüm koşulları içinde doğduğunu inceliyor.

Burada, Abbasiler döneminde eski Yunan felsefesi ve akılcılık ile buluşarak Ortaçağ’da ilk aydınlanma kıvılcımlarının çakılışı, fakat bir süre sonra bu ilk aydınlanma sürecinin bir karşıdevrimle nasıl bastırıldığı ele alınıyor.

Timur izleyen dönemde de, Sünni İslam’ın üç boyutlu (fıkıh, kelam ve tasavvuf) gelişme çerçevesinde rasyonalizmden nasıl koptuğunu ve Batı Avrupa, Farabi, İbn Sina, İbn Rüşd gibi çağlarının ilerisinde düşünürleri de özümseyerek Ortaçağ’ı aşarken, İslam’ın akıldan gittikçe uzaklaşarak nasıl karanlığa gömüldüğünü gözler önüne seriyor.

Timur, bu hazin gelişmenin, Müslüman dünyanın neden daha sonra sömürge statüsüne dönüştüğünün anahtarını verdiğini belirtiyor.

Yazar çalışmasının ikinci kısmında ise, bu tartışmayı Cemaleddin Afgani’nin kozmopolit “anti-kolonyalist” kavgası ile Hindistan’da Seyit Ahmet Han’ın  “işbirlikçi reformizmi” bağlamında izliyor.

Bu sorunu Osmanlı ve Türkiye örnekleri üzerinden de izleyen Timur, din, toplum ve siyaset ilişkisi alanında tezleriyle etkili olmuş üç ismin, yani Namık Kemal, Mehmed Akif ve Necip Fazıl’ın düşünceleri çerçevesinde inceliyor.

  • Künye: Taner Timur – İslam, Laiklik ve Aydınlanma Savaşı, Yordam Kitap, siyaset, 270 sayfa, 2019