Eyüp Öz – Serbest Cumhuriyet Fırkası ve Muhalif Ege (2019)

1930’da, yani Yunan işgalinden kurtuluşunun henüz yedinci yılında İzmir, Serbest Cumhuriyet Fırkası’nın (SFC) Genel Başkanı Fethi Okyar’ın ziyaretine kitlesel katılım göstererek iktidara meydan okumuştu.

Eyüp Öz’ün bu muazzam çalışması da, bu sürecin öncesi ve sonrasını çok yönlü bir bakışla inceleyerek erken Cumhuriyet dönemi muhalefetinin toplumsal tabanına ilişkin bilgi eksikliğini, başta İzmir olmak üzere Ege Bölgesi örneğinde dolduruyor.

SCF öncesine ait genel bir tablo çizerek çalışmasına başlayan Öz, devamında da,

  • SCF’nin oluşumunun kurumsal nedenleri,
  • Fethi Okyar’ın Ege gezisi ve bu gezi süresince ortaya çıkan şiddet olgusunun nedenleri,
  • İzmir’in sosyal, mekânsal ve ekonomik tabakalaşmaları,
  • Bölgesel düzeyde toplumsal muhalefet,
  • 1930 yerel seçimlerini arka planında yaşananlar,
  • Ve Menemen Olayı bağlamında, muhalefetin marjinal katmanları ve İzmir taşrasındaki hoşnutsuzluk gibi önemli konuları tartışıyor.

Öz’ün çalışması, SCF’nin yorgun bir kenti ve bölgeyi büyük bir tutkuyla harekete geçirmesinin ve birliktelikleri mümkün olmayan kesimleri ortak bir çatı altında nasıl bir araya getirdiğinin nedenlerini ortaya koymasıyla çok önemli.

Künye: Eyüp Öz – Serbest Cumhuriyet Fırkası ve Muhalif Ege: Ege Gezisinden Menemen Olayı’na Güçlü Bir Toplumsal Seferberliğin Sosyopolitik Tarihi, İletişim Yayınları, tarih, 294 sayfa, 2019

B. H. Liddel Hart – Hitler’in Generalleri Konuşuyor (2019)

Guderian, Manstein, Rundstedt, Student, Thoma, Bayerlein, Senger, Manteuffel, Heinrici, Kleist, Tippelskirch, Westphal, Blumentritt…

Bu kitapta, Hitler iktidarının önde gelen Alman general ve mareşalleri B. H. Liddel Hart’a enteresan açıklamalarda bulunuyor.

İkinci Dünya Savaşı’nı Alman ordusunun gözünden anlatmasıyla büyük önem arz eden çalışma,

Alman Silahlı Kuvvetleri’nin savaşın ilk safhasında kazandığı beklenmedik zaferleri ve bunu takip eden süreçte Almanya’nın yaşadığı büyük çöküşün nedenlerini aydınlatmasıyla önemli.

Kitapta,

  • Versay Antlaşması’nın sınırlayıcı hükümlerinin, Alman ordusunu Avrupa’daki diğer orduların aksine nasıl profesyonelleştirdiği,
  • Almanların, Avrupa’nın büyük bölümünü hızla ele geçirmelerine olanak veren Yıldırım Savaşı’nın, yani Blitzkrieg doktrinini nasıl benimsediği,
  • Fransız ordusu ve Majino Hattı’nın nasıl darmadağın olduğu,
  • Hitler’in, İngiliz ordusunun Dunkirk’ten kaçmasına neden izin verdiği,
  • Moskova banliyölerine kadar girmeyi başaran Alman ordusunun Stalingrad, Kuzey Afrika ve Normandiya’da nasıl mağlup olduğu,
  • Hitler ve generallerinin ihtilafa düştükleri hususların neler olduğu,
  • Hitler’in zafer ve yenilgilerdeki payının ne olduğu,
  • Hitler’e suikast girişiminde bulunulduğu 20 Temmuz günü orduda neler yaşandığı,
  • Ve bunun gibi çok önemli konular ele alınıyor.

Askerî tarih ve strateji konularına ilgi duyanların severek okuyacağı bir kitap.

Künye: B. H. Liddel Hart – Hitler’in Generalleri Konuşuyor: Askerî Hadiselere İlişkin Kendi Anlatımlarıyla, Alman Generallerin Zafer ve Yenilgileri 1939-1945, çeviren: Selçuk Uygur, Kronik Kitap, tarih, 528 sayfa, 2019

Marc Van de Mieroop – Eski Mısır Tarihi (2019)

Eski Mısır tarihi hakkında iyi bir giriş kitabı arayanlara, Marc Van de Mieroop’un bu özenli ve kapsamlı çalışmasını öneriyoruz.

Zira bu kitap, Mısır toplumunun MÖ 3000 civarındaki oluşumundan Yunan-Roma dönemine kadar olan gelişimini ayrıntılı bir şekilde veriyor.

Bu zaman zarfındaki önemli tarihsel ve kültürel olayları ana hatlarıyla ele alan Mieroop, aynı zamanda bu dönemdeki sosyal ve kültürel hayata dair pek çok bilinmeyeni de aydınlatıyor.

Çalışmayı, hem bu alanda eğitim alan öğrenciler hem de konuya ilgi duyan her seviyeden okur için kaçırılmaması gereken bir kaynak olarak öneriyoruz.

  • Künye: Marc Van de Mieroop – Eski Mısır Tarihi, çeviren: Ali Oğuz Bozkurt, Homer Kitabevi, tarih, 432 sayfa, 2019

Kolektif – Coğrafya ve Devrim (2010)

‘Coğrafya ve Devrim’, bilimsel, teknik ve siyasal devrimler ile coğrafya arasındaki karşılıklı ilişkileri irdeleyen çok sayıda makaleyi bir araya getiriyor.

Yazarlar, Kopernikçi, Newtoncu ve Darwinci bilimsel devrimlerinin, Fransız, İngiliz ve Amerikan siyasal devrimlerinin ve matbaa, saat ve fotoğraf gibi teknolojik devrimlerin meydana gelişinde coğrafyanın önemini tartışırken, coğrafya biliminin kendisinin de bu devrimlerden nasıl etkilendiğini gözler önüne seriyor.

Kitaptaki makaleler, bütün devrimlerin bir coğrafyasının olduğuna ve belirli bir mekânda ve coğrafi bağlamda var oldukları konusuna odaklanmasıyla dikkat çekiyor.

  • Künye: Kolektif – Coğrafya ve Devrim, derleyen: David N. Livingstone ve Charles W. J. Withers, çeviren: Dilek Cenkçiler, Yapı Kredi Yayınları, tarih, 455 sayfa

Akın Çubukçu – Babamın Eczanesi (2016)

Cumhuriyet’in kuruluşundan dört yıl sonra Sivas’ta açılmış, II. Dünya Savaşı’nın acılarına tanık olmuş Şifa Eczanesi’nin hikâyesi.

Akın Çubukçu, bir Cumhuriyet aydını olan babasının eczaneyi kurma sürecini, dönemin Sivas’ının toplumsal hayatına dair zengin ayrıntılarla harmanlayarak sunuyor.

Kitap, Türkiye’nin yakın tarihinden pek çok olaya ışık tutmakta.

  • Künye: Akın Çubukçu – Babamın Eczanesi, Berfin Yayınları

Hanri Benazus – Vahdettin ve Mustafa Kemal (2010)

Hanri Benazus ‘Vahdettin ve Mustafa Kemal’ adlı elimizdeki kitabında, Osmanlı tarihinin en çok tartışılan padişahlarından Vahdettin’i ve onun Atatürk’le ilişkisini anlatıyor.

Sultan Vahdettin hakkında birçok olumsuz değerlendirmenin bulunduğunu söyleyen Benazus, Vahdettin’in, Mustafa Kemal’i Anadolu’ya gönderme kararının, hem Kurtuluş Savaşı için hem de Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu için bir dönüm noktası olduğunu vurguluyor.

Padişahın hazineyi soyup gitmediğini belirten yazar, onun gittiği yerlerde de, Türkiye Devleti aleyhinde faaliyette bulunmadığını savunuyor.

Benazus kitabında ayrıca, sınırdışı edilen Vahdettin’in “vatan haini” olup olmadığını da irdeliyor.

  • Künye: Hanri Benazus – Vahdettin ve Mustafa Kemal, Bizim Kitaplar, tarih, 592 sayfa

Yümniye Akbulut – Şıklığın Resmi Tarihi (2010)

Yümniye Akbulut, alt başlığı ‘Olgunlaşma Enstitüsü’ olan ‘Şıklığın Resmi Tarihi’nde, Türkiye moda tarihinin bir dönemini anlatıyor.

Olgunlaşma Enstitülerinin kurulmasına tanıklık eden ve bu kurumlarda görev alan Akbulut, 1930’lu yıllar ve çocukluğunun Türkiye’sinin içinde bulunduğu koşullarla kitabına başlıyor.

Yazar, samimi bir üslupla, çocukluğunun geçtiği Manisa’yı, Ankara’daki hayatını, Gazi Üniversitesi’ndeki asistanlık yıllarını, Ankara Olgunlaşma Enstitüsü’nü, Paris yıllarını, Belçika Eğitim Müşaviri olarak görev yaptığı dönemi, yurt içi ve yurt dışındaki defile ve sergilerini ve Türk el sanatlarının korunması ve geliştirilmesi çalışmalarını okurlarıyla paylaşıyor.

  • Künye: Yümniye Akbulut – Şıklığın Resmi Tarihi, Doğan Kitap, anı, 246 sayfa

Sabır Güler Sevli – Ötekinin Ötekisi (2019)

Özellikle 1980’lerden itibaren, kimlik siyaseti Türkiye’de dikkat çekici bir gündem haline gelmeye başladı.

Bunun sonucunda, Alevilik ve Kürtlük konularında daha önce görülmeyen düzeyde bir yayın bolluğu yaşandı.

Sabır Güler Sevli’nin bu kapsamlı çalışması da, Alevi Kürt kimliğinin tarihsel süreç içerisinde izlediği seyri ve bunu sağlayan toplumsal ve siyasal unsurları ayrıntılı bir şekilde gözler önüne sermesiyle önemli.

Kitapta ele alınan kimi konular şöyle:

  • Geleneksel Aleviliğin inanç yapısı,
  • yüzyılın sonuna doğru Aleviliğin yeniden keşfinin altındaki nedenler,
  • yüzyıl misyoner-araştırmacı-gezgin raporlarında Kızılbaş Kürtler,
  • Zerdüştlük, Mazdekçilik, Maniheizm ve Şamanizm gibi, Kürt Aleviliğinin İslam öncesi din ve inanç sistemleriyle ilişkisi,
  • Aleviliğe etnik köken ayrımında Alevi Kürtlerin yeri,
  • Selçuklu’dan Osmanlı’ya, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Alevi Kürtler,
  • 1960-1980 dönemi sosyalist sol, Kürt hareketi ve Alevi Kürtler arasındaki ilişkiler…

Alevi Kürtleri hem tarihsel hem de güncel boyutlarıyla ele alan Sevli’nin kitabı, bu konudaki güncel araştırma ve tartışmalardan yararlanmasıyla da önemli.

  • Künye: Sabır Güler Sevli – Ötekinin Ötekisi: Etno-Dinsel Bir Kimlik Olarak Alevi Kürtlüğün İnşası, İletişim Yayınları, inceleme, 280 sayfa, 2019

Kolektif – Türkiye’de Kadın ve Müzik (2019)

‘Türkiye’de Kadın ve Müzik’, Türkiye’de kadın bestecilerin tarihini Osmanlı döneminden bugüne uzanarak inceleyen harika bir derleme.

Kadınlar, her yerde olduğu gibi müziğin görünen hiçbir yüzünde de yoktur.

Oysa müzik yaratıcıları olarak kadınlar Türkiye’de Anadolu’da, Çatalhöyük’ün Neolitik kültürlerinde, Mezopotamya’nın Antik Sümer medeniyetinde ve Roma İmparatorluğu süresince hep vardı.

Öte yandan bugün Türk müziği Orta Asya halk müziği, Arap müziği, Bizans, Yunan, Osmanlı İmparatorluğu, İran, Balkanlar, Ermenistan, Avrupa ve hatta Kuzey Amerika’dan gelen türler ve unsurları kucaklıyor.

Kuşkusuz bunda kadın müzisyenlerle bestecilerin çok önemli emeği vardır.

İşte, Türkçe ve İngilizce olarak yayımlanan ve pek çok müzisyenle akademisyenin katkıda bulunduğu bu çalışma, geniş bir zaman aralığında, kadınların müziğe yaptığı katkıyı izliyor, bu emeği daha görünür kılıyor.

Tanrıçalar ve Antik tefçilerden Osmanlı müziğinde kadınlara ve Türkiye Cumhuriyeti’nde kadın bestecilere pek çok konuyu irdeleyen çalışma, aynı zamanda güncel kadın bestecilere ilişkin ayrıntılı bir araştırmaya dayanan Türkiye’den Kadın Besteciler Sözlüğü de barındırıyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Patricia Adkins Chiti, E. Şirin Özgün, Ş. Şehvar Beşiroğlu ve Selen Gülün.

  • Künye: Kolektif – Türkiye’de Kadın ve Müzik / Women and Music in Turkey, derleyen: Patricia Adkins Chiti ve Selen Gülün, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, kadın, 292 sayfa, 2019

Kolektif – Osmanlı Döneminde Diyarbekir’de Toplumsal İlişkiler (2016)

Diyarbakır Vilayetinin 1870-1915 zaman aralığındaki toplumsal hayatını irdeleyen ve böylece dönemin Diyarbekir bölgesindeki gelişmelerin çok yüzlü bir tablosunu çizen usta işi makaleler.

Kitap diğer bir yönüyle de, vilayetteki etnik ve dini gruplar ile Kürtlerin bölgedeki Süryani, Asuri ve Ermenilerle ilişkileri konularında bir başucu kitabı.

Çalışma, vilayetin o döneminde devlet ve aşiret ilişkilerinden, Hamidiye Alayları’na, Ermeni soykırımından, Kürtlere, Süryanilere uzanan pek çok konuyu ve ayrıntılı bir şekilde inceleniyor.

  • Künye: Kolektif – Osmanlı Döneminde Diyarbekir’de Toplumsal İlişkiler (1870-1915), derleyen: Joost Jongerden ve Jelle Verheij, çeviren: Ayşen Gür, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, inceleme, 384 sayfa, 2016