Sebastian Haffner – Hitler Üzerine Notlar (2019)

Daha önce bu sayfada da yer verdiğimiz ‘Bir Alman’ın Hikâyesi’, Nazi iktidarının nasıl herkese ve hayatın her alanına dokunduğunu ve günün birinde sıradan insana da uzanacak şekilde hayatı nasıl cehenneme çevirdiğini gözler önüne seren, döneme dair en çarpıcı tanıklıklardan biri olarak tarihe geçmiş bir kitaptır.

Bizde de çok sevilen kitabın yazarı Sebastian Haffner, şimdi de Adolf Hitler’in hayatı, icraatları, başarıları, yanılgıları, hataları, suçları ve ihaneti üzerine şahane bir eserle karşımızda.

Haffner’in yetmiş yaşında yazdığı kitap, hem üslubu hem de güçlü içeriğiyle ve en önemlisi de tezleriyle, hele hele ‘Bir Alman’ın Hikâyesi’ni sevmiş olanların özellikle okuması gereken bir çalışma.

Kitabı etkileyici kılan hususların başında, Haffner’in, Hitler ve Almanlar arasındaki ilişki konusunda dürüst davranması ve malumatfuruşluktan uzak durması olduğunu özellikle vurgulamalıyız.

Haffner, tarihin bu en acımasız, en vicdansız ve en alçak karakterinin hikâyesini gerçekçi bir tarza anlatırken, aynı zamanda Hitler ile Almanlar arasındaki hikâyenin Hitler’in ölümüyle sona ermediğini de özellikle belirtiyor.

  • Künye: Sebastian Haffner – Hitler Üzerine Notlar, çeviren: Hulki Demirel, İletişim Yayınları, biyografi, 208 sayfa, 2019

Sinan Onuş – Kızılca Kıyamet (2016)

Birinci Dünya Savaşı ve sonrasında çok konuşulan Teşkilat-ı Mahsusa’nın önde gelen isimlerinden Ali Rıza Bey ile Kurtuluş Savaşı’nda önemli roller almış Dr. Mehmet Fuat Bey, yaşadıkları dönemde tarihin akışına yön veren aktörlerdendi.

Bu iki ismin günlüklerinden yola çıkan elimizdeki kitap ise, 93 Harbi’nden Kurtuluş Savaşı’na uzanan sıkıntılı bir dönemin kaydını tutuyor.

Enver Paşa ve Sarıkamış Harekatı’nın nedenleri ve sonuçları; Kafkas Cephesi’nden İtalya-Avusturya Cephesi’ne uzanan hatta yaşananlar; İngilizler, Fransızlar, Almanlar, Ruslar ve Yunanlar’ın rolü; Mondros Mütarekesi’nden Sevr’e ve Milli Mücadele’ye uzanan süreç, Dumlupınar ve Sakarya savaşları ve daha fazlası…

  • Künye: Sinan Onuş – Kızılca Kıyamet, Kırmızı Kedi Yayınevi

Christopher Hill – İngiliz Devrimler Çağı (2016)

1530-1780 arasında İngiltere’nin dünya tarihini etkileyen devrim sürecinin kapsamlı bir analizi.

250 yıllık zaman dilimindeki sosyal ve politik gelişmeleri yakından izleyen Christopher Hill’in temel savı ise,  1640-1660 İngiliz demokratik devriminin, Sanayi Devrimi’nin koşullarını yarattığı şeklinde özetlenebilir.

  • Künye: Christopher Hill – İngiliz Devrimler Çağı, çeviren: Lale Akalın, Kaynak Yayınları

Taline Ter Minassian – Komintern’in Seyyar Militanları (2019)

1920’lerden başlayarak Sovyetler Birliği’nin dış politikası Ortadoğu, Akdeniz, Yakın Asya ve azınlıklara nasıl bakıyordu?

Fransız tarihçi Taline Ter Minassian ‘Komintern’in Seyyar Militanları’nda, bu konuyu tüm ayrıntılarıyla ve 1920’lerden Soğuk Savaş’a ve günümüze uzanarak irdeliyor.

Kitapta,

  • Sovyet şarkiyatında azınlıkların yeri,
  • İran’daki Sovyet politikasında kilit bir azınlık olarak Ermeniler,
  • Sovyetler ve Meşhed Devrimci Komitesi,
  • Yirmili yıllarda Suriye ve Lübnan Komünist partilerinin iç yapıları ve dış ilişkileri,
  • Sovyetler’in Kuzey İran işgali ve beraberinde getirdiği sorunlar,
  • Ortadoğu’da komünist partilerin kuruluşunda azınlıkların rolü,
  • İran Azerbaycan’ında Sovyet etkisi,
  • Mahabad Kürt Cumhuriyeti ile Sovyetler arasındaki ilişkiler,
  • Sovyetlerin Ortadoğu’da azınlıkların korunması politikasının yıllar içindeki dönüşümü,
  • Ve bunun gibi, çok önemli konular irdeleniyor.

Şunu da özellikle belirtelim:

Minassian’ın kitabı, geniş kapsamının yanı sıra, azınlıklar arasından gelip Sovyet ütopyasının “Seyyar militanları” olarak görev üstlenmiş kişilerin sıra dışı hikâyelerini anlatmasıyla da dikkat çekiyor.

  • Künye: Taline Ter Minassian – Komintern’in Seyyar Militanları: Sovyetler Birliği ve Ortadoğu’daki Azınlıklar, çeviren: Erden Akbulut, Yordam Kitap, tarih, 381 sayfa, 2019

M. Şinasi Acar – Osmanlı’da Günlük Yaşam Nesneleri (2016)

Takvimler, şifa tasları, hokka ve divitler, rahleler, çekmeceler, buhurdanlar, kum saatleri, mühürler, teraziler, dikiş nakış araçları…

Şinasi Acar’ın bu muhteşem çalışması, Osmanlı toplum yaşamında yer almış soyut ve somut pek çok nesneyi; nesnelerin yapım teknikleri, kullanım yer ve yöntemleri ve sanatkârları hakkında bilgilerle zenginleştirerek ele alıyor.

  • Künye: M. Şinasi Acar – Osmanlı’da Günlük Yaşam Nesneleri, YEM Yayın

Rıza Yıldırım – Bektaşiliğin Doğuşu (2019)

Bektaşilik, Yeniçeri Ocağı’nda egemen bir mezhepti.

Yeniçeri Ocağı da, bilindiği gibi, Osmanlı Devlet sistemindeki merkezî bir yere sahipti.

Bu durumda, Bektaşi Tarikatı ile Osmanlı Devleti arasında çok yakın ve güçlü bir bağdan bahsedilebilir.

Öte yandan devletle çok yakın bağı olan bu tarikat, aynı zamanda Osmanlı dinî-siyasal kültürünün çevresine itilmiş unsurların toparlandığı bir şemsiye kimlik işlevi de görüyordu.

Bu durumda, ilginç bir paradoksla karşı karşıya bulunuyoruz.

Bu durumda, asıl akla takılan sorular şunlar:

Birbirine taban tabana zıt görünen bu iki işlev aynı tarikatta nasıl bir araya geldi?

Bektaşi Tarikatı, bir yandan Osmanlı sisteminin dışladığı derviş dindarlığının birleşme ve kaynaşma platformu haline gelirken diğer yandan nasıl sistemin çekirdeği olan Yeniçeri ordusunun resmî tarikatı olabildi?

İşte Rıza Yıldırım’ın on yıllık araştırmasının meyvesi olan ‘Bektaşiliğin Doğuşu’ başlıklı bu çalışması, Bektaşi Tarikatı’nın Hacı Bektaş’tan başlayıp Balım Sultan’a kadar uzanan iki buçuk yüzyıllık kuruluş serüvenini inceleyen harika bir monografi.

Yıldırım bunu yaparken, Orta Çağ Anadolu’sunda İslâm Pratikleri, modern tarih yazıcılığında Hacı Bektaş Veli, Bektaşi Yolu’nun teşekkülü, Bektaşiler ve Rum abdalları ve Rum abdallarının tasavvuf anlayışı gibi pek çok önemli konuyu irdeliyor.

  • Künye: Rıza Yıldırım – Hacı Bektaş Veli’den Balım Sultan’a Bektaşiliğin Doğuşu, İletişim Yayınları, din, 368 sayfa, 2019

Kolektif – İran’ın Tarafsızlığı (2009)

‘İran’ın Tarafsızlığı’, İran İmparatorluğu Dışişleri Bakanlığı diplomatik belgelerinden oluşuyor.

Kitabın girişini kaleme alan David Gaunt, Osmanlı İmparatorluğu’nun, 1. Dünya Savaşı sırasında, 1915 ve 1918’de olmak üzere iki kez kuzeybatı İran’ın bazı kısımlarını, yani Azerbaycan Vilayeti’ni işgal ettiğini belirtiyor.

Osmanlıların Almanya ve Avusturya-Macaristan ile ittifak halinde savaşa girer girmez bu saldırıyı gerçekleştirdiğini söyleyen Gaunt, kitaptaki belgelere dayanarak, İran Şahı’nın ülkesinin tarafsızlığını ilan etmesine rağmen bunun gerçekleştiğini, böylece silahsız sivillerin katledildiğini ve misyonlara sığınan kişilerin de ele geçirilip infaz edildiğini savunuyor.

  • Künye: Kolektif – İran’ın Tarafsızlığı, çeviren: Bilge Bulut, Pencere Yayınları, tarih, 243 sayfa

Ohannes Aram Kondayan – Sandıktaki Hatıralar (2009)

‘Sandıktaki Hatıralar’, 1927-1969 yılları arasında Robert Kolej’de öğretmenlik yapmış Ohannes Aram Kondayan’ın çocukluğuna, tehcire ve İstanbul’a dair anılarından oluşuyor.

1905’te İzmit’in Bardizag (Bahçecik) ilçesinde doğan Kondayan, 1915 yılında ailesiyle birlikte Suriye’ye sürülmek üzere yük vagonlarında Orta Anadolu’ya kadar getirildi.

Sürgünden kurtulan aile, savaştan sonra İstanbul’a yerleşir.

Ailenin çocuklarından Ohannes, Robert Kolej’e girecek, mezun olduktan sonra burada matematik öğretmeni olarak uzun yıllar çalışacaktı.

Elimizdeki kitap, Kondayan’ın Amerika’ya göç ettikten sonra kaleme aldığı on özyaşamöyküsel yazıdan oluşuyor.

  • Künye: Ohannes Aram Kondayan – Sandıktaki Hatıralar, çeviren: Karin Karakaşlı, Boğaziçi Üniversitesi Yayınları, anı, 76 sayfa

Suraiya Faroqhi – Orta Halli Osmanlılar (2009)

Son dönemin en verimli Osmanlı tarihçilerinden Suraiya Faroqhi ‘Orta Halli Osmanlılar’da, 17. yüzyılda Ankara ve Kayseri’deki evleri, ev sahiplerini ve mülkiyet ilişkilerini inceliyor.

Faroqhi, söz konusu iki kentteki evlerin fiziksel şekilleri; bir ev satın almanın bedelleri; kentli mülk sahipleri ve kentli mülk sahibinin karşılaştığı zorluklar gibi konuları, kadı sicillerine dayanarak kapsamlı bir şekilde incelerken, Osmanlı tarihinin önemli bir evresine de ışık tutuyor.

Yazar bu esnada, “O dönemdeki Anadolu kentlerinin işleyişi nasıldı?”, “Söz konusu kentlerde ne tür binalar vardı?” ve “Bu binalar nasıl kullanılıyordu?” sorularının yanıtlarını arıyor.

  • Künye: Suraiya Faroqhi – Orta Halli Osmanlılar, çeviren: Hamit Çalışkan, İş Kültür Yayınları, tarih, 312 sayfa

Mustafa Arslan – Anadolu’da Helenistik Dönem’de Resmi Yazışmalar (2019)

Anadolu’da, günümüzden binlerce yıl önce çok çeşitli imparatorluklar ve medeniyetler vücut bulmuştu.

Bu imparatorluklardan bize, her biri eşsiz yazılı eserler kaldı.

İşte Mustafa Arslan’ın elimizdeki önemli çalışması, bu Anadolu imparatorluklarının resmi yazışmalarını inceliyor.

Burada, kraliyet mektuplarından kent kararnamelerine ve anlaşmalara, toplam 155 metin yer alıyor.

Kitapta Seleukoslar 80 metin ile başı çekiyor.

Metinlerin geri kalanı ise, Antigonoslar, Attaloslar, Lysimakhoslar, Ptolemaioslar, Roma İmparatorluğu, Bithynia Krallığı, Athamania Krallığı ve Kappadokia Krallığı’na ait.

Buradaki belgeler, özellikle Helenistik Dönem Anadolu’su üzerine çalışanlar için paha biçilemez değerde bilgiler barındırıyor.

  • Künye: Mustafa Arslan – Anadolu’da Helenistik Dönem’de Resmi Yazışmalar: Kraliyet Mektupları, Kararnameleri, Anlaşmalar, Arkeoloji ve Sanat Yayınları, tarih, 230 sayfa, 2019