Kolektif – Faiz Meselesi (2020)

Modern iktisadi düşünce literatüründe “paranın kirası” olarak tanımlanan faiz, neden bu denli popülerdir?

Popülerdir, çünkü toplumda borçlanma ihtiyacının bir zaruret olmasıyla doğrudan ilişkilidir.

Daha da önemlisi, faizli borç ilişkilerinin en önemli özelliklerinden biri, tarihin köklü dönüşüm süreçlerinden istifade ederek kendini yenilemeyi başarmasıdır.

Bu şahane derleme de, faiz meselesini Antik Çağ’dan günümüze uzanarak izliyor.

Kitapta irdelenen kimi konular şöyle:

  • Anaakım dinlerin faiz yasağına direnemeyişinin nedenleri,
  • Faizin tarihi öncülleri olarak din, siyaset ve iktisat bağlamında Antik Çağ Mezopotamya medeniyetlerinde sosyal hayatın dinamikleri,
  • Antik Çağ medeniyetlerinde faizli borç ilişkilerinin kurumsal kökenleri,
  • Antik Yunan ve Antik Roma’da faizli borç ilişkilerinin sosyal maliyeti,
  • Hinduizm ve faizli borç ilişkilerinin dinamikleri,
  • Budist ekonomi doktrininde faiz ve borç ilişkileri,
  • Erken dönem Yahudi tarihinde faiz ve borç ilişkileri,
  • Ortaçağ Avrupası’nda Yahudi tefecilerin durumunu açıklayan temel teorik argümanlar,
  • Yahudi toplumlarında faizli borç ilişkileri ve temel eğitim,
  • Thomas Aquinas’da ve Martin Luther’de faiz kavramına dair tartışmalar,
  • John Calvin düşüncesinde faizli borç ilişkileri,
  • Geç Dönem İslâm fakihlerinin faiz yasağının kökeni ve sürekliliğine ilişkin görüşleri,
  • Modern bankacılığın kökleri ve İslâm medeniyetlerinde finansal enstrümanlar,
  • Osmanlı toplumunda faizsiz finans arayışları,
  • Ortodoks ve Heterodoks iktisat ayrımı bağlamında modern kapitalizmin faiz yaklaşımı…

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Murat Ustaoğlu, Servet Bayındır, Betül Mutlugün, Muhammet Sait Bozik, Selim Demez, Halil Tunalı, Ferda Güvenilir, Ahmet İncekara, Esra Türköz, Mehmet Akyol, Akmyrat Amanov, Elif Haykır Hobikoğlu, Sena Yağmur Yeşiltepe, Murat İstekli, Abdüsselam Sağın, Dilek Demirbaş, Safa Demirbaş, Halil Şimşek, Gülden Poyraz, Zehra Betül Ustaoğlu ve Adem Levent.

  • Künye: Kolektif – Faiz Meselesi: Tarihte Örnek Uygulamalar, derleyen: Murat Ustaoğlu ve Ahmet İncekara, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, iktisat, 412 sayfa, 2020

Apraham Kasapyan – Kaç Kişisiniz Boğos Efendi? (2015)

1902 Tekirdağ doğumlu Apraham Kasapyan, 1972’de İstanbul’da hayatını kaybetti.

Bu kitap, 1915’te ailesi ve akrabalarıyla birlikte ölüme gönderilen Kasapyan’ın o yıllara dair tanıklığını barındırıyor.

1915’ten sonra on yıllarca süren bir suskunluk duvarının ardında yaşayan Türkiye Ermeni toplumundan bir bireyin kaleminden kan donduran, gerçek bir survivor anlatısı.

Ermenilerin bu topraklarda yaşadıklarının boyutlarını gözler önüne seren, yürek yakan hikâyeler…

  • Künye: Apraham Kasapyan – Kaç Kişisiniz Boğos Efendi?, çeviren: Öjeni Höllüksever, Aras Yayıncılık, anı, 128 sayfa, 2015

Ahmet Arslan – İbni Haldun (2019)

Arnold Toynbee’nin de övgüyle bahsettiği İbni Haldun, neden bu denli önemli?

Birincisi, İbni Haldun özgün “umrân bilimi” kavramıyla, insanın toplumsal hayatını ve örgütlenmesini başlı başına bağımsız bir bilimin konusu yapmayı düşünen ilk filozoftur.

İkincisi ise, İbni Haldun, çağdaş anlamda tarih biliminin ve tarih felsefesinin, ayrıca sosyolojinin kurucularından biri olarak kabul edilir.

Ahmet Arslan’ın şimdi dördüncü baskıya ulaşan elimizdeki eseri de, İbni Haldun’un sistemi hakkında bizde yapılmış en kapsamlı çalışmalardan biri.

Arslan burada, İbni Haldun’un toplumbilimi, tarih ve siyaset konularındaki görüşleri, din-felsefe ilişkileri üzerine çözümlemelerini derinlemesine bir şekilde masaya yatırıyor.

  • İbni Haldun ve tarih,
  • İbni Haldun’da tarih ve felsefe,
  • Umrânın aşamaları,
  • Uygarlığın çöküşü ve asabiye,
  • Umrânın devlete ve dine bakışı,
  • İbni Haldun öncesi İslam’da din ve felsefe ilişkileri,
  • İbni Haldun’da felsefe-din ilişkileri,
  • Ve daha fazlası…

Batı dünyasında İbni Haldun üzerine önemli çalışmalar yapılmış olsa da, bizde bu konu yeteri kadar işlenmemiştir.

Arslan’ın çalışmasını, bu muazzam boşluğu dolduran usta işi bir analiz olarak öneriyoruz.

  • Künye: Ahmet Arslan – İbni Haldun, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, felsefe, 451 sayfa, 2019

Erdinç Obuz – Yüreğim Sol’madan (2019)

1970’lerde, Türkiye’nin doğu bölgelerinde güçlü bir devrimci mücadele vardı.

Ne yazık ki, bu sürecin yeteri kadar irdelendiği söylenemez.

Erdinç Obuz da bu önemli çalışmasında, bizzat kendisinin de içinde bulunduğu 1975-1985 arası Malatya, Erzincan, Elazığ ve Dersim bölgesindeki devrimci mücadeleyi ele alıyor.

Devrimci hareketin o zaman merkezinde bulunan isimlerin tanıklığı üzerine kurulu çalışma, bölgede o dönem olup bitenleri enine boyuna masaya yatırıyor ve böylece Türkiye’nin yakın tarihi hakkında çok önemli ayrıntılar veriyor.

Obuz’un çalışması, hareketin genel seyrini ortaya koymakla kalmıyor, aynı zamanda, Türkiye devrimci hareketine yönelik değerlendirmeler, eleştiriler ve öneriler de sunuyor.

Kitapta görüşülen isimlerden bazıları şöyle:

Mehmet Tekin, Mehmet Biter, Nazım Doğan, Sedat Kesim, Mahmut Memduh Uyan, Yaşathak Arslan, İbrahim Ulutaş, Ziya Uncu, Ali Alfatlı, Ali İhsan Pektaş, Ali Demiralp, Muharrem Düzova, Yasin Ketenoğlu, Mehmet Ali Yılmaz, Melih Pekdemir, Haşim Aydıncak, Cemil Bal, Hüseyin Çuhadar.

  • Künye: Erdinç Obuz – Yüreğim Sol’madan: Malatya, Dersim, Elazığ, Erzincan’da Devrimci Mücadele, Nota Bene Yayınları, siyaset, 408 sayfa, 2019

Rıdvan Akar – Aşkale Yolcuları (2009)

Rıdvan Akar, ilk baskısı 1999’da yapılan ‘Aşkale Yolcuları’nda, azınlık karşıtı politikaların tipik bir örneği olan Varlık Vergisi olayına ışık tutmaya çalışıyor.

Resmi tarih anlayışını eleştirel bir bakışla irdeleyen çalışmasında Akar, Varlık Vergisi’nin öncesindeki gelişmeleri; kanunun nasıl çıktığını; fişlemelerin nasıl yapıldığını; azınlık mallarının haraç mezat satılışını; azınlıklara verilen cezaları; çalışma kamplarını; basının ve aydın kesimin Varlık Vergisi’ne nasıl yaklaştığını; vergiyle ne amaçlandığını ve vergi sonrası tartışmaları kapsamlı bir bakışla ele alıyor.

Çalışma, Varlık Vergisi ve doğurduğu sosyoekonomik sonuçlarla ilgili tartışmaya nitelikli bir katkı sunuyor.

  • Künye: Rıdvan Akar – Aşkale Yolcuları, Doğan Kitap, inceleme, 229 sayfa

Alice Taşcıyan – Bağrıma Taş Bastım (2009)

Alice Taşcıyan ‘Bağrıma Taş Bastım’da, Anadolu’da doğup Fransa’da hayata gözlerini yuman annesi Varvar Hanım’ın hayat hikâyesini anlatıyor.

Varvar Hanım’ın hayatı, 1915’te gerçekleşen acı olayları da barındırdığı için ayrıca önem arz ediyor diyebiliriz.

Anadolu’da, günümüz Türkiye’sinde bulunan Sebaste (Sivas) yakınlarındaki küçük bir köy olan Ulaş’ta 1909 yılında doğan Varvar Hanım, Tehcir esnasında köylerinden sürüldüklerini, babasının ve ağabeylerinin katledildiğini, annesini bu esnada kaybettiğini ve Sivas’taki kimsesizler yurdunda dört yıl kaldığını söylüyor.

Kitabın devamında, Varvar Hanım’ın yurt dışına sığındıktan sonraki hayatına dair anlatımları yer alıyor.

  • Künye: Alice Taşcıyan – Bağrıma Taş Bastım, çeviren: Meryem Mine, Pencere Yayınları, anı, 164 sayfa

Ali Naci Karacan – Lozan (2009)

Lozan Barış Konferansı’na basın gözlemcisi olarak katılan Ali Naci Karacan, 1943’te kaleme aldığı elimizdeki eserinde, konferansa dair tanıklığını okurlarına sunuyor.

Görüşmeler sırasında yaşananları gün gün Türkiye’ye duyuran Karacan, yıllar boyu topladığı belgeler, zaman içinde açılan uluslararası arşivlerden çıkardığı yazışmalar ve kayıtlarla bu çalışmasını zenginleştirmiş.

Kitap, Lozan’a dair anlatımların yanı sıra, Mudanya Mütarekesi’nden anlaşmanın imzalanmasına dek geçen süreyi çok yönlü bir biçimde anlatan belgesel nitelikte bir eser olarak dikkat çekiyor.

Karacan’ın eseri, savaşın ertesinde, uluslararası düzenin çöktüğü bir dünyanın yetkin bir panoramasını çizmesiyle önemli.

  • Künye: Ali Naci Karacan – Lozan, hazırlayan: Hulûsi Turgut, İş Kültür Yayınları, anı, 625 sayfa

Hüseyin Serdar Tabakoğlu – Akdeniz’de Savaş (2019)

Akdeniz, 16. yüzyıl boyunca Osmanlı ile İspanya arasında süren büyük mücadelelere sahne olmuştu.

Bu amansız savaş, ağırlıklı olarak donanma seferleri ve yanı sıra deniz savaşları şeklinde kendini hissettiriyordu.

Hüseyin Serdar Tabakoğlu’nun bu kapsamlı çalışması da, bu kapışmanın tarihini başından sonuna izlemesiyle önemli.

Kitap, Osmanlı ve İspanyol deniz gücünü ilk defa karşılaştırmalı olarak inceleyen bir eser olmasıyla da önemli.

Genel olarak 16. yüzyılda denizdeki rekabetin durumuyla ilgili okurunu aydınlatarak açılan çalışma,

  • Osmanlı ve İspanyol donanmaları nasıl seferber edildiğini,
  • Gemilerin inşasından silahlandırılmasına, tersane faaliyetlerinden donanma görevlilerine nasıl bir sürecin işlediğini,
  • Akdeniz’deki Osmanlı ve İspanyol filolarının kuvvet olarak ne durumda olduğunu,
  • Savaşlara yön veren kadırgaların en önemli özelliklerinin neler olduğunu,
  • İki gücün Akdeniz’e yönelik stratejilerinin nasıl geliştiğini,
  • İnebahtı Deniz Savaşı’nın öncesinde ve sonrasında Akdeniz’deki mücadeleler ve savaşların nasıl ilerlediğini,
  • Ve bunun gibi konuları irdeliyor.

Tabakoğlu’nun çalışması için, İspanya’da Simancas Arşivi ve Madrid Deniz Müzesi Arşivi gibi Akdeniz’deki Osmanlı- İspanyol mücadelesine dair değerli bilgiler barındıran yerlerde araştırmalar yaptığını da bilhassa belirtelim.

  • Künye: Hüseyin Serdar Tabakoğlu – Akdeniz’de Savaş: Osmanlı-İspanya Mücadelesi, Kronik Kitap, tarih, 368 sayfa, 2019

Kolektif – Orta Çağ İslâm İktisat Düşüncesi (2015)

Orta Çağ Müslüman âlimlerin eserlerinde yer alan iktisadi düşüncelere odaklanan bir derleme.

Yazarlar bunu yaparken, Antik Yunan filozofları ile Latin skolastikler arasındaki birkaç yüzyılın tamamıyla “büyük kayıp halka” olduğunu savunan Joseph Schumpeter’in teziyle de hesaplaşıyor.

Latin Skolastiklerinden önceki beş asır boyunca, kimi öncü Müslüman âlimlerin yazılarında keşfedilen iktisadî düşüncenin kökenlerini derinlemesine irdeleyen kitaptaki makaleler, yalnızca Schumpeter’in tezleriyle değil, aynı zamanda İslam coğrafyasında iktisadın yanı sıra felsefe bilim, tıp, coğrafya, matematik ve metafizik gibi alanlarda ortaya konan katkıları görmezden gelen hâkim yaklaşımlarla da hesaplaşıyor.

  • Künye: Kolektif – Orta Çağ İslâm İktisat Düşüncesi, editör: Shaikh M. Ghazanfar, çeviren: M. Sabri Akgönül, Klasik Yayınları, iktisat, 365 sayfa, 2015

Carolyn E. Fick – Haiti Devrimi (2019)

Haiti Devrimi, dünyanın en tüyler ürpertici ve en sonu gelmez diktatörlüklerinden birini alaşağı etmenin en görkemli örneklerinden biridir.

Bu devrimin tartışmasın en büyük önemi, lidersiz ve silahsız Haitili kitlelerin yaratıcı enerjisini ve bu halkın muazzam örgütlenme kapasitesini gözler önüne sermesidir.

Carolyn Fick’in bu önemli çalışması ise, halk zihniyeti ve halk hareketlerinin, on sekizinci yüzyıl Saint Domingue’deki devrimci olaylar üzerindeki etkisini ve onların doğasını izah ediyor.

Fick burada dikkatini ağırlıklı olarak devrimden önceki süreçte, Gonaïves, Saint Marc, Léogâne, Jacmel, les Cayes ve Jérémie’de, kırsal alanlarda başlayıp ancak oralardan sonra Port-au-Prince’e sıçrayan halk hareketlerine yöneltiyor.

Fick ardından, Haiti’nin devrim öncesindeki ve sonrasındaki trajik tarihini, modern dünyanın kapitalist, kolonyalist ve ırkçı karakteri bağlamında ele alıyor.

  • Künye: Carolyn E. Fick – Haiti Devrimi: Aşağıdan Bir Tarih, çeviren: Galip Doğduaslan, Dipnot Yayınları, tarih, 416 sayfa, 2019