James Gleick – Zaman Yolculuğu (2018)

Zaman yolculuğu, insanlığın en büyük ütopyasıdır.

Ezelden beridir bilimden edebiyata pek çok alanın konusu olagelmesinin en büyük nedeni de budur.

Ünlü bilim yazarı James Gleick de, zamanda yolculuk sevdamızın peşine düşüyor ve bu ütopyanın sinemadan gündelik hayata, fizikten edebiyata uzanan yolculuğunu ayrıntılı bir bakışla ortaya koyuyor.

Gleick bununla da yetinmeyerek, okurlarını zamanın anlamı, bilinç, bellek, yaşam, ölüm, geçmiş, gelecek, şimdi, uzayzaman ve dördüncü boyut gibi ufkumuzu genişletecek konular üzerine de derinlemesine düşünüyor.

Geçmiş değiştirilebilir mi?

Peki, geçmişe gidip Hitler’i veya dünyanın başına bela olmuş başka bir diktatörü öldürmek ister miydiniz?

İşte bu kitap, bizi hem böylesi yakıcı sorularla hem de bu soruların olası yanıtlarıyla da karşı karşıya bırakmasıyla ilgi çekici.

  • Künye: James Gleick – Zaman Yolculuğu: Geçmiş, Şimdi ve Geleceğin Kısa Tarihi, çeviren: Aylin Onacak, Koç Üniversitesi Yayınları, bilim, 352 sayfa, 2018

Christopher Hill – Marksizm ve Tarih (2017)

Christopher Hill, başka alanlardaki katkılarının yanı sıra, özellikle 17. yüzyıl İngiliz tarihine getirdiği özgün yorumlarla, yalnızca çağının değil, günümüzün de en önemli tarihçileri arasında yer alır.

Aynı zamanda Marksist tarihçiliğin güçlü isimlerinden biri de olan Hill’in elimizdeki kitabı ise, kendisinin tarih üzerine kaleme aldığı altı değerli makalesini sunuyor.

Hill burada,

  • Marksizmin tarihe yaklaşımı,
  • Tarihle yüzleşme ve milli tarih müfredatının nasıl ele alınacağı,
  • Popüler edebiyatın ve şarkıcıların tarihçi açısından neden çok değerli birer kaynak olduğu,
  • Sovyetler Birliği’ndeki tarih eğitiminin özgünlükleri,
  • Tarih konulu doktora çalışmalarının nasıl olması gerektiği,
  • İngiliz tarihçilerin kapitalizmin ortaya çıkışı, 1640-60 devriminin dinamikleri konusundaki farklı yorumları,
  • Ve Stalin’in tarih alanına getirdiği katkılar gibi ilgi çekici konuları tartışıyor.

Kitaptaki altı makale, Hill’in tarihe yaklaşımını aydınlatmasıyla da önemli.

  • Künye: Christopher Hill – Marksizm ve Tarih, çeviren: Aynur Toraman, Kor Kitap, tarih, 136 sayfa, 2017

Patricia Blessing – Moğol Fethinden Sonra Anadolu’nun Yeniden İnşası (2018)

Moğol fethinden sonra, Anadolu’da İslami mimari alanında büyük bir dönüşüm yaşandı.

Patricia Blessing’in elimizdeki dikkat çekici çalışması ise, hem yetkin bir tarih hem de nitelikli bir mimari incelemesi olarak söz konusu dönemdeki dönüşümleri geniş bir perspektifle inceliyor.

Blessing özellikle bu dönemde Konya, Sivas, Erzurum, Tokat, Amasya ve Ankara’da yapılmış camiler, medreseler ve kervansaraylar gibi anıtlar ekseninde fetihten sonraki yönetim değişimleri, nüfus hareketleri ve kültürel dönüşümlerin mimaride ne gibi izler bıraktığını açıklığa kavuşturuyor.

Çok zengin kaynaklardan beslenmesiyle de önem arz eden Blessing’in incelemesi, Ortaçağ Anadolu’sunun İslami mimarisinin sağlam bir fotoğrafını çekiyor.

  • Künye: Patricia Blessing – Moğol Fethinden Sonra Anadolu’nun Yeniden İnşası: Rum Diyarında İslami Mimari, 1240-1330, çeviren: Merve Özkılıç, Koç Üniversitesi Yayınları, tarih, 296 sayfa, 2018

Wilson Amos Farnsworth – Kapadokya’daki Amerikalı Misyonerlerin Bilinmeyen Tarihi (2018)

Wilson Amos Farnsworth, 1853-1903 yılları arasında, yani tamı tamına 50 yıl boyunca Kapadokya bölgesinde misyonerlik yapmış bir isim.

Farnsworth bu dönemde Kayseri, Ankara, Yozgat, Nevşehir ve Niğde illerinde, ayrıca bu illere bağlı kaza ve köylerde misyonerlik yapmış, bu esnada 120 bin kilometre yol kat etmiş.

Farnsworth’un bu yıllara dair izlenimlerini barındıran bu kitap, özellikle Orta Anadolu’daki misyonerlik faaliyetleri, Osmanlı’nın son dönemi ve o yılların Orta Anadolu’sundaki toplumsal ve kültürel hayat hakkında dikkat çekici saptamalar barındırmasıyla altın değerinde bir kaynak.

Orta Anadolu, ilginç bir şekilde, Osmanlı’nın son döneminde misyonerlik faaliyetlerinin yoğun olarak yaşandığı bir bölgeydi.

İşin aslı, bu misyonerlik faaliyetlerinin artışı ile Osmanlı’nın bu dönemde içine girmiş olduğu büyük bunalım birbirinden ayrı düşünülemez.

İşte bu kitap da, bölgenin merkezi olarak nitelendirilebilecek Kapadokya’da bu çalışmaların nasıl yürütüldüğünü aydınlatmasıyla önemli.

Kitabın bulunma macerası da ilginç.

Kitap taslağı, Mehmet Şahin tarafından keşfedildi.

Şahin çalışmayı, 2015 yılında Harvard Üniversitesi Kütüphanesi’nin misyoner arşivinde bulmuştu.

  • Künye: Wilson Amos Farnsworth – Kapadokya’daki Amerikalı Misyonerlerin Bilinmeyen Tarihi (1853-1903), çeviren: Mehmet Şahin, Yapı Kredi Yayınları, tarih, 316 sayfa, 2018

Christopher Alan Bayly – Modern Dünyanın Doğuşu (2018)

On sekizinci yüzyılın son dönemi ile 1914’te Büyük Savaş’ın patlak vermesi arasındaki süre, modern dünyanın doğuşuna tanıklık etmişti.

Christopher Alan Bayly’nin elimizdeki bu ödüllü çalışması, bu sürecin dört dörtlük bir fotoğrafını çekmesiyle alana dair altın değerinde bir kaynak.

Kitabın olağanüstü başarısı, modern dünyanın doğuşu hakkında özgün bir yaklaşım sunması.

Bayly, “Modern dünyanın doğuşunu”, bazı halkların veya bölgelerin, daha az tercih edilen veya değerli görülen diğerlerine yaptıkları bir şey olarak değil, dünya halklarının çoğunluğunun katıldığı ancak birçoğunun diğerlerinin başarılarının kurbanları veya nesnesi olarak değil de aktif, bağımsız ve yaratıcı şekilde katkıda bulundukları bir dizi değişim olarak açıklıyor.

Çalışma, dünyanın o tarihlerde de düşünüldüğünden çok daha fazla küreselleşmiş olduğunu ortaya koyuyor.

  • Künye: Christopher Alan Bayly – Modern Dünyanın Doğuşu: Küresel Bağlantılar ve Karşılaştırmalar, 1780-1914, çeviren: M. Nevâ Şellâki, Ayrıntı Yayınları, tarih, 656 sayfa, 2018

Senem Kale ve Hülya Balcı – Eğlenceli Tarih (2015)

Yeryüzünde yaşamdan Türklerin Anadolu’ya göçüne, İpek Yolu’nun tarihsel rolünden demokrasinin serüvenine, ilköğretim 6. sınıf tarih konularının eğlenceli anlatımı.

Karikatür bantları, resimli sözcükler, farklı zamanlardaki olayları gösteren haritalarla zenginleşen çalışma, ilköğretim ders programıyla da uyumlu.

  • Künye: Senem Kale ve Hülya Balcı – Eğlenceli Tarih, çizimler: Gökçen Akgül, Doğan Egmont

Cengiz Kırlı – Sultan ve Kamuoyu (2009)

Cengiz Kırlı, önemli çalışması ‘Sultan ve Kamuoyu’nda, 1840 yılı başlarından 1844 yılı ortalarına kadar, yaklaşık beş yıllık süre içinde, İstanbul’da sıradan insanların günlük konuşmalarını içeren “Havadis Jurnalleri”ni inceliyor.

Halkın gündelik sohbetlerine kulak kabartan hafiyelerin dinlediklerinden oluşan bu jurnaller, o dönemin sıradan insanlarının kanaatlerini, düşüncelerini ve duygularını yansıtmalarının yanı sıra, 19. yüzyıl ortalarında Osmanlı siyasî rejiminin, kamuoyuyla nasıl bir ilişki içinde olduğunu da gösteriyor.

Yaklaşık beş yıllık dönemi kapsayan “Havadis Jurnalleri”nin çevrimyazılarının da yer aldığı kitabın, tarihçiler ve tarih meraklıları için iyi bir kaynak olduğunu söyleyebiliriz.

  • Künye: Cengiz Kırlı – Sultan ve Kamuoyu, İş Kültür Yayınları, tarih, 507 sayfa

Robert K. Wittman ve David Kinney – Şeytan’ın Günlüğü (2018)

Hitler, Goebbels, Himmler ve Göring…

Nazilerin bu ünlü liderleri hakkında yeteri derecede bilgi sahibi sayılırız.

Fakat Nazilerin iktidarının en büyük ideolojik mimarı olan Alfred Rosenberg hakkında neler biliyoruz?

Neredeyse hiçbir şey!

Robert Wittman ve David Kinney’nin bu önemli çalışması, Nazilerin olanca caniliğinin arka planındaki maneviyatı besleyen, şeytani zekâya sahip Rosenberg’in dünyasına daha yakından bakmamızı sağlıyor.

Yirmi birinci yüzyılda Robert Wittman ve arkadaşları tarafından keşfedilen ve bu kitapta karşımıza çıkan yeni belgeler, Nasyonal Sosyalist ideolog Rosenberg ile Naziler arasındaki kilit ilişkiyi bütün çıplaklığıyla ortaya döküyor.

Kitap, bu ilişkiyi adım adım aydınlatırken, Nazilerin ve onların akıl hocalarının yaptıkları kötülüklerin ne kadar inceden inceye hesaplanmış, ne kadar kötü niyetli ve uygarlık üzerinde ne denli yıkıcı etkiye sahip olduğunu gözler önüne seriyor.

Alfred Rosenberg ile ilgili farklı bir kaynak arayanlar, Irvin Yalom’un güzel çalışmalarından ‘Spinoza Problemi’ni de edinmeli.

  • Künye: Robert K. Wittman ve David Kinney – Şeytan’ın Günlüğü, çeviren: Mert Doğruer, Epsilon Yayıncılık, siyaset, 450 sayfa, 2018

 

Ali Yalçın Göymen – Devrim Fikri Üzerine (2018)

Devrim fikri nasıl ortaya çıkar?

Ali Yalçın Göymen’in bu özenli çalışması, bu ve bununla bağlantılı daha pek çok ufuk açıcı sorunun yanıtını tarihsel bir bakışla arıyor.

Göymen, devrimin tarihin hangi anlarında bir yıldız misali parladığını, hangi anlarında soluklaştığını sorgularken, tarihsel çelişkilerin toplumsal alandaki izdüşümlerini ve bunların daha sonra nasıl güçlü birer kıvılcıma dönüşerek devrimi tetiklediğini gözler önüne seriyor.

Öte yandan Göymen, devrim kavramını, yalnızca tahakküm biçimlerini aşmak şeklinde dar bir çerçevede değil, yabancılaşmayı kırarak özgürleşme yolları ortaya koymak anlamında genişletiyor.

  • Künye: Ali Yalçın Göymen – Devrim Fikri Üzerine, Habitus Kitap, siyaset, 160 sayfa, 2018

Müberra Kuruca Işıksoluğu – Geçmişten Günümüze Tirebolu ve Bada (Özlü) Köyü (2009)

Müberra Kuruca Işıksoluğu ‘Geçmişten Günümüze Tirebolo ve Bada (Özlü) Köyü’nde, bu iki alandaki gündelik yaşamın, dilin, türkülerin ve anıların izini sürüyor.

“Yöremizin eski kültürel dokusu, yaşam koşulları, bizim kuşağımızdan sonra unutulup gidecek” diyen Işıksoluğu, doğduğu bu yöreyi, tanıklıklar, yazılı kaynaklar ve anılar yoluyla kayda geçirerek gelecek kuşaklara aktarmayı amaçlıyor.

Bölge çalışmalarına iyi bir örnek olarak gösterebileceğimiz eserin, yazarın özenli Türkçesi ve titiz araştırmacılığıyla da dikkat çektiğini belirtelim.

Kitap, 0312. 2308789 veya 0536 3738395 numaralı telefonlardan temin edilebilir.

  • Künye: Müberra Kuruca Işıksoluğu – Geçmişten Günümüze Tirebolu Ve Bada (Özlü) Köyü, yayımlayan: Mehmet Ali Işıksoluğu, tarih, 336 sayfa